{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1179 - 2024/517<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1179 <br>KARAR NO\t: 2024/517<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN \t: ...<br>ÜYE \t: ...<br>ÜYE \t: ...<br>KATİP \t: ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ \t: 16/11/2021<br>NUMARASI \t: 2018/... Esas, 2021/... Karar <br><br>DAVACI \t: ...<br>VEKİLİ \t: Av....<br>\tAv. ...<br>DAVALI \t: 1- Güvence Hesabı - Uets VEKİLİ \t: Av. .DAVALI \t: 2- ...\t<br>DAVA \t: Maddi ve manevi tazminat<br><br><br>KARAR TARİHİ \t: 28/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:...<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/11/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araca  23.06.2017 tarihinde Adana'da başka bir aracın çarpması sonucu trafik kazası geçirdiğini, yaralandığını ve malul kaldığını, müvekkilinin 1989 doğumlu olup daha çok genç olduğunu, karşı tarafın sigortasının bulunmadığını bu nedenle Güvence Hesabına başvurduğunu, Güvence Hesabının kendilerine 37.113,00 TL olarak 14.11.2017 tarihinde ödeme yaptıklarını, bu ödemenin yetersiz olduğunu, müvekkilinin ... Üniversitesinden alınan rapora göre %10 maluliyetinin olduğunu, bu nedenle şimdilik 500,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminat talebi olduğunu, maddi tazminat talebini davalılardan müteselsilen, manevi tazminat talebinide gerçek şahıs davalıdan talep ettiğini, bu taleplerine kaza tarihinden itibaren reskont faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>ISLAH : Davacı vekili 21.09.2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat yönünden 224.941.53 TL'ye ıslah etmiştir.<br>CEVAP: davalı taraflarca cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın maddi tazminat yönünden; geçici iş göremezlik tazminatı talebi açısından feragat nedeniyle reddine, kalıcı iş göremezlik tazminatı talebi yönünden kabulü ile; 224.941,53 TL tazminatın davalı ... yönünden  kaza tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 18/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davanın manevi tazminat yönünden kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan  kaza tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görüldü.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı Güvence Hesabı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafa ödeme yapıldığını, ek tazminat talebi için taraflarına başvuruda bulunmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için adli tıp genel kurulundan maluliyete ilişkin sağlık raporu alınmasının gerektiğini, maluliyet tazminatı hesaplanmasında esas alınacak iskonto oranının  %1,65 olması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesinin gerektiğini, müvekkili kurum aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu beyan ederek kararın müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 53/1-3, 55 ve 56. maddeleri kapsamında, trafik kazasına bağlı yaralamadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince, maddi ve manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Kararı, davalı Güvence Hesabı vekili istinaf etmiştir.<br>Davalı vekilinin dava açılmadan evvel, davalı kuruma 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun bir başvuruda bulunulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>\tDavacı vekili tarafından mahkemesine sunulan  dava dilekçesi ekindeki belgeler incelendiğinde davacının iş bu davayı açmadan önce 09.10.2017 gününde davalı güvence hesabına yazılı  olarak başvurusunu yaptığı söz konusu başvuru evrakı ekine  kaza tespit tutanağı, davacıya ait TC kimlik numarası ve kimlik fotokopisi, nüfus kayıt örnekleri, hastane kayıtları, tutunakları ve başvuran davacının vekiline ait vekaletname'yi de eklediği bu şekilde davacının usulüne uygun şekilde  başvuru yapmış olduğu, bu başvuruya istinaden davalı  güvence hesabı tarafından 14.11.2017 tarihinde 37.113,00 TL bir ödeme yapıldığı davacının bu ödemeyi yetersiz bulması nedeni iş bu davayı açtığı görülmüştür. <br>\t Buna göre davacının dava açmadan evvel gerekli evraklar ile zararın karşılanması için 2918 sayılı KTK 97. md.si gereği usulüne uygun şekilde başvuru yaptığı bu başvurunun davalı güvence hesabı tarafından kabul edildiği hatta davalı tarafından başvurulan evraklar üzerinde inceleme yapılarak kısmi ödemede bulunduğu anlaşılmakla, davacı tarafından usulüne uygun bir şekilde başvuru yapılmadığına ilişkin istinaf başvurusu kabul edilmemiştir.<br>Davalı vekilinin, hükme esas alınan maluliyet raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br><br><br>Buna göre 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\" çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. <br>  Mahkemesinde hükme esas alınan 21.10.2019 tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 23.06.2017 tarihinde yürürlükte bulunan 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik\"  hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %15 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. <br>Öte yandan davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu ve davacının maluliyetini gösterir 13.07.2017 tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul maluliyet raporunda hangi yönetmelik hükümlerine göre davacının maluliyet oranı belirlendiği açıklanmadığından hükme esas alınmaması ve bu hususunda artık maluliyet raporları arasında bir çelişki olduğun kabul edilemeyeceğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı vekilinin, hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 22.08.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsıf rant yöntemi” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin itiraz haklı görülmemiştir.<br>Davalı vekilinin SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığına ilişkin istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde;<br>Dosya içinde mevcut 20.06.2018 tarihli SGK Adana İl Müdürlüğünün müzekkere cevabında, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. <br>Davalı vekilinin, hükmedilen faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde;<br>İlk derece mahkemesince, davacının davalı Güvence Hesabına 2918 sayılı KTK 99. md.si gereği başvuru tarihi olan 09.10.2017 tarihinden itibaren faiz başlangıç tarihine hükmedilmesi gerekirken davalının lehine olacak biçimde 18.10.2019 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalı olmakla, istinaf eden davalının aleyhine karar verilemeyeceğinden davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/11/2021 tarih ve 2018/... Esas, 2021/... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalı Güvence Hesabından alınması gereken 15.365,75 TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 3.841,43 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 11.524,32‬ TL harcın davalı Güvence Hesabından tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı Güvence Hesabı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.28.02.2024<br><br>               Başkan                 Üye                Üye                   Katip                         <br>                          İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e6e2f67652954a4","SID":"be09d5070e19b32b"}}