{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2285 <br>KARAR NO: 2024/226<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/612<br>KARAR NO: 2020/165<br>DAVA TARİHİ: 04/07/2018<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2020<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 21/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında imzalanan 10/03/2016 tarihli Karma Koli İşçiliği Sözleşmesi kapsamında müvekkili tarafından yerine getirilen edimin ifasına karşılık her ay fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, tarafların mutabakatı uyarınca faturaya itiraz edilmemesi halinde faturanın düzenlenme tarihini takiben 7 gün içerisinde davalı tarafından müvekkili şirkete ödeme yapıldığını, 2018 yılı Mayıs ayı içerisinde yerine getirilen iş ve hizmet ediminin karşılığı olarak hak edişleri için müvekkili tarafından 47 adet fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, faturaların vade süresi olan 7 günlük süre içerisinde ödenmediğini, bu nedenle Kocaeli .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafça yetkiye itiraz edilmesi üzerine dosyanın İstanbul .... İcra Müdürlüğü'ne gönderildiğini ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden davalı tarafa yeniden ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı tarafça kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, müvekkili tarafından 2018 yılı Mayıs ayında davalı borçluya karşı yerine getirmesi gereken iş ve hizmet edimi yerine getirmesine rağmen davalı tarafından 10/03/2016 tarihli sözleşmeye atıf yapılarak müvekkilinin hak edişlerine bloke koymak suretiyle alacağına hapis hakkı uygulamasının 10/03/2016 tarihli sözleşmeye aykırı olduğunu, hapis hakkı uygulamasının sadece menkuller ve kıymetli evrak üzerinde uygulanabileceğini beyan ederek, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili yasal cevap süresi geçtikten sonra sunduğu beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı arasında 10/03/2016 tarihinde Karma Koli İşçiliği Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin süresinin 30/03/2018 tarihli protokol ile 01/07/2018 tarihine kadar uzatıldığını, davacının sözleşmenin 6. ve 9. maddesinde yer alan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşme süresinin dolmasından hemen önce davacının işçi ücretlerini ödemediğini, bunun üzerine davacıdan işçilerin ücretlerinin, sigorta pirimi ve vergileri gibi ödemelerinin yapıldığına dair belgelerin ibrazının talep edildiğini, davacının bu talebi karşılamadığını, sözleşmeyi ihlal ettiğini, davacı tarafa Beyoğlu .... Noterliği'nden 14/06/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmesine rağmen müvekkili şirkete istenilen belgelerin ibraz edilmediğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından Beyoğlu .... Noterliği'nin 26/06/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tekrar söz konusu belgelerin ibraz edilmesi istenilerek ibraz edilmediği durumda sözleşmenin 6.2 maddesine aykırılık teşkil edileceği ve doğrudan davacı çalışanlarına ödeme yapılacağının ihtar edildiğini, davacı tarafından personeline maaş ödemeleri gerçekleştirmediğini için ödemeleri yapılmayan davacı personeline ödemeleri yapmak için sözleşmenin 9.3 maddesi gereğince davacının hak edişlerinin ödenmesinin durdurulduğunu, davacı personeli olan 63 işçinin müvekkili şirkete gönderdiği 06/07/2018 tarihli ihtarname ile davacının son üç aylık ücretlerini ödemediği iş akitlerinin haklı neden olmadan ve önellere uyulmadan davacı tarafça feshedildiği belirtilerek işçilik ücretlerinin davacının hakedişinden mahsup edilmek suretiyle ödenmesini müvekkilinden talep ettiklerini, söz konusu ihtarname ve sözleşmenin 9.maddesi uyarınca müvekkili şirketin davacı hakedişlerinden personel ücretlerini ödeyerek mahsup hakkını kullandığını, mahsup edilmeyen bakiye hakediş tutarı 530.000,00 TL'nin ise İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına ödendiğini, bu şekilde müvekkili şirketin davacıya borcunun kalmadığını, müvekkilinin Sözleşme'nin 9.maddesinde yer alan mahsup hakkını