{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/251 <br>KARAR NO: 2024/376<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/32<br>KARAR NO: 2020/630<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2020<br>DAVA: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali ve Menfi Tespiti<br>KARAR TARİHİ: 20/03/2024<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01/07/2013 tarihinde davalı kooperatifin yönetim kurulu üyesi ...'a ait ... ve ... nolu ortaklıkları her bir ortaklık için 500.000,00 TL ödemek suretiyle iktisap ettiğini, devir bedelinin kooperatif hesaplarına intikal ettirilmek üzere adı geçen kişiye ödendiğini ve Bakırköy ... Noterliği'nin 27/11/2015 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı kooperatife bu devir ve temlikin bildirilerek üye kaydının yapılmasının talep edildiğini, ihtarname ile birlikte ödenen paraya ilişkin talimat, virman ve ibranamenin de iletildiğini, davalı kooperatifin üyelik kaydını yaptığını, daha sonra Zeytinburnu ... Noterliği'nin 28/12/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalı kooperatifin 26/12/2017 tarih ve 2017/35 sayılı kararı ile mali yükümlülükleri yerine getirilmediğinden bahisle davacının üyeliğinin sona erdirildiği ve ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğinin bildirildiğini, ancak davacının devir alındığı 390 ve 391 nolu ortaklıkların bütün bedelinin alındığını ve ortaklığın ödemesiz türde bir ortaklık olduğunu, her iki hisse yönünden davacıya ek vs ödemelere ilişkin bildirim yapılmadığını, mevcut halin 1163 sayılı Koop Kanunu'nun 27 ve 52. maddelerinin açık ihlali niteliğinde olduğunu beyanla davacının davalı kooperatife borcunun bulunmadığının tespiti ile Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 26/12/2017 tarih ve 2017/35 sayılı ortaklıktan çıkma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar dava türü kooperatif üyeliğinin tespiti şeklinde nitelendirilmiş ise de, davacının dava dilekçesinin talep kısmın- da davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitini de talep etmiş olması nedeniyle hangi miktar için menfi tespit talep edildiğinin açıklatılarak nispi harcın tamamlanması gerektiğini, davacının ödemesiz ortaklık devraldığı ve kooperatife borçlu olmadığına dair iddialarının davacının taahhütleri, Kooperatif Ana Sözleşmesi, Kooperatifler Kanunu ve Borçlar Kanunu'na aykırı olduğunu, davacının KK: 16. md ne göre genel kurula ve genel kurul kararlarına karşı yasal yollara başvurmadığını, bu nedenle çıkarma kararının iptalini istemeyeceğini, davacıya tebliğ edilen ihtaratlı ihtarnameler ile süre verilerek borcun ödenmesinin talep edildiğini, borç ödenmediğinden ortaklıktan çıkarma kararı verildiğini, beyanla davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''.. davacının 390 ve 391 nolu üyelikleri için davalı kooperatif tarafından keşide edilen birinci ihtarnamelerin davacıya tebliğinin usulüne uygun olmadığının (usule aykırı olarak tebliğ yapıldığının kabulü) kabul edilmesi halinde, geçerli şekilde tebliğ edilmeyen ihtarnameler sonucu ihraç kararı verilemeyeceğinden, ihraç kararının (gerek 390 gerekse 391 nolu ortaklık) bu yön itiba- riyle yerinde olmayacağı, Davacıdan tahsili istenen borç miktarının (... ve ... nolu üyelikleri için) 1. ve 2. İhtarnamelerde bire bir aynı olduğu, keşide edilen 2. İhtarnamede sadece not şeklinde bu borç tutarı dışında devam eden diğer borç miktarları konusunda davacı üyeye bilgilendirme yapıldığı görülmüş olup, davacının ... ve ... nolu üyelikleri için ihraca dayanak teşkil