{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO: 2024/821 <br>KARAR NO\t: 2024/1091<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/05/2024<br><br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACI VEKİLİNİN  İDDİASI VE İSTEMİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  ...tarihinde ... sevk ve idaresindeki davalı ... devredilmiş olan .... A.Ş.’ye ZMMS ile sigortalı olan .... plaka sayılı araç ile müvekkil ...’ın oğlu ...yönetimindeki ... plaka sayılı motosikletin çarpışması sonucu motosikletin üzerinde bulunan müvekkilin oğlu ... ile ...'ın vefat ettiğini, kaza nedeniyle ... plakalı araç sürücüsü ... Türk hakkında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucu kamu davası açıldığını, Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ....esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu .... plaka sayılı araç sürücüsü ..... sübut bulan suçu için TCK 85/2. maddesi gereğince tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu iki kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçundan neticeten 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, kendilerince kaza tarihi itibariyle ....  plakalı aracın trafik sigortasının mevcut olup olmadığının araştırıldığını ve bahsi geçen aracın 27/07/2010 tarihinde ... A.Ş.’ye sigortalandığının belirlendiğini.. A.Ş.'nin ... devredilmesi nedeniyle talebin ve davanın muhatabının ...olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı açısından hak sahibi olarak yalnızca ...’ın annesi olan müvekkil .. bulunduğunu, müvekkili ...'ın oğlu olan ve trafik kazasında yaşamını yitiren ...ın trafik kazasında kusuru bulunup bulunmadığından bağımsız olarak zarar gören üçüncü kişi sıfatıyla poliçe bedeliyle sınırlı olmak üzere davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı alma hakkına sahip olduğunu, 2010 temmuz ayı itibariyle trafik sigortası poliçe bedeli olan ...TL’nin davalı tarafça müvekkiline ödenmesi gerektiğini, bu kapsamda davalı tarafa ... tarihinde PTT yoluyla gönderilen yazı ile yapılan başvuru evrakının davalıya .... tarihinde teslim edildiğini, kendilerince aynı tarihte arabuluculuğa başvurduklarını, ancak arabuluculuk safhasında anlaşma sağlanamadığını, sonrasında ise davalı tarafça ... tarihinde müvekkiline ...TL ödeme yapılmış ise de  yapılan ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek fazlası saklı şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 10.10.2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu 212.767,61 TL'na yükseltmiştir.<br>B) DAVALININ SAVUNMASI:  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 09/07/2010 tarihinde gerçekleşen kazada vefat eden ..'ın vefatından kaynaklı davacı tarafından destekten yoksun kalma tazminatı için yaptığı başvuru üzerine hesaplama yapılması için dosyanın aktüeryal bilirkişiye tevdi edildiğini ve 27.02.2021 tarihinde düzenlenen raporda davacıya ödenecek tazminat miktarının 68.681,00 TL olarak hesaplandığını, bu hesaplamaya istinaden davacı vekili İmran . 16.03.2021 tarihinde 68.681,00 TL ödeme yapıldığını, davacı ile müvekkili arasında imzalanan makbuzname ve ibraname belgesinin üzerinden 2 yıldan fazla süre geçtiğinden 2918 sayılı KTK.'nun 111. Maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu kaza nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında ...'ın kusurlu bulunduğunu, mahkemece tazminata hükmedilmesi halinde müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tarihinden faiz talep edilemeyeceğini, kusura ilişkin Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini,  Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine ödenen ve rücuya tabi alacakların tazminattan indirilmesi gerektiğinden bu kurumlarca yapılan ödemelerin/bağlanan gelirlerin tespit edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuş, bedel arttırım dilekçesine karşı sunmuş olduğu 12.