{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>\t3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA <br>\t\t\t\t\t\t\t            KARAR<br>ESAS NO\t: 2024/82 <br>KARAR NO\t: 2024/328<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI \t: ... -TC Kimlik no- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [16152-51662-...] UETS<br>DAVALI \t: ... HAFRİYAT TAŞIMACILIK İNŞAAT SAĞLIK<br>\t HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ -<br>\t ... Yenikaraman Mah. 4.Kantar Sk. Asya İş Merkezi Sitesi<br>\tAsya Ishanı Blok  No: 2  İç Kapı No: 203 Osmangazi / Bursa <br>VEKİLİ\t: Av. ... - [16977-79872-...] UETS<br>DAVA\t: Menfi Tespit <br>DAVA TARİHİ\t: 14/06/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 13/03/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t:15/03/2024<br><br>Mahkememizden verilen 12/07/2023 tarih ve 2022/638 Esas 2023/694 sayılı kararı Bursa BAM 7. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2023 tarih 2023/1549 Esas 2023/1917 Karar sayılı ilamıyla kaldırılması sonucu Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ...'nın, davalı şirket ile Bursa ili Nilüfer İlçesi Alaadinbey Mah. 2775 Ada 9 Parseldeki Cengizhan Projesi için üç sözleşme imzaladığını, fakat sözleşmede sıkıntılar yaşandığını, 03.03.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile; A Blok 15-16-24-48-52-53 ve B Blok 41 numaralı taşınmazların satışı konusundan anlaşıldığını, bu taşınmazlar için toplam 8.000.000,00 TL’ye anlaşıldığını  ve bu dairelere ait 2.460.000,00 TL’lik kredi kapama miktarının müvekkilince ödendiğini, müvekkilinin geriye kalan 5.540.000,00 TL’lik borcu için teminat senedi alındığını, bu borcun da 30.06.2022 tarihine kadar ödeneceği belirtildiğini, bu süreçten sonra, müvekkiline A Blok 15-16-24-42-48-53 nolu taşınmazların satışı yapıldığını, fakat A Blok 52 nolu dairenin satışının yapılmadığını, bunun yanından B Blok 41 numaralı taşınmazın başkasına satışı için de müvekkilininden muvafakat alındığını, fakat o satış sonrasında müvekkiline herhangi bir tutar ödenmediğini, müvekkilinin toplam 8.000.000,00 TLye anlaşmış olduğu 7 taşınmazın ikisini alamadığını, fakat hem karşı tarafta müvekkilinin teminat senedi bulunmaktadır hem de borcu olduğu sözleşmede belirtilmekte olduğunu, müvekkilinin iki taşınmazın satışını veya tutarını alamadığı için, müvekkilinin borcunun 5.540.000,00.- TL olamayacağının açık olup; bu durumun tespiti yapılması gerektiğini, müvekkilinin anlaşmış olduğu iki dairenin satışını alamadığını, bu nedenle, müvekkilinin borcu olan, 5.540.000,00 TL’den, bu iki dairenin tutarının düşülmesi ve müvekkilinin 5.540.000,00 TL borcu olmadığına ilişkin tespiti gerekmekte olduğunu, müvekkiline verilmeyen iki dairenin, değerlerinin belirlenerek, müvekkilinin  gerçek borcunun ortaya çıkartılması gerekmekte olduğunu, bu hususla ilgili olarak, karşı tarafa gönderdikleri iki ihtarnamenin de iade geldiğini, şirketin güvenirliği konusunda şüpheye de düşüldüğünü, bu nedenle, uzman bilirkişi tarafından, dava konusu taşınmazların değerinin belirlenerek müvekkilinin 5.540.000,00 TL borçlu olmadığına ilişkin karar verilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin birden fazla ofis alması sebebiyle, huzurdaki davada yaptığı işin ticari iş olarak nitelendirilmekte olduğunu, karşı tarafın ise  zaten şirket olup; taşınmaz satımını meslek haline getirmiş bir firma olduğunu, işlemin ticari iş olması, taşınmazların, müvekkilinin ve davalı şirketin adreslerinin Bursa’da olması sebebiyle de görevli ve yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davalı tarafın, dava konusu taşınmazları kendilerine vermediğinin açık olduğunu, davalı tarafta bulunan senet, her ne kadar teminat senedi olup; kambiyo senedi sıfatı taşımasa da, hem sözleşme hem de teminat senedi açısından herhangi bir icra takibi başlatılması halinde, müvekkilin uğrayabileceği zarar ortada olduğunu, müvekkilinin haklı olduğunun ortada olduğunu, tüm bu sebeplerle, açılabilecek olan icra takiplerine ilişkin teminatsız olarak tedbir konulmasını talep ettiklerini, dava konusu sözleşme veya senet ile ilgili başlatılabilecek icra takipleri ile ilgili teminatsız olarak tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile; müvekkilimizin davalı firmaya 5.540.000,00 TL borcu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP; Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde zorunlu unsurlardan olan davacı vekilinin adresinin eksik olduğunu,  müvekkilinin asıl muhatabı  ... Haf. Taş.  İnş. Sağl. Hizm. San. Tic. Ltd. Şti olduğundan Hüseyin Arslan'ın  açmış olduğu huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, Hüseyin Arslan'ın  bir çalışan olduğunu, şirkette temsil ve imza yetkisi olmadığını, sözleşme iptal edilmiş olup müvekkilinin sözleşme gereği yükümlülüğünü maddi olarak yerine getirdiği  ve teminat senedini  iade aldığını, mahkemece dava konusu taşınmazlar için ihtiyati  tedbir kararının kaldırılmasını, davanın esastan reddine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava; taraflar arasında daire satışlarını içeren 03.03.2022 tarihli sözleşmeden  kaynaklı davacının davalıya borçlu bulunup bulunmadığına ilişkin  menfi tespit davasıdır. <br>Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen 12/07/2023 tarih ve 2022/638 Esas 2023/694 Karar sayılı karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması sonucu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2023 tarih ve 2023/1549 Esas 2023/1917 Karar sayılı ilamı ile özetle;  somut olayda, davacının birden fazla ofis satın alması  tacir olarak değerlendirilmesi için yeterli olmadığı,  bu itibarla, mahkemece  davacının tacir olup olmadığı, faaliyetinin ticari olup olmadığı araştırılarak öncelikle mahkemenin görevli olup olmadığı tespit edilmeden davanın esası hakkında  karar verilmesi nedeniyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği görülmüştür.  <br>Mahkememizce, davacı ...'nın tacir sıfatının araştırılması bakımından; tacir kaydı yada şirket ortaklığı olup olmadığı yönünden Ticaret Sicil Müdürlüğüne, esnaf kaydı yönünden Esnaf ve Sanatkarlar Odasına,  ticari defter tutup tutmadığı, tutuyorsa hangi usulde tuttuğu konularında Vergi Dairesine yazı yazılmasına karar verilmiş,  Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğine yazılan müzekkereye ...'nın kaydına rastlanmadığının,  Gelir İdaresi Başkanlığının cevabi yazısında  ...  T.C. Kimlik<br> numaralı  ...'nın  Gayrimenkul  Sermaye  İradı mükellefi olması  nedeniyle  defter  tutma<br> yükümlülüğü bulunmamakla birlikte, bahsi geçen kişinin ... vergi kimlik numaralı Tasf. Hal.<br> Özel  Uzmantıp.  Med.  Sağ.  Kuy. Tic.  Ltd.  Şti.'nin ve .... vergi  kimlik numaralı  Bursa Atak<br> Medikal Sağlık Hizmetleri Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ortağı olduğu, bahsi geçen<br> şirketin kurumlar vergisi mükellefi olması nedeniyle bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü I. Sınıf tüccar  olduğunun bildirildiği, BTSO'dan gelen yazı cevabına göre de ... ünvanlı gerçek kişi ticari işletme kaydına rastlanılmamış olup,  ortağı olduğu Müdürlükçe 05.01.2015 tarihinde 86800 Sicil no ile tescilli... Medikal Sağlık<br> Hizmetleri Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin; kaydının halen devam ettiği, en son<br> tescilli adresinin; Fethiye Mahallesi Ulu Cadde No:4 A/A /1 Nilüfer/Bursa  olduğu, ortağının; ... yetkilisinin 05/01/2015 başlangıç tarihli 05/01/2025 bitiş tarihli münferiden temsile yetkili olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. <br>HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce  re'sen incelenir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava  haline  getirmez. <br>Somut olayda, davanın, taraflar arasında 03.03.2022 tarihinde akdedilen, Bursa İli, Nilüfer ilçesi, Alaaddinbey Mahallesi,  2775 Ada 9 parselde bulunan  Cengizkent Sitesi A Blok 15,16,24,48,52,53 no’lu  ile B Blok 41 no’lu dairenin satışlarını içeren bir sözleşmeden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemli dava olup,  dosyaya celp edilen ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtlarından davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmayıp tacir olmadığı, her ne kadar gelen yazı cevabından davacının şirket ortaklığı bulunsa da, taraf gerçek kişinin şirket ortaklığının tek başına tacir olduğunu göstermeye yeterli olmadığı,  gelen yazı cevaplarına göre davacının  herhangi  bir  ticari  faaliyet  nedeniyle  şahsına  ait  mükellefiyet  kaydı  bulunmadığı,kişisel faaliyeti olarak tacir olduğuna veya ticaret sicile kayıtlı gerçek kişi tacir olduğuna dair dosyada bir belgeye rastlanmadığı, sermaye şirketi olan limited şirketi ortakları ve yöneticilerinin  tek başına bu sıfatlarından dolayı tacir olarak kabul edilemeyecekleri, sonuç olarak davacı tacir olmayıp, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı anlaşıldığından bu hususla ilgili yargılama yapma görevi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;<br><br>1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, <br>Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, <br>Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya  görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli BURSA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, <br>2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması  halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, <br> Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzünde, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Yargı yolu açık olmak üzere Başkan ...'in muhalefetiyle, oy  çokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024<br><br><br>Başkan ...<br>(muhalif) <br>Üye ...<br>  e-imza <br>Üye ...<br>  e-imza <br>Katip ...<br>  e-imza <br><br>Muhalefet Şerhi; TTK'nun 4/1 maddesi uyarınca \" Her iki tarafın ticari işletmesiyle  ilgili hususlardan doğan hukuk davasının ticari dava olduğu ve TTK'nun 5/1 maddesi gereğince de \"Aksine bir hüküm  bulunmadıkça Asliye Ticaret Mahkemesi tüm ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla  görevlidir\" hükmü uyarınca  iş bu davaya bakma görevinin özel nitelikli kanunun amir  hükmü düzenlemesi  gereği  mahkememize ait olduğundan görevsizlik kararı  verilmesi gerektiği yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne  katılmıyorum.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                       Başkan ...<br>                                                                                                  e-imza <br>\t\t\t\t\t\t    <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0801f605889086626dea0d565861c88f","SID":"1bdd06b39f922b01"}}