{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1264 <br>KARAR NO\t\t: 2024/685<br>KARAR TARİHİ\t: 19/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2019/204<br>KARAR NO\t\t: 2022/270<br>DAVA TARİHİ\t: 28/05/2019<br>KARAR TARİHİ\t: 10/03/2022\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:19/03/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:19/03/2024<br><br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 Tarih ve 2019/204 E. 2022/270 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>       <br> İSTEM:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... olarak faaliyet gösterdiği, işbu faaliyetlerinden birisinin davalı ... İli ... ...’ne yemek, içecek ve içki hizmeti verdiği, müvekkilinin yapmış olduğu bu hizmet ile işbu faturaya konu bedele hak kazandığı ancak davalı birliğin uzun zamandır söz konusu borcunu ödemediği, bu sebeple ekte sunulu faturaya dayanılarak İzmir 18.İcra Müdürlüğü’nün 2019/2850 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından yapılan itiraz sebebi ile takibin durduğu, 24.01.2019 tarihli 14753 no.lu 20.083,50-TL fatura incelendiğinde, faturanın açık fatura olduğunun görüleceği, somut olayda görüleceği üzere açık faturada imzanın faturanın üst kısmına atılacağı, faturanın açık olarak düzenlenmesinin mal bedelinin ödenmemiş olduğuna karine teşkil ettiği, davalı Birliğin müvekkiline ait işletmede olduğu bir yemek, eğlence kapsamında işbu faturanın kesildiği, davalı birliğin eğlence gününe ait fotoğrafların ekte sunulduğu, arz ve izah olunan resen nazara alınabilecek sebeplerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının kabulüne ve İzmir 18.İcra Müdürlüğü’nün 2019/2850 Esas no.lu takip dosyasına yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline takibin devamına işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep edilmektedir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafça müvekkili birliğe yemek, içecek ve içki hizmeti verilmiş olduğu iddia edilerek 24.01.2019 tarih 14753 no.lu 20.083,50-TL bedelli fatura düzenlendiği, akabinde söz konusu faturaya dayanılarak İzmir 18.İcra Müdürlüğü’nün 2019/2850 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, müvekkili Birlik ile davacı arasındaki faturadan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığı, zira söz konusu faturanın düzenlendiği tarihte müvekkili birlik çalışanlarının birliğin Ödemiş ofisinde üreticilerle görüşmeler yaptığı, bu durumun Ödemiş ofisinin güvenlik kameraları ile sabit olduğu, davacı tarafça verildiği iddia edilen yemek ve içecek hizmetine ilişkin olarak düzenlenmiş bulunan işbu faturadan müvekkili Birliğin açılan icra takibi sırasında haberdar olduğu, söz konusu faturanın taraflarına usulüne uygun tebliğ edilmediği, faturanın tek başına taraflar arasındaki borç ilişkisinin belgesi olarak sayılamayacağı, izah edilen ve Mahkemece resen gözetilecek sebeplerle öncelikle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının davasının esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan takip ve dava nedeniyle davacı hakkında %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmektedir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesince \"...Davacı tarafça, davalı aleyhine  24.01.2019 tarihli 14753 nolu yemek/içecek/içki bedeli içerikli  20.083,50-TL bedelli  faturaya dayalı olarak  ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının  davacıya borcu  olmadığından  bahisle takibe  itiraz ettiği, cevap dilekçesinde de  taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını, dava ve takibe konu  faturanın davalıya tebliğ edilmediğini savunduğu,  bu durumda taraflar arasındaki borç ilişkisini varlığını davacının ispat etmesi gerektiği, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava ve takip  konusu faturanın davacı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura üzerinde irsaliye numarası bölümünün boş olduğu, iş bu faturaya istinaden herhangi bir sevk irsaliyesinin düzenlenmemiş olduğu, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği konusunda somut bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacı yasal defterlerinde işbu faturaya istinaden davalı  tarafından yapılmış bir ödemeyi gösterir herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, davacı defterlerinden faturaya konu mal/hizmetin davalıya verilip verilmediğinin tespit edilemediğinin  belirtildiği; aynı bilirkişi tarafından  davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen raporda ise, dava ve takip  konusu faturanın davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı yasal defterlerinde davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin varlığını gösterir herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığının, davalının davacıya icra takip tarihi itibariyle herhangi bir borç yada alacak bakiyesinin  bulunmadığının belirtildiği, buna göre  davacıya ait ticari defterlerde takip konusu fatura kayıtlı ise de  faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın davalıya  tebliğ  edildiğine  dair sevk irsaliyesi, teslim belgesi makbuz vs. delillerle ispatlanamadığı, her ne kadar davacı tarafça 20.07.2016 tarihinde sosyal medyada  bir organizasyona ait  bir kısım yemek fotoğraflarının paylaşılmış olduğu belirterek 20.07.2016 tarihli işbu fotoğraflarda görülen yemek ile davacı yanca düzenlenmiş bulunan 24.01.2019 tarihli fatura içeriği hizmetin sunulduğu iddia edilmiş ise de, fotoğrafın çekildiği tarihten yaklaşık 3 yıl sonra düzenlenen faturanın fotoğraftaki  yemekle  ilgili olduğunun tespitine yarayan veri bulunmadığı, davacının  dava dilekçesinde açıkça yemin deliline  dayandığından davalıya yemin teklif etme  hakkının  hatırlatıldığı, davacının  davalıya yemin teklifinde bulunuğu,  davalıyı  yemin teklif edilen zamanda  müştereken temsil eden  temsilcilerinin  yemini eda ettikleri anlaşılmakla tüm dosya kapsamından davacının davasını  kanıtlayamadığı  anlaşılmakla davanın  reddine karar verilmiş, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından İİK 67/2. Maddesindeki kötüniyet tazminatının şartları gerçekleşmediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br>1-Davacının, itirazın iptali davasının REDDİNE,<br>2-Davalının kötü niyet tazminat talebinin, davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından REDDİNE, ...