kullanarak davacı personelleri tarafından yapılan arabuluculuk başvuruları üzerine söz konusu personele, personel avukatlarına ve arabuluculuk görüşmelerini yürüten arabuluculara bugüne kadar toplam 1.739,672,63 TL ödeme yaptığını ve ilave ödemelerin de olabileceğini, söz konusu ödeme davacının hakedişlerine mahsuben yapılmış olup davacının müvekkili nezdinde doğmuş hakedişinin bu tutardan az olması nedeniyle müvekkilinin davacıdan 613.919,30 TL alacaklı duruma geldiğini, sözleşme kapsamında davacının ileride doğabilecek borçlarını temin etmek amacıyla Kartepe/Kocaeli'deki taşınmaza müvekkili lehine 475.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, davacının müvekkiline olan 613.919,30 TL güncel borcu olduğundan ve ipotek limiti 475.000,00 TL olduğundan teminat altına alınmamış olan 138.919,30 TL alacağın tahsili için İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/682 E sayılı dosyasıyla karşı dava açıldığını beyan ederek, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine karar verilerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep  etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...Taraflar arasındaki ticari ilişki, taraflar arasında 10/06/2013 tarihinde düzenlenmiş bulunan ''Karma Koli İşçiliği'' sözleşmesidir. Sözleşme süresi taraflar arasında düzenlenen 30/03/2018 tarihli protokol ile 01/07/2018 tarihine kadar uzatılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tarafların akdettiği sözleşmeye konu hizmeti verebilmek için davacı tarafça istihdam edilen personelin hak ve ücretlerini süresinde ödeyip ödemediğinin belirlenememesi halinde davalının, sözleşmeye dayalı olarak bu ücretleri ödeyerek davacıya ödenecek hak ediş alacağından mahsup edip edemeyeceği, bu mahsup işleminin sözleşmeye, kanuna ve hukuka uygun olup olmadığına ilişkin olduğu görülmüştür.Dosya kapsamına ibraz edilen tüm deliler ve bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde akdedilen 10/06/2013 tarihli sözleşmenin incelenmesi gerekecektir. Sözleşmenin 6.1.maddesi ''Ödemeler ve İşçilik Birim Maliyeti'' başlığından düzenlenmiştir. İlgili madde uyarınca ödemenin gerçekleşebilmesi için teslim edilen mal veya hizmetin sağlam ve hasarsız olmasının gerektiği belirtilmiş, ödemelerin faturanın tebliğ tarihinde itibaren 7 iş günü içinde yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Sözleşmenin 6,2.maddesinde ise, davacı yüklenici tarafından, sözleşme konusu hizmetin ifası için çalıştırılacak personelin ödemelerinin tam ve zamanında yapılacağı, aksi halde davalı iş sahibinin, personelin haklarını doğrudan ödeyerek davacının hak edişinden ilgili ödemeleri mahsup edebileceği ve bu ödemeler için iş sahibinin varsa elindeki teminat mektuplarını paraya çevirebileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9.maddesi, davacı yüklenici tarafından çalıştırılacak personel ile davalı iş sahibi arasındaki ilişkiyi belirlemektedir. İlgili maddeye göre taraflar arasında alt yüklenici-asıl yüklenici ilişkisi olmayıp taraflar tamamen birbirinden bağımsızdır. Yüklenici, hizmetin sağlanabilmesine yetecek kadar sayıda ve gerekli vasıflara sahip personeli çalıştırmakla yükümlü olup, bu personelin ücretini tam ve zamanında ödeyecektir. Buna aykırılık halinde davacı, davalı iş sahibinin, personelin haklarını doğrudan ödeyerek davacının hak edişinden ilgili ödemeleri mahsup edebileceği ve bu ödemeler için iş sahibinin varsa elindeki teminat mektuplarını paraya çevirebileceği düzenlenmiştir. Sözleşmenin 9.4.maddesinde işveren firma tarafından talep edildiğinde; yüklenici firma tarafından iş ifası için çalıştırılan personelin aylık hak edişlerinin ödendiğine, SGK ve resmi mercilere yasal ödemelerin yapıldığına dair belgelerin ibraz edileceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalı tarafça, sözleşmenin bu maddesi uyarınca Beyoğlu ... Noterliğinin 14/06/2018 Tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile davacı tarafa bildirimde bulunmuş, Sözleşmenin 9.4.maddesi uyarınca personelinizin aylık hak edişlerinin ödendiğine, SGK ve resmi