{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2020/147 <br>KARAR NO\t: 2024/99 <br><br>DAVA\t: Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/01/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 08/02/2024<br><br> Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının  yapılan açık yargılaması sonunda; <br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davalı Vakıf yetkilileri (-----) ile davacıların ----- mevkiinde okul projelerinin yer belirlemesi için görüştüklerini, yetkililerin açılacak okulların hayır amacıyla hizmet vereceğini ve ----- mevkiinde yer belirlenmesi ve projenin işi için müvekkilleri ile çalışmak istediklerini belirttiklerini, projeye yer bulunmasına dair aracılık bedelinin ve proje geliştirme bedelinin Vakıf tarafından anlaşma sağlanacak arsa sahibinden talep edilmesini, bu talebe ilişkin müzakerelerin olumsuz sonuçlanması ve/veya tarafların mutabık kalamaması halinde, hak kazanılan proje geliştirme ve komisyon bedelinin Vakıf Yöneticileri ve Vakıf Mütevelli Heyeti tarafından ödeneceğini taahhüt ettiklerini, bu kapsamda,  ---- Projesi, ----- Projesi, ---- ----- Caddesi Projesi, ---- Projeleri üzerinde çalıştıklarını ancak sözleşmelerin imzalanmadığını, davaya konu olan ----- projesi için Haziran 2018 tarihinde diğer davalı ----- ait 84 ada 95 parsel numaralı arsanın müvekkilleri tarafından bulunduğunu, proje geliştirme çalışmalarına başlandığını, Vakıf yetkilileri ve Arsa Sahipleri ile toplantı yapıldığını,  yapılan toplantı neticesinde sözleşme taslağı, teknik şartname ve mimari proje danışmanlığı işinin müvekkiline verildiğini, için hızlı çözümü için Vakıf yetkilileri, Arsa Sahibi ve davacılar arasında ---- grubu kurulduğunu, 16.08.2018 tarihinde arsa yetkilisi --- - tarafından müvekkili ---- mail gönderilerek şifahi konuşulan hususlardan bahsedildiğini, aynı tarihte arsa sahibi ile davacı ----  arasında projeye ilişkin aracılık sözleşmesi düzenlendiğini, 19.08.2018 tarihinde davacı ---- - tarafından vakıf yetkilileri ve arsa sahibine müzakereler neticesinde oluşan taslak sözleşmenin gönderildiğini, 26.08.2018 tarihinde arsa sahibi yetkilisi ----  sözleşmeye ilişkin değerlendirmelerini gönderdiğini, 4.9.2018 tarihinde revize sözleşmenin ------- gönderildiğini, 6.9.2018 tarihinde davacı ---- vakıf yetkililerinin ve arsa sahibi yetkilisinin sözleşme ve projeye olumlu yaklaştığını ve biraraya gelmek istediklerini ileten e-mail gönderdiğini, 17.10.2018 tarihinde revize sözleşmenin davacı ------ tarafından vakıf yetkilileri ve -----  ile paylaşıldığını, arsa sahibi ile Vakfın anlaşmaya vardığını, anlaşmanın şartlarının; -İlk yıl için aylık 650.000,00 TL + KDV, -ikinci yıl aylık 750.000,00 TL + KDV, Üçüncü yıl için aylık 900.000,00 TL + TEFE + TÜFE + KDV olarak kiralanması olduğunu, Üçüncü yılın sonunda ise söz konusu arsa ve üzerindeki yapının 230.000.000,00 TL + KDV ile Vakıf tarafından satın alınacak olduğunu,  bu anlaşmanın hem kira hem de satış unsurlarını içermesi sebebiyle arsa sahibinin davacılara 6.000.000,00 TL + KDV hizmet bedeli ödeyeceğini, ödemelerin Vakıf yönetimi tarafından yapılacak nakit, çek veya teminat mektubuna göre Eylül 2019 tarihine kadarki vadeyi kapsamak şartı ile nakit veya çek olarak yapılacağını, hiçbir kıymetli evrak veya nakit alınmaması durumunda ise Eylül ayının ilk haftasında tamamının nakit olarak ödeneceğini, ancak arsa sahibinin hizmet bedelini ödemediğini, davacıya ödenmesi gereken bedelin Vakıf tarafından talep edildiğinin belirtildiğini, ödeme yapılması için, ----. Noterliği‟nin 23.01.2019 tarihli ve ------ yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini belirterek, Yukarıda Sayın Mahkemeye detayları ile arz ve izah edilen hususlar neticesinde, fazlaya ilişkin tüm delil ve beyan haklarımız saklı kalmak suretiyle, işbu davamıza konu alacağın şimdilik 110.000,00 TL tutarının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınması ve ihtar tarihinden itibaren işlemiş olan ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen müvekkillere ödenmesine ilişkin ikame edilen işbu davada; Davamızın kabulüne, Yargılama giderleri ile avukatlık vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, ilişkin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.