{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/446 <br>KARAR NO: 2024/849<br>KARAR TARİHİ: 28/05/2024<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/11/2022<br>NUMARASI: 2022/681 Esas -  2022/1062 Karar<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/05/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 28/05/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 08/02/2008 - 30/08/2016 tarihleri arasında ...'ın yanında çalıştığı sürede farklı işverenlerin yanında çalışan olarak gösterildiğini, sigorta primlerinin silinmesi üzerine  çalışma süresinden sonra fark ettiğini, ihyası istenen ... vergi kimlik numaralı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti., şirket ortağı, müdürü ve yetkilisinin ... olduğunu ve ...'ın, SGK Başkanlığı ve yanlarında sigortalı çalışan olarak gösterildiğini diğer davalıları hasım göstererek Küçükçekmece 45. İş Mahkemesi 2022/44 E. Sayılı dosyası ile sigorta hizmet tespit davası açtığını,  İşbu dava açıldıktan sonra davalı taraf olduğunu iddia ettiği  ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiğini yapılan yargılama esnasında öğrenildiğini, Küçükçekmece 45. İş Mahkemesi açılan işbu davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla tarafılarına işbu davayı açmak için mehil verildiğini,  işbu davada ihyasını talep ettikleri şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkezi ... Mh. ... Cd. No:... Küçükçekmece/İstanbul olduğunu, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün sicilinde kayıtlı ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini, Müvekkilinin yargılama harç ve giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını, üzerine kayıtlı bir mal varlığı da bulunmadığını, dosyaya ekte sunmuş oldukları müvekkilin fakirlik ve yardıma muhtaç olduğunu gösterir fakirlik kağıdını da göz önünde bulundurularak adli yardım taleplerinin kabulü ile, müvekkilin dava ile ilgili harç ve masraflar bakımından adli yardımdan faydalanmasına karar verilmesini mahkememizden talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  Olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, tasfiye süreci eksik/erken sonuçlandıran tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmamıştır, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"Yargıtay yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere; \"6102 Sayılı TTK'nun yürürlük tarihinden önce veya 01/07/2015 tarihine kadar şirketlerin veya kooperatiflerin münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, 6103 sayılı kanunun 20/1 ve tebliğin 7.maddesi kapsamında 14/02/2014 tarihine kadar sermayesini asgari tutara yükseltmeyerek münfesih duruma düşülmesi, TTK'nun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle şirketler veya kooperatifler re'sen terkin edilebilirler. Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirketlere veya kooperatiflere bir ihtar gönderilir. Bu şirketler veya kooperatifler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin veya kooperatiflerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. ancak, devam eden davası bulunan şirketler veya kooperatifler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatif alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar diğer haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Somut uyuşmazlıkta; davacı ihyası istenilen şirket adına  huzurdaki davanın açıldığı, şirketin TTK.nın 547.maddesi uyarınca sicilden re'sen terkin işleminin yapıldığı, şirketin ihya edilmesinde davacının hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiş ancak  ''devam eden davası bulunan şirketler veya kooperatifler için bu madde hükmü uygulanmayacağı gibi sicilden kaydı silinen şirket veya kooperatif alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar diğer haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler.'' hükmü gereğince hak düşürücü süre olan beş yıl içerisinde davanın açılmadığı anlaşılmış olup bu nedenle; davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi, her ne kadar 18.02.2015 yılında ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa da, mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği hak düşürücü sürenin davacı yönünden dolmadığını, çünkü davacının; ihyası istenen şirkette işçi olarak çalıştığı döneme ilişkin işçilik alacaklarına yönelik davayı 2016 yılında açmış, işbu dava 28.10.2018 tarihinden sonra kesinleştiğini, bu nedenle her ne kadar 5 yıllık hak düşürücü süre geçmiş gibi görünse de, hak düşürücü sürenin istinası hükmünde müvekkilin ihyası istenen şirket dönemindeki çalışma süresinde almaya hak kazandığı işçilik alacaklarına ilişkin dava, işbu sürenin dolmasına engel teşkil ettiğini, hak sahibinin belirli bir süre içerisinde hakkını kullanmamış olması nedeniyle hakkın sona ermesine yol açan sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirileceğini, hak düşürücü sürenin, zamanaşımından farklı olarak hâkim tarafından re’sen gözetildiğini bununla birlikte Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin yakın tarihli bir kararında; hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan  davada, davalının davayı kabul etmesine rağmen ilk derece mahkemesi tarafından bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu re’sen gözetilerek davanın usulden reddine karar verilmesini isabetsiz bulunduğunu, davalının işbu davaya cevap dilekçesinde davayı reddetmemiş, davalı, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini talep etmemiş olup, davalı, cevap dilekçesinde davanın reddedilmesi halinde de davacı taraftan vekalet ücreti alınması talebinde bulunmadığını, bu bağlamda, adli yardım alarak işbu davayı açmak zorunda kalan davacının aleyhine hak düşürücü süre ile davayı reddederek, zorunlu yasal hasım olarak davaya dahil edilmesi gereken T.C. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü lehine 9200 TL vekalet ücretine takdir edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, terkin işlemi usule aykırı bir şekilde yapıldığını, şirket yetkilisi şirket merkezi adresinde farklı işveren çatısı altında faaliyetlerini sürdürmesine rağmen tebligat yapılamadığı iddiası ile ilan yöntemi ile re'sen terkin edildiğinin belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu bağlamda da, hukuka uygun şekilde yapılmayan terkin işlemi sonrasında 5 yıllık hak düşürücü sürenin işleyemeyeceğini, 23.09.2019 tarihinde Esenler Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ifadeye çağrı kağıdını tebellüğ ettiğini, bunun üzerine T.C. Sosyal Güvenlik Merkezi Başkanlığı İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Esenler Sosyal Güvenlik Merkezi'ne 11.10.2019 tarihinde ifade vererek, ... tarafından sigortalı çalışan olarak gösterildiği ... unvanlı iş yeri hakkında bilgi sahibi olmadığını, konuyla alakalı sıkıntılar yaşadığını, mahkemeye başvurduğunu, mahkeme neticesinde alınan bilirkişi raporlarını sunmak istediğini belirtmiş, davalının, 09.11.2021 tarihinde T.C. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü Bahçelievler Hizmet Merkezi tarafından gönderilen evrakta tarafına yapılan işsizlik ödemesinde 1307,6 TL fazla/yersiz ödeme oluşmuş olduğunu, yasal faiz ile 1842, 41 TL tutarında borcu bulunduğunu, ödememesi halinde yasal yollara başvurulacağını tebellüğ ettiğini, bunun üzerine  davacının, ilgili Sosyal Güvenlik Merkezi'ne başvurarak tebellüğ ettiği işbu ödeme emrinin ... ünvanlı iş yerindeki sigorta kaydının silinmesi üzerine gönderildiğinden haberdar olduğunu, davacının; işbu davayı zorunlu bir şekilde, sonradan ortaya çıkan durumlardan ötürü, hukuki yararı amacıyla açtığını davacının hak arama özgürlüğüne ve yaşadığı olumsuz hadiselerden sonra hukuka başvurma hakkına engel teşkil ettiğini, beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin   ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın Hak düşürücü süre nedeniyle davanı reddine karar  verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca  yapılan terkin işlemine  karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan  sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu  şirketin TTK geçici 7. Madde kapsamında; 30/12/2012 gün ve 28513 sayılı resmi gazetede yayınlanan \"Münfesih olmasına veya sayılmasına rağmen tasfiye edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin\" Tebliğ'in 5. Maddesi uyarınca 28/01/2014 tarihinde münfesih olmaların nedeniyle ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi  içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Davacı tarafından  Sicilden terkin edilen şirket hakkında Bakırköy 45. İş Mahkemesi'nin 2022/44 Esas sayılı dosyası ile açılan hizmet tespiti davasının derdest olduğu ve davada taraf teşkilinin sağlanması yönünden için eldeki davanın 31/03/2021 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Sicil dosyasında davaya konu şirket ve temsilcilerine tebligat yapıldığına ilişkin herhangi bir mazbata/belge sunulmamış ve sicil dosyasında da rastlanılmamıştır. Buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu,  davalı tarafça ispat edilememiştir. TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup  somut olayda olduğu gibi geçerli bir terkin işlemi   bulunmayan  haller TTK nın geçici 7 maddesinde  öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin  22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde \"silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde\" ibaresi  iptal edilmiştir. Davacının devam eden dava dosyası  nedeniyle  şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir. 23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi  ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine  eklenen \"....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz\" düzenlemesi ve şirketin terkinin den sonra açılan derdest davadaki işlemlere hasren ek tasfiye amacıyla ihya talebinde  bulunmasına göre davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemelidir.  Buna göre mahkemece davanın hak düşürücü süreye tabii olmadığı ve yapılan terkin işleminin de  usulüne uygun olmadığı hususu gözardı edilerek yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından,kararın kaldırılmasına derdest dava dosyasındaki işlemlere hasren şirketin ihyası ile Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline ve ilanına , davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜ ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin Bakırköy 45. İş Mahkemesi'nin 2022/44 esas sayılı dava dosyasının sonuçlandırılması (taraf teşkilinin sağlanması ve kararın infazının temini) işlemleri ile sınırlı olarak resen terkin kararının iptali ile tüzel kişiliğinin İHYASINA, yeniden  ticaret siciline KAYIT VE TESCİLİNE, 2-Kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilanına, masrafın davacı tarafından karşılanmasına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gerekli  427,60 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Yargılama sırasında suç üstü ödeneğinden karşılanan 135 TL yargılama gideri ile yatırılması gereken başvuru harcı 427,60 TL toplamda 562,60 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 5-Davacı lehine vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,6-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333. maddesi  ve  Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana iadesine, 7-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları a-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf başvuru harcı ile istinaf başvuru harcı 1.169,40 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, b-İstinaf aşamasında suçüstü ödeneğinden karşılanan 113 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/05/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"098dc7f73283af400a7e0c69d1337cf5","SID":"8ff6f18b469fdb45"}}