{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/1158 <br>KARAR NO\t\t: 2024/397<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21.10.2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/36 E.  2020/33 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ve Tasarım Hakkına Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi   <br>KARAR TARİHİ\t: 23.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.02.2024<br><br>\tİzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 21.10.2020 tarih 2019/36 E. 2020/33 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  davacının ürünlerini Türkiye’de satmaya yetkili tek firmanın ...Tic.- ... ticaret unvanlı şahıs firması olduğunu, davalının marka ve tasarımları ihlal eden bu ürünleri kötü kalite ile üretip eksik şekilde satışa sunduğunu, tecavüzün sona erdirilmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, İzmir FSHM’nin 2018/57 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile söz konusu tasarımlara ait aynı veya benzer yönlerin ele alındığını, ürünlerin yer aldığı ....com.tr sitesinin davalıya ait olduğunu, davalının marka ve tasarımları bilmesine rağmen taklit ürün sattığını, kötü niyetli olduğunu, tecavüzlü ürünlerin satışı ile müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, itibarının zedelendiğini ileri sürerek tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretimini yapan cihazlara el konulmasını, imhasını, ilan yapılmasını, fazlası saklı 1.000 TL maddi, 5.000 TL itibar ve 15.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyen ticari faizi ile davacıya ödenmesini, ayrıca dava sonuçlana kadar tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.<br>Mahkemece davacının tazminata ilişkin taleplerinin iş bu dosyadan tefrik edilerek farklı bir esasa kaydedildiği ve bu talepler yönünden arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, ihtarname sonrası müvekkilinin davacı ile görüşmeler yaparak iyi niyetli davrandığını, 2018/57 D.İş sayılı dosyada bulunan tespit raporunda herhangi bir benzerlik bulunmadığının tespit edildiğini, davacı tasarımlarının yenilik içermediğini, söz konusu tasarımların 2017/01079 tescil numarası ile tescillendiğini, bu tasarımlara bir itiraz ileri sürülmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı adına kayıtlı 2014/108455 nolu \"...\" markası ile davalının ürünlerinde kullandığı ... ibaresinin birbirine benzer olduğu, okunuşlarında ortaya çıkan sesin benzer olduğu, davacı markasının latince bir kelime olduğu ve Türkçe kaşılığının davalı kullanımı olan \"...\" olduğu, eş anlamlı olduğu, dava konusu markaların hitap ettiği ortalama tüketici bazında markalar arasında iltibas ihtimalinin mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının tescilli tasarıma tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılması davasının reddine,  davalının “...” ibareli marka kullanımının, davacının “...” ibareli markasına tecavüz ettiğinin tespitine, muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüzün kaldırılmasına, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz makine, gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, masraflar davalıya ait olmak üzere el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi üzerlerindeki markaların silinmesi veya Sınai Mülkiyet Haklarına tecavüzün önlenmesi kaçınılmaz ise imhasına karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, davalı tarafın eylemleri ile müvekkilinin oyunlarının Türkiye piyasasındaki ününe, güvenilirliğine, pazar payına ve markasına zarar verdiğini, haksız kazanç elde ettiğini, davalının müvekkiline '...', '...', '...' ve '...' adlı oyunlarının gerek kendi internet sitesi gerekse '....' gibi geniş tüketici kitlelerine ulaşan internet siteleri üzerinden satışını yaptığını, bu eylemlerin esasen davalı tarafça da Bakırköy 40. Noterliği'nin 30568 yevmiye numaralı ve 17.11.2016 tarihli cevabi ihtarnamesi ile kabul edildiğini, Bakırköy 40. Noterliği'nin 30568 yevmiye numaralı ve 17.11.2016 tarihli cevabi ihtarnamesi ile müvekkiline ait tasarım ve marka haklarını veya benzerlerini ihtiva eden ürünlerin üretim ve satışına son verileceği, mevcut ürünlerin imha edileceği, herhangi bir katalog, internet sitesi, fuar vs. tanıtım ve reklam alanında kullanılmayacağının taahhüt edildiğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/57 D. İş. sayılı dosyasındaki  tespit  raporunda davalının '... Sk. .... No:... ... ...' adresine gidilmiş; '...', '...', '...' ve '...' adlı oyunlarının davalı tarafından herhangi bir hakka dayanmaksızın, haksız ve hukuka aykırı şekilde kullanıldığı ve müvekkilinin tasarım haklarına tecavüz edildiğinin ortaya konduğunu, karara dayanak gösterilen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içerdiğini, itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin tasarımları ile davalı ürünlerine ilişkin karşılaştırmada ortak özelliklerin üzerinde durulmadığı ve genel izlenim itibarıyla değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi raporunda  davalı eylemlerinin TTK kapsamında haksız rekabet oluşturması ve müvekkilin fikri haklarına da tecavüz etmesi bakımlarından herhangi bir incelemenin yapılmadığını, istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tDavalı vekili, gerek Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu gerekse de 2018/57 D.İş sayılı dosyaya sunulmuş olan 25.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili tarafından tasarım, tescil, üretim ve satışı yapılan oyunlar ile davacı ürünleri arasında benzerlik ve tecavüzün söz konusu olmadığı sonucuna varıldığını, müvekkilinin \"...\" oyununun tescili talebi ile Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurduğunu, davacı tarafça yapılan itiraz sonucunda müvekkilin başvurusunun reddine karar verildiğini, bu karardan sonra müvekkili tarafından \"...\" markası ile oyun üretim ve satışına son verildiğini, yani 27.12.2017 tarihinden sonra \"...\" markasını taşıyan hiç bir oyun üretilip satılmadığını, yapılan delil tespitinde iş yerinde davacının dava konusu yaptığı ürünler ile ilgili yapılan araştırmada \"...\", \"...\", ...\" ve \"...\" markalarını taşıyan oyunların bulunduğu tespit edildiğini, \"...\" markasını taşıyan herhangi bir oyuna da rastlanmadığı gibi kullanıma dair bir tespit de yapılmadığını, cevap dilekçesinde bu hususa sehven yer verilmediğini, savunmalarında bu hususta gerekli açıklamalara da yeterince yer verilmediğinden \"...\" markasının halen müvekkili tarafından kullanıldığı sonucuna varılarak buna göre bilirkişi raporu düzenlendiğini, müvekkili tarafından markanın kullanıldığının ispatı külfetinin davacı üzerinde olduğunu, istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.  <br>\tGEREKÇE : Dava, marka hakkına tecavüzün tespit ve önlenmesi ile tecavüzün haksız sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tMahkemece aldırılan heyet raporu doğrultusunda; davacının tescilli tasarımları ile davalının \"...\", \"...\", \"...\" ibareli zeka oyunu tasarım kullanımlarının 6769 sayılı SMK da yer bulan, teknik zorunluluklar, seçenek özgürlüğü, bilgilenmiş kullanıcı, mutat özelliklere ilişkin ilkeler çerçevesinde benzer olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle davalı tasarımlarının davacı tasarımlarına tecavüz teşkil etmediğini, davalının \"...\" ibareli marka kullanımının 6769 sayılı SMK'nın 29. Md uyarınca davacının \"...\" markasına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının “...” ibareli marka kullanımının, davacının “...” ibareli markasına tecavüz ettiğinin tespiti ile tecavüzün önlenmesine ve kaldırılmasına, davacının diğer tescilli tasarımlarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve kaldırılması talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece toplanan delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmamasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan  59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan  59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 23.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bd43354a089c5af4","SID":"41fbe8ef2c4e8ab9"}}