{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO:2022/511 Esas<br>KARAR NO:2024/147<br><br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ:19/08/2022<br>KARAR TARİHİ:16/02/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 19/08/2022  tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı yumurta  üretim ve satışı  ile  uğraşmakta olup, davalı  şirket  ile uzun  süreden beri  ticaret  yapmakta olduklarını, davacı şirketin ürettiği  yumurtaları davalı şirket satın alarak  bedellerini  ödemekte olduğunu, davalı şirkete  toplamda bu süre boyunca  730.823,00 TL.lık yumurta  satışı  yapılmış, 611.093,00 TL'lik  çek ve banka havalesi ile ödeme yapıldığını, bakiye  119.730,00 TL'lik  bedel ödenmediğini, davalı tarafından  bu bedel ödenmeyince davalı şirket hakkında   ....İcra Dairesinin ... Esas sayılı  dosyası ile 11/10/2021 tarihinde  icra takibi yapıldığını, davalı taraf 08/11/2021 tarihinde  borca itiraz ettiğini, davalı taraf  borca itirazında, fatura içeriği  şirketimiz çalışanlarına  alacaklı tarafından teslim edilmemiştir şeklinde bir  itirazda bulunduğunu, davalı şirket icra takibi yapıldıktan sonra davacı şirkete 26/10/2021 Tarihli  e- fatura  ile ... nolu 110.230,08  TL.lik Temel Fatura düzenlendiğini davalı tarafa icra takibi yapıldıktan sonra  kendisine  en son 19/06/2019 tarihinde düzenlenen ve  defterlerine  işlenen, bu tarihten sonra gerek bankadan havale yolu gerekse çek ile  yapılan ödemelere  rağmen, fatura içeriği mallar  teslim edilmedi  şeklinde fatura düzenlendiğini, bu fatura ekinde ... nolu  irsaliyeyi gönderdiğini, davalının düzenlediği bu fatura ve irsaliye ile birlikte bir mal iadesi de olmadığı için  bu fatura Noterlikçe iade edildiğini,  ile davalı arasında   aylarca aynı  şekilde çalışılmış, davalıya  yumurtalar teslim edilmiş, ödemeleri  de yapılmışken, bakiye borcu ödemediği için yapılan takipten sonra iade  faturası  düzenleyerek  borçtan kurtulmaya çalışmakta olduğunu, davacının bu faturayı  .... Noterliğinin 01/11/2021 t. ... Y. Nolu  ihtarnamesi ile  iade ettiğini, defterlerine işlenen  faturayı 4 ay sonra fatura  düzenleyerek iptal mümkün olmadığı gibi, defterleri işlenen bir fatura ve satışı yapılan ürünler içinde 4 ay sonra mal gelmedi şeklinde itiraz etmek yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle davalının itirazının iptali ile  % 20’den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP : Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.<br>DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası, .... Noterliğinin 01/11/2021 t... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tüm dosya kapsamı.<br>.... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 13/10/2021 tarihinde 119.730,00TL faturadan  kaynaklı asıl alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ (02/11/2021) edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (08/11/2021) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 15/11/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce bilirkişi incelemesi için ara karar kurulduğu, davacı tarafından süresi içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebi ile bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği görülmüştür.<br>Mahkememizce tarafların ilgili  vergi dairelerinden BA / BS formları celbedilmiş olup 2021 yılında davacı ve davalı tarafından bire bir örtüşecek şekilde  davacı tarafından satış olarak  415.963,00TL ve 124.453,00TL bildirim yapıldığı, davalı tarafından karşılığı alış olarak 415.963,00TL ve 124.453,00TL bildirim yapıldığı görülmüştür.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE<br>Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz  görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. <br>İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.<br> İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).<br>Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 02/11/2021 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.<br>Uyuşmazlık,  taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile düzenlenen faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.  <br>Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. <br>Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da  imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. <br>Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin  kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.<br> Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde  borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra  iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi  uyarınca alacağını ispatladığının  kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.<br>Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; incelenen BA/BS kayıtlarına göre taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının 24.05.2021 fatura tarihli ... fatura nolu ve 19.06.2021 fatura tarihli ... fatura nolu faturalardan kaynaklanan toplam 119.730,00TL alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden, düzenlenen faturaların e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, davalıya tebliğ edildiğine dair bir kaydın sunulmadığı, yine süresi içerisinde delil avansı yatırılmadığından bilirkişi incelemesi yapılamadığı, davacı ve davalı tarafından da defter ve kayıtların sunulmaması sebebi ile mahkememizce inceleme yapılamadığı ancak 2019-2022 yıllarına ait BA/BS formları vergi dairelerinden istenilmiş ve incelenmesinde,  2021 yılında davacı ve davalı tarafından bire bir örtüşecek şekilde  davacı tarafından satış olarak  415.963,00TL ve 124.453,00TL bildirim yapıldığı, davalı tarafından karşılığı alış olarak 415.963,00TL ve 124.453,00TL bildirim yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafından dava tarihine kadar 730.823,00TL yumurta satışı yapıldığını, davalı tarafından 611.093,00TL ödeme yapıldığı beyan edildiğinden kalan alacak yönünden takip yapıldığının anlaşıldığı, davacı tarafından sunulan sulh protokolünün incelenmesinde, dava tarihinden sonra 26.08.2022 tarihinde mahkememiz dosyası ve icra dosyası yönünden düzenlendiği, toplam 137.730,00TL tutarında bono verildiği, ödemeler yapılmadığında davaya devam edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüş olup davacı vekili tarafından sulh olunduğunun celselerde beyan edildiği, protokole konu bonoların dosyaya sunulduğu görülmüştür. İncelenen Sulh protokolünün dava ve icra takibine konu alacak yönünden düzenlendiği, davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunduğu, mahkememizce vergi dairesinden alınan BA/BS formları ile yaptığı bildirimlerden davalının davacıya borçlu olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafından ödeme yapıldığına dair herhangi bir kayıt sunulmadığı anlaşılmakla davalının, davacıya toplamda  119.730,00-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın  Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin  takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,<br>2-) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 23.946,00TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,<br>3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım  üzerinden hesaplanan 8.178,75-TL nispi karar harcından peşin yatırılan  1.446,04-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.732,71-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,<br>4-Davacı tarafından yapılan toplam 1.601,24TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa  verilmesine, <br>5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 19.156,80-TL vekalet ücretinin  davalıdan tahsili ile davacı tarafa  verilmesine,<br>6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığı, <br>7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde  yatıran tarafa re'sen iadesine, <br> 8-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, <br>Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 16/02/2024<br><br>Katip ...<br>e-imzalı   <br> <br> <br>Hakim ...<br>e-imzalı  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3dfe01b452b69278100737c790410edf","SID":"0e5f4c045e1b64cd"}}