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını ve zamanaşımının dolduğunu ileri sürmüştür. <br>C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin .. karar sayılı kararı  ile;\" .., Bakiye alacağın tespiti yönünden, güncel verilere göre davacı için hesaplanan 473.891,36 TL'den davalı sigorta şirketi tarafından yapılan 68.681,00 TL'nın güncelleştirilmiş değeri olan 83.414,49 TL mahsup edildiğinde bakiye miktar 390.476,87 TL'dir. Poliçe limiti 175.000,00 TL olup, davalı tarafından davadan önce yapılan 68.681,00 TL ödeme mahsup edildiğinde ise bakiye poliçe limiti 106.319,00 olarak hesaplanmıştır. Bu halde, bakiye poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere davacının davasının kısmen kabulüne, davanın belirsiz alacak davası olması karşısında kabul edilen alacağa davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine\" gerekçeleri ile; \" 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 106.319,00 TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 16/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan hesaplama gereği KTK 111.madde gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,  kaza tarihi baz alınarak pmf 1931 yaşam tablosunu kullanması gerektiğini, güncel tazminat hesaplanırken, değişen asgari ücret tutarının esas alınmasında olduğu gibi müvekkili kurum tarafından ödenen tazminatta asgari ücret artış oranları üzerinden güncellenmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, genel şartlar gereğince uygulanması gereken (%1.8-%1,65) teknik faizin uygulanmadığını, müvekkili kurumun temerrüte düşmediğini, temerrüt faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sosyal güvenlik kurumu hak sahiplerine ödenen ve rücuya tabi alacakların tazminattan indirilmesi gerektiğini, bu hususun araştırılmadan karar verildiğini belirterek  Diyarbakır Asliye Ticaret  Mahkemesi’nin .... Karar sayılı   kararının  kaldırılmasını,  yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: <br><br><br>Dava, trafik kazası nedenine dayalı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun  355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>- Trafik kazası tespit tutanağına göre: ... günü saat:... sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile.... takiben seyirle olay yeri kavşağa gelip, yolun karşı tarafında bulunan .... gitmek için, bölünmüş bir yol olan ... giriş yaptığında sağından, istasyon yönünden ... yönüne seyri sırasında aynı kavşağa giriş yapan sürücü ..ın sevk ve idaresindeki, arkasında yolcu olarak ...isimli şahsın bulunduğu .... plaka sayılı motosikletin, kendi aracına sağ ön köşe kısmından çarpması sonucu savrulan otomobilin yaya kaldırımına çıkması, motosiklet sürücüsü ile yolcusunun motosikletten fırlayarak, ..'ın, yaya kaldırımında bulunan yaya ... ve kucağında bulunan ...a çarpması, ....'ın ise önce yaya kaldırımında bulunan otobüs durağına çarpıp sonrasında sürüklenmesi, motosikletin de Carrefour girişinde bulunan elektrik direğine çarpması neticesi, dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, dava dışı ...ş'ın olay yerinde vefat ettiği, Mesut Yabar'ın ise tedavi için kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, <br>- Sürücü ... hakkında birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet verme suçundan yapılan yargılama sonucu Diyarbakır .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... K.sayılı ilamı ile; sanık Mehmet Yaşan Türk'ün kazanın meydana gelmesinde asli, müteveffa ... ise tali kusurlu kabul edilerek, sanığın 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, karara karşı sanık müdafii tarafından temyiz yasa yoluna başvurulduğu, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.06.2013 tarihli ve  2012/31951 E.-2013/16684 K. sayılı ilamı ile, hükmün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, <br>- Davadan önce davacı vekilince davalı şirkete başvurulduğu, aralarında bila tarihli ibraname ve sulh başlıklı belge düzenlendiği, bu belge ile davacı vekili tarafından; \"... kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısı bulunan .... A.Ş.'den kusura isabet eden, tazminat bedeli olarak 68.681,00.-TL sını nakden def'aten ve tamamen tahsil etmiş olduğumuzu ve bu meblağı tahsil etmekle ... A.Ş.'nin iş bu kazadan mütevellit zimmetini her nam ad altında olursa olsun her türlü hak ve dava alacaktan rücu kabil olmamak üzere tamamen, araç sahibi ve isünün zimmetini almış olduğumuz meblağ kadar ibra ettiğimizi doğmuş doğacak bu hak ve alacaklarımızın tümünden feragat ettiğimizi başkaca bir alacağımızın kalmadığını peşinen itirazsız kabul ve beyan ederiz.