mercilere yasal ödemelerin yapıldığına dair ilgili belgeleri talep edildiği takdirde ödeme dekontları ile ibraz ile yükümlü olunduğu ancak talep edilmesine rağmen söz konusu belgelerin ibrazından kaçınıldığı bildirilip sözleşmenin 9.3.maddesi uyarınca davacı tarafın çalışanlara ödemeleri zamanında yapmaması halinde davalının ödemeleri direk çalışanlara yaparak hak edişinden mahsup edileceğinin bildirildiği görülmüştür. Davacı tarafça, ihtarname de talep edilen hususlara ilişkin bildirimin yapıldığına yönelik bir belge ibraz etmemiştir. Davalı tarafça Beyoğlu ...Noterliğinin 26/06/2018 Tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile önceki ihtarnamede talep edilen belgelerin halen beklenildiği, bu belgelerin 2 gün içinde iletilmesini talep ettikleri görülmüştür. Davacı tarafça bu belgelerin davalı tarafa verildiğine ilişkin bir belge dosya kapsamına ibraz edilememiştir. Sunulu nedenlerle; bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı tarafın ödenmesi gereken bedellerin, davalı tarafça ödenmesinin ve bu ödemelerin davacının alacağından mahsup edilmesinin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olduğu, kanuna ve hukuka aykırı bir yönü bulunmadığı sabit bulunmakla davacı tarafın davasının reddine verilmiştir. Davacı tarafça icra takibinin kötüniyetle yapıldığına ilişkin delil elde edilemediği...\" gerekçesiyle; davanın reddine ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair hüküm tesis edilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;  davanın açıldığı tarih itibariyle müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu miktarın hesaplanması gerekirken 2018 yıl sonu hesabına göre tespit yapıldığını, davaya konu takibin 11/06/2018 tarihli olup davanın ise 04/07/2018 tarihinde açıldığını, davalı tarafından işçilere ödemelerin  2018 yılı Ağustos ve Eylül aylarında ve dava açıldıktan sonra yapıldığını, raporda 589.809,77 TL bedelin müvekkili şirket kayıtlarında yer aldığı ve hatta bu belgenin de şirket muhasebecisi tarafından ibraz edildiği belirtilmekte ise de davalı tarafça müvekkiline 589.809,77 TL ödeme yapılmadığı gibi bu hususun davalı şirket kayıtlarında yer almadığını, 589.809,77 TL gibi yüksek bir meblağın elden ödenmesi mümkün olmayıp banka kanalıyla ödenmesi gerekirken bu hususta da bir banka dekontu veyahut makbuz vs. belge bulunmadığını, kaldı ki davalının da bu şekilde bir ödeme yaptığını iddia etmediğini, bu durumda 589.809,77 TL bedelin muhasebe hatasından kaynaklı olarak defterlere kaydedildiğinin açık olduğunu ancak bilirkişi heyeti tarafından bu yöndeki itirazlarının değerlendirilmediği bu nedenlerle alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Bunun yanı sıra arabuluculuk başvurularında müvekkili şirkete hiçbir başvuru yapılmadığını, anlaşmaların müvekkili adına değil ihtiyari arabuluculuk başvurusu yoluyla sağlandığını ve müvekkilinin hiçbir şekilde taraf olmadığını, bu nedenlerle davalı tarafın ticari defterlerinde görülen ... işçilik ödemeleri-arabuluculuk ödemeleri-kendi avukatlarına yapılan ödemelerin müvekkilini bağlamayacağını, ticari defterlerde müvekkili adına yapıldığı iddia edilen ödemelerin sırf müvekkili adına kaydedilmesi sebebiyle müvekkiline ait olduğu sonucuna ulaşılamayacağını, bilirkişiler tarafından davalı tarafça yapılan ödemelerin gerçekliğinin sorgulanması ve mahsup edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi, hangi ödemenin neye mahsup edildiği, mahsubun hangi tarihte yapıldığı ve yapılan ödemelerin dava tarihine göre tespit edilmesi gerekirken bu hususların raporda yer almadığını, Taraflar arasında imzalanan sözleşmede hapis/takas/mahsup hakkının sadece muaccel hale gelen ve müvekkili adına davalı tarafa bir başvuru olması durumunda kullanılabileceğinin açıkça belirtildiğini, bu husus davalı tarafça kötü niyetli yorumlanarak kendisine hiçbir başvuru yapılmadan hapis/takas/mahsup hakkı kullanıldığını, Taraflar arasında görülmekte olan benzer nitelikte İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1021 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki