{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2021/1688 <br>KARAR NO\t\t: 2024/408<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.05.2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/749 E.  2021/345 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 28.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28.02.2024<br>\t<br>\tİzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.05.2021 tarih .2019/749 E. 2021/345 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye  ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, davalılardan ...'ün kooperatif başkanı olarak müşterek imza (yönetim kurulu üyelerinden birinin de imzası ile birlikte müşterek imza) ile kooperatifi borç altına sokabildiği halde davacıyı yanıltmak, oyalamak,  davacıyı  zarara uğratıp şahsi menfaatler temin etmek amacıyla dilekçe  ekinde sundukları 17.02.2015 tarihli taahhütname başlıklı belgeyi  davacıya imzalayıp vererek  taahhütnamede detayı yazılı olan dairenin kat irtifakı tesis edildiğinde ve konut kredisi kullanmaya elverişli olduğunda 46.077.00.TL daha ödenerek dairenin 31/08/2015 tarihine kadar tesliminin yapılacağını taahhüt ettiğini, bu tarihten sonra da  davacıyı oyalayan ...'ün davacının bu vaadedilen dairenin tapusunu talep hakkının ortadan kalkmasına neden olduğunu, bu dairenin tapu bilgilerini tapu dairesinde incelendiğinde 09.07.2018 tarihinde 14741 yevmiye ile kat irtifakı tesisi yapılarak dairenin tapuda ... (... ) isimli birine satışının yapıldığını öğrenmiş bulunduklarını, bu bilgi üzerine bu durumu araştırdıklarında kooperatif ve ... tarafından kendisine vaadedilen dairenin ... isimli kişiye 240.000.00 TL'ye kooperatif ve ... tarafından satıldığını ve tahsil edilen paranın kooperatifin diğer üyeleriyle,  kooperatif  ve ...'ün üyeler ile aralarında olan davalar nedeniyle olan kooperatif borçlarına yönlendirildiğini öğrendiğini, İzmir 14. İcra Müdürlüğü'nün 2019 / 6830 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıkları halde, haksız olarak ve kötüniyet ile davalılar borca tümüyle itiraz ettiklerini ileri sürerek İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2019 / 6830  sayılı icra dosyasına yapılan  itirazın iptaline  karar verilmesini, takibin 106.300.00 TL asıl alacak ve asıl alacağı oluşturan kısmi ödemelerin davalı kooperatife  yapıldığı tarihlerden itibaren başlayacak ve işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsil  tahsiline   karar verilmesini,   takipten itibaren de asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına devam olunmasına karar verilmesini, kötüniyetli olarak  icra takibine itiraz ederek takibi sürüncemede bırakmaları nedeniyle asıl alacağın % 20 'si  oranında kötüniyet tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalılar vekili, davalılardan ... yönünden öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, zira ...'in davalı ...'ten hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, davalı tarafından verildiği ileri sürülen belge içeriğine bakıldığında bu belgenin kooperatif adına verildiğinin açık olduğunu, yine dava dilekçesinde davalının taahhüt imzaladıktan sonra davacıyı oyaladığı ve dava açmasını engellediği şekilde beyanlarının da tamamen soyut olduğunu, taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın davalılardan ... yönünden hem usul hem de esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı Kooperatif yönünden ise; dava ve dava konusu icra takibinin davalı kooperatif yönünden dayanaksız olduğunu, davacının gerek icra takibinde ve gerekse davada talep ettiği para için şimdiye kadar ödenen üyelik ücreti dediğini, yani talebin dayanağının ödenen üyelik ücretleri olduğunun belli olduğunu, ancak davacı halen kooperatifin üyesi olduğunu, yani kooperatiften çıkmamış ya da çıkarılmadığını, dolayısı ile kooperatif üyesinin hakkında bir çıkarılma kararı ya da irade çıkma beyanı/kararı