İş bu ibranameye sonradan konulacak her türlü meşruhat hükümsüz addolunacaktır.kazaya sebebiyet veren aracın sigortacısı bulunan .... A.Ş.'den kusura isabet eden, tazminat bedeli olarak 68.681,00.-TL sını nakden def'aten ve tamamen tahsil etmiş olduğumuzu ve bu meblağı tahsil etmekle ..... A.Ş.'nin iş bu kazadan mütevellit zimmetini her nam ad altında olursa olsun her türlü hak ve dava alacaktan rücu kabil olmamak üzere tamamen, araç sahibi ve isünün zimmetini almış olduğumuz meblağ kadar ibra ettiğimizi doğmuş doğacak bu hak ve alacaklarımızın tümünden feragat ettiğimizi başkaca bir alacağımızın kalmadığını peşinen itirazsız kabul ve beyan ederiz.İş bu ibranameye sonradan konulacak her türlü meşruhat hükümsüz addolunacaktır.\" şeklinde ibareyi içeren makbuz ve ibraname başlıklı belgenin düzenlenerek imzalandığı,<br>- Ziraat Bankasına ait ...tarihli işlem dekontu ile davalı ...ı tarafından davacı vekili ... hesabına .... TL ödeme yapıldığı,<br>-  Kusura yönelik Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan... tarihli bilirkişi raporu ile  ....plaka sayılı araç sürücüsü ...n %62,5 oranında, müteveffa.... ise %37,5 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirdikleri, <br>- Dosya kapsamında alınan hesap bilirkişi raporu ile, ödeme tarihindeki veriler esas alınarak, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniğine göre, davacı için hesaplanan toplam destekten yoksun kalma tazminatı miktarı davalı tarafın %62,5 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 102.088,51 TL, yine ödeme tarihindeki veriler esas alınarak PMF-2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniğine göre, davalı tarafın %62,5 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 70.297,13 TL olduğu, güncel veriler esas alınarak, TRH-2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniğine göre, davacı için hesaplanan toplam destekten yoksun kalma tazminatı miktarının %62,5 kusur oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre 296.182,10 TL olduğu,  davalı tarafça davadan önce yapılan 68.681,00 TL ödemenin yasal faiz işletilmek suretiyle güncelleştirilmiş değerinin ise 83.414,49 TL olarak hesaplandığı anlaşılmıştır. <br>Açıklamalardan sonra tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde, davanın niteliği gereği destek miktarının dava tarihi itibariyle davacı bakımından tam ve kesin olarak bilinemeyeceği, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceğine, mahkemece SGK'dan mütevaffanın yakınlarına yapılmış rücuya tabi ödeme olup olmadığının sorulmuş olmasına, davacı vekilince davadan önce davalı şirkete başvuruda bulunulmuş olması sebebi ile davalının temerrüde düştüğüne ve başvuru ön şartının yerine getirildiğine, yerleşik Yargıtay uygulaması gereği TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının yerinde olmasına ve yine gerek hesaplama tarihi gerekse ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin mahkemece TRH yaşam tablosu gereği güncellenen miktar üzerinden yetersiz kabul edilmesinde usul, esas ve yerleşik uygulama doğrultusunda olmasına, kaza tarihi itibariyle davacının zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğu ve mütevaffanın kusurunun davacı anneye yansıtılamayacağı nazara alındığında mahkemece müterafik kusur indirimi uygulanmamasının yerinde olmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. <br>Sonuç olarak dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına,  tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Kanunun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalı  vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun  353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalıdan alınması gereken 7.262,65 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.815,67 TL harcın  mahsubu ile eksik kalan 5.446,98‬TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, <br>6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun  359/3.maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından  tebliğe çıkarılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,  <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak  üzere  10/05/2024    tarihinde oybirliği ile  karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f73dc762e65e782","SID":"6c604968a2283754"}}