{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2023/294 Esas - 2023/810<br>  \tTÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ<br>T.C<br>...<br>ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ<br>K A R A R<br><br>ESAS NO\t: 2023/294 <br>KARAR NO\t: 2023/810<br><br><br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 19/05/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 21/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 23/01/2024<br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 31/07/2016 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta   şirketine  ZMMS poliçesiyle sigortalı 34 ZN 5253 plakalı  aracın gerçekleştirdiği kazada, müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davadan önce sigorta şirketine başvuru  yapıldığını, zararının tam  karşılanmadığını,  arabuluculuk başvurusundanda sonuç alınamadığını belirtere ve fazlaya ilişkin haklarını  saklı tutarak şimdilik  yaşam boyu bakıcı gideri olarak 1.000,00 TL tazminat alacağının kaza tarihinden itibaren avans  faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle dava konusu alacağa ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından KTK 'nun 111/2 maddesi uyarınca  davacıya 20/03/2019 tarihinde 159.617,77 TL ve yine aynı tarihte 150.382,23 TL maddi tazminat ödendiği ve  ibraname imzalandığını ,  İbraname tarihinden itibaren iki yıl içinde söz konusu dava açılmadığından  KTK nun 111/2. Maddesi uyarınca  hak düşürücü süre geçirildikten sonra  açılan  davanın usulden reddine,  aksi halde ise;  kazaya karışan   ... plakalı aracın   müvekkili şirket nezdindeki 7592952/0 nolu ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu,  sakatlanma ya da ölüm halinde şahıs başına azami 310.000,00 TL ile sınırlı teminat  olduğunu,  müvekkili şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğunun azami teminat limiti dâhilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu,, davacının yaralanmasına neden olunan kazada \"hatır taşımacılığının\" söz konusu olduğunun ve/veya müterafik kusurlu olduğunun -yargılama sırasında- anlaşılması halinde  TBK.nun 51. ve 52. madde hükümleri uyarınca gerekli indirimlerin yapılması gerektiğini, davacının maluliyetinin hesaplanması için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını   hesap bilirkişisinden  genel şartlar uyarınca bir hesaplama yapılmasını  belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve cevap vermiştir.  <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; <br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan ömür boyu bakıcı gideri  tazminatı  istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamına göre davacının yaralanmasına neden olan kazanın 31.07.2016 tarihinde meydana geldiği, davacı tarafından zararının karşılanması için kazaya neden olduğu belirtilen aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıya yapılan başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından hesaplama yapılmış ve 11.03.2019 tarihli ibranamede davacının maluliyeti nedeniyle 150.382,23 TL bakıcı gideri için 159.617,77 TL ödeneceği, davalı sigorta şirketinin tamamen ödediği miktar kadar ibra edildiği belirtilmiş, belirtilen tazminatlar 20.03.2019 tarihinde davacıya banka aracılığı ile ödenmiştir.<br>\t2918 sayılı KTK’nun 111. maddesinde, “ Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da,yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” Düzenlemesi yapılmıştır. Bu maddede düzenlenen sürenin hukuki niteliği zamanaşımı süresi olmayıp, “hak düşürücü süre” olduğundan, kısmi ödemeyi kabul etmiş olan kişi, artık KTK’nin 109.maddesindeki zamanaşımı sürelerinden yararlanamayacak, iki yıllık hak düşürücü süreyi geçirmişse zararının kalan bölümünü dava edemeyecektir. <br>\tDavacı tarafından düzenlenen 11.03.2019 tarihli ibranameden itibaren iki yıllık hak düşürücü süre 11.03.2021 tarihinde sona ermiştir. Davacı vekili tarafından dava açılmadan önce 03.04.2019 tarihinde arabuluculuğa başvuru yapılmış, anlaşamama son tutanağının 24.04.2019 tarihinde düzenlenmiştir. Davacı tarafından dava ise 19.05.2021 tarihinde açılmıştır. <br>\tCovid-19 salgın hastalığı nedeniyle uygulanan kısıtlamalardan kaynaklanan yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla hazırlanan ve 26.03.2020 tarihli ve Resmi Gazetede yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Geçici 1. maddesi ve salgının devam etmesi üzerine 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 29.04.2020 tarihli ve 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı gereğince tüm adli süreler, 13.03.2020 tarihinden itibaren 15.06.2020 tarihine kadar durdurulmuştur.<br>\t7226 Sayılı Yasanın Geçici 1.Maddesi ile; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30/4/2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” Şeklinde düzenleme yapılmış, 30.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2480 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile belirtilen sürelerin durdurulmasının 15.06.2020 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzatıldığı belirtilmiş, bu duruma göre durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren sürelerin tekrar işlemeye başlayacağı ve durma süresinin başladığı tarih itibariyle bitimine 15 gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere 15 gün daha uzamış sayılacağı, belirtilmiştir.