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; davalı borçluların, davacıya ait işletmede yemek organizasyonu verdiklerini, davalının ticari faaliyet kapsamında davacıya ait işletmeye olan borcunu ödemediğini, organizasyona ait fotoğraflar ve ... kayıtlarının dava dilekçesinin ekine eklediklerini, davalı borçlunun borcu ödediğine ilişkin dosyaya herhangi bir belge ibraz etmediğini, taraflar arasındaki hizmet ilişkisine dayalı davada ilk derece tarafından haksız ve hukuka aykırı karar verdiğini verilen bu kararın haksız olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından görüntüleri yokmuş gibi davranıp yemin deliline başvurmasının hatalı olduğunu, faturaların davalı kayıtlarında yer almamasının başlı başına davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığının göstergesi olduğunu, davalı tarafın ilk bilirkişi incelemesinde defterlerini bilirkişiye sunmadığını, davalıya 2 kez yemin eda ettirilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı tarafın yemin konusunu ikrar etmiş sayılması gerektiğini ancak hatalı şekilde davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, usulüne uygun tebliğ edilen yemin davetiyesine rağmen duruşmaya katılmadıklarını, yemin etmemelerinin hiçbir açıklamasının bulunmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama gideri, vekalet ücretinin davalı tarafa  yükletilmesini talep etmiştir. <br>\t<br>GEREKÇE:<br>Dava; faturaya dayalı olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>24.01.2019 tarihli 14753 nolu yemek/içecek/içki bedeli içerikli 20.083,50-TL bedelli  faturaya dayalı olarak  ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının  davacıya borcu  olmadığından  bahisle takibe  itiraz ettiği cevap dilekçesinde de  taraflar arasında akdi ilişki bulunmadığını dava ve takibe konu  faturanın davalıya tebliğ edilmediğini savunmuştur.<br>İlk   Derece Mahkemesince taraf delilleri toplanmış,davacı ve davalı tarafa ait defterler üzerinde  bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme  sonucunda  düzenlenen bilirkişi raporuna göre, dava ve takip  konusu faturanın davacı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura üzerinde irsaliye numarası bölümünün boş olduğu, iş bu faturaya istinaden herhangi bir sevk irsaliyesinin düzenlenmemiş olduğu, faturanın davalıya tebliğ edilip edilmediği konusunda somut bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacı yasal defterlerinde işbu faturaya istinaden davalı  tarafından yapılmış bir ödemeyi gösterir herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığı, davacı defterlerinden faturaya konu mal/hizmetin davalıya verilip verilmediğinin  tespit edilemediğinin  belirtildiği anlaşılmıştır.<br> Davalı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan  raporda , dava ve takip  konusu faturanın davalı yasal defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalı yasal defterlerinde davacı ile davalı arasında ticari ilişkinin varlığını gösterir herhangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığının tespit edildiği, davacıya ait ticari defterlerde takip konusu fatura kayıtlı ise de  faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, faturanın davalıya  tebliğ  edildiğine dair sevk irsaliyesi, teslim belgesi makbuz vs. delillerle ispatlanamadığı anlaşılmıştır.<br>Fatura, İİK nin 68 maddesinde sayılan belgelerden biri değildir. Fatura sözleşmenin ifa aşamasına dair bir belgedir. Faturaya dayalı bir borcun varlığının tespiti için öncelikle tarafların arasında geçerli bir sözleşme olduğunun ispatı gerekir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nde güncel içtihatlarında itiraza uğrayan faturaların borçlu aleyhine delil olarak kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Bu bağlamda fatura bir akit olmayan akdin ifasını gösteren bir belgedir. Bir mal satımı, üretimi, iş görülmesi veya bir menfaat sağlanması gibi bir sözleşmenin şartına bağlı unsurların varlığını ispatını faturayı tanzim eden tarafa yüklemektedir.<br>Davacı tarafça 20.07.2016 tarihinde sosyal medyada  bir organizasyona ait  bir kısım yemek fotoğraflarının paylaşılmış olduğu belirterek 20.07.2016 tarihli işbu fotoğraflarda görülen yemek ile davacı yanca düzenlenmiş bulunan 24.01.2019 tarihli fatura içeriği hizmetin sunulduğu iddia edilmiş ise de, fotoğrafın çekildiği tarihten yaklaşık 3 yıl sonra düzenlenen faturanın fotoğraftaki  yemekle  ilgili olduğunun ispat edilmediğine dair mahkeme tespiti yerindedir.<br>Dava dilekçesinde, davacı tarafın  yemin delilin dayandığından davalıya yemin teklif etme hakkının  hatırlatıldığı, davacının davalıya yemin teklifinde bulunuğu, davalıyı yemin teklif edilen zamanda müştereken temsil eden temsilcilerinin usulüne uygun olarak  yemini eda ettikleri  anlaşılmaktadır.<br>Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerinde takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacının istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine aykırı bir yön de bulunmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/03/2022 Tarih ve 2019/204 E. 2022/270 K.sayılı kararının  kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacının karara yönelik  istinaf başvurusunun  HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından 80,70 TL'nin mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere 19/03/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1cb804f70471637b475ed2e052ce2f27","SID":"0d05fd7f00050093"}}