<br>  Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle Davacıların iddialarının tamamen gerçeğe aykırı ve haksız kazanç elde etme amaçlı olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen arsa için davacıların davalı ile herhangi bir anlaşması olmadığını, davacılardan ----- ve----- ihtarname gönderdiğini diğer davac-ıların ihtarnamede yeri olmadığını ayrıca ihtarnamede muhatap olarak gösterilen------ dava edilmediğini, ihtarnamede davacıların diğer davalı Vakfın talebi ile çalışma yaptıklarını ikrar ettiklerini, davacıların hiçbir iddiasının doğru olmadığını, müvekkili ile bir çok kişinin görüşme talep ettiğini, --- ---- ve ----  2018 Ağustos ayında şahsen görüşme talep ettiğini, müvekkiline ait arsa ile ilgili olarak bir grup tarafından pazarlığa yetkilendirildiklerini söylediklerini, tutarsız konuĢmalar üzerine kendilerinden yetki belgesi talep ettiklerini, --- --- ve ----- -‟in Vakıf yetkilileri ile Eylül ayında müvekkili şirketin ofisine geldiklerini, vakıf yetkililerinin yetki vermediklerini beyan etmeleri ve 25.000.000-TL peşinatın hiç telaffuz edilmediğinin belirtilmesi üzerine toplantının bittiğini, davalının davacıya hiçbir taahhüdünün olmadığını, davacılar tarafından delil olarak sunulan protokolün süreli olduğunu ve bu süre zarfından protokolün tarafı olan dava dışı kişilerin müvekkili şirkete verdiği veya sağladığı bir işin olmadığını, protokolün süresinin dolması ile ortadan kalktığını, davalılar ---- - Kulübü----İktisadi İşletmesi ile davalı şirket arasında iddia edildiği gibi bir proje ve kiralama sözleĢmesinin bulunmadığını, sözleşmenin konusunun taşınmaz olduğunu, taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesinin yazılı yapılmasının geçerlilik şekli olduğunu, simsarın ücret alacağının doğumu için gerekli hiçbir şartın söz konusu olmadığını, davacıların delil olarak email yazışmaları sunduğu ancak bu yazışmaların davalı şirketi bağlayıcılığının bulunmadığını, davalı şirket yetkililerinin ---- - ve - ---- olduğunu, davacının iddia ettiği alacağının 6.000.000.-TL olduğunu ancak 110.000.-TL üzerinden kısmi dava açtığını, alacağın net olması sebebiyle kısmi dava açılamayacağını, davacıların davalı şirkete herhangi bir fatura düzenlemediğini belirtilerek,  davanın reddine, yargılama giderleri davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>Davalı ----- İktisadi İşletmesi vekili tarafından dava dosyasına sunulan cevap <br>dilekçesinde özetle;Davanın konusunun gayrimenkul kiralaması ve satışına aracılık edilen taşınmaz tellallık sözleşmesinden kaynaklı nispi alacak olduğunun sabit olduğunu, TBK‟ya göre taşınmaza ilişkin simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmasının gerektiğini aksi takdirde geçerli olmayacağını, davacılar ile müvekkili arasında BK m. 520/3‟e uygun yazılı bir akdi ilişkinin olmadığını, davacının taleplerinin mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında aktif husumet yokluğunun bulunduğunu, davanın davalı vakıf açısından pasif husumet yokluğu <br>nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkilinin kiracı olarak arsa sahibine ödeme <br>yükümlülüğü bulunurken, sözleşme kurulduğu için arsa sahibinden kiracı sıfatı ile aracılık bedelinin kendilerine ödenmesini talep etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin okul olabilecek uygun taşınmazlar aradığını kamuoyuna deklare ettiğini, bu çerçevede onlarca kişinin kendi taşınmazları veya aracılık ettikleri taşınmazları için müvekkili vakıf veya yöneticileri ile iletişime geçmek istediğini, davalı vakıf veya davalı vakıf yöneticilerinin başkaca kişilerle tellallık sözleşmesi kurmadığını ve herhangi birilerini yetkilendirmediğini, davanın reddini yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın uyuşmazlık