eden 1. ve 2. ihtarnamelerde belirtilen borç miktarının birebir aynı olmadığı yönündeki itirazının yerinde olmadığı, Davalı kooperatifin, davacının ... ve ... nolu üyeliği için cari hesaplarına tahakkuk ettirdiği gecikme faiz oranının 2013 yılı sonuna kadar yıllık %18, 2014-2016 yılı arasında ise yıllık %16,80 oranında olduğunun tespit edilmesi karşısında gecikme faiz tahakkuklarının davacı cari hesaplarına 6098 Sayılı T.B.K.nın 120/2. maddesinde öngörülmüş olan sınırlamayı dikkate alarak tahakkuk ettirdiği, Davacının ... ve ... nolu üyelikleri için ihtarnamelerde belirtilen ve ödenmesi talep edilen borç tutarlarının genel kurul kararlarıyla uyumlu olarak gerçek borç tutarını yansıttığı sonucuna varılmakla, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; iki ihtardaki borç miktarının aynı olmadığı, davacının ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, ihtarnamelerde borç miktarının farklı gösterildiği ve bu durumun Yargıtay kararlarına aykırılık teşkil ettiği belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davalı Kooperatifi ana sözleşmesinin 14. maddesinde \"Durumları aşağıda gösterilen hallere uyanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır. 1-10 uncu Maddede yazılı ortaklık şartlarını kaybedenler, 2- Parasal yükümlülüklerini otuz gün geciktirmeleri üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığı ile yapılacak ihtarı takip eden otuz gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenler..\". hükmü düzenlemiştir. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davacının, 14.04.2016 tarih ve 09 sayılı yönetim kurulu gereğince, davalı kooperatifteki ... ve ... numaradan ortaklığın dava dışı ...'dan devir yoluyla edindiği anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut yönetim kurulu karar defteri örneği, davacının üyelik formları ve eklerinin incelenmesi sonucunda kooperatife ortak olmasında kanuni bir sakınca olmadığı belirtilerek ortaklığa kabul edildiği anlaşılmıştır. Davacının, davalı kooperatife yönelik düzenlenen 11.09.2013 tarihli talep yazısında, kooperatif hissesinin aktif ve pasif ile devralındığı, bu nedenle ana sözleşmeden doğan ve doğacak olan ortaklık ile ilgili tüm sorumluluk ve ek ödeme yükümlülükleri, yine geçmişe ait olup da yeni ortaya çıkacak olan eski ortağın kooperatife olan tüm borçlarını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, talep edilenin kooperatifteki 2 pay olduğu belirtilmiştir. Ayrıca davacı tarafından davalı kooperatife Bakırköy ... Noterliği vasıtasıyla gönderilen 27.11.2015 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamede dava dışı ...'e ait olan 2 pay hissesinin devri ile ilgili kooperatif üyesi olduğuna dair tescil işlemlerinin yapılması talep edilmiş ve aksi takdirde dava açılacağı ifade edilmiştir. Zeytinburnu ... Noterliği'nin 28.12.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, kooperatifin 26.12.2017 tarih ve 2017/35 sayılı kararı ile davacının mali yükümlülüklerin yerine getirmediğinden dolayı üyeliğinin sonra erdirildiği ve davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı kooperatif tarafından davacıya gönderilen ihtarnameler: ... numaralı üyelik yönünden: 1.İhtarname: Bakırköy ... Noterliği'nin 06.06.