{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2620 - 2024/140<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/2620 <br>KARAR NO\t: 2024/140<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/692 Esas 2021/658 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 28/02/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı asıl  ve birleştirilen dava dosyasında davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Asıl dava dosyasında davacı vekili, 03.04.2019 tarihinde, davalı ...'in işleteni ve sürücüsü, davalı ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazada davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu, olaya ilişkin ceza yargılamasının devam ettiğini belirterek maddi tazminat kapsamında davacının bedensel zararı, tedavi gideri, özel bakım evinde kalması nedeniyle yapılan masraflar ile manevi tazminatın HMK'nın 107. maddesi gereğince belirlenecek tutarın davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19.03.2020 tarihli dilekçesi ile manevi tazminata ilişkin ileride davalılara ayrı dava açacaklarını beyan etmiş, 08.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile geçici iş göremezlik talebini 11.063,92 TL, sürekli iş göremezlik talebini 20.301,37 TL, tedavi gideri talebini 6.643,53 TL, bakım evi giderini 16.754,00 TL olarak artırmış, 16.07.2021 tarihli açıklama dilekçesi ile, dava dilekçesinde talep ettikleri 20.000,00 TL maddi tazminatın 5.000,00 TL'sinin geçici iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL'sinin sürekli iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL'sinin tedavi giderleri, 5.000,00 TL'sinin bakıcı gideri için olduğunu açıklamıştır.<br>Asıl dava dosyasında davalı ... Sigorta AŞ vekili, davanın başvuru şartı noksanlığı nedeniyle reddine karar verilmesini, davalının poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, ceza dosyasının ve SGK dosyasının getirtilmesini talep ettiklerini, kusur ve maluliyet raporu alınmasını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>Asıl dava dosyasında davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>Birleştirilen dava dosyasında davacı vekili, 03.04.2019 tarihinde, davalı ...'in işleteni ve sürücüsü, davalı ... Sigorta AŞ'nin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazada davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu belirterek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ yönünden başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Birleştirilen dava dosyasında davalı ... Sigorta AŞ vekili, dava öncesi zorunlu başvuru şartı yerine getirilmediğini, dava öncesi zorunlu olan başvuru şartı kasko sigortası içinde geçerli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.<br>Birleştirilen dava dosyasında davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece toplanan delillere göre, davanın, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3, ve 55 maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan maddi tazminat davası, birleşen davanın ise manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, 03.04.2019 günü saat 10.25 sıralarında, ... mahallesinde, davalı ... Sigorta AŞ’ye ZMSS sigortası ile sigortalı ve dava dışı sürücü ...’in yönetimindeki ... plakalı otomobil cinsi araç ile 2074 sokağa ters yönden girerek, 2073 sokağa sol tarafa dönüş manevrası yaptığında, 2073 sokak kavşak başından yolu karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ... ile kavşak başında park halinde bulunan ... plakalı araçlara çarpması sonucu meydana gelen yaralanmalı ve maddi hasarlı bir trafik kazası olduğu, kaza tespit tutanağında, ...’in 2918 sayılı KTK’nın 47/c ve 67/a maddelerini ihlalle olayda kusurlu olduğunu, yaya ...'ın kusurunun bulunmadığının belirtildiği, makine mühendisi bilirkişinin de aynı kanaat ile sigortalı araç sürücüsüne %100 oranında kusur isnat ettiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 23.06.2020 tarihli raporda; 1960 doğumlu ...’in 03.04.2019 tarihli yaralanması neticesinde, “Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre kişinin engel oranının % 5 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğunun tespit edildiği, aktüer raporda, ...’in ev hanımı olduğundan asgari ücret esas alınarak hesaplama yapıldığı, bakıcı gideri bakımından ise, davacının özel bir bakım evinde kaldığını bu masrafların ödenmesini istemiş ise de, mahkemece Yargıtay emsal kararları nazara alınarak bürüt asgari ücret üzerinden hesaplanan bakıcı (bakım) giderine hükmedildiği, Borçlar Kanunun 42/2. maddesi ile Yargıtay’ın uygulamaları doğrultusunda davalılardan istenilebilecek tedavi ve tüm iyileşme giderleri doktor bilirkişi aracılığıyla hesaplanarak rapor ve ek rapor alındığı, davacı asıl dava dilekçesinde manevi tazminat talebinden bahsetmiş ise de, bu talebi için harç yatırmadığından usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından birleşen davayı açtığı, davalı ... Sigorta AŞ’nin aynı zamanda kasko poliçesini düzenlediği, kasko poliçesinde İMMS klozu ve manevi tazminat klozu olup, limitinin 100.000 TL olduğu, somut olayda davacının hiç kusuru olmaksızın olayda ağır yaralandığı, kalçasında vida uygulaması yapıldığı, uzun süre bakıcı gerektirecek şekilde yaralandığı, tarafların mali ve sosyal durumu, poliçe limiti, kusur durumu, paranın alım gücü nazara alınarak manevi tazminata hükmedildiği, davalılardan ... Sigorta AŞ’ne ise poliçe teminatlarının ödenmesi konusunda, davacı tarafından 02.08.2019 tarihinde başvuruda bulunulduğu, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 işgünü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, 20.08.2019 tarihi itibariyle yasal faize hükmedildiği, diğer davalı bakımından haksız fiil tarihinin temerrüt tarihi kabul edildiği belirtilerek açılan asıl davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi bakımından, 11.063,92 TL geçici iş göremezlik, 20.301,37 TL sürekli iş göremezlik, 6.643,53 TL tedavi gideri ve 2.558,40 TL bakıcı giderinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 20.08.2019 tarihinden, davalı ...'den kaza tarihi olan 13.