hususlarında rapor alınması için teknik bilirkişiye tevdi edildiği, teknik   tarihli bilirkişi raporunda özetle;5.1. Davacı şirketler ve davalı şirket tarafından ibraz edilen 2018, 2019 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirketler ve davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu, <br>5.2. Tarafların ticari defterlerine göre; Dava konu alacak ile ilgili olarak taraflar <br>arasında ticari ilişkinin olmadığı ve dava tarihinde davacının davalıdan kaydi <br>olarak alacağının olmadığı, <br>5.3. Email yazışmalarına göre 17.10.2018 tarihinde dahi aracılık yapılan sözleşmenin <br>henüz akdedilmemiş olması ile dosyaya sunulan protokol metnindeki diğer <br>şartlar dikkate alındığında, BK m. 520/3‟de taşınmazları konu alan simsarlık <br>sözleşmelernin geçerliliği için aranan yazılılık şeklinin dava konusu aracılık <br>faaliyeti bakımından 16.08.2018 tarihli protokol ile sağlandığının tespit <br>edilemediği, <br>5.4. --- - ile ----  arasındaki email yazışmalarından ----  <br>----- bulunan arsanın kiralanması-satın alınması hususunda <br>aracılık faaliyeti yaptığının anlaşıldığı, diğer davadıların ise aracılık faaliyetinde <br>bulunduğuna ilişkin bir delile dosyada rastlanamadığı,  <br>5.5.Yrg. HGK‟nun----- sayılı, 03.11.2010 tarihli kararı uyarınca, BK m. 520/2‟de düzenlenen geçerlilik şekli olan yazılılık şekline aykırılığın davacılardan ----  bakımından ileri sürülmesinin iyiniyet kurallarına aykırı olup olmadığının takdirinin muhterem mahkemeye ait olduğu,5.6.BK m. 521 çerçevesinde simsarın ücrete hak kazanabilmesi için aracılık yaptığı sözleşmenin kurulmasının gerektiği, dosya kapsamında ----bulunan arsanın kiralanması-satın alınması anlaşmasının akdedildiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin ise dosyada bulunmadığı,\" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, uyuşmazlık hususlarında bilirkişiden ek rapor aldırıldığı görüldü.Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında: \" Her türlü hukuki tavsif ve nihai karar tamamıyla Yüce Mahkeme`ye ait olmak üzere, dava dosyasına sunulu belgeler üzerinde tarafların kök rapora itirazları çerçevesine yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda;<br>- Aracılık faaliyeti neticesinde hedeflenen ---- bulunan arsanın kiralanması-satın alınması anlaşmasının akdedilip akdedilmediğinin taraflar arasında ihtilafı olduğu, dosya kapsamına sunulan 18.02.2019 tarihli gazete küpüründe -----’  - Okulları projesinin temelinin atıldığının belirtildiği tespit edilmiş, bu taşınmazın davalı ----ait taşınmaz olup olmadığı ile ilgili dosya kapsamından başkaca bir tespit yapılamamamıştır. Bu kapsamda dava konusu aracılık faaliyetinin olumlu gerçekleşip gerçekleşmediği muhterem Mahkemenin takdirindedir.<br>- Komisyon bedeline ve simsarlık faaliyetine ilişkin e-mail yazışmalarının CC kısmında ------ isminin yer aldığı, hem davacı ------ tarafından gönderilen e-maillerde hem -----  tarafından gönderilen e-maillerde durumun bu şekilde olduğu tespit edilmiş, ancak e-mail yazışmalarının CC kısmında yer verilen kişilerin yazışmanın içeriğinden bilgi sahibi olması istenilen kişileri göstermesi, dosya kapsamında ise bu bilginin ne amaçla verildiğinin, -----  ile kim arasında ve ne tür bir ilişkiye dayandığının tespit edilememesi sebebiyle, davalılara ---- simsarlık hizmeti verip vermediği ile ilgili bir tespit yapılamamıştır. Takdir muhterem Mahkemenindir.