<br>\tAçıklanan yasal düzenlemelere göre 11.03.2019 tarihli ibranamenin ödemenin yapılması durumunda geçerli olacağı ve ödenen miktar kadar davalının ibra edildiği kabul edilmiş olup, davalının ödeme yaptığı tarih olan 20.03.2019 tarihinden itibaren KTK’nın 111. maddesinin 2. fıkrası gereğince iki yıllık sürenin 13.03.2020 tarihi ile 15.06.2020 tarihleri arasında durduğundan hak düşürücü sürenin dolduğu 20.03.2021 tarihine 95 gün eklendiğinde, sürenin son gününün 25.06.2021 tarihi olduğu, davacının dava açtığı 19.05.2021 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı, ayrıca : 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 16. Maddesi ve 18/A.15. maddesinde arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemeyeceğinin belirlenmiş olmasına göre davacı tarafından arabuluculuk başvurusunun yapıldığı 03.04.2019 tarihi ile anlaşamama tutanağının düzenlendiği 24.04.2019 tarihi arasında da hak düşürücü sürenin işlemediği anlaşılmış olmakla davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmemiştir.<br>\tDava konusu kazaya sebep olan  ...  plakalı aracın davalı  sigorta şirketi nezdinde kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğu görülmüştür.<br>Mahkememizce verilen 10/12/2021 tarih 2021/304 esas 2021/807 karar sayılı ilam ile  davacının davasının usulden reddine karar verildiği, davacının istinafı üzerine dosya ... BAM 26. Hukuk Dairesine gönderildiği, bu dairece 24/03/2023 tarih 2022/1395 esas 2023/200 karar sayılı ilamı ile mahkememizce verilen kararını  kaldırılma karar ver ilmiş olmakla doya Mahkememizin 2023/294 esasına kaydı yapılmıştır.<br>... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan 07/10/2021 tarihli raporda; davacı ...'nin 31/07/2016 tarihli yaralanması neticesinde; Özürlük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları  hakkında yönetmelik, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı tespit  İşlemleri Yönetmeliği 'nin 12. Maddesine göre  devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç  olduğu belirtilmiştir.<br>Aktüer bilirkişi 06/11/2023 tarihli raporunda;  31.07.2016 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı <br> aracı ile Muhammed Alp sevk ve idaresindeki 34 ZN 5253 plakalı aracın çarpışması <br>neticesinde çift taraflı- yaralamalı trafik kazası meydana geldiği, ... plakalı eşinin <br>aracında yolcu konumunda bulunan ...’nin yaralandığı, <br>davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 20.03.2019 tarihinde davacı vekiline; Maluliyet <br>tazminatı olarak 150.382,23 TL, Bakıcı Gideri Tazminatı olarak da 159.617,77 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin; ödeme tarihindeki verilerle yapılan kontrolünde yetersiz olduğu, <br>kazaya karışan ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde <br>593952/0  numaralı ZMMS Trafik Poliçe ile sigortalı olduğu, kaza tarihi itibari ile kişi başına sakatlanma ve ölüm halinde sigorta teminat limitinin 310.000,00 TL, kişi başına sağlık <br>gideri teminat limitinin 310.000,00 TL olduğu, <br>davalı sigorta şirketi tarafından yapılan sürekli bakıcı ödemesini müteakip poliçe <br>limitinden 150.382,23 TL kaldığı, <br> Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı <br>tarafından hazırlanan 22.09.2021 tarihli rapora göre; 34 ZN 5253 plakalı araç sürücüsü ...’in %75 oranında kusurlu olduğu, <br>... plakalı araç sürücüsü ...’nin %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, <br> ... Üniversitesi Tıp Fakültesi, Adli Tıp Kurumu Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından <br>tanzim olunan 07.10.2021 tarihli rapora göre davacı ...’nin 31.07.2016 tarihli <br>yaralanması sebebiyle devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olduğu, <br>TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant %10 artırım- eksiltim yöntemi, 1 Temmuz 2023 <br>asgari ücret, kusur durumu ve ATK raporu doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre  davacının; <br> Karşılanmayan sürekli bakıcı giderinin 1.453.116,14 TL olduğu,  Sigorta şirketinin kalan poliçe limitinin 150.382,23 TL olduğu anlaşıldığını belirtmiştir.  <br>Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, maluliyet raporu, kusur ve hesap raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusuruyla meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve sürekli  bakıcı ihtiyacının doğduğu ,bu itibarla sürekli bakıcı zararırını karşı tarafın kusuru oranında talep edebileceği anlaşılmakla davacının davasının  kabulü ile,150.382,23 TL sürekli bakıcı giderinin 24.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M : Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>Davacının davasının kabulü ile, 150.382,23 TL sürekli bakıcı giderinin 24.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>İş bu dava nedeniyle alınması gerekli 10.272,61 TL harçtan 59,30 TL peşin harç ve 511,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 570,30 TL'den  mahsubu ile kalan  9.702,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>Davacı tarafından yapılan 218,00 TL posta ve tebligat gideri, 1.050,00 TL adli tıp muayene ücreti, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti,  ıslahla yatırılan 511,00 TL  ve dava açılırken ödenen 118,60 TL yargılama harcı olmak üzere toplam 3.097,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>Kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir ve tespit edilen  24.061,16 TL  vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,<br>Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... BAM'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/12/2023  <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"677a4ee3f8a1459739c5309e7d24218d","SID":"404b5b493fbfaa88"}}