{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/432 <br>KARAR NO: 2024/900<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2024<br>NUMARASI: 2023/97 E. - 2024/15 K. <br>DAVANIN KONUSU: Şirketin İhyası<br>Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkillerinin ihyası istenen ... Ltd. Şti.'ni hasım göstererek İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 Esas sayılı dosyası ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik ifa işlerinin ve bedellerinin tahsili ve zararın tazmini için dava açtığını, yapılan yargılama sürecinde ... İnşaat Ltd. Şti.'nin tasfiye olduğunu ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden kaydının silindiğinin anlaşıldığını, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ihya davası açmak için davacılara  mehil verildiğini  ileri sürerek, ... İnşaat Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili, savunmasında özetle; tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olacağını, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini müvekkili sicil müdürlüğünün tespit etmesinin mümkün olmadığını, tasfiye memurunun kusurundan dolayı ticaret sicil müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"Dava  dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde;  ortağının ve yetkilisinin ... olduğu, şirketin son tescilini 20/09/2021 tarihinde yaptırdığı,  davacı tarafından  dava dışı ... Ltd. Şti.'nin İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 esas sayılı dosyası ile ilgili işlem yapmak için dava dışı şirketin ticaret sicilden terkin edilmesinden dolayı iş bu  ihya davasının açıldığı görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için  bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/2122 esas 2020/4238 karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir). Bu kapsamda şirketin ihyasında davacının dava dışı şirketle  aralarındaki ve 21.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan uyuşmazlık nedeniyle hukuki menfaatinin bulunduğu tespit edilmiş olup, 6102 sayılı TTK 547. maddesinde \"...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir\", şeklinde düzenleme gereğince,  davanın kabulüyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün  ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı ... Ltd. Şti.'nin davacının alacak haklarını kullanabilmesi işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, şirketin yetkilisi ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ise yasal hasım olması ve davalı ticaret sicil müdürlüğünün iş bu davanın açılmasında üzerine atfedilecek bir kusur ve ihmalinin bulunamaması karşısında, davalı İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, davacının ihya talebine konu alacak konusunda bilgisi olmasına rağmen  şirket tasfiyesinin tasfiye memuru tarafından sonlandırıldığına dair dosyada delil bulunmadığı  anlaşılmış, bu nedenle davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ... \"  gerekçesiyle, davanın kabulü ile TTK'nın 547. maddesi gereğince İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı ... Ltd. Şti.'nin, İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/476 esas sayılı dosyası ile ilgili işlemlerle sınırlı olmak üzere ihyasına, ...'ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davalı  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı tasfiye memuru vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının hukuki menfaati bulunmadığını,  İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 Esas sayılı dava dosyası kapsamında davalı müvekkilinin ya da ihyası talep edilen münfesih şirketin herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmadığını, davacının münfesih şirketten hukuki olarak talep edeceği herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacının bahse konu dava dosyasında belirtilen eksik ifa, bedel ve zarar iddialarının maddi gerçeklikten uzak olup haksız kazanç sağlamaya yönelik talepler olduğunu, bu nedenle davacı tarafın hukuki açıdan soyut iddiaların ötesine geçemeyen taleplerinin münfesih şirketin ihyası için haklı bir neden olamayacağını, dolayısıyla davacı tarafın ihya talebinde bulunmasında hukuki menfaati bulunmadığını, bu bağlamda yerel mahkeme tarafından davacının münfesih şirketin ihyasını talep etmesi noktasında hukuki yararının bulunup bulunmadığını araştırmaksızın hüküm kurmasının  hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, şirketin ihyası için zorunlu nedenlerin  bulunmadığını,  davacı tarafın  İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/476 Esas sayılı dava dosyası kapsamında haklılığı ortaya çıkmamışken ya da diğer bir deyişle iddiaları sübuta ermemişken ihya davası açması zorunluluğunun söz konusu olmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı tasfiye memuru vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.İhya davasının TTK'nın 547. maddesi uyarınca talep edilmesi halinde şirketin tasfiye işlemlerini yapmış olan tasfiye memur ya da memurları ile birlikte bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün davalı olarak gösterilmesi gerekmektedir. Diğer durumda ise esasen şirket tasfiye sürecine girmediğinden ve tasfiye memuru da bulunmadığından davalı olarak bağlı bulunulan ticaret sicil müdürlüğünün gösterilmesi yeterlidir. Başka bir ifadeyle TTK'nın 547. maddesine dayalı ihya davalarında davalı  taraf, şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye  kurulu ile  yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. Eldeki davada, şirketin tasfiye sonucu terkin edilmesi nedeniyle TTK'nın 547.maddesine göre ihya talep edildiği görülmüştür.İhyası talep olunan şirketin tasfiyesinin sona erip 20.09.2021 tarihinde tescil edilerek ticaret sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547. maddesi, ek tasfiye başlığı altında; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir\"  düzenlemesini getirmiştir. Uyap sisteminden yapılan incelemede; ihyası istenen dava dışı  Tasfiye Halinde ... İnşaat Ltd. Şti'.aleyhine davacılar tarafından İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde 2022/476 Esas sayılı dosyası ile  arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında 100 -TL eksik ve kusurlu işler bedeli, 100 -TL kira bedeliyle, 100 TL gecikme tazminatı alacağı, 100 - TL arsa sahibinin giderdiği  eksiklikler için nama ifa karşılığı olarak toplam fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak  400,00 TL tutarında maddi tazminat  davası açıldığı,  bu sebeple davacıya verilen süre içinde eldeki  ihya davasının açıldığı görülmektedir. Buna göre  terkin olan şirketle ilgili yapılacak işlemlerde şirketin temsili ve verilecek kararların infazı yönünden terkin edilmiş şirketin yeniden tescilini talep etmekte davacının  hukuki yararı bulunmaktadır. Şirketin ihyası için kesinleşmiş bir alacak bulunması şart olmayıp, şirkete karşı açılmış bir davada taraf teşkilinin sağlanması ile bu davada şirketin temsil edilmesi zorunlu olduğundan hukuki yararın bulunduğu kabul edilmelidir. Davalı tasfiye memuru vekilinin davacının iş bu davanın açılmasında hukuki yarının  bulunmadığı yönündeki istinafı bu sebeple  yerinde görülmemiştir.Tasfiyenin kapatılması için tüm tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması, tasfiye halindeki şirketin taraf olduğu tüm uyuşmazlıkların neticelenmiş olması gerekir. Bu nedenle davalı  vekilinin, şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılmış olduğu,  ihya için gerekli koşulların bulunmadığı yönündeki istinaf nedenleri yerinde değildir. Mahkemece TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu terkin olan  şirketin ihyasına karar verilmiş olmakla, anılan madde hükmü uyarınca, son tasfiye memuru olduğu anlaşılan davalı ...'ın  ek tasfiye işlemleri için de tasfiye memuru olarak  atanmasında yasa ve usule aykırılık bulunmamaktadır. Davalı tasfiye memuru vekilince, davacıların asliye hukuk mahkemesinde açtığı davadaki taleplerinin haksız olduğu,  davanın henüz derdest olduğu  istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, bu hususlar eldeki ihya davasında değerlendirilebilecek  hususlar olmayıp davacılar tarafından açılmış ve halen derdest olan tazminat  davasında nazara alınabileceğinden bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.Açıklanan  bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tasfiye  memuru  tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 30.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13a115c2076ef3991c4c474ce8726870","SID":"73f019f0a50700e8"}}