{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/367 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/29<br><br>DAVA\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t: 30/05/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>,<br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili 30.05.2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Hamili davacı ... olan ve ... Bankası A.Ş.'nin ... şubesine (... İlçesinde) ait ..., ...,  ..., ..., ..., ... ve ... seri numaralı hiç kullanılmayan boş çeklerin davacı hamilinde iken kaybolduğunu, müvekkilinin çeklerin zayi olduğunu fark ettiğinde hemen ... Cumhuriyet Başsavcılığına giderek suç duyurusunda bulunduğunu, zayi edilen çeklerin üçüncü kişilerin eline geçmesi halinde müvekkil mağdur olacağını, açıklanan bu nedenlerle; kötü niyetli 3. Kişilerin haksız şekilde yararlanarak sebepsiz zenginleşmesine mahal vermemek ve ve müvekkilin mağdur olmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konul-masına ve çekin kayıp nedeniyle iptaline karar verilmesi amacıyla, bu çeklerin bankaca ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DELİLLER: ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası, ... Bankası yazı cevabı, vekillikten çekilme dilekçesi ve tüm dosya kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Davacı vekili ...'ün 22.09.2023 tarihinde vekillikten çekilme dilekçesi sunduğu, vekillikten çekilme dilekçesinin usulüne uygun olarak 06.11.2023 tarihinde tebliğ edildiği görüldü. <br>GEREKÇE: Dava, zayi nedeniyle çekin iptali istemine ilişkindir.<br>Davanın hasımsız olması ve taraf teşkilinin gerekmediği anlaşılmakla Mahkememizce tensiben karar verilmiş, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı ve keşideci sıfatıyla dava açtığının sabit bulunduğu, HMK.nun 138. maddesi uyarınca dava şartları hakkında dosya üzerinden karar verilebileceği anlaşılmakla Anayasanın 141/son ve HMK.nun 30. maddelerinde düzenlenen usul ekonomisi ilkesi gereği dosya üzerinden karar verilmiştir.<br>Çek iptali davaları, özelliği itibari ile hasımsız açılan davalardandır.<br>Davacının keşidecisi sıfatıyla bu davayı açtığı ve keşideci olduğunun davacının kendi kabulünde olduğu, bu hususta bir tereddüt bulunmadığı, ancak keşidecinin zayi nedeniyle çek iptali istemi hakkı bulunmadığı, zayi nedeniyle kıymetli evrakın iptalini isteme hakkının 6102 sayılı TTK.651/2. maddesi uyarınca iptal davasını açmakta hukuki menfaati olan kişinin senede bağlı alacak hakkı olan yetkili hamil de olduğu, keşidecinin (hesap sahibinin) iptal kararı almakta hiç bir hukuki yararı bulunmadığı, dava konusu çeklerin davacının çek hesabına ait oldukları, TTK nun 651. maddesinde genel hüküm ve özel hüküm niteliğindeki TTK. nun 818-(1)s) maddesi yollamasıyla aynı kanunun 757. maddesi uyarınca ancak hamilin zayi nedeniyle çek iptali davası açabileceği, esasen zayi olmuş çek hakkında keşidecinin, ibraz süresi geçtikten sonra çekten cayabileceği veyahut hamile karşı menfi tespit davası veyahut da lehtara karşı menfi tespit ve/veya istirdat davası açması mümkün olduğu ve dolayısıyla bu halde davacının çek iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı dolayısıyla keşidecinin bu davayı açma hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/04/2018 tarih, 2016/10022 Esas ve 2018/2952 Karar sayılı ilamı).<br>Nitekim benzer şekilde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14/09/2015 tarih, 2015/3370 Esas ve 2015/9210 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; \"...Davaya konu çeklerin boş çek yapraklarından ibaret olmakla, boş çek yapraklarının zayi nedeniyle iptalinin talep edilemeyeceği, TTK 781/1. maddesinde belirtilen ibareleri içermediğinin dava dilekçesi kapsamından anlaşıldığı, ayrıca davacının olsa olsa keşideci olabileceği, keşidecinin zayi nedeni ile iptal davası açma yetkisi olmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddin karar verilmesi..\" gerektiği anlaşılmakla davanın HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Açıklanan yasal gerektirici nedenlere göre; <br>1-Davanın HMK madde 114/1-h ve 115/2 gereği hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile eksik alınan 247,70 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye İrad Kaydına,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-Yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/01/2024<br><br>Katip ...<br>   ¸e-imzalıdır<br><br> <br> <br>Hakim ...<br>  ¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a339bc9590dc3acd","SID":"b805b7ca9c98eb01"}}