{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/2302 - 2024/137<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2021/2302 <br>KARAR NO\t: 2024/137<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/12/2018<br>NUMARASI\t\t: 2015/1521 Esas 2018/797 Karar<br><br>DAVACI\t:   <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 02/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 05/02/2024<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>Davacı vekili, 07.07.2015 tarihinde, davalıya zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün geri geri yük boşaltmak için yanaştığı sırada, babası ile birlikte ... plakalı araçtan yük boşaltan davacıyı fark etmeyerek 2 araç arasında kolunun sıkışmasına neden olduğu kazada davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu belirterek davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 15.11.2018 tarihli talep artırım dilekçesi ile talebini 126.694,60 TL olarak artırmıştır. <br>Davalı vekili, sorumluluklarının sigorta limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, sorumluklarının sigortalının kusurlu olması durumunda olacağını, davacının yaralanmasında ağır kusurlu olduğunu, bu durumda davalının sorumlu tutulmasının hakkaniyete uygun olmadığını, kazanın davacının yanaşmakta olan araç ile diğer araç arasına kolunu uzatması sonucu meydana geldiğini, gerek davacının gerekse de babasının savcılık ifadesinde kazanın sigortalı aracın diğer araca çarpmaması için kolunu 2 araç arasına sokması nedeniyle meydana geldiğini kabul ve beyan ettiklerini, orta zekalı 17 yaşındaki bir çocuğun kolunu uzatarak kamyonu durduramayacağını bilmesi gerektiğini, buna rağmen davacının kolunu uzattığını, davacının yaralanmasına kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, ağır kusur durumunda tazminat talebinin haksız olduğunu TBK'nun 52 maddesi gereğince mahkemenin tazminatı kaldırma yetkisinin de bulunduğunu, davacının asgari ücret üzerinde gelir iddiasının haksız olduğunu, davacının zararını ve maluliyetini kanıtlaması gerektiğini, ticari faiz talep edilemeyeceğini, belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>Mahkemece toplanan delillere göre, davanın cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, trafik kazası neticesinde meydana gelen cismani zararlardan 2918 sayılı yasanın 90 ve 91. maddesi gereğince  teminat limiti kapsamında ve kusur oranında sigorta şirketinin sorumlu olduğu, alınan Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %50, davacının %50 kusurlu olarak kabul edildiği, sigortalı araç sürücüsünün geri manevra yaparken yardımcı bulundurmayarak kusurlu davranmış ise de, kusurlu davranışı neticesinde meydana gelecek hasar maddi araç hasarı iken, aracın geri manevra yaptığını gören 17 yaşındaki davacının da geri geri manevra yapan aracı görmesine rağmen kendisini görmeyeceğini öngörerek 2 aracın arasına kolunu sokmaması gerektiği halde, zararın artmasına ve kazanın bu şekilde meydana gelmesine neden olduğu, maddi hasarla sonuçlanabilecek kazaya, araya kolunu sokarak cismani yaralanmasına neden olmasına etkili olduğu, bu nedenle alınan ilk raporun aksine Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen raporun yeterli görüldüğü, kaza nedeniyle alınan rapora göre davacının %12,1 oranında maluliyeti meydana geldiğinden, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuruna isabet eden miktarda meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun kabul edildiği, tazminat hesabı yönünden ise; bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının gelirinin belirlenmesinde, 3 kademe belirlendiği, ilk aktif çalışma devresinde asgari ücret, 2 aşamasına asgari ücretin 2 katı, 3 kademesinde ise asgari ücretin 3 katı olarak hesaplama