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/607 esas sayılı dosyasında manevi tazminat talebi bakımından, davasının kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza tarihi olan 13.04.2019 tarihinden, sigorta şirketi bakımından ise birleşen dosyanın dava tarihi olan 25.11.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar karşı asıl  ve birleştirilen dava dosyasında davacı vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Asıl ve birleştirilen dava dosyasında davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece maddi tazminat davası ve birleşen manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verildiğini, ilamın kısmen reddine ilişkin hususlarının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, bakıcı gideri yönünden faturalandırılmış 16.754,00 TL taleplerinin olmasına rağmen mahkemece Yargıtay emsal kararları nazara alınarak brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan 2.558,40 TL bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının 23.06.2020 tarihli ATK raporunda 1 ay süresince başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu 6 ay iş göremezlik halinde kaldığı belirtilmiş ise de, 08.03.2021 tarihli ek raporda bakım ihtiyacının azami 6 hafta (bir buçuk ay) olduğunun açıkça belirtildiğini, Borçlar Kanunu 46. maddesi 1.fıkrasında, zarar görene, kapsamını belirtmeksizin “bütün masraflarını” isteme hakkı tanındığını, Yargıtay’ın yerleşik kararlarına göre, masraflar kavramının kapsamına, zarar görenin beden bütünlüğünü eski haline getirmeye, yani iyileşmeyi sağlamaya veya hastalık ya da sakatlığın artmasını önlemeye yönelik harcamak durumunda olduğu ve ilerde harcaması olası bütün masrafların dahil olduğunu, mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının çok düşük olduğunu, tarafların sosyal ekonomik durumları, davacının yaralanması, kazanın meydana gelmesinde kusursuz oluşu gözetilerek, davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.<br>Asıl ve birleştirilen dava dosyasında davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, maddi tazminat yönünden eksik evrakla başvuru, manevi tazminat yönünden ise dava öncesi zorunlu başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, Karayolları Trafik Kanunu'nun 100. maddesine göre \"bu kanunun doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97. maddesi ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır.\" hükmü karşısında trafik sigortasında dava öncesi zorunlu olan başvuru şartının kasko sigortası için de geçerli olduğunu, davacının manevi tazminat yönünden davalı şirkete başvurusunun bulunmadığını, davacı için fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre fahiş olduğunu, davacı kaza tarihinde emekli olup pasif dönemde olduğundan davacının geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını, hem faturalı hem de faturasız tedavi giderlerine ilişkin masrafların davalı şirketin değil SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; bakıcı giderinin net asgari ücretten hesaplanması gerektiğini, ZMSS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin davalı sigorta şirketi teminatı kapsamında olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte; hükümdeki faiz başlangıç tarihinin de hukuka aykırı olduğunu, hükümde maddi tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin 20.08.2019 olarak belirlendiğini, halbuki usulüne uygun bir başvuru olmadığından maddi tazminat yönünden temerrüt tarihinin en iyi ihtimalle dava tarihi olabileceğini, davalı şirketin dava öncesinde temerrüde düşürülmediğini, ileri sürmüştür.<br>Asıl dava dosyasında ve birleştirilen dava dosyasında davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın tam kusurlu olduğunu, davacı için fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, davacı kaza tarihinde emekli olup pasif dönemde olduğundan davacının geçici iş göremezlik zararının oluşmadığın ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Asıl dava dosyasında ve birleştirilen dava dosyasında davacı vekilinin, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ...’in HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Asıl dava dosyasında davacı vekili, davalı ...'in işleteni ve sürücüsü davalı ... Sigorta AŞ'nin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Birleştirilen dava dosyasında davacı vekili, davalı ...'in işleteni ve sürücüsü davalı ... Sigorta AŞ'nin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek manevi tazminat  talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... kazanın meydana gelmesinde davacı yayanın tam kusurlu olduğunu ileri sürmüştür.