protokoller ve sözleşmelerin ayrıntılı olarak incelendiğini, davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirme yapılarak en nihayetinde de davalının müvekkiline borçlu olduğunun tespit edildiğini, Davalı tarafça süresinde cevap dilekçesi de verilmediğinden, delillerinin toplanması ve değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aynı zamanda usul ve yasaya aykırı bilirkişi ek ve kök raporlarına dayanarak hüküm kurulmasının yerine olmadığını,Davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki takip çıkışı 904.170,08 TL olmakla dava açıldıktan sonra davalı tarafça icra dosyasına 530.000,00 TL ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın reddi halinde yerel mahkeme tarafından 904.170,08 TL'den 530.000,00 TL bedelin mahsubu ile kalan bakiye üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile dava değeri (904.170,08 TL bedel üzerinden) karşı vekalet ücretine hükmedildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının sözleşmede yer alan yükümlülüğüne rağmen personel ücretlerini ödememesi, bu hususta gönderilen ihtarlara karşı belgeleri ibraz etmemesi nedeniyle işçi ücretlerinin davacı hakedişinden mahsup edilerek ödendiğini, işçilere yapılan ödemelerle birlikte müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, davacının tüm bunlara rağmen icra takibi başlatmasının ve dava açmasının kötüniyetli olduğunu, kararı kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi nedeniyle istinaf ettiklerini beyan ederek, dava konusu alacağın %100'ü oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.\tDavacı tarafından 901.784,45 TL (fatura) asıl alacak, 2.384,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 904.170,08 TL alacağın tahsili için Kocaeli ... İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyası üzerinden 11/06/2018 tarihinde icra takibi başlatılmış olup ödeme emrinin tebliği üzerine davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine, yetki itirazı davacı tarafından kabul edilerek dosya İstanbul .... İcra Dairesine tevzi edilmiştir.İstanbul  ... İcra  Dairesi'nin  ... E. sayılı takip dosyasında 901.784,45 TL (fatura) asıl alacak, 2.384,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 904.170,08 TL alacağın değişen oranlarda ticari faizi ile birlikte tahsili için düzenlenen 27/06/2018 tarihli ödeme emrine karşı, davalı tarafından yasal süre içerisinde 03/07/2018 tarihinde \"01/04/2016 tarihinde akdedilen sözleşme ve 30/03/2018 tarihli protokol gereği hapis, takas ve her türlü def'i hakkının mevcut olduğu\" belirtilerek borca ve faize itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğu, eldeki davanın 04/07/2018 tarihinde toplam takip tutarı 904.170,08 TL üzerinden açıldığı, davalı tarafından 03/07/2018 tarihinde borca itiraz edilmesine rağmen 05/07/2018 tarihinde icra dosyasına 530.000,00 TL ödeme yapılarak, söz konusu bedelin davacı alacaklıya ödenmesine muvafakat edildiği ve bakiye alacak yönünden itirazlarının devam ettiğinin bildirildiği tespit edilmiştir. Sözleşme; Taraflar arasındaki 10/03/2016 tarihinde imza altına alınan Karma Koli İşçiliği Sözleşmesinde, davacı \"Yüklenici Firma\", davalı ise \"İşveren Firma\" olarak anılmaktadır.Sözleşmenin konusu 1.maddede; \"İşveren Firmanın 1-Satış tonaj artırımlarına destek olmak amacıyla yapacağı muhtelif çeşitlerdeki ürünlerin birbirine bantlanması, etiket yapıştırılması, teşhir kolileme, elleçleme, ürünlerin yükleme ve boşaltılması, depolar arası nakliye vs promosyonel hizmetlerin Yüklenici Firma tarafından ve sözleşmede yer alan kayıt ve koşullar gereğince mevzuata ve yasalara uygun şekilde yerine getirilmesi 2-Dönüşümlü koli olarak tanımlanacak olan emtiayı tedarikçilerden sıfır olarak satın almakta ve üretmekte olduğu bilumum ürünleri bu koliler ile sevk etmektedir, İşveren Firma kullanmakta olduğu dönüşümlü kolilerin temizleme, ayıklama, yükleme, boşaltma, depolama faaliyetleri işbu sözleşmenin konusudur.