------ile ----- ticaret şirketlerinin tüzel kişiliğinin bulunması, ----- bu şirketler adına hareketle dava konusu olayda simsarlık faaliyetini yürüttüğüne ilişkin bir delilin dosya kapsamında bulunmaması sebebiyle, bu açıdan kök raporumuzdaki kanaatimizde bir değişiklik meydana gelmemiştir. <br>- Dosya kapsamına sunulan protokol ile ilgili kök raporda detaylı açıklama yapılmış olup, kök rapora söz konusu itirazlar ile ilgili olarak görüşümüzde bir değişiklik meydana gelmemiştir. <br>- Dosya kapsamına sunulan ------ yazışması içeriğinden, kök ve ek rapordaki tespitlerimiz dışında farklı bir tespite ulaşılamamış olup HMK hükümleri çerçevesinde söz konusu yazışmalar ile ilgili takdir muhterem Mahkemenindir <br>- 17.10.2018 10:41pm tarihli -----  tarafından ------ gönderilen e-mail ile ----  tarafından ----- gönderilen 20 Ekim 2018 13:34 tarihli e-mailde komisyon ücreti tutarlarının biribinden farklı olduğu tespit edilmiş, kök raporda da belirtildiği üzere BK m. 522 hükmü çerçevesinde komisyon bedeli ile ilgili takdir muhterem Mahkemeye aittir<br>- Kök raporda detaylı bir şekilde yer verilen Yrg. HGK’nun ----- sayılı, 03.11.2010 tarihli kararında geçerliliği bakımından özel şekilde düzenlenmesi gereken sözleşmelerin ifa edilmesinden sonra şekle aykırılığın ileri sürülmesinin MK m. 2 hükmüne aykırılık oluşturup oluşturmayacağı tartışılmakta olup, kök raporda bu hususta açıklanan kanaatimizde bir değişiklik meydana gelmemiştir. Yrg HGK’nın söz konusu kararının somut olaya uygulanıp uygulamayacağı hususunda nihai takdir muhterem Mahkemeye aittir.- 16.01.2017 tarih ve ---- sayılı ---- - Gazetesi’nin 438. Sayfasında yayınlanan ----- Şirketi Yönetim Kurulu Kararına (05.01.2017 tarih ve ----no.lu karar) göre ---- beş yıl süreyle şirket müdürlüğüne atanması ve şirketi her hususta münferit atacağı imzası ile temsil ve ilzam etmek üzere yetki verilmiş olması karşısında, ------- temsil yetkisi hususunda kök rapora itirazlar bakımından kanaatimizde bir değişiklik meydana gelmemiştir. \" görüşünü bildirir ek rapor tanzim edilmiştir.<br> <br>DELİLLER<br>*Bilirkişi  kök ve ek raporu,<br>*Gelen müzekker cevapları, <br>*Tüm dosya kapsamı,<br><br>DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Huzurdaki dava; Alacak (Tellallık Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.<br>Taraflar arasında yer aldığı iddia olunan aracılık anlaşması olup olmadığı , aracılık anlşaması uyarınca davacının edimleri karşılığının davalılar tarafından ödenip ödenmediği, davacıların davacılardan aracılık hizmeti karşılığı alacaklarının bulunup bulunmadığı , varsa miktarı ve davalıların sorumluluğu hususlarında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı şirketler ve davalı şirket tarafından ibraz edilen 2018, 2019 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı şirketler ve davalı şirket lehine veya <br>aleyhine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, tarafların ticari defterlerine göre; Dava konu alacak ile ilgili olarak taraflar arasında ticari ilişkinin olmadığı ve dava tarihinde davacının davalıdan kaydi olarak alacağının olmadığı, e-mail yazışmalarına göre 17.10.2018 tarihinde aracılık yapılan sözleşmenin henüz akdedilmemiş olması ile dosyaya sunulan protokol metnindeki diğer şartlar dikkate alındığında, BK m. 520/3‟de taşınmazları konu alan simsarlık sözleşmelernin geçerliliği için aranan yazılılık şeklinin dava konusu aracılık faaliyeti bakımından 16.08.2018 tarihli protokol ile sağlandığının tespit Edilemediği, BK m. 521 çerçevesinde simsarın ücrete hak kazanabilmesi için aracılık yaptığı sözleşmenin kurulmasının gerektiği, dosya kapsamında -----bulunan arsanın kiralanması-satın alınması anlaşmasının akdedildiğine ilişkin bir bilgi ve belgenin ise dosyada bulunmadığı, tüm bu hususların birlikte değerlendirilmesi neticesinde ispat edilemeyen davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Gerekçes Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Davacılar tarafından yapılan  yargılama  giderlerinin  kendi  üzerinde bırakılmasına,<br>3-Karar tarihinde alınması gerekli 427,60-TL  harcın  davacı tarafça yatırılan 1.878,53-TL harçtan  mahsubu ile 1450,93-TL bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara  iadesine,<br>4-Davalılar  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,  Dair davacılar vekillerinin, davalı ---- - vekilinin ve davalı ------ .... vekilinin yüzüne  karşı  verilen  kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde  Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47eb761e55c0ebea745b347927985c94","SID":"1d836e9949b06043"}}