{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/42 <br>KARAR NO: 2024/140<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2018/643<br>KARAR NO: 2020/131<br>KARAR TARİHİ: 13/02/2020<br>DAVA: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 07/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin inşaat ve müteahhitlik işleri ile uğraşmakta olduğunu ve iş yaptığı şantiyelerde kullandığı kule vinçleri kiralama yoluyla temin ettiğini, davalı şirketin ise vinç kiralama işi ile iştigal ettiğini, müvekkilinin davalı şirketten Yeni Bosna'da bulunan şantiyesinde kullanılmak üzere 03/11/2014 tarihinde \"Makine Kira Sözleşmesi\" başlıklı sözleşme ile bir adet vinç kiraladığını, kiralama süresinin 10 ay olarak kararlaştırıldığını ve 10 aylık kira bedeli olarak 195.054,00 TL üzerinden anlaştıklarını, sözleşmenin 6.maddesine göre kira bedelinin bir ay peşin, kalan kısmının her ay için düzenlenmiş sıralı çeklerle  ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin sözleşmede belirlendiği gibi peşinatı ödedikten sonra kalan kısım için aylara bölünmüş şekilde toplam 90.000,00 TL tutarlı 5 adet çeki 17/11/2018 tarihinde davalı şirkete teslim ettiğini, çek yapraklarının bitmesi nedeniyle bakiye tutar için bankadan çek alınınca değiştirilmek üzere 80.000,00 TL tutarlı senedi aynı gün davalı şirkete verdiğini, söz konusu senedin lehtar hanesine davalının adı ve senet miktarının yazılı ve diğer taraflarının ise boş olarak davalıya verildiğini, müvekkili şirketin senet düzenlendiği anda fotokopisini alarak fotokopisi üzerine \"yukarıda yazılı miktar uygun zamanda çeke dönüştürülecektir\" diye yazılıp imzalatarak davalı şirket yetkilisine teslim edildiğini, müvekkil şirketin çek karnesi gelince kararlaştırılan şekilde eksik aylara ait toplam 80.000,00 TL tutarlı 5 adet çeki 26/05/2015 tarihinde davalıya teslim ettiğini ancak davalının çeşitli bahaneler ileri sürerek senedi iade etmediğini, bedelsiz kalan ve anlaşmaya aykırı doldurulan senedin iki yıl sonra İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından takibe konu edildiğini, takibe konu borca karşın değil, ileride verilecek çeklerle değiştirilmek şartı ile verildiğinin sabit olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkili davacıların borçlu olmadıklarının tespit edileceğini belirterek, müvekkillerinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında takibe konu edilen senet nedeniyle borcu olmadığının tespitine karar verilmesini ve haksız takip nedeniyle en az %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 20/12/2019 tarihli dilekçesi ile; davalı tarafça İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından 49.023,60 TL için alacak talebinde bulunulmuş ise de fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu, bu nedenle açılan işbu davada 80.000,00 TL bedelli senet tutarının tamamı yönünden borçlu olmadığının tespitinin talep edildiğini beyan ederek, eksik harcı ikmal etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davacı şirket arasında kule vinç kiralanması konusunda 25/11/2014 tarihli makine kira sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme konusu kule vincin çalışır vaziyette davacı şirkete teslim edildiğini, sözleşme gereği davacıya makine kiralaması nedeniyle faturalar kesildiğini, davacı tarafından işbu fatura borçlarına istinaden çek ve senet olmak üzere kısmi ödemeler yapıldığını ancak davacının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasına konu borcunu ödemediğini, sözleşmenin 4.12 maddesinin not başlıklı hükmünde kule vincin maksimum yüksekliğinin değişmesi, kule vincin ve mastların kullanım sürelerinin uzaması durumunda ortaya çıkacak ilave ücretlerin ayrıca kiracı tarafından ödeneceği hususunun kararlaştırıldığını, kule vincin demontajı sırasında  kule vinç çok uzakta kalığı için 160 tonluk mobil vinçten daha büyük olan 400 tonluk kule vincin kullanıldığını, 400 tonluk kule vinç için dava dışı ...A.