olmadığı sürece ödediği kooperatif üyelik bedellerini kooperatiften talep edebilmesi mümkün olmadığını, öte yandan delillerde belirttikleri 08/05/2017 tarihli Kooperatif Olağan Üstü Genel Kurul Toplantısının 3 nolu bendinde ... ada ... parseldeki inşaatın halen bulunduğu kaba inşaat haliyle satılmasına ve bu konuda genel kurula yetki verilmesine karar verildiğini, anılı genel kurul kararı iptal edilmediğini,  yine davacı yanın anılı genel kurulda sahte vekaletle işlem yapıldığı iddiasının  da gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddine ve takibin iptaline  karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı kooperatiften mahkemece benimsenen bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere alacaklı bulunduğu, davacının bu alacağın tahsili için giriştiği ilamsız icra takibine davalı kooperatif tarafından haksız bir şekilde itiraz edildiği,  diğer davalı ...'ün ise bir dönem davalı kooperaitif yetkilisi olduğu, davacı ile düzenlenen taahhütname ve diğer borç doğurucu işlemleri kooperatif başkanı sıfatıyla imzaladığı, dolayısıyla kendi şahsı adına herhangi bir işlem tesis etmediği ve davalı kooperatif adına hareket ettiği, bu itibarla davacının davalı ...'den herhangi bir alacağının bulunmadığından davalı ... yönünden reddine, davanın davalı Kooperatif yönünden kabulü ile davalının İzmir 14. İcra müdürlüğü'nün 2019/6830 esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin 106.300 TL asıl alacak, 40.394 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 146.694 TL alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek % 9 faizi ile takip talebindeki diğer kayıt ve şartlarla ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına, alacak likit bulunduğundan asıl alacak tutarı olan 106.300 TL'nin %20'si oranında 21.260 TL icra inkar tazminatının itirazında haksız çıkan davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, ...'ün davacının  zararlarından davalı  kooperatif ile birlikte tamamıyla sorumlu olduğunu, davalılardan ..., kooperatif başkanı olarak müşterek imza ile kooperatifi borç altına sokabildiği halde,  davacıyı yanıltmak, oyalamak, zarara uğratıp şahsi menfaatler temin etmek amacıyla, dilekçe ekinde sundukları  17.02.2015 tarihli taahhütname başlıklı belgeyi davacıya imzalayıp verdiğini, davacının ...'e karşı talep ettiği tazminat alacağında, kendisine taahhütname ile vaadedilen dairenin kiraya verilmiş olsaydı,  ayda takriben 1.000.00.TL kira geliri getirebileceğini, davacının  ...'ün kendisine verdiği taahhütnameye güvenerek bunca zaman kooperatife dava açmaktan,  ...'ün oyalaması ve  kasıtlı hareketleri  nedeniyle alıkonulduğunu ve kandırıldığını, kendisine vaadedilen dairenin 3. bir kişiye satıldığı tarih olan  09.07.2018 tarihinden önce kooperatife dava açmış olsaydı tapunun kendisine devrinin sözkonusu olabileceğini,  davacının dava konusu bu olaylar zinciri nedeniyle olan maddi ve manevi kaybı ve zararının aslında dairenin güncel değeri olan 240.000.00.TL olmakla birlikte, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, kooperatife  ödenen paralar ve faizlerinin toplam  tutarı için dava açtıklarını, davalı   ...'ün de  davalı kooperatif ile birlikte  müştereken  ve müteselsilen,  davacının zararlarından dolayı sorumlu olduğunu, icra dosyasında ana paraya işletilen faizin de talep edildiğini, her bir ödemenin ödeme tarihleri itibariyle faiz işletilmesi gerektiği halde taahhütname tarihinden itibaren faiz işletilmesinin hatalı olduğunu, kararın sadece bu nedenlere dayalı olarak istinaf ettiklerini ileri sürmekle kararın bu yönlerden kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, davacının davalı kooperatife ve kooperatif başkanına yönelik olahrak alacak iddiasına dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın davalı ... yönünden reddine, davalı kooperatif yönünden ise kabulü ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatı tahsiline yönelik karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavaya konu 17.02.2015 tarihli \"Tahhütname\" başlıklı belge ile ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı parsel üzerinde inşa edilen yapının 1. Kat 4. Nolu dairesinin ...'e ait olduğu, ...'in daha önce ödemiş bulunduğu 76.300,00 TL'ye ilaveten 17.02.2015 tarihinde 30.000,00 TL daha ödemede bulunduğu, 17.02.2015 tarihi itibariyle 46.077,00 TL borcu bulunmakta olup dairenin kat irtifakı tesis edilip inşaat seviyesi konut kredisi kullanmaya uygun olduğunda kullanacağı konut kredisi ile kalan borcunu tamamen kapatacağı ve dairenin en geç 31.08.2015 tarihine kadar teslim edileceği , ...'in kat irtifakı kuruluncaya ve konut kredisi alıncaya kadar başka ödeme yapmayacağının ve kendisinden ödeme yapmasının istenmeyeceğini taahhüt ettiklerine ilişkin ... adına başkan ... ve kooperatif kaşesi altında tek imzalı olarak belgenin tanzim edildiği, iş bu dairenin 09/07/2018 tarihinde 14741 yevmiye nolu kat irtifakı tesisi yapılarak tapuda ...'e satışının gerçekleştirildiği görülmüştür. <br>\t İzmir 14. İcra Müdürlüğünün 2019/6830 esas sayılı icra takibi dosyasında davacı tarafından davalılar aleyhine 106.300,00 TL asıl alacak ve 66.993,07 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 173.293,07 TL üzerinden ilamsız yolla takibe girişildiği, ödeme emirlerinin borçlulara tebliğini mütakip borçluların takibe, borca ve ferilerine itirazları nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır <br>\t Taraf delillerinin toplanılmasından sonra yerel mahkemece dosyanın kooperatif uzmanı ve yeminli mali müşavirden oluşan  bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor alındığı, iş bu raporda verilen taahhütnameye nazaran davacının davalı kooperatife 106.300,00 TL'yi ödediği,  ancak 17/02/2015 tarihinde ödemesi gereken 46.077,00 TL'yi ödemediği dikkate alındığında davacının ödemiş olduğu 106.300,00 TL'lik alacağı için 17/02/2015 tarihinden 08/05/2019 tarihine kadar %9 üzerinden 40.394,00 TL işlemiş faiz talep edebileceği yönündeki bilirkişi heyet raporunun hükme esas almaya elverişli ve yeterli mahiyette olduğu  değerlendirilmiştir. <br>\tEldeki dava, itirazın iptali davası olup bu dava takip talebi ile sıkı sıkıya bağlı bir davadır. Davacı tarafından106.300,00-TL asıl alacak 66.993,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 173.293,07-TL üzerinden icra takibi yapılmış, davalılar tarafından borca itiraz dilekçesi ile asıl alacak ile ferilerine itiraz edilmesi üzerine bu kez davacı tarafından dava değerinin 106.300,00-TL olarak harçlandırılmak  suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır. Bu durumda  davacı tarafın talep ettiği alacağın karşı tarafa ödenen bedel ile iş bu bedelin faizinden ibaret olduğu  izahtan varestedir. Her ne kadar davacı yanca takip talebine konu faiz alacakları yönünden ödeme tarihlerinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği istinaf nedeni olarak ileri sürülmüş ise de, davacının  davasını açarken dava değerinin 106.300,00 TL üzerinden harçlandırdığı, işlemiş faiz alacağı yönünden harçlandırmadığı dikkate alındığında davacı vekilinin faize yönelik istemi yerinde görülmemiştir. <br>\tÖte yandan 17.02.2015 tarihinde taahhütname adı altındaki belgeyi davalı ...'ün kooperatif başkanı sıfatıyla kooperatif adına imzalamış olduğu, davacının davalı ...'ün kendisini yanılttığı ve oyaladığına ilişkin iddiasını ispatlayamadığı görülmekle davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmesi yerindedir. <br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, davacı vekilinin  istinaf itirazları yerinde değildir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,3‬0 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28.02.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e185f8b54a14667","SID":"0d7ee21e900f5a64"}}