{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/717 <br>KARAR NO\t: 2024/409<br>KARAR TARİHİ\t: 14/03/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/12/2020<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar<br>ALACAĞI TEMLİK ALAN<br>DAVACI                                 : ... -...: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...\t  <br>DAVALI\t: ... ...<br>VEKİLLERİ\t:Av. ...: ... <br>\t Av. ...:... <br>TEMLİK EDEN\t: ...  -...: ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak<br>\t\t<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   : 14/03/2024<br>YAZIM TARİHİ                    : 14/03/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br><br>İDDİA  VE  SAVUNMANIN  ÖZETİ         :<br>Davacı vekili iş mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalıya ait işyerinde 01/09/1985 tarihinde şirket ortağı olarak çalışmaya başladığını ve 13/03/2017 tarihinde haksız şekilde işten çıkarıldığını, ücretli izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek, davacı müvekkile;  8.000,00.TL kıdem tazminatı, 1.500,00.TL ihbar tazminatı , 500,00.TL yıllık izin ücreti olmak üzere toplam 10.000,00.TL'nin davalı işverenden tüm alacak kalemleri için  bankalarca  mevduata  uygulanan en yüksek faizi ile işçinin haksız ve mesnetsiz olarak iş  birlikte  fesih tarihi olan 13/03/2017 tarihinden itibaren faiz işletilerek, tüm faiz ve ferileri ile birlikte  mahkeme aksi kanatte ise  yasal faiz ile birlikte alınarak müvekkil işçiye ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya  yükletilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.   <br>Davalı  vekili cevap dilekçesi ile; davacının davalı şirkette yüksek oranda pay sahibi ortak olduğunu ve şirketin diğer ortaklarından emir ve talimat almadığını, davacının SGK kayıtlarında kayden sigortalı gösterildiğini, davacının fiilen işçi olarak hiç çalışmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Yargılama devam ederken dava konusu alacağın davacı ... tarafından ...'a temlik edildiği görülmüştür.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                      :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; ...'in şirket ortağı olup taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davalı şirket ile ilgili 04/01/2017 tarihli genel kurul toplantı tutanağında bir fiil şirkette çalışmakta olan şirket ortaklarına aylık 12.500,00.TL ücret ödenmesine karar verildiği, davacının SGK kaydının işçi olarak yapılmasının bu durumu değiştirmeyeceği, kayden yapılan bu işlemin ortaklık vasfını değiştirip, iş ilişkisi haline getirmeyeceğini, şirket ana sözleşmesine göre şirket ortaklarının ..., ... ve ... olduğu, sermayenin 2/10 hissesinin ...'e, 2/10 hissesinin ...'e, 6/10 hissesinin ise ...'e ait olduğunun belirtildiği, dinlenen tanıklar, ...'in şirket ortağı olup başka bir görevinin bulunmadığı, yaz aylarında ... ilçesindeki yazlığında oturduğunu, şirket ortağı ve babası olan ... ile aralarında husumet bulunduğu ve babasına bıçakla saldırdığını, şirkette fiilen işçi sıfatıyla çalışmadığını beyan ettikleri,  İş Sözleşmesinin temel unsurları; bağımlılık, iş görme ve ücret olup taraflar arasında işçi işveren ilişkisi ve dolayısıyla bağımlılık ilişkisi bulunmadığından ve kayden işçi gösterilmenin bu bağlantıyı sağlamak için yeterli olmadığından davanın reddine dair karar verilmiştir. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ      :<br>Davacı vekili istinaf talebi ile;Yerleşik Yargıtay içtihatları ve 1475 Sayılı İş Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu çerçevesinde limited şirket ortağının bir anlaşmazlık halinde işçi statüsünde olduğunu ileri sürmekte ise ortağı olduğu limited şirkette önemli bir payının olup olmadığına bakılması gerektiğini, bu durumda davacının ekonomik hayatında hangi  tür çalışmanın egemen olduğu açıkça ortaya konması gerektiğini, bu nedenle öncelikle, mensup olduğu limited şirketin ticari kayıtları, defterleri, kar ve zarar durumu, vergi beyannameleri, ortaklar pay ve adet durumu incelenmeli ve buna göre gerçek durumun saptanması gerektiğini, şirket ortağının çalışma biçimi ve bunun karşılığı aldığı ücret ile şirket ortağı olarak sağladığı kazanç ve kar durumu, sahip olduğu hisse oranı, şirketteki konumu karşılaştırılmalı ve sonuçta limited şirket ortaklığı ekonomik yaşamında baskın çıktığı takdirde, kişinin işçi statüsünde bulunmayıp, tamamen ticari amaçla kazanç sağlayan ve bağımsız çalışan bir kişi olduğunun kabul edilmesi gerektiği bu sebeple .... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... Es. - ... K. sayılı kararının kaldırılarak itirazları doğrultusunda yeniden hüküm kurulması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER                             :<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE   :<br>Dava, işçilik alacağı istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından, ...'in davalıya ait işyerinde 01/09/1985 tarihinde şirket ortağı olarak çalışmaya başladığını,13/03/2017 tarihinde haksız şekilde işten çıkarıldığını, ücretli izinlerinin kullandırılmadığını iddia ederek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ise ...'in şirkette işçi olarak çalışmadığını, şirket ortağı olduğunu bu sebeple işçilik alacağı talep edemeyeceğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Uyuşmazlık konusu olan husus, alacağı temlik eden ...'in davalı şirkette işçi statüsünde olup olmadığı ve bu sebeple işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Limited şirket ortağının şirket ortağı statüsü yanında ayrıca şirketin işçisi olarak çalışması mümkündür. Şirket ortağının işçi olarak çalıştığının kabulü için özellikle kişisel bağımlılık unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmalıdır. İşverenin otoritesi altında çalışan onun emir ve talimatlarına göre iş görme zorunda olan işçinin iş sözleşmesine bağımlılığı daha ziyade kişiliği ile ilgili olduğu; iş sözleşmesinin özünde bir bağımlılık / otorite ilişkisinin bulunduğu hususu dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır. Bu araştırma yapılırken somut olayın tüm özellikleri ve takip eden durumlar da dikkate alınarak değerlendirilecek olan hukuki ilişkinin genel görünümüde esas alınmalıdır. Bu bağlamda şirket ana sözleşmeside dikkatlice incelenmelidir. Örneğin limited şirkette %50 den fazla paya sahip olan ortak, şirket sözleşmesinde şirket kararlarının oy çokluğu ile alınması öngörülmüş ise, kendi iradesi dışında karar alınmasını engelleyebileceğinden işçi sayılmamalıdır. Şüphesiz, burada ortağın %50 den fazla paya sahip olduğu durumlarda işçi sayılmayacağı sonucu çıkarılmamalıdır. Şirkette iki ortak var ve şirket ana sözleşmesinde % 91 pay çoğunluğu ile karar alınacağı öngörülmüş ve kendisi ile sözleşme akdedilen ortak %10 paya sahip ise, şirkette karar alınmasını engelleyici paya sahip olduğundan işçi sıfatını kazanamayacaktır. Zira bu tür durumlarda başkasının yönetimi altında bir iş organizasyonu içerisinde başkasının emir ve talimatlarına bağlı olarak çalışma söz konusu olmayacaktır. Şu halde, limited şirket müdürü işçi sayılamayacağı gibi limited şirkette sembolik bir paya sahip olmayan ve/veya ana sözleşmeye göre kararların alınmasını  etkileyecek  paya sahip olanlar  işçi sayılmayacaktır.<br>Bütün olarak yapılacak değerlendirmede şirket ortağına kazanç payını aşan miktarda bir ücretlendirme yapılması da ortağın işçi sayılmasına engel teşkil edecektir. Ortak için Sosyal Güvenlik kuruluşlarına primlerin yatırılmış olması o kişinin işçi sayılmasını gerektirmez zira primler iş sözleşmesi kurmamaktadır. Böylece limited şirket müdürleri işçi sayılamayacak ise de müdür olmayan limited şirket ortağı sembolik ve alınacak kararları etkilemeyecek paya sahip ise işçi sayılabilecektir.(Aynı mahiyette Yargıtay 22 H.D 2017/23244 Esas 2019/14668 Karar 01.07.2019 tarih)<br>Somut olayda, şirket ana sözleşmesine göre şirket ortaklarının ..., ... ve ... olduğu, sermayenin 2/10 hissesinin ...'e, 2/10 hissesinin ...'e, 6/10 hissesinin ise ...'e ait olduğu, 3 ortaklı limited şirkette ...'in önemli bir hisse payına sahip olduğu, ...'in diğer şirket ortağı babası olan ...'le aralarında husumet bulunduğu, ...'in devamlı surette şirkette olmadığı, bunun dinlenen tanık beyanlarıyla doğrulandığı,  iş sözleşmesinin temel unsurları; bağımlılık, iş görme ve ücret olup taraflar arasında işçi işveren ilişkisi ve dolayısıyla bağımlılık ilişkisi bulunmadığı, davalı şirketin 04/01/2017 tarihli genel kurul toplantı tutanağında şirket ortaklarına aylık 12.500,00 TL ücret ödenmesine karar verildiği buna göre ...'e ücretlendirme yapıldığı, ...'in SGK kaydının bulunmasının ona işçi statüsünü kazandırmayacağı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuş, bu sebeple davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere         :<br>1)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/12/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,3.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 14/03/2024 tarihinde karar verildi.<br><br><br>\t<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t<br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7712702d78b56b2854df4380426d5e82","SID":"5f091271e0173e08"}}