Ş. unvanlı firmadan vinç hizmeti alındığını, bu hizmete ilişkin 23/07/2016 tarihli ... nolu fatura bedelinin ise davacıya yansıtıldığını, dava dilekçesinde belirtilen iddiaların haksız ve dayanaktan yoksun, borcu ödememek için zaman kazanma amacına yönelik olduğunu, icra takibine konu edilen 80.000,00 TL bedelli bono kambiyo niteliğine sahip olduğu için illetten mücerret olan bononun teminat olarak verildiğine yönelik iddiaların davacılar tarafından yazılı delille ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddine, davacıların % 20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''...davacının davaya konu bononun vinç kiralama sözleşmesi için verildiğini, davalı ise bononun ... Marka, ... Tipi Kule Vinç 'in kiralanmasından dolayı davacıdan olan alacak nedeniyle davacı tarafından cari hesaba mahsuben verildiğini beyan ettikleri, ancak tarafların bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerine göre davaya konu bononun cari hesap bakiyelerinden mahsup edilmediği, taraf defterlerinin davalıya düzenlenen 13.623,60 TL bedelli iade faturasının davalının ticari defterlerinde yer almadığı, yine davalı tarafından davacıya düzenlenen 35.400,00 TL bedelli yansıtma faturasının da davacının ticari defterinde kayıtlı olmadığı, bunun dışında tarfların ticari defterlerinin mutabık olduğu, davacı tarafça taraflar arasında iade faturası kesileceğine ilişkin bir anlaşma olduğu veya iade faturası kesilmesini haklı gösterecek herhangi bir durum bulunduğu iddia ve ispat edilemediği, bu konuda davalı tarafa teklif edilen yeminin davalı şirket yetkilisince usulüne uygun olarak yerine getirildiği, bu nedenle davacı şirketin 13.623,60 TL yönünden davalıya borçlu olduğu, taraflar arasındaki mutabakatsızlığa konu 35.400,00 TL bedelli olarak davalı tarafından davacı şirket hakkında düzenlenen yansıtma faturası yönünden ise davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu ... Tipi Kule Vinç kiralama sözleşmesine göre, demontaj bedelinin sözleşme bedeline dahil olduğu, sözleşmenin beşinci maddesinden önceki \"not\" düzenlemesine atfen 400 tonluk mobil vinç kullanıldığı iddiası ile dava dışı ... A.Ş.tarafından davalıya \"Vinç hizmet bedeli\" açıklaması ile kesilen 23/07/2016 tarihli ve 35.400,00 TL bedelli faturanın fatura bedelinin tamamı olacak şekilde davacı şirket tarafından 03/08/2017 tarihinde 35.400,00 TL bedelle davacıya yansıtma faturası kesildiği, gerek davalının sunduğu 25/11/2014 tarihli sözleşmeye konu ... tipi vinç yönünden kira sözleşmesine göre vincin kurulacağı/kurulduğu ... Şantiyesi, gerekse davacının sunduğu 03/11/2014 tarihli sözleşmeye konu ... tipi vinç yönünden vincin kurulacağı/kurulduğu yerin Yenibosna Şantiyesi olduğu nazara alındığında taraflar arasındaki sözleşme sona erdikten sonra davalının her iki vinç yönünden de kira bedeli ve bakım bedeli açıklamaları ile ...  Ltd. Şti.'ne faturalar kestiği, bu kapsamda ...  A.Ş.tarafından vinç hizmet bedeli açıklaması ile davalı tarafından ...Ltd. Şti.'ye kesilen fatura tarihlerinden sonra 23/07/2016 tarihinde davalıya kesilen faturanın taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra demontaj işlemi yapıldığı ve bu faturanın demontaj işlemine ait olduğu, ayrıca sözleşmenin \"not\" düzenlemesine göre 160 tonluk vincin yetersiz gelmesi nedeniyle 400 tonluk vinç kullanıldığı ve bu nedenle yansıtma faturasının 160 tonluk vinç ile 400 tonluk vinç arasındaki fiyat farkına ilişkin olduğu hususlarının ispatlanamadığı, bu nedenle davacı tarafın yansıtma faturasından dolayı davalıya borçlu olmadığı, davaya konu bononun taraflar arasındaki temel ilişkiye ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı da nazara alındığında davacı tarafın netice itibariyle davalıya 13.623,60 TL borlu olduğu, bu miktarı aşan 66.376,40 TL bono bedeli yönünden davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı, bononun takibe konulduğu icra dosyası yönünden ise 196,43 TL işlemiş faiz talebinden borçlu olunan miktara tekabül eden 55,35 TL faiz mahsup edildiğinde 141,08 TL işlemiş faiz yönünden 147,07 TL % 03 komisyon bedeli talebinden borçlu olunan miktara tekabül eden 40,87 TL mahsup edildiğinde 106,20 TL yönünden davacı tarafın davalıya borçlu olmadığı, sonuç olarak davacı tarafın 80.000,00 TL bedelli bononun takibe konu edilen asıl alacağa ilişkin 49.023,60 TL 'den yalnızca 13.623,60 TL'si yönünden borcun devam ettiği, bu miktarı aşan kısım ile takibe konu edilmeyen bono miktarı itibariyle davacı tarafın borcunun bulunmadığı, kabul edilen kısım itibariyle takip haksız olmakla birlikte davalı/alacaklının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı...\" gerekçesiyle;\"1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 2-Davacının, ... Tic. Ltd. Şti  tarafından 18/11/2014 tarihinde .... Tic. Ltd. Şti lehine 10/08/2017 vadeli olarak 80.000,00 TL bedel ile keşide edilen bononun 66.376,40 TL' sinden; bu bononun takibe konu edildiği İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası bakımından 49.023,60 TL takip alacağının 35.400,00 TL'si ile 141,08 TL işlemiş faiz ve 106,20 TL komisyondan dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 3-Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek, kararın hatalı olduğunu ve davanın reddinin gerektiğini ayrıca davacı tarafça takibe konu edilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle işbu davayı ikame edilerek, harca esas değeri ise takip çıkışı değeri olan 49.367,10 TL belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadığı ve mahkemece \"35.400,00 TL'si ile 141,08 TL işlemiş faiz ve 106,20 TL komisyondan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine\" karar verildiğine göre senet bedelinin tamamı üzerinden vekalet ücreti ile harcın hesaplanmasının hatalı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır.\tDava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında; davalı tarafından, davacılar hakkında 49.023,60 TL asıl alacak, 196,43 TL takip öncesi işlemiş faiz ve 147,07 TL (% 3) komisyon olmak üzere toplam 49.367,10 TL alacağın tahsili için 25/08/2017 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmıştır.  Takibe dayanak belge olarak; keşidecisi .... Tic. Ltd. Şti.ile ..., lehdarı ...Tic. Ltd. Şti.olan, 18/11/2014 tanzim tarihli, 10/08/2017 vade tarihli, 80.000,00 TL bedelli bono eklenmiştir.Davacı, söz konusu bononun taraflar arasında imzalanan vinç kiralama sözleşmesine istinaden, bono yerine çek verildiğinde iade edilmek üzere düzenlendiğini ve bononun bir fotokopisinin ise \"Yukarıda yazılı miktar uygun zamanda çeke dönüştürülecektir\" ibaresi yazdırılıp imzalatılarak alındığını, sözleşme uyarınca davalıya çekler teslim edilmesine rağmen bononun iade edilmediğini beyan ederek, takibe konu edilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafından sunulan bono fotokopisi incelendiğinde; keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti.ile ..., lehdarı ... Tic. Ltd. Şti.olan, 18/11/2014 tanzim tarihli, 80.000,00 TL bedelli olduğu ancak bononun tediye tarihi ile Türk Lirası karşılığı kısmının boş olduğu, bono üzerinde \"Yukarıda yazılı miktar uygun zamanda çeke dönüştürülecektir\", \"elden teslim aldım 17.11.2014 / 12:00  ...\" ibaresinin yazılı olduğu ve imzalandığı anlaşılmıştır. Davalı ise taraflar arasında vinç kiralama sözleşmesini kabul ederek, sözleşmenin 4.12 maddesi gereği ortaya çıkan ilave masraflar nedeniyle davacıya yansıtma faturası düzenlendiğini,  sözleşme kapsamında davacının borçlarını eksiksiz ödemediğini, ayrıca takibe konu bononun illetten mücerret olup aksi yöndeki iddiaların ispatının gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasında iki ayrı kule vinç kiralama sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı şirket kiraya veren, davacı şirket ise kiracıdır. 03/11/2014 tarihli Makine Kira Sözleşmesi ile ... marka ... tipi, 93 metre yüksekliğinde, 60 metre bom uzunluğunda, 8 ton maximum kapasiteli 1.300,00 Kg Bom Ucu Kapasiteli, Beton Ankraj Mastı şase ölçülü kule vincin, Yenibosna'da kullanılmak üzere, 03/11/2014 tarihinden 03/09/2015 tarihine kadar 10 ay süreyle, toplam 195.054,00 TL (kira, montaj, demontaj, bakım, sigorta, nakliye vs dahil) bedelle kiralanmasına ilişkin olduğu, kira bedelinin 33.040,00 TL'sinin peşin ödeneceği, kalan 162.014,00 TL'sinin ise 03/12/2014 tarihinden başlamak üzere 9 adet sıralı senet ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca ücret ve ödemeye ilişkin hükümlerin düzenlendiği 4.maddede \"NOT: Kule vincin maksimum yüksekliğinin değişmesi, kule vincin ve mastların kullanım sürelerinin uzaması durumunda ortaya çıkacak ilave ücretler ayrıca kiracı tarafından ödenecektir.