\" şeklinde açıklanmıştır.Sözleşmenin 6.maddesi \"ödemeler ve işçilik birim maliyeti\", 9.maddesi \"tarafların bağımsızlığı\" başlığını taşımaktadır. Sözleşmenin 6.1.maddesinde; Yüklenici Firmanın her ayın son iş günü o aya ait hizmet bedelini fatura edeceği, ödemelerin ise faturaların tebliğinden itibaren 7 iş günü içinde yapılacağı düzenlenmiştir. Sözleşmenin 6.2.maddesinde ve 9.3.maddesinde; \"İşbu sözleşmenin süresi boyunca, yüklenici firma hizmetlerin yapılmasıyla ilgili kendi personeline yapılacak ödemelerin (ücretlerin, vergiler, ücretli izinler ve diğer yan ödemeler, sigorta, emeklilik, sözleşmesel ve diğer menfaatler, acenta ücretleri, talimatlar, kararlar ve uzlaşmalar da dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) zamanında ve tam olarak yapılmasını sağlayacaktır. Buna aykırılık halinde yüklenici firma, işveren firmanın doğrudan çalışanlara ödeme yaparak bu bedelleri yüklenici firmaya yapacağı ödemelerden mahsup etme hakkı olduğunu kabul ve taahhüt eder...\"Sözleşmenin 9.4.maddesinde; \"Maliyet yapısını oluşturan ve Yüklenici Firma tarafından işi ifası için çalıştırılacağı beyan edilen personelin aylık hak edişlerinin ödendiğine ve SGK ve resmi mercilere yasal ödemelerin yapıldığına dair ilgili belgeler, talep edildiğinde ödeme dekontları şeklinde İşveren Firmaya ibraz edilecektir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.  Sözleşmenin 12.maddesinde; sözleşmenin 01/04/2016 tarihinde yürürlüğe gireceği ve 31/03/2018 tarihinde kendiliğinden sona ereceği düzenlenmiştir. Bu nedenle 30/03/2018 tarihinde imzalanan protokol ile sözleşmenin süresinin aynı koşullarla 01/07/2018 tarihine kadar uzatılması hususunda tarafların mutabık kaldıkları anlaşılmıştır. İhtarnameler;1-Davalı şirket vekili tarafından Beyoğlu .... Noterliğinden keşide edilen 14/06/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 9.4.maddesi gereği ilgili belgelerin talep edilmesine rağmen ibraz edilmemesinin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, sözleşmenin 9.3.maddesi gereği çalışanlara ödemelerin zamanında yapılmaması halinde müvekkilinin ödemeleri direkt çalışanlara yaparak davacı hakedişlerinden mahsup hakkına sahip olduğu, bu nedenle 18 Haziran 2018 tarihine kadar çalışanların mayıs ayı maaş ve SGK ödemelerinin yapıldığına dair kayıtların ibraz edilmemesi halinde ilgili ödemelerin müvekkili tarafından yapılarak, davacı hakedişlerinden mahsup edileceği ihtar edilmiştir.2-Davacı şirket vekili tarafından Beyoğlu .... Noterliğinden keşide edilen 22/06/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname; davalı şirket tarafından keşide ihtarnamede 18/06/2018 tarihine kadar belgelerin ibrazı talep edilmiş ise de ihtarnamenin 19/06/2018 tarihinde tebliğ edildiği, bu nedenle talep edilen zaman açısından belgelerin ibrazının mümkün olmadığı ayrıca talebin sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği, müvekkili tarafından çalışanların ücretlerinin ödendiği, ödenmemiş olduğu varsayımında dahi davalı şirketin hakedişleri keyfi olarak bloke hakkı olmadığı, müvekkillinin hakedişlerinin ödenmemesi nedeniyle Suadiye ve Tarsus fabrikalarındaki işçilerin maaşları gecikmeli olarak ödendiğinden ve bu husus davalı kusurundan kaynaklandığından işçilerin haklı fesih imkanı doğduğu, iş istihdamının sürdürülemez duruma geldiği, 22/06/2018 tarihi itibariyle Suadiye ve Tarsus fabrikalarında çalışma ve teslimat yapılmayacağı ihtar edilmiş ve 22/06/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir.3-Davalı şirket vekili tarafından Beyoğlu .... Noterliğinden keşide edilen 26/06/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname; davacı şirket tarafından Beyoğlu ... Noterliğinden keşide edilen 22/06/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamede ifade edilen hususların kabulünün mümkün olmadığı belirtilmiş ve Beyoğlu ... Noterliğinden keşide edilen 14/06/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile talep edilen belgelerin işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 işgünü içerisinde ibraz edilmesi, aksi halde çalışanlara ödeme yapılacağı ihtar edilmiştir. 