{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/548 Esas - 2024/357<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/548<br>KARAR NO\t: 2024/357<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t: ...<br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI \t: 1- ... - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALILAR \t: 2- ... - ....<br>\t  3- ... - ...<br><br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 11/08/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 08/05/2024<br>K.YAZIM TARİHİ \t: 09/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile malikinin davalı ..., sürücüsünün davalı ... ve diğer davalı ... tarafından ZMM sigortası kapsamında sigortalı olan ... plaka numaralı aracın 14.08.2021 tarihinde karıştığı maddi hasarlı trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini, müvekkiline ait araçta iş bu kaza nedeniyle  değer kaybı oluştuğunu, ayrıca orjinal olmayan parça kullanılması, değişimi gereken parçaların onarılması, KDV eklenmemesi veya yüksek oranda iskonto uygulanması sebebiyle hasar farkı oluşma ihtimali bulunduğunu, keza yine müvekkili, aracın onarım süresi içinde aracından mahrum kalmış olup işbu zararının da tazmini gerektiğini, davalı sigorta şirketine 28.07.2023 tarihinde müvekkilin uğradığı zararın tazmini talebinde bulunulduğunu, (.... 'den .... barkod numaralı iadeli taahhütlü olarak) dava şartı kapsamında  arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşamama olarak sonuçlandığını, davalı sigorta şirketinin ödeme yapılmayacağını beyan etmesi üzerine, işbu davayı açma zorunluğunun doğduğunu, izah ettikleri üzere ve re'sen görülecek nedenlerle, ilerde belirlenebilir olduğunda arttırmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak davası olarak, 50 TL değer kaybı alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından poliçe limitleri dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 50 TL hasar farkı alacağının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi açısından poliçe limitleri dahilinde) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 50 TL araç mahrumiyet bedelinin  olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...' den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karıştığı iddia edilen ...  plaka sayılı araç müvekkil şirket nezdinde ... no'lu 27/12/2020-27/12/2021 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında maddi zararlar açısından kaza tarihinde araç başına azami teminat limiti 41.000-TL olduğunu, müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu; azami teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olup sadece gerçek zarara ilişkin olduğunu, ... plakalı aracın  karışmış olduğu trafik kazası neticesinde başvuru sahibine ait aracın uğradığı bakiye  değer kaybı  masrafı  ve maddi hasar tazminatı talep edildiğini, daha önce başvuru sahibinin müvekkili şirkete başvurması üzerine müvekkili şirketçe ... nolu  hasar dosyası açılmış olup, alınan eksper raporunda başvuru sahibine ait aracın değer kaybına  ilişkin zararının olduğunun tespit edildiğini, başvuru sahibine  tarihinde kusur durumuna göre ;12000 TL  değer kaybına ilişkin  tazminat ödemesi 18/08/2023 tarihinde, ayrıca karşı aracın Kasko şirketi olan ... A.Ş.'ye 22.980,00 TL 27/01/2022 tarihinde rücu ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme ile müvekkili şirket poliçeden doğan tüm sorumluluğunu yerine getidiğini, başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, maddi hasar talebine ilişkin ise müvekkili şirket tarafından ekspertiz incelemesi yapıldığı sırada yani hasar incelemesi aşamasında davacı iş bu davayı açtığını, konu dosyadan değerlendirme yapılırken; müvekkili şirketin bakiye poliçe teminat limitine dikkat edilmesi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 109.maddesine göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağını, kusur oranı ve tazminat hesabının araç hasarı konusunda uzman bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini, söz konusu davaya ilişkin hasar bedelinin ve kusur oranlarının hesaplanması açısından konusunda uzman bilirkişilerce rapor alınması gerektiğini, belirtilen nedenlerle konusunda uzman  bilirkişi tarafından, hasar bedelinin gerçeği yansıtacak şekilde incelenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi  yapılmasını, başvuru sahibi vekili tarafından temerrüt iddiasıyla talep edilen avans faizi istemi de haksız olup, reddi gerektiğini, öncelikle yukarıda izah etmiş oldukları gerekçelerle başvuru sahibinin tazminat talebinin haklı olarak karşılanmadığı savunmaları karşısında şirketlerinin temerrüde düştüğünü kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuru sahibi vekilinin temerrüde düşme iddiasıyla talep etmekte olduğu avans faiz istemi de haksız olduğunu, zira somut olayda zarar gören 3. kişi konumunda bulunan başvuru sahibinin şirketi ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebi de haksız fiilden kaynaklandığını, KTK’nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerektiğini, keza hiçbir şekilde karşı tarafın taleplerinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte kaza tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesi talebi hukuku dayanaktan yoksun olduğunu, bu talebin reddi gerektiğini, bilindiği üzere ZMMS genel şartları gereğince sigortalının müvekkili şirkete başvuru tarihinden itibaren 8 gün içerisinde müvekkil şirketin ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, bu sürenin bitimi ile sigorta şirketi temerrüde düşmekte ve faiz işlediğini, bu sebeple kaza tarihinden itibaren faiz isteminin reddi gerektiğini, bununla birlikte 3. kişi konumunda bulunan başvuru sahibinin müvekkili şirketten ticari faiz istemi haksız ve mesnetsiz olup bu talebin de reddi gerektiğini, izah ettikleri sebeplerle; başvuru sahibi vekilinin haksız tazminat talebinin reddine, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...'a  usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir.<br>Davalı ...'e  usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı süresinde cevap vermemiştir.<br><br><br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Davadaki uyuşmazlık:  14/08/2021 tarihinde meydana geldiğinden bahisle  ileri sürülen olayda: Kusur durumu, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında davacının müterafik kusurunun olup olmadığı, araç değer farkı, hasar farkı alacağı, araç mahrumiyet bedeline ilişkin olduğu  anlaşıldı.<br>Davacı vekilinin 08/05/2024 tarihli celsede \"Alacağımızı aldık, davamızdan feragat ediyoruz,  arabuluculuk ücretini davalı ... karşılamayı kabul etmiştir, ona yükletilmesini talep ediyoruz\" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı asil ... 08/05/2024 tarihli celsede \"Karşı tarafın alacağını ödedim, arabuluculuk ücretini tek başıma tarafıma yükletilmesini kabul ediyorum, feragati de kabul ediyorum\" şeklinde beyanda bulunmuştur.<br>Davacı vekilinin dosyada mevcut usulüne uygun ....Noterliğince düzenlenmiş vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu görülmüştür.<br>Tüm dosya kapsamı, davacının vaki feragati birlikte değerlendirildiğinde;HMK'nun 307. maddesi uyarınca davadan feragat; davacının, talep sonucundan kısmen ve tamamen vazgeçmesi olup aynı yasanın 311. maddesi gereği kesin  hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu nedenlerle, HMK 307 ve devamı maddeleri gereğince davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>\tDavanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,<br>\tAlınması gereken 427,60TL harçtan peşin alınan 269,85TL harcın mahsubu ile eksik alınan 157,75TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br> 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ...'dan (08/05/2024 tarihli duruşmadaki beyanı) alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tDavacının yaptığı yargılama giderlerinin  üzerinde bırakılmasına,<br>\tTalep bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tHMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,<br>Dair,  Davacı vekili ile davalı asil ...'ın yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda miktar itibari ile kesin olarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2024<br><br>Katip ...<br> ¸[e-imzalıdır] <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸[e-imzalıdır] <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d1976f0f3160b2a2fa7da3b725eb3d8","SID":"af2157cf6dcdfc7e"}}