(kule vincin maksimum yüksekliğinin değişmesi durumunda ortaya çıkacak ilave bağlantı, ilave mast kirası, ilave yükseltme işçilik ücreti, ilave alçaltma işçilik ücreti vs.)\" ibaresi yer almaktadır. 25/11/2014 tarihinde Makine Kira Sözleşmesi ile ... marka ... tipi, 88 metre yüksekliğinde, 60 metre bom uzunluğunda, 10 ton maximum kapasiteli 1.500,00 Kg Bom Ucu Kapasiteli, Beton Ankraj Mastı şase ölçülü kule vincin, ... Yapı Şantiyesi'nde kullanılmak üzere, 25/11/2014 tarihinden 25/09/2015 tarihine kadar 10 ay süreyle, toplam 203.314,00 TL (kira, montaj, demontaj, bakım, sigorta, nakliye vs dahil) bedelle kiralanmasına ilişkin olduğu, kira bedelinin 33.040,00 TL'sinin peşin ödeneceği, kalan 170.274,00 TL'sinin ise 25/12/2014 tarihinden başlamak üzere 9 adet sıralı senet ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Ayrıca ücret ve ödemeye ilişkin hükümlerin düzenlendiği 4.maddede \"NOT: Kule vincin maksimum yüksekliğinin değişmesi, kule vincin ve mastların kullanım sürelerinin uzaması durumunda ortaya çıkacak ilave ücretler ayrıca kiracı tarafından ödenecektir.(kule vincin maksimum yüksekliğinin değişmesi durumunda ortaya çıkacak ilave bağlantı, ilave mast kirası, ilave yükseltme işçilik ücreti, ilave alçaltma işçilik ücreti vs.) Kule vincin montaj ve de-montajı için gerekli mobil vinç ücreti 160 tonluk mobil vince göre belirlenmiş olup iş bitiminde de montaj esnasında 160 tonluk vinçten daha büyük mobil vinç gerekir ise aradaki fiyat farkı kiracı tarafından ayrıca ödenecektir.\" ibaresi yer almaktadır.Taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi neticesinde tanzim olunan raporda; -Her iki tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacı defterlerinin 2015 yılı kapanışı itibariyle 63.623,00 TL davalıya borçlu olarak 2016 yılına devrettiği, davalı defterlerinin 2015 yılı kapanışı itibariyle 63.623,00 TL davacıdan alacaklı olarak 2016 yılına devrettiği, -2016 yılında davacı tarafından toplam bedeli 50.000,00 TL olan 3 adet çek ile davalıya ödeme yapılarak 2017 yılına 13.623,00 TL davalıya borçlu olarak devrettiği, söz konusu çek ödemelerinin davalı defterlerinde de yer aldığı ve davacı kayıtları ile uyumlu olup davacıdan 13.623,00 TL alacaklı olarak 2017 yılına devrettiği, -Davacı tarafından 07/08/2017 tarihli 935240 no.lu \"vinç kiralama iade faturası\" açıklamalı KDV dahil 13.623,00 TL bedelli faturanın, davalıdan alacak kaydı şeklinde defterlerine işlendiği ve bu faturanın defterlerine işlenmesi ile davalıya borç bakiyesinin \"0\" olduğu, -Ancak söz konusu iade faturasının davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı gibi davalının ise 03/08/2017 tarihli ... \"Sözleşme gereği ... Şant. Kiralanan Kule Vincin Demontajı İçin Kullanılan 400 Tonluk Mobil Vinç Bedeli\" açıklamalı KDV dahil 35.400,00 TL bedelli yansıtma faturasını davacıdan  alacak kaydı şeklinde defterlerine işlendiği ve bu faturanın defterlerine işlenmesi ile davacıdan önceden devreden 13.623,00 TL ile birlikte toplam 49.023,60 TL alacaklı hale geldiği, -Taraflar arasındaki kiralama ilişkisinin yapılan kısmi uzatmalarla Aralık/2015 tarihinde sona erdiği, kiralama ilişkisinin sona erdiği Aralık/2015 Sonu itibariyle tarafların 63.623,60 TL Borç/Alacak bakiyesinde mutabık oldukları ancak daha sonra taraf defterleri arasında yukarıda ifade edilen iki adet fatura nedeniyle mutabakatsızlık oluştuğu, -Kiralamaya konu vincin davacı şirketle kiralamanın sona erdiği Aralık/2015 sonrasında Ana İşveren ... tarafından kiralık olarak kullanılmaya devam edildiği ve davalı şirket tarafından dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. adına Ocak/2016 - 20 Mayıs/2016 periyodunda kira faturaları düzenlendiği, 400 tonluk kule mobil vinç hizmetinin tedarikçisi dava dışı  ...A.