yapıldığı, davacının Endüstri Meslek Lisesinden mezun olmasına göre farazi hesaplamaya dayalı olarak, gelen federasyon cevabından hareket ile bu şekilde bir hesaplama yapıldığı, ilk dönem için asgari ücret üzerinde hesaplama mahkemece de uygun görülmüş ise de, 2. ve 3. dönemler için asgari ücreti aşan hesaplama, üniversite mezunlarının dahi aldığı maaşını aşar şekilde belirlenen ücretin uygun görülmediği, zira meslek lisesinde öğretmenlik yapan elektrik öğretmenlerinin maaşlarını aşacak orana yaklaştığı, ülke gerçekleri nazara alındığında üniversite mezunlarının dahi bazı alanlarda asgari ücret ile çalıştığı dönemde, asgari ücretin 2 ve 3 katı gelir elde edebileceği yönündeki bilirkişi görüşüne itibar edilmediği, ancak davacının gelirine ilişkin değerlendirme mahkemece yapılabileceğinden yeniden bu hususta rapor alınmasına gerek görülmediği, buna göre Endüstri Meslek Lisesi mezunlarının, büyük bir kısmının alanı dışında asgari ücret ile çalıştığı, mezun olan her çalışanın teknisyen değil, vasıflı eleman olarak alanda çalışabileceğine göre, sırf teknisyen maaşı değil, söz konusu alanda çalışan kişilerin gelirine göre bir ortalamanın nazara alınması gerektiği, zira bu kişinin mezun olduğu alanda en yüksek ücretle iş bulabilmesi yanında asgari ücret ile iş bulabilmesinin daha yüksek bir ihtimal olduğu, buna göre, TUİK verilerine göre Elektrik Teknikeri/Teknisyeninin 2014 Kasım ayı verilerine göre maaşı brüt 3012,00 TL iken, Bobinajcı-Elektrik işinde brüt 2.033,00 TL, Elektrik Ekipman Montajcısının brüt 2.032.00 TL, nitelik gerektirmeyen bobin sarma işçisinin brüt 1.412,00 TL, Elektrikçi-Fabrika çalışanın brüt 2.099,00 TL, Elektrik işçisinin brüt 2.099,00 TL vs. olduğunun kayıtlar ile sabit olup, kıyaslamak açısından aynı dönmede brüt asgari ücretinden de 1.134,00 TL olduğu da naza alındığında, ortalama değer olarak davacının gelirinin asgari ücret için 2 ve 3 kat belirlenen dönemler için ortalama değer olarak 1,4 katı olabileceği kabul edilerek yapılan matematiksel hesaplamaya göre; bilirkişi tarafından asgari ücretin 2 katı hesaplama yaptığı kısım (23.277,30 TL) olan asgari ücretin 1,4 katı hesap edildiğinde 16.294,11 TL olacağı, 3 katı hesaplama yapılan kısım (91.537,99 TL) olan kısım asgari ücretin 1,4 katı hesaplama yapıldığında 42.717,73 TL olarak hesap edildiği, buna göre bilirkişi raporunda hesap edilen tazminat miktarları toplandığında; işlemiş dönem sürekli iş göremezlik tazminatı: 3.021,43 TL, aktif dönem birinci kısım (2019-2021 arası): 3.491,60 TL, aktif dönem ikinci kısım (2022-2032 arası): 16.294,11 TL, aktif dönem üçüncü kısım (2032-2058 arası): 42.717,73 TL, pasif dönem: 5.366,28 TL, toplam: 70.891,15 TL gerçek zarar olacağının hesap edildiği, davacı vekili tarafından davacının gerçek zararının asgari ücretin 2 ve 3 katı miktarlarında olacağı kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 70.891,15 TL sürekli iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 05.05.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda davacı ...'nın %30, sürücü ...'ın %70 oranında kusurlu bulunduğunu, 25.08.2016 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan raporda davacının %50, sürücü ...'ın %50 oranında kusurlu bulunduğunu, her iki rapor da birbiri ile çelişir vaziyette olmasına rağmen mahkeme tarafından dosyada yeni bir kusur raporu alınmadığını, 05.05.2016 tarihli kusur bilirkişisi raporunda; 07.07.2015 tarihinde sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... Mahallesinde bir inşaata yük boşaltmak için geri geri yanaşırken; babası ile ... plakalı araçtan yük boşaltma işlemi yapan davacı ...'yı fark edemeyince, hatta davacının elini kaldırıp uyarmak istediği esnada, iki araç arasına kolunun sıkışmasıyla araç