{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/104 <br>KARAR NO: 2024/478<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2020<br>NUMARASI: 2018/597 Esas - 2020/709 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/04/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.12.2014 tarihinde, davalıya ZMM ile sigortalı ... plakalı aracın müvekkiline kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada  müvekkilinin yaralandığını, parmağının koptuğunu, olay sebebi ile müvekkili tarafından kendisine çarpan aracın sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olarak .. AŞ aleyhine İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/ 533 Esas sırasında maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, ancak yargılama sırasında davacının yaralanmasına neden olan aracın ... AŞ nezdinde trafik sigortalı olduğunun anlaşıldığını, bunun üzerine davanın ... AŞ'ye ihbar edildiğini, ancak ... AŞ'nin davaya herhangi bir cevap vermediğini, bu nedenle iş bu davayı açmak durumunda kaldıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile  şimdilik  86.072,02 TL maddi tazminatın  olay gününden başlayarak ticari faizi ile  birlikte  davalından tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle;  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/ 533 Esas sayılı dosyasında alınan  kusur raporu ile  ceza dosyasında alınan kusur raporu arasında çelişki olduğunu, Küçükçekmece 11.Asliye Ceza Mahkemesinde alınan kusur raporuna göre davacı ... tali, sigortalı sürücünün asli kusurlu tespit edilmesine rağmen, %100 davalı kusuru  üzerinden hüküm kurulduğunu, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla poliçe limitinin 268.000 TL. Olduğunu, geçici işgöremezlik ve hastane masraflarından SGK sorumlu olup müvekkili şirketçe karşılanmasının mümkün olmadığını, ticari fazi talebinin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''.. Dava dışı ... idaresindeki ...  plakalı otomobil ile seyir halindeyken davacı sürücü davacı ... idaresindeki ... plakalı motosikletin ön kısımlarının çarpması sonucu davacının yaralandığı,kazanın meydana gelmesinde sürücü ...  %60, davacı ...'ın ise %40 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihini kapsayacak şekilde davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk trafik sigortasının mevcut olduğu, 26.02.2020 tarihli aktüer ek bilirkişi raporuna göre, %10,3 maluliyet oranı ve 9 iyileşme süresi ve %60 davalı kusuru nazara alındığında davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.381,81 TL., sürekli işgöremezlik zararının ise 76.392,38TL olarak hesaplandığı, davacının anılan tutarın temerrüt başlangıcının dava tarihi olan 05-07/2018 tarihi ve faiz nevinin yasal faiz olduğu'' gerekçesiyle,Davacının davasının kısmen kabulü ile; 78.774,19TL’nin dava tarihi olan 05/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı  vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri: Davalı vekili; davacının müvekkili şirkete davadan önce başvurmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin teminat dışı olduğunu, maluliyet raporları arasında  (%3,3-%10,3)%7 oranında fahiş fark bulunduğunu, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı motosiklet sürücüsü olup kask takmadığını, müterafik kusur araştırılması yapılmadan karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; davacı  tarafça iş bu davadan önce karşı aracın sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu iddiasıyla ... AŞ aleyhine açılan İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/533 Esas sayılı dosyasında davalı ... AŞ'ye dava ihbar edilmiş olmakla olaydan davalının haberdar olmasına;  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/ 533 Esas, 2017/901 Karar sayılı kararının eldeki dosya yönünden güçlü delil oluşturmasına; Dairemizce de benimsenen Yargıtay içtihatları gereğince  geçici iş göremezlik zararının bedensel zarar kapsamında ZMM poliçe teminatı kapsamında bulunmasına; davacının sağ femur diafiz kırığı, sağ skafoid ( el bileği) kırığı ve sağ el 4. parmak ampütasyonu şeklinde gerçekleşen yaralanmasına ilişkin ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 24/02/2016 tarihli raporda  yapılan değerlendirmenin ( %3,3) heyette ortopedi ve  travmatolji uzmanı dr. bilirkişi bulunmadığından yerel mahkemece dikkate alınmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, iş bu raporun değerlendirildiği, ortopedi ve travmatoloji uzmanı dr bilirkişinin de aralarında bulunduğu ATK Genel Kurulu tarafından hazırlanan 04.05.2017 tarihli raporun ( %10,3 maluliyet) ayrıntılı, denetime açık ve yeterli olmakla hükme esas alınmasının isabetli olmasına;her ne kadar yerel mahkemece müterafik kusur hususunda kararda bir değerlendime yapılmamış ise de  kaza tespit tutanağında kask takma hususu ' tespit edilmedi' şeklinde işaretli olup,  aynı zamanda  davacının yaralanmasının kafa bölgesinde olmadığı da göz önünde alındığında netice itibariyle davacı için müterafik kusur indirimi yapılmamasında bir yanılgı bulunmamasına, yerel mahkemece  tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla karar  verildiği belirtilmemiş ise de bu  hususun infaz aşamasında gözetilmesinin mümkün bulunmasına  göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği  sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 5.381,06-TL harçtan peşin yatırılan  1.350,00-TL harcın düşümü ile bakiye 4.031,06-TL istinaf ilam harcının istinaf yasa yoluna başvuran davalıdan  tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 03/04/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6302a52a8568fe632d6590fb125ed299","SID":"009ccf151cdb8c36"}}