{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2024/97 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/507<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)<br>DAVA TARİHİ\t: 07/04/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 03/07/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA/<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... adresinde halı vb. ürünlerin imalatını yapmakta olduğu, davalı şirket ise müvekkilinin bulunduğu mahallin elektrik dağıtım şirketi olduğunu, müvekkilinin dağıtım şirketinin perakende satış şirketi olan ...A.Ş'den ... sözleşme hesap numarası ile elektrik aboneliğinin mevcut olduğunu, bu aboneliğe ilişkin; 06.04.2022 tarihli 25.468,50 TL tutarlı, 08.03.2022 tarihli 25.962,80 TL tutarlı, 06.12.2021 tarihli 10.565,80 TL tutarlı ve 04.11.2021 tarihli 10.032,40 TL tutarlı faturalar tanzim edilmiş ve bu faturalar müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, müvekkilinin normal kullanımına devam ederken davalı şirket tarafından 29.03.2022 tarihli ... seri numaralı 109.998,27 TL tutarlı kaçak ticarethane açıklamalı ve 29.03.2022 tarihli ... seri numaralı 2264,60 TL tutarlı kaçak ticarethane açıklamalı faturalar tanzim edilerek müvekkiline tebliğ edildiği, müvekkilinin iş yerinde ne kendi bilgisi dahilinde ne de bilgisi dışında herhangi bir kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığı, davalı firma tarafından müvekkilinin bilgisi dahilinde kaçak kullanım tespit tutanağı düzenlenmediğii, fatura içeriği davalı firma tarafından tek taraflı ve hiçbir somut veriye dayanmadan ve hangi tarife üzerinden hesaplandığı da belirli olmayan şekilde tanzim edildiği ve ödeme tarihi olarak da 08.04.2022 belirtildiği, müvekkilinin davalı şirket ile görüştüğünde 08.04.2022 tarihinde ödeme olmaması durumunda elektriğinin kesileceği bildirilmiş olduğu, müvekkilinin kaçak elektrik faturası tanzim edilen adreste imalat işi ile iştigal etmekte olduğu, elektriğin kesilmesi durumunda telafisi imkansız zararlar oluşacak ve iş yerindeki üretim tamamen duracağı için işbu sebeple dava konusu 29.03.2022 tarihli 109.998,27 TL tutarlı kaçak ticarethane açıklamalı ve 29.03.2022 tarihli 2264,60 TL tutarlı kaçak ticarethane açıklamalı faturalar ile ilgili ödeme işlemlerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına karar verilmesini; ... tarihli ... seri numaralı 109.998,27 TL tutarlı kaçak ticarethane açıklamalı fatura ve ... tarihli ... seri numaralı 2264,60 TL tutarlı kaçak ticarethane açıklamalı faturaların ödemelerinin dava sonuna kadar tedbiren durdurulmasına, neticeten davanın kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.<br>SAVUNMA/<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığı, dava konusu adreste kurulu bulunan tüketim noktasına ait tesisat mahallinde saha ekipleri tarafından yapılan kontrollerde ... numaralı sayacın T fazının giriş sigortasından ek alınarak harici hat vasıtasıyla kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edildiği, işbu tespit neticesinde ... tarihli... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiği, söz konusu tutanağa istinaden harici hatta bağlı cihazların kurulu gücüne göre tahakkuk hesaplaması yapılarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda, 08.04.2022 son ödeme tarihli, 20073 kWh karşılığı 109.998,27-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturası ve 08.04.2022 son ödeme tarihli, 1895 kWh karşılığı 2.264,60-TL tutarında kaçak ek tüketim faturası düzenlendiğini, müvekkili şirket tarafından yapılmış olan tespit ve tahakkukta herhangi bir hata  bulunmamakta olup fatura hesaplaması, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış olup kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, şirketin uygulanması zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkili kurumun herhangi bir tasarrufu söz konusu olmadığı, konu hakkında tasarruf sahibi olan Kurum EPDK olduğu, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olacağı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.42'de gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER VE GEREKÇE/<br>Dava kaçak ve kaçak ek tahakkuku nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.<br>İhtilaf, davalı tarafından davacıya yönelik olarak düzenlenen 29/03/2022 tarihli ... seri nolu ve 109.998,22 TL miktarlı fatura ile ... seri nolu ve 2.364,60 TL miktarlı iki adet fatura nedeniyle borçlu olup olmadığı noktalarından kaynaklanmaktadır.<br>Mahkememizce bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edildiği ve İstanbul BAM 3. HD 2023/2530 Esas 2024/298 Karar sayılı ilamında \"Davacının tacir olup olmadığı yada esnaf sınırının üzerinde gelir elde ettiği hususu araştırılmamış,mahkemenin görev hususu değerlendirilmeden  Asliye Ticaret Mahkemesinde davanın esası hakkında karar verilmiştir.