{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/326 - 2024/350<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t         <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t   E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t            <br>ESAS NO\t: 2024/326 <br>KARAR NO\t: 2024/350<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 27.09.2023<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2021/750 E., 2023/670 K.<br>DAVACI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t\t\t:<br>DAVALI\t\t\t:<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>\tDavacı vekili, davalı şirket ile müvekkili arasındaki ticari ilişkilerden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla 01.05.2014 tarihinde Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2020/2513 E. sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı tarafından itiraz edilmeden takibin kesinleştiğini, davalı tarafından bugüne kadar her hangi bir ödeme yapılmadığı gibi şirketin üzerine kayıtlı mal varlığı olmadığından haciz yolu ile de alacağın tahsiline gidilemediğini, 2004 sayılı İİK'nun 156 vd. maddelerine göre borçlunun iflasına karar verilmesi gerektiğini beyan ederek davalı şirketin iflasına karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı vekili, ödeme emrinin İİK'nun 155. maddesine uygun  olarak hazırlanmadığını, ayrıca müvekkiline iflasa ilişkin herhangi bir ödeme emri gönderilmediğini, davacı tarafından icra takibi başlatıldığını, başka bir icra takibi de bulunmadığından iflas davasının ön şartı olan kesinleşmiş iflas takibi şartının, davacı tarafından yerine getirilmediğini, ayrıca İİK'nun 156/2. maddesinde \"...Bu dilekçeye borçlunun ödeme emrine itiraz etmediğini mübeyyin ödeme emri nüshasının raptedilmesi lâzımdır...\" denildiğini, davacının, ilgili madde uyarınca dava dilekçesi ekinde itiraz edilmeyen ve kesinleşen iflasa ilişkin ödeme emrini mahkemeye sunmak zorunda olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davanın usule uygun olduğunun kabul edilmesi halinde, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğinden davanın süre yönünden reddinin gerektiğini, müvekkili aleyhine başlatılan ve dava konusu icra takibinin 2014 yılında açıldığını ve müvekkiline gönderilen ilamsız takiplere ilişkin ödeme emrinin 02.09.2014 tarihinde tebliğ edildiğini, iş bu tarihin kabul edilmesi halinde dahi davanın süresi içerisinde açılmadığının anlaşılacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Davacı tarafından Ödemiş 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1720 Esas sayılı dosyasında genel haciz yoluyla icra takibinin başlatıldığı, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiği, daha sonra 26/08/2015 tarihinde borçlu vekili tarafından itirazdan vazgeçildiği ve bu şekilde takibin kesinleştiği anlaşılmakla, kesinleşen takip nedeniyle davacının İİK 177/2 maddesi kapsamında iflas davası açmakta hakkının bulunduğu kabul edilmiştir.<br>\tIslah edilen dava ve ıslaha karşı sunulan cevap dilekçesine göre, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı şirketin ödemelerini tatil edip etmediği, İİK 177/2 maddesi kapsamında doğrudan iflas şartlarının oluşup oluşmadığı konusundan kaynaklanmaktadır.<br>\tMahkememizce deliller toplanarak, davalı şirketin ödemeleri tatil edip etmediğinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişiden 19/08/2022 kök, 08/12/2022 tarihli ek ve 11/07/2023 tarihli 2. ek rapor alınmıştır.<br>\tBilirkişinin 11/07/2023 tarihli raporuna göre; davalı şirketin 2020 yılında borçlarının %74'ünü, 2022 yılında %19'unu ödediği anlaşılmıştır.<br>\tİİK 177/2 maddesine göre, iflasa karar verilebilmesi için borçlunun ödemelerini tatil etmesi gerektiği, ödemelerin tatilinde maksadın borçlunun genel ve devamlı bir şekilde ödemelerini tatil etmiş olmasının gerektiği, bilirkişi tarafından tespit edilen borç ödeme oranları dikkate alındığında davalı tarafından genel ve devamlı şekilde borç ödenmemesinin söz konusu olmadığı, bu şekilde davalının ödemeleri tatil ettiğinin ispat edilemediği ve İİK 177/2 maddesine göre iflas şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmakla, davacının davasının reddine...\" karar verilmiştir. <br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:<br>\tYerel mahkemenin bilirkişi raporuna göre karar verdiğini, ancak davalı şirket ile ilgili olarak UYAP ortamında dosya sorgulaması yapılmadığını, kurumlara ve bankalara olan borçlarının detaylı olarak araştırılmadığını;<br>\t08.12.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirket hakkında 307 adet icra takibinin olduğunun ve uzun süredir borçlarını ödeyemediğinin belirtildiğini;<br>\tİİK'nun 177/2. maddesi uyarınca ödemelerin tatil edilmesinin de doğrudan doğruya iflas sebebi olduğunu, ödemelerin tatil edilmesinin, borçlunun muaccel borçlarını sürekli ve genel bir nitelikte ödeyememesi durumu olduğunu, bu durumun, pasiflerin aktiflerden fazla olması anlamındaki borca batıklık halinden farklı olduğunu, aciz haliyle benzeşen ödemelerin tatilinde, borçlunun borcu ödeyecek nakit kaynaklardan yoksun olduğunu, borçlunun ödemelerini tatil ettiğini alacaklılara açıkça bildirebileceğini, borçluya karşı yapılan ve devam eden çok sayıda icra takibinin bulunması, borçlunun muaccel borçlarını ödememesi, çok sayıda senedinin protesto edilmesi gibi durumların ödemelerin tatil edildiğini ortaya koyan örnek hallerden olduğunu, Yargıtay kararlarında da ödemelerin tatil edilmesinin bir iflas nedeni olarak uygulama alanı bulduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Dava, İİK'nun 177/2. maddesi gereğince açılan doğrudan iflas istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br><br><br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/750 E., 2023/670 K. sayılı dava dosyasında verdiği 27.09.2023 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına.<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına.<br>\t28.02.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tİİK'nin 164 ncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  29.02.2024<br>\t\t\t\t<br>        Başkan                    Üye                 Üye            Katip<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"449d69a6c3f0ac7d","SID":"55cf85ebd19233b2"}}