dışı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, iki araç arasında kolunu sıkıştıran davacının yaralandığını, söz konusu kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'ın, manevraları düzenleyen genel şartlara uymadığından asli ve tamamen kusurlu olduğunu, sürücüyü yönlendirmek için başka birisinin olmasına ve davacının eliyle ikaz etmesine rağmen kazanın sürücünün kusuru sonucu meydana geldiğini, davacının ise kazanın meydana gelmesinde hiç bir kusuru bulunmadığını, ancak, 05.05.2016 tarihli kusur bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda, davacı ...'ya \"Geri manevra yapan aracın çarpacağını anladığında aracın geldiği taraftaki kasa kenarından uzaklaşarak, düşmeyecek bir yerden tutunması, kendi can güvenliğini sağlaması gerekirken, kolunu iki araç kasası arasında bırakmakla olayda ikinci derecede tali kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.\" gerekçesiyle %30 oranında kusur izafe edildiğini, oysa ki, davacının ifade tutanağında da belirttiği üzere, \"Tır geri geri yanaşırken birden, bu adama çarpacak gibi olunca ben bu adamı uyarmak için elimi uzattığımda, sol elim iki tırın arasına sıkıştı.\" şeklindeki beyanından anlaşılacağı üzere, olay aniden gerçekleşmiş olup, davacının böyle bir şeyi öngörmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 25.08.2016 tarihli kusur bilirkişisi raporunda; davacının %50 oranında kusurlu bulunduğunu, olayın aniden gelişmesi ve sürücü ...'ın manevra konusunda kendisine yardımcı olacak birilerinin mevcut bulunmasına rağmen, bu kadar tedbirsiz davranabileceğinin davacı tarafından öngörülmesinin beklenilemeyeceğini, somut olayda davacıya sürücü ile eşit oranda kusur verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, çelişkileri giderecek nitelikte yeni bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacıya ait ... Meslek ve Teknik Anadolu Lisesinde, Elektronik-Elektrik Teknolojisi alanında 11. sınıf öğrencisi olduğuna dair öğrenci belgesi ile Türkiye Elektrik Elektronik ve Benzerleri Teknisyenleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonuna bu alandan mezun olan kişilerden sorularak elde edilen gelirin asgari ücret ve bunun 3 katına kadar değişiklik gösterdiğine dair yazının dosyaya kazandırıldığını, bu yazı kapsamında aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan raporda; \".... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürlüğünün mahkemeye sunduğu 07.03.2016 tarihli yazı cevabında; davacının mezun olduğunda elektrik-elektronik teknoloji alanı/endüstriyel bakım onarım alanında istihdam edebileceğinin belirtildiğini, Türkiye Elektrik- Elektronik ve Benzerleri Teknisyenleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonunun mahkemeye sunduğu 16.11.2015 tarihli yazı cevabında; elektrik teknisyeni olarak çalışan bir kişinin alabileceği ücret miktarını eğitim, bilgi ve tecrübeye göre net asgari ücret ve bunun 3 katı arasında değişmekte olduğunun belirtildiğini, bu bilgi ve belgeler doğrultusunda; davacının 2017 yılında iş hayatına başlayacağı, 2022 yılına değin asgari ücretle çalışacağı 2022 yılından 2032 yılına kadar asgari ücretin 2 katı gelir elde edeceği, 2032 yılından aktif çalışma döneminin bitimi olan 18.03.2058’e kadar ise asgari ücretin 3 katı gelir elde edeceği esas alınarak; hesaplama yapılacaktır. \" denilmek suretiyle hesaplama yapıldığını, ancak yerel mahkeme gerekçeli kararında bilirkişi görüşüne itibar edilmediğini, davacının gelirine ilişkin değerlendirme mahkemece yapılabileceğinden yeniden bu hususta rapor alınmasına gerek görülmediğini, ortalama değer olarak 1,4 katı olabileceği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, verilen kararı kabul etmediklerini, mahkemenin emsal araştırması yapması ve bunun sonucunda Türkiye