<br>Kazadan sonra düzenlenen 03.04.2019 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile 2074 nolu tek yönlü sokağı tersten kullanıp sola 2073. sokağına dönüş yapmak isterken direksiyon hakimiyetini kaybedip yolda yürüyen ...'e ve park halinde olan ... plakalı araçlara çarptığı kazada 2918 sayılı kanunun  47/1-c ve 67/1-A  maddelerindeki kuralları ihlal ettiği, yaya ... ve diğer araçların kural ihlalinin olmadığı belirtilmiştir.<br>Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/526 esas sayılı dosyasında alınan 20.03.2020 tarihli rapor ve 07.12.2020 tarihli ATK raporunda yaya ...’in kusursuz, sürücü ...’in asli kusurlu olduğu belirlenmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alınarak sanık ...’in taksirle bir kişinin yaralanmasına sebep olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, kararın Ankara BAM 12. Ceza Dairesinin incelemesinden geçerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan red kararı ile 13.09.2022 tarihinde kesinleşmiştir. <br>Mahkemece alınan 10.10.2020 tarihli kusuru raporunda da, sürücü ... yönetimindeki otomobil cinsi araç ile tek yönlü trafiğe açık 2074 sokağa ters yönden girmemesi, ayrıca sol tarafa dönüş manevrası sırasında 2073 sokak ile 2074 sokak kavşak başından yolu karşıdan karşıya geçen yaya ...’ı dikkate alarak sol tarafa dönüşüne başlamadan durması, ilk geçiş hakkını yaya ...’e vermesi gerekirken, bu hususlara riayet etmeyerek önce ...’e ve taşıt yolu kenarında park halinde olan ... plakalı araçlara çarptığı olayda tam kusurlu, yaya ... kavşak başından kurallara uygun olarak yolu karşıdan karşıya geçmekte iken, yaya beklentisi dışı ters gelen ve 2073 sokağa dönüş yapan ... plakalı araç tarafından çarpıldığı olayda kusursuz olduğu belirlenmiştir. Kaza tespit tutanağı, kaza yeri krokisi, kesinleşen ceza dosyası, olayın oluş şekli ile uyumlu kusur raporunun mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>2-Davalı ... Sigorta AŞ vekili davacının maddi tazminat davasında eksik evrak ile başvuru yaptığını, manevi tazminat davasında davadan önce zorunlu başvuru şartının yerine getirilmediğini ileri sürmüş olmakla; dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK’nın 97. maddesinde; “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş, bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre, davacının maddi tazminat davası yönünden dava açmadan önce davalı sigorta şirketine yaptığı başvurunun 02.08.2019 tarihinde, manevi tazminat davası yönünden 19.10.2020 tarihinde tebliğ edildiği, dava şartının yerine getirildiği anlaşıldığından, KTK’nın 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.<br>3-Davalı ... Sigorta AŞ vekili geçici iş göremezlik tazminatından, bakıcı giderinden ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş olmakla; Geçici iş göremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zararı, bakıcı gideri ise iyileşme döneminde veya sürekli olarak başkasının bakımına ihtiyaç duyması olup 2918 sayılı KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen sağlık hizmet bedeli sayılamayacağı gibi iyileşme süresince meydana gelen ve TBK’nın 54. Maddesinde de sayılan bu zarardan zarar sorumluları KTK’nın 85. Maddesi ve 91. Maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK’nın 98. Maddesinde belirtilen SGK’nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tüm tedavi giderleri zararı bulunmadığından ve yasa ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi, kanun maddesine aykırı genel şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin bu yöne ilişkin istinaf nedenleri de yerinde görülmemiştir. <br>4-Davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... davacının kaza tarihinde emekli olup pasif dönemde olduğundan davacının geçici iş göremezlik zararının oluşmadığını ileri sürmüş ise de; davacının ev hanımı olduğu, ev hanımlığının yaşam boyu süreceğinden mahkemece hükme esas alınan 10.10.2020 tarihli aktüer bilirkişi raporunda aktif-pasif dönem ayrımı yapılmaksızın agisiz asgari ücret üzerinden hesaplanan  geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatından davalıların sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>5-Davalı ... Sigorta AŞ vekili maddi tazminat yönünden faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; dosya kapsamından davacının davadan önce sigortaya başvuru yaptığı, başvurunun davalı sigorta şirketine 02.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmekle temerrüt tarihi olan 20.08.2019 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>6-Davacı vekili bakıcı gideri yönünden faturalandırılmış 16.754,00 TL taleplerinin olmasına rağmen mahkemece Yargıtay emsal kararları nazara alınarak brüt asgari ücret üzerinden hesaplanan 2.558,40 TL, bakıcı giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının özel bakım evinde kalması nedeniyle yapılan masrafları talep etmiş, ıslah dilekçesi ile bakım evi giderini 16.754,00 TL olarak artırmış, 16.07.2021 tarihli dilekçesi ile talebinin bakıcı gideri olarak açıklaması karşısında mahkemece hükme esas alınan 09.09.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda brüt asgari ücret üzerinden bir aylık süre için hesaplanan 2.558,40 TL bakıcı giderinden davalıların sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>7-Davacı vekili hükmedilen manevi tazminat miktarının az, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... fazla olduğunu ileri sürmüş olmakla,<br>6098 sayılı TBK. md. 