<br>Davalı taraf ticari davalarda arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığı hususunda istinaf sebebini bildirmekle,öncelikle davada Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olup olmadığı araştırılmalıdır. <br>TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında \"Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda...\"sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12.maddesinde \"Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir\" hükmünü içermektedir. 26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, \"6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı\" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler\" şeklinde, 1.fıkrasında yer alan \"davalara\" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki \"çekişmesiz yargı işlerine\" şeklinde 3.ve 4. fıkraları \"Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" şekilde değiştirilmiştir.<br>6102 sayılı TTK 16/1. maddesinde: \"Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar.\" ve TTK'nun 19. maddesinde \"Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır\" hükmü bulunmaktadır.<br>Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. <br>TTK 4/2 maddesinde mutlak ticari davalar sayılmış olup, dava sayılan mutlak ticari davalar kapsamında değildir. Ancak, TTK 4/1 maddesine göre ticari dava sayılması için de, davanın her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması gereklidir. Eğer taraflardan biri, tacir değil, esnaf niteliğinde ise  davayı ticari dava olarak kabul etmek mümkün değildir.<br>Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda davaya konu yerin halı imalat iş yeri olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığı, mahkeme tarafından tacir-esnaf araştırması yapılmadan davaya bakılarak sonuçlandığı görülmüştür. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkeme resen görevli olup olmadığı hususunu incelemesi gerekmektedir. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş davaya konu halı imalat işyerinin esnaf işletmesinde kalıp kalmadığı, vergi kayıtları, vergi matrahları, ticaret sicil ve esnaf oda kayıtları getirerek, hangi usule göre defter tutuğu araştırılarak, Bakanlar Kurulunca çıkartılan esnaf-tacir arası ayrıma dair kararnamedeki gelir sınırı dosyaya alıp, iş yerinin esnaf mı tacir mi olduğu kesin olarak belirlendikten sonra, esnaf sınırında kalması durumunda görevsizlik kararı verilmesi, tacir olması durumunda da arabuluculuk dava şartı hususunda da değerlendirme yapılarak  yargılamaya devam edilerek bir hüküm kurulması gerektiğinden,davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile  karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak dosyanın geri  mahkemesine gönderilmesine  karar verilmesi gerekmiştir.\" dikkate alınarak davacının tacir olup olmadığı hususlarında inceleme yapılmıştır.<br>... Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabında davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu; ... Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda 23.11.2020 tarihinde ... Yorgancı ve Hallaç  Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda kaydının bulunduğu anlaşılmıştır. Güneşli Vergi Dairesi'ne yazılan  müzekkere cevabında işletme hesabına göre basit usulde işletildiği; hesap özetinde karın 0; zararın 42.152,84 TL olduğu  tespit edilmiştir.<br>... BAM  6. HD  2023/2345 Esas  2023/1577 Karar sayılı ilamında \"6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtildiğinden Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle  yapılması gerekecektir.<br>Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesinde belirtilen hadlerden, 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanlarda yarısını, 2. bendeki faaliyetlerde bulunanların bu tutarın tamamını aşanların tacir olacağı belirlenmiş olup 2022 yılı için yıllık brüt hasılata göre 200.000,00 TL, yıllık alış miktarına göre 400.000,00 TL ve yıllık satış miktarına göre 570.000,00 TL olmak üzere sınırlar belirlenmiştir.\" dikkate alındığında davacının esnaf kaydının bulunduğu; basit usulde işletme hesabına göre defter tuttuğu ve  VUK m. 177 kapsamında hadler içerisinde kaldığı anlaşılmakla tacir olmadığı anlaşılmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla davacının davasının mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-)Davacının Davasının Görev-Dava Şartı Yokluğundan-USULDEN REDDİNE,<br>2-)Mahkememizin görevsizliğine,<br>3-)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için başvurulması halinde, dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, <br>4-)HMK 331/2 md. gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, <br>5-)Süresi içinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun ihtarına<br>Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf  kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere  verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/07/2024   <br><br>KATİP <br> ¸e-imzalıdır<br> <br> <br>HAKİM <br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3656b946590067ee2799f3db47f96c04","SID":"6caabedac233b003"}}