Elektrik Elektronik ve Benzerleri Teknisyenleri Esnaf ve Sanatkarları Federasyonuna bu alandan mezun olan kişilerin geliri sorularak asgari ücret ve bunun 3 katına kadar değişiklik gösterdiğine dair yazı almasına rağmen bu şekilde yapılan aktüer bilirkişi raporuna göre karar verilmeden 1,4 kat üzerinden hesaplama yaparak davayı kısmen kabul kısmen reddetmesi şeklinde verilen  kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>Davacı vekilinin HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>Dava trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, davalının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, davacının ... plakalı araçtan yük indirirken iki araç arasında kolunun sıkışması nedeniyle meydana gelen kazada davacının yaralandığını belirterek maddi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 05.05.2016 tarihli raporda sürücü ...’ın  geri manevra yaptığı sırada geriyi gösteren aynalar yardımıyla aracın arka kısmını dikkatle kontrol etmesi, hareket sahasında göremediği alan varsa bir gözcüden yardım alması gerekirken, aksine dikkatsizce geri manevra yaparak sebebiyet verdiği olayda 2918 sayılı KTK’nun 67/b (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır) ve 84/j (Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama) maddelerini ihlal etmekle %70 oranında, davacı ... ise, geri manevra yapan aracın çarpacağını anladığında aracın geldiği taraftaki kasa kenarından uzaklaşarak düşmeyecek bir yerden tutunması, kendi can güvenliğini sağlaması gerekirken, kolunu iki araç kasası arasında bırakmakla olayda %30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 25.08.2016 tarihli raporda sürücü ...’ın, yönetimindeki ...plaka sayılı yarı römorkun bağlı olduğu ... plaka sayılı çekici ile geri manevrası sırasında gözcü kullandığından bahsetmemiş ise de davacının beyanında, manevraya yardımcı olan bir kişi olduğunu beyan etmesi karşısında davalı sürücünün, gözcüyle yeterli irtibatı sağlamadan manevra yaptığı anlaşılmış olup, bu kural ihlali ile kazanın oluşumunda %50 oranında, davacı ..., sürücü ... yönetimindeki çekicinin geri manevra yaparak, kendi üzerinde bulunduğu kamyona yaklaştığını görmesine rağmen, korunma tedbiri almaması nedeniyle, kolunun, bu iki aracın arasına sıkışmasıyla sonuçlanan olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla %50 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.<br>Mahkemece eldeki davada alınan kusur raporları arasındaki çelişki olduğu, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan davacının ve davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusur oranları konusunda ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>Mahkemece davacının iş göremezlik tazminatının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmış, 15.10.2018 tarihli rapor ile davacının 2017 yılında iş hayatına başlayacağı, 2022 yılına kadar asgari ücretle çalışacağı, 2022 yılından 2032 yılına kadar asgari ücretin 2 katı kadar gelir elde edeceği, 2032 yılından aktif çalışma döneminin bitimi olan 18.03.2058 yılına kadar ise asgari ücretin 3 katı gelir elde edeceği esas alınarak  hesaplama yapılmış ve 126.694,60 TL sürekli iş göremezlik zararı belirlenmiştir. Mahkemece bilirkişi raporundaki eksiklikler ve hatalar bulunması nedeniyle bilirkişiden yeniden ek rapor alınmadan gerekçeli kararda resen yeniden hesaplama yapılmış, bilirkişi tarafından ortalama değer olarak davacının gelirinin asgari ücretin 2 ve 3 katı belirlenen dönemler için ortalama değer olarak 1,4 katı olabileceği kabul edilerek bilirkişi tarafından asgari ücretin 2 katı hesaplama yaptığı kısım (23.277,3 TL) olan asgari ücretin 1,4 katı hesap edildiğinde 16.294,11 TL olacağı, 3 katı hesaplama yapılan kısım (91.537,99 TL) olan kısım asgari ücretin 1,4 katı hesaplama yapıldığında 42.717,73 TL olarak hesap edilmiş, toplam 70.891,15 TL gerçek zarar olacağı hesaplanarak, yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile 70.891,15 TL sürekli iş görmezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 266/1. maddesinde, mahkeme çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir denilmektedir.