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ... numaralı kooperatif üyeliği nedeniyle; 30.04.2016 itibariyle 203.297,81 TL anapara genel kurulca alınan karar ve yasalar gereği süresinde ödenmeyen borçları işletilen 61.875,60 TL faiz tutarını borç bakiyesi bulunduğu, 03.06.2015 tarihli genel kurul kararı gereği aylık 300,00 TL genel giderleri katılım payına dair hesaba yansıtılan (nisan 2016 için) 00 TL ana para ile birlikte toplam borç bakiyesinin 265.473,41 TL olup bu borcun ihtarnamenin tebellüğünden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi aksi halde üyelikten çıkarılma işlemlerinin yapılacağı belirtilmiştir. İş bu ihtarnamenin ekinde 390 numaralı üyelikten kaynaklanan ve yıllara göre genel kurul kararları gereğince üyeliğe tekabül eden ana para ve faiz miktarları gösterilmiştir. 2. ihtarname: Bakırköy ... Noterliği'nin 25.10.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, 1. ihtarnamede belirtilen toplam 265.473,41 TL tutarındaki borcun ödenmediği ve bu nedenle işbu borcu bir ay içerisinde ihtarnamenin tebliğinden itibaren ödenmesi gerektiği aksi halde üyelikten çıkarılma işlemlerinin yapılacağı belirtilmiştir. İşbu ihtarnamenin alt kısmında ''not'' başlığı altında 30.05.2016 ile 30.09.2016 döneminde (2x300,00 TL) 600,00 TL, 25.06.2016 tarihli 2015 yılı genel kurul kararı gereği 31. 07.2016 -30.09.2016 ayları arası (3x400,00 TL) 1.200,00 TL anapara ve genel kurulca alınan karar ve yasalar gereği süresinde ödenmeyen borçlara işletilen 30.05.2016 -30.09.2016 ayları arası 14.298, 05 TL faiz tutarı olan bakiyeler olduğu belirtilmiş ve 1. ihtarnamede bildirilen ve sonrasında davacı kooperatif ortak hesabına yansıtılarak bu ihtarnamede açıklamaları bulunan bakiyelerle birlikte toplam bakiye miktarının 281.571,46 TL olduğu belirtilmiş ve davacıya 27.10.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. ... numaralı üyelik yönünden: 1.İhtarname: Bakırköy ... Noterliği'nin 06.06.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ... numaralı kooperatif üyeliği nedeniyle; 30.04.2016 itibariyle 203.297,81 TL anapara ve 61.875,60 TL gecikme faizi bulunduğu gibi 03.06.2015 tarihli genel kurul kararı gereği aylık 300,00 TL genel giderleri katılım payına dair hesaba yansıtılan (Nisan 2016 için) 300,00 TL ana para borcu ile toplam borç bakiyesinin 265.473,41 TL olduğu, Bu borçların ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi, aksi takdirde üyelikten çıkarma işleminin yapılacağı belirtilmiştir. Ayrıca 391 numaralı üyelikle ilgili olarak tüm borçları gösterir ayrıntılı hesap özetleri ihtarnameye eklenmiştir. 2.İhtarname: Bakırköy ... Noterliği'nin 25.10.2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde, 1. İhtarnameyi kapsayan 265.473,41 TL tutarındaki borcu ihtarnamenin tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi aksi takdirde üyelikten çıkarma işlemlerinin yapılacağı belirtilmiştir. İşbu ihtarnamenin alt kısmında ''not'' başlığı altında 30.05.2016 ile 30.09.2016 döneminde (2x300,00 TL) 600 TL, 25.06.2016 tarihli 2015 yılı genel kurul kararı gereği 31. 07.2016 -30.09.2016 ayları arası (3x400,00 TL) 1.200,00 TL anapara ve genel kurulca alınan karar ve yasalar gereği süresinde ödenmeyen borçlara işletilen 30.05.2016 -30.09.2016 ayları arası 14.298, 05 TL faiz tutarı olan bakiyeler olduğu belirtilmiş ve 1. ihtarnamede bildirilen ve sonrasında davacı kooperatif ortak hesabına yansıtılarak bu ihtarnamede açıklamaları bulunan bakiyelerle birlikte toplam bakiye miktarının 281.571,46 TL olduğu belirtilmiş ve davacıya 27.10.