4-Davacı şirket vekili tarafından Beyoğlu ... Noterliğinden keşide edilen 29/06/2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname; taraflar arasında imzalanan sözleşmede hakedişlere bloke koyulacağı yönünde bir hüküm olmadığı, müvekkilinin muaccel hale gelen bir borcunun bulunmadığı, işçilik alacakları nedeniyle ödeme talep edilmiş olsa dahi öncelikle teminatın nakde çevrilmesi bu şekilde karşılanmaması halinde hapis hakkı uygulanabileceği hususunun taraflar arasındaki sözleşmede düzenlendiği açıklanarak, Mayıs hakedişinin ödenmemesi nedeniyle Suadiye ve Tarsus fabrikalarında sevkiyatların durdurulduğu ve müvekkilinin kullanımına tahsis edilen menkullere hapis hakkı uygulandığı ihtar edilmiş, 29/06/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bilirkişi raporu; Mahkemece Mali Müşavir ..., Akademisyen  ... ve Endüstri Mühendisi ...  oluşan bilirkişi heyetinden alınan 27/06/2019 tarihli raporda özetle; ''...Uyuşmazlığın; davacının, davalı ile akdettiği sözleşmeye konu hizmeti verebilmek için istihdam ettiği personelin hak ve ücretlerini süresinde ödeyip ödemediğinin belirlenememesi halinde davalının, sözleşmeye dayalı olarak bu ücretleri ödeyerek davacıya ödenecek hak ediş alacağından mahsup edip edemeyeceği, bu mahsubun haklı ve hukuka uygun olup olmadığı ve nihayetinde tarafların birbirinden hangi oranda alacaklı olduğunun tespitine ilişkin olduğu, Sözleşmedeki ilgili hükümler birlikte değerlendirildiğinde davalı iş sahibinin, davacı tarafça kendisine sunulacak olan hizmetin hiçbir aksaklık olmadan sürdürülmesi için gerekli tedbirleri aldığı, davacının da bu tedbirlere uymayı önceden kabul ettiği, anılan düzenlemeler ile asıl hedeflenenin sözleşme konusu hizmetin ifasının süresinde yerine getirilebilmesi olduğu, anılan çerçevede 9.4.maddedeki ibraz yükümlülüğünün esasında 6.2 ve 9.3.maddelerde düzenlenen mahsup hükmünün uygulanabilmesi için gerekli denetimi yapabilmek üzere getirildiği, bu ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde davalı iş sahibinin anılan ödemelerin yapılmadığını başka kanallar aracılığıyla tespit etmesi durumunda sözleşmenin 6.2. ve 9.3. maddeleri uyarınca sözleşme konusu hizmetin sürekliliğini sağlamak maksadıyla davacının da önceden kabul etmiş olduğu personel ödemelerini yapmasında sözleşmeye ve hukuka aykırı bir yan bulunmadığı, davalı tarafından yapılan mahsup işleminin sözleşmeye uygun olduğu ve mahsup edilen miktar bakımından davacının hak ediş alacağı bulunmadığı,  Bu mahsup işlemi kapsamında taraf ticari defter ve kayıtları incelendiğinde; davalının davacı adına \"Kalite Mühendislik işçi alacak ödemesi\" veya \"arabuluculuk ödemesi\" açıklamaları ile yapmış olduğu 2.295.050,64 TL'den yukarıdaki düzeltilmiş tutar olan 1.705,240,87 TL düşüldüğünde 589,809,77 TL hesaplandığı ve davalının davacıdan 589,809,77 TL alacaklı olduğu'' yönünde görüş bildirmişlerdir.  Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları üzerine bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 23/12/2019 tarihli ek raporda ise; kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerin aynen geçerli olduğu, görüş değişikliğine gidilmesini gerekli kılacak bir durumun olmadığı bildirilmiştir. Dava açıldıktan sonra ödenen miktar yönünden;Dava açıldıktan sonra, davalı tarafça icra dosyasına 530.000,00 TL ödeme yapılarak, söz konusu bedelin davacıya ödenmesine muvafakat edildiği ve bakiye kısım yönünden ise itirazlarının devam ettiği beyan edildiğinden; dava açıldığı tarihte davacının 530.000,00 TL alacak yönünden davasında haklı olduğu anlaşılmakla, mahkemece davanın tamamen reddine karar verilmesi hatalıdır. Mahsup yönünden yapılan inceleme;Mahsup, bir alacağın gerçek miktarının belirlenebilmesi amacıyla yapılan bir hesap işlemidir, itiraz niteliğinde olduğundan davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmaz.Mahsup, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Takastan farklı olarak, mahsupta iki ayrı alacak bulunmamaktadır. Yani mahsupta indirilecek olan değer, farklı bir alacak olmayıp aynı alacak üzerinden tenzil edilmesi gereken değerdir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01/04/2019 tarihli 2017/15-2073 E. 2019/479 K. sayılı kararında; \"...Mahsup, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Örneğin bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir. Bunun gibi haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görüldüğü gibi bu olaylarda karşılıklı alacaklar bulunmamaktadır (Akman S./Burcuoğlu H./Altop A.: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 1013). Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından resen nazara alınır......Davalı yüklenici vekili, yargılama aşamasında 24.06.2013 tarihinde bilirkişi raporuna karşı verdiği dilekçesinde, davacının çalıştırdığı işçilerin sigorta primlerini ödemesi gerektiği hâlde ödemediğinden davacı adına SGK’ya ödeme yapıldığını savunmuş, yine 11.10.2013 tarihli dilekçe ekinde davacı adına sigorta primlerinin ödendiğine ilişkin tahsilat makbuzları ile havale yapıldığına ilişkin dekontları sunmuştur.Davalı yüklenici tarafından davacının işçilerinin sigorta primlerinin ödendiği yönündeki savunması, yanlar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davacı adına yapılan ödemelerin davacının alacağından indirilmesi yönünde mahsup savunması olup hâkim tarafından resen nazara alınması gerekmektedir.\" şeklinde karar verilmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.2 ve 9.3 maddelerinde, davalı şirkete mahsup hakkı tanındığı anlaşılmakla, davalı şirketin, davacı şirket işçilerine ödeme yapmış olması halinde bu ödemeleri davacı şirket hakedişinden mahsup etmesi mümkündür. Bilirkişi raporunda, dava dışı işçilere ödemeler yapıldığı ifade edilmiş ise de bu hususu teyide yönelik dosya kapsamında bir kayıt olmadığı, ödemelerin fiili olarak yapılıp yapılmadığının tespit edilmediği, bilirkişi heyeti tarafından ödeme kayıtları, defter ve cari hesap kayıtlarının rapora eklenmediği tespit edilmiştir.Ayrıca bilirkişi raporunda borç alacak detayına yönelik hesap tablosu 2019 yılına ilişkin olup rapor detayında 2018 yılı temmuz bakiyesinin 1.655.753,33 TL olduğu ifade edilmekle, bu hesaplamaya nasıl ulaşıldığı anlaşılamamıştır. Davacı kayıtlarında 30/06/2018 tarihinde 589.118,77 TL tahsilat yapıldığında dair kaydın davalı defterlerinde ödeme kaydı olarak yer almaması ve davacı şirket tarafından bu kaydın sehven oluşturulduğu, davalı şirket tarafından fiili olarak böyle bir ödeme yapılmadığı yönündeki itirazları karşılanmadığı gibi söz konusu ödemenin hesap bakiyesinde dikkate alınıp alınmadığı da anlaşılamamaktadır. Rapordaki mali yönden hesaplama ve tespitler denetime ve hükme elverişli değildir. Yine taraflar arasında aynı sözleşme nedeniyle İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1021 E. ve İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/682 E. sayılı dosyaları kapsamında dava açıldığı ve davacının delil listesinde ilgili dosyaların da yer aldığı anlaşılmakla, söz konusu dosyalar celp edilmeden ve incelenmeden karar verilmesi de hatalıdır. Açıklanan nedenlerle;  İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1021 E. ve İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/682 E. sayılı dosyalarının işbu dosya kapsamına alınması, yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, davacının alacaklı olup olmadığının ve dava tarihi itibariyle haklılığının tespit edilmesi için konusunda uzman yeni bir bilirkişi heyetinden davacı tarafça sunulan itirazların da değerlendirildiği, denetime açık ve hükme elverişli rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf talebinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul  4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/612 E. 2020/165 K. sayılı 12/03/2020 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,4-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvurma ve karar harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,5-Davacı tarafça yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,7-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"72c41274ff47bd29","SID":"307335b33118f7f2"}}