Ş.'nin davalı şirket adına düzenlediği faturanın ise 23/07/2016 tarihli KDV dahil 35.400,00 TL bedelli olduğu ve davalı şirketin ise faturaya dayanarak ihtilaf konusu faturayı davacı şirket adına düzenlediği, yansıtma faturası nedeniyle davacı şirketin borçlu olup olmayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, -Yine davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ancak davalı kayıtlarında yer almayan KDV dahil 13.623,60 TL tutarlı vinç kiralama iade faturasının taraflar arasındaki kiralama ilişkisinin sona ermesinden 7 ay sonra düzenlenmiş olması karşısında bu fatura nedeniyle davalının borçlu olup olmayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu belirtilmiştir.Davacı tarafça düzenlenen iade faturası yönünden, davacı vekili tarafından yemin teklif edilmiş ve davalı şirket yetkilisi ... 19/12/2019 tarihli celsede; \"yemine konu 13.623,60 TL bedelli iade faturası kesilmesi ile ilgili bizim davacı tarafla herhangi bir anlaşmamız yoktur, bahsi geçen fatura bizim bilgimiz dahilinde değildir, bu fatura ayrıca bize ulaştırılmadı,  bizim davacıya yemine konu edilen 13.623,60 TL bedelli fatura yönünden borcumuz yoktur, ayrıca davacı tarafa başkaca herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır, aksine alacaklı bulunmaktayız\" şeklinde yemin beyanında bulunmuştur.İspat; dava konusu yapılan hakkın gerçekten var olup olmadığının anlaşılması, maddi hukukun o hakkın doğumunu veya sona ermesini kendisine bağladığı vakıaların doğru olup olmadığının tespit edilmesi sonucunda mümkün olur ve dava konusu hak ile buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları yönünde mahkemeye kanaat verilmesi işlemidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda 187/1.maddesinde \"İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, kendisine hukuki sonuç bağlanmış olaylardır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Hakim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK'nın  \"İspat Yükü\" başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; \"İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.\" şeklinde düzenlenmiştir. Yani ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı iddia ve savunmada bulunana düşer. Kendisine ispat yükü düşen taraf için bu bir yükümlülük (mükellefiyet) değil, sadece bir yüktür (külfettir). Zira taraf kendisi tarafından ispatı gereken bir vakıayı ispat edemezse, karşı taraf (ve mahkeme) onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (yükümlülük). Kendisine ispat yükü düşen taraf, o vakıayı ispat edememiş sayılır; mesela, kendisine ispat yükü düşen ve fakat bunu yerine getiremeyen taraf davacı ise, davasını ispat edememiş sayılır ve dava bu nedenle reddedilir (Kuru, B.: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, 6. b., 2.c., s.1972).Somut olayda, takibe konu olan bononun, taraflar arasında imzalanan kule vinç kiralama sözleşmesinde istinaden verildiği, davacı tarafından sunulan bono fotokopisi ile bu hususun ispatlandığı, davacı tarafından sözleşmelere konu ödemelerin (13.623,60 TL dışında) yapıldığı, zira tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde de 2017 yılına devir tarihi itibariyle taraf defterlerinin uyumlu olduğu tespit edilmekle, davalı tarafın aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/4521 E. 2016/549 K. sayılı ilamı; \"...Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.... Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde  yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille  bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin  kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi  uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..\" şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davalı tarafça 03/08/2017 tarihli ... no.lu \"Sözleşme gereği .... Kiralanan Kule Vincin Demontajı İçin Kullanılan 400 Tonluk Mobil Vinç Bedeli\" açıklamalı KDV dahil 35.400,00 TL bedelli yansıtma faturası düzenlenmiş ise de söz konusu faturanın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmaması nedeniyle, alacaklı olduğu hususunda ispat yükü davalı üzerindedir. Davalı vekili yukarıda yer verilen her iki sözleşmenin 4.12 maddesinde yer