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacının her iki üyelikten kaynaklı olarak kooperatife ödeme yapmaması nedeniyle yönetim kurulunun 26.12.2017 tarih 35 sayılı kararıyla üyelikten ihracına karar verilmiştir. Bilirkişi Raporu: Kooperatif uzmanı ve mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davalı kooperatifin 14/04/3016 tarih ve 09 sayılı yönetim kurulu kararı gereği,davacının 1163 sayılı kanun ve kooperatif ana sözleşmesinin 17.maddesine uygun olarak davalı kooperatifteki 390 ve 391 nolu ortaklığını ...'dan devir yoluyla edindiği, üyeliği devir yoluyla elde eden davacının devir eden (...) bütün hak ve alacaklarını devir ve temlik aldığı gibi, devir edenin bütün borçlarını da kabul ederek kooperatif üyesi olduğu, davacının ... nolu üyeliğinin, başlangıçta ... üyelik numarası ile dava dışı ...'a ait olduğu, dava dışı ...'ın hissesini davacıya devrettiği 01/07/2013 tarihinde davalı kooperatife 248.018,09 TL borçlu olduğu, bu tarihten sonra dava dışı ...'ın kooperatife muhtelif ödemeler yaptığı, davacının davalı kooperatifin üyeliğine kabul edildiği 14/04/2016 tarihinde dava dışı bu kişinin davalı kooperatife olan borcunun 263.655,45 TL olduğu, devirden sonra davacıya 390 üyelik numarası verildiği, davacının ihtarname keşide edilen 30/04/2016 tarihi itibariyle davalı kooperatife 265.473,41 TL borçlu olduğu, bu borcun 203.597,81 TL'sinin ana para + 61.875,60 TL'sinin işlemiş faize yönelik olduğu, davacının ... nolu üyeliğinin, başlangıçta ... üyelik numarası ile dava dışı ...'a ait olduğu, dava dışı ...'ın, hissesini davacıya devrettiği 01/07/2013 tarihinde davalı kooperatife 248.018,09 TL borçlu olduğu, bu tarihten sonra dava dışı kişinin kooperatife muhtelif ödemeler yaptığı, davacının davalı kooperatif üyeliğine kabul edildiği 14/04/2016 tarihinde dava dışı kişinin davalı kooperatife olan borcunun 263.655,45 TL olduğu, devirden sonra davacıya ... üyelik numarası verildiği, davacının, ihtarname keşide edilen 30/04/2016 tarihi itibariyle davalı kooperatife 265.473,41 TL borçlu olduğu, bu borcun 203.597,81 TL'sinin ana para + 61.875,60 TL'sinin işlemiş faize yönelik olduğu, davacının ... ve ... nolu her iki ortaklığı yönünden ihtarnameye konu ödemelerini kooperatife yapmaması nedeniyle yönetim kurulunun 26/12/2017 tarih 35 sayılı kararı ile üyelikten ihraç edildiği, davacının, kanun ve ana sözleşmede kendisine tanınan seçimlik haklardan, genel kurula karşı itiraz hakkını kullanmadığı, huzurdaki dava ile yönetim kurulunun 26/12/2017 tarih 35 sayılı ihraç kararının iptalini 3 aylık hak düşücü süre içinde talep ve dava ettiği, davalı kooperatif tarafından davacının gerek ... nolu, gerekse ... nolu ortaklığı yönünden gönderdiği ihtarnamelerde genel kurul kararları ile uyumlu olarak tahsili talep edilen borç tutarının gerçek borç tutarını göstermesi, aidatlara işletilen gecikme faizlerinin TBK'da belirlenen sınırlama dikkate alınmak suretiyle davacıdan talep edilmiş olması nedeniyle keşide edilen ihtarnamelerin usulüne uygun olarak düzenlendiğinin kabul edilmesi gerektiği, usulüne uygun ihtarlara dayalı alınan ihraç kararı ile davacının hem 390 hem de 391 sayılı ortaklığı yönünden ihraç edilmesinin yerinde olduğunun kabul edilmesi gerekeceği\" belirtilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 25.06.2020 tarihli ek rapor da ise kök rapordaki değerlendirmeleri aynen tekrar edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Sunulan istinaf sebeplerinin incelenmesi: 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun, \"ortaklıktan çıkarılma esasları ve itiraz\" başlıklı 16.maddesinde; \"Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar. Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme,çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir. Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir. Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları kesinleşir.Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder.\" düzenlemesi yer almaktadır. Yine kooperatif ana sözleşmesinin 14. maddesine de yukarıda yer verilmiştir. Bilindiği üzere, bir ortağın ortaklıktan çıkarılması ancak ana sözleşmede açıkça gösterilen nedenlere dayanması halinde mümkündür. İşbu nedenle çıkarılma nedenlerinin açık ve net bir şekilde ana sözleşmede tek tek gösterilmesi gerekmektedir. Parasal yükümlülüklerinin 30 gün geciktirmesi üzerine, yönetim kurulunca noter aracılığıyla yapılacak ihtarı takip eden 10 gün içinde bu yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere 2. ihtarın yapılacağı ve 2. ihtarı takip eden bir ay içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenler yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır (bkz. Kooperatifler Kanunu, Coşkun Mahmut. Sayfa: 244) Parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortağa gönderilen ihtarnamelerde borcun gerçek durumunun bildirilmesi gerekir. Eğer, kooperatif ortağının borç miktarı hiçbir ilgisi olmayacak bir şekilde çok yüksek ve gerçek dışı borç gösterilerek istenilmiş ise, istemin yasal dayanaktan yoksun olması nedeniyle, bu ihtarlar ortağın çıkarılmasına esas alınamaz. Ancak, iddianamelerdeki borç miktarı gerçek borçtan borçtan az ise veya önemsenmeyecek miktarda küçük fazlalık varsa ihtarnameleri geçerli saymak gerekir. Öte yandan parasal yükümlülüklerini yerine getiremeyen bir ortağın ihracına karar verilebilmesi için, ödemede temerrüde düşen ortağa, KK'nin 27. maddesinde belirtilen süreler verilmesi şartıyla geçerli iki ihtar yapılması ve buna karşın ortağın borcunun ödenmesi gerekir. Ortak gönderilen ihtarnamede ana para ve varsa faiz ile gecikme cezasının ayrı ayrı ve anlaşılır biçimde doğru olarak gösterilmesi zorunludur. (bkz. Kooperatifler Kanunu, Coşkun Mahmut. Sayfa: 280) Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 24/11/2014 tarihli 2014/3440 E. 2014/7499 K. sayılı kararında; \"... 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. ve davalı kooperatif anasözleşmesinin 14. maddelerinde parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin ihracı prosedürü düzenlenmiş olup, bu tür davalarda, mahkemece öncelikle, aidat borcunun ödenmesi için üyeye iki ihtarın gönderilip gönderilmediği ve bu ihtarların usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, borcun ödenmesi için birinci ihtarda 10 gün, ikinci ihtarda 1 aylık sürenin verilip verilmediği, bu süre içerisinde ödememe halinde müeyyidenin ne olduğunun ve ödenmesi istenen borcun miktarının ve neye ilişkin olduğunun açık ve anlaşılır olarak belirtilip belirtilmediği tespit edilmekte, tüm bu aşamalarda bir eksiklik bulunmaması halinde ihtarlarda istenen borcun gerçek borç olup olmadığı belirlenmektedir.'' belirtilmiştir. Kooperatif ortağına çıkarılacak ihtarnamelerin gerek asıl borç ve gerekse faiz yönünden hangi dönemlerden oluştuğunun açık ve ayrıntılı olarak belirtilmesi gerekmektedir. Nitekim Emsal mahiyette yer alan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.05.2007 Tarih ve 4037/7475 sayılı kararında ''... Davacı ortağa gönderilen ihtarnamelerde hangi aylara ait oldukları belirtilmeden varsa gecikme faizi ile aidat alacağı dökümü yapılmadan genel bir ifade ile toplam 1.243.000.000.