<br> HMK'nın 281/2 ve 3. madde ve fıkralarında, mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik veya belirsizliğin açıklığa kavuşturulması bakımından ek rapor alabileceği gibi, gerçeğin ortaya çıkması için yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığı ile tekrar inceleme yaptırır düzenlemesi mevcuttur.<br> 6100 sayılı  Kanun'un “Hukuki dinlenilme hakkı” kenar başlıklı 27. maddesinde;<br> (1) Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler.<br>(2) Bu hak;<br>a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını,<br>b) Açıklama ve ispat hakkını<br>c) Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerir.<br>\t\t\t<br><br>İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Kanun'un hukuki dinlenilme haklı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın \"açıklama ve ispat hakkı\"nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkeme, iki tarafa eşit şekilde hukukî dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermelidir. Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan  hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır. Bu hakka, tarafın hâkime meramını anlatma hakkı ya da iddia ve savunma hakkı da denilmektedir. Ancak, hukukî dinlenilme hakkı, bu ifadeleri de kapsayan daha geniş bir anlama sahiptir. Bu hak çerçevesinde, tarafların gerek yargı organlarınca gerekse karşı tarafça yapılan işlemler konusunda bilgilendirilmeleri zorunludur. Kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi, kural olarak mümkün değildir.<br> Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında mahkeme hakimi çözümü hukuk dışında yani hakim olarak kendisinin bilmediği veya bilemeyeceği hukuki olarak bir sonuca varamayacağı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, ancak, bilirkişiye başvurur ve bilirkişi raporunda tereddütler olursa bilirkişiden ek rapor alır veya gerçeğin ortaya çıkması bakımından yeniden bilirkişi incelemesi yaptırabilir. <br>Mahkemece her ne kadar gerekçeli kararda alınan bilirkişi raporunda yanlış ve hatalı olduğu değerlendirilen hususlarda yeniden hesaplama yapılarak tazminat belirlenmiş ise de hakim tarafından gerekçeli karar ile yapılan bu hesaplamayı tarafların denetleme imkanı bulunmadığı gibi itiraz etme imkanları da yoktur. Mahkeme hakimi tarafından gerekçeli kararda bu şekilde hesaplama yapılarak tazminat belirlenmesi halinde hata yapılmış ise karar vermekle dosyadan elini çeken hakimin bu yanlışlığı veya hatayı düzeltme olanağı da bulunmamaktadır. Hakimin hükme yeterli görmediği rapor ya da raporlar karşısında, bilirkişi raporunda hatalı gördüğü hususları belirterek yeniden bilirkişiden görüş almasına engel olmadığı gibi gerekirse başka bir bilirkişiden de rapor alabileceği halde tarafların denetleme ve itiraz hakkı tanınmadan gerekçeli karar ile yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Mahkemece bilirkişi raporundaki eksik veya hatalı hususlar belirtilerek bilirkişiden ek rapor alınıp taraflara itiraz ve denetim hakkı verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle KALDIRILMASINA,<br>HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınan istinaf karar ve ilam harcının yatırana iadesine,<br>3-Başvuran tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02.02.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"433478a723e668ea","SID":"2639090978da620c"}}