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. <br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>Somut olayda, 03.04.2019 tarihinde meydana gelen kazada, davalı araç sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olması, davacının kusurunun bulunmaması,  davacının kaza sonucu kalçasında sol illiak kemikte kırık, sakrum sol kanatta pubik kemikte yaygın fraktür meydana geldiği, kırıklar nedeniyle ameliyat olduğu  pelvik kemiklerde her iki iliak kanatta sagda sakroiliak eklemde pubis düzeyinde vida ve plak uygulandığı, anlaşılmakla, yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı ve iyileşme süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, davacı yönünden belirlenen tazminat miktarının hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir miktar daha yüksek olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle dosyadaki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ...’in istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1.maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili için HMK’nın 353/1.b.2. maddesi gereğince istinaf sebebi yapılmayan ve kesinleşen yönler korunarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> I-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin ve davalı ...’in istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1.b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>II-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK’nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>Buna göre;<br>1)Açılan asıl davanın KISMEN KABULÜNE,Maddi tazminat talebi bakımından, <br>-11.063,92 TL geçici iş göremezlik, <br>-20.301,37 TL sürekli iş göremezlik, <br>-6.643,53 TL tedavi gideri, <br>-2.558,40 TL bakıcı giderinin davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 20.08.2019 tarihinden, davalı ...'den kaza tarihi olan 13.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2)Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mah. 2020/607 Esas sayılı dosyasında;<br>Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, <br>-40.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den 13.04.2019 kaza tarihinden, sigorta şirketinden birleşen dosyanın dava tarihi olan 25.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, <br>I-ASIL DAVADA HARÇLAR, VEKALET ÜCRETLERİ ve YARGILAMA GİDERLERİ<br>a) Dava açılışında alınan 68,31 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 118,74 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 187,05 TL harcın alınması gereken 2.771,15 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 2.584,10 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>b) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 342,17 TL'sinin davacıdan; 977,83 tl'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>c) (1) Dava açılışında alınan 68,31 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 118,74 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 187,05 TL harcın yargılama gideri olarak kabulü ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>(2) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 44,40 TL başvurma harcı, 1.700,00 TL bilirkişi ücreti, 332,80 TL posta gideri, olmak üzere toplam 2.077,20 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınmak suretiyle 1.538,75 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>d) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 6.073,74 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>e) Davalı Sigorta Şirketinin yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından reddedilen kısım için yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,<br>II-BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/607 ESAS SAYILI DOSYASINDA HARÇLAR, VEKALET ÜCRETLERİ ve YARGILAMA GİDERLERİ<br>a)Dava açılışında alınan 341,55 TL peşin harcın alınması gereken 2.732,40 TL harçtan düşülmesi ile bakiye 2.390,85 TL harcın müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>b) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, 792,00 TL'nin davacıdan; 528,00 TL'nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,<br>c) (1) Dava açılışında alınan 341,55 TL peşin harcın yargılama gideri olarak kabulü ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>(2) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 54,40 TL başvurma harcı, olmak üzere toplam 54,40 TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınmak suretiyle 21.76 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>d)Davacı yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>e)Davalı sigorta şirketi yargılamada vekil ile temsil edildiğinden manevi tazminatın reddine karar verilen miktarı üzerinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı sigorta şirketine ödenmesine,<br>3)Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak iadesine,<br>III-İSTİNAF HARÇ VE MASRAFLARI YÖNÜNDEN;<br>1-Harçlar Kanunu gereğince asıl ve birleştirilen dosya yönünden davalılardan alınması gereken  4.137,35 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.034,90 TL +1.034,55 TL'nın mahsubu ile  kalan  mahsubu ile kalan 2.067,89  TL harcın davalılardan tahsili ile  hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan 162,10+162,10 TL olmak üzere toplam 324,20 TL istinaf kanun yolu harcı ile 97,00 TL yargılama gideri toplamı olan 518,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>4-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 02.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d89eb57abf6af1b9","SID":"110b5008c30f8597"}}