-TL’nin ihtarnamelerde verilen sürelerde ödenmesi talep edilmiştir. Hangi tarih itibarıyla oluşan borç için çıkartıldığı belli olmayan ve ayrıntı içermeyen ihtarnamelere dayalı olarak davacı ortağın temerrüdünün gerçekleştiğinden söz etme olanağı bulunmamaktadır. Usulsüz ihtarnamelere dayalı olarak ortak hakkında alınan ihraç kararının iptalinin gerekmesi karşısında, Dairemizin 2005/13084 Esas, 2006/13646 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak, sonucu itibarıyla doğru görülen mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle onanmasına karar vermek gerekmiştir.'' bu husus yer almaktadır. Somut davada, ... ve ... nolu üyelik yönünden düzenlenen ihtarnamelerde, anapara ve faiz yönünden yukarıdaki içtihatlar nazara alınarak inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir. Aynı zamanda, kooperatif üyeliğinin ihracına ilişkin kararların iptali istemli açılan davalarda 6545 sayılı yasanın 45maddesindeki \"...Asliye ticaret mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemelerde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Konusu para ile ölçülebilen uyuşmazlıklarda dava değeri üç yüz bin Türk lirasının üzerinde olan dava ve işler ile dava değerine bakılmaksızın; ....3-Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesin, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara, ... İlişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanacak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır.... \" hüküm uyarınca yargılamanın asliye ticaret mahkemesi heyeti tarafından yapılması nazara alınarak dava dosyasının mahkeme heyetine tevdi edilmesi gerekirken bu hususun gözardı edildiği anlaşılmaktadır. <br>Menfi Tespit İstemi Yönünden İnceleme: Dosyada düzenlenen bilirkişi raporlarında davacının ... ve ... nolu her iki ortaklık yönünden ihtarnameye konu (203.597,81 TL ana para +61.875,60 TL işlemiş faiz) borç nedenle düzenlenen ihtarnamelerin genel kurul kararıyla uyumlu ve gerçek borç tutarını gösterdiği ifade edilmiştir. Ancak, menfi tespit istemiyle açılan davada davacı vekili tarafından mahkemeye sunulan 01.08.2018 havale tarihli dilekçede harca esas değer 281.571,46 TL olarak belirtilmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, davalı kooperatif tarafından düzenlenen ihtarnamelerde, ana para +işlemiş faizi olarak toplam 265.473,41 TL davacının borçlu olduğu belirtilmiş olup, ayrıca 14.298,05 TL +1.200 TL +600,00 TL olmak üzere toplam 16.098,05 TL'nin anapara ve faizin 30.05.2016 ile 30.09.2016 tarihleri arasında oluştuğu ''not'' kısmında yazılmıştır. Davacının menfi tespit istemli talebi ise, ihtarnamenin üst kısmında belirtilen 265.473,41 TL ve alt kısmında \"not'' kısmında yazılı olan 16.098,05 TL'ye yöneliktir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, sadece 265.473,41 TL alacağa yönelik inceleme yapılmıştır. İş bu nedenle her iki ortaklıktan kaynaklı olarak açılan menfi tespit davasında tarafların haklılık durum ve oranının tespiti için ayrıntılı, davalının parasal yükümlülüklerinin dayandığı genel kurul kararlarını gösterir, denetime elverişli rapor tanzim edilmesi gerekmektedir. Bu yönüyle bilirkişi raporunun eksik tespitler içerdiği açıktır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin yukarıda açıklanan sebeplerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/1.a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yaptıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2018/32 Esas, 2020/630 Karar sayılı ve 09/10/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine, 4-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/03/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7c1fa129ea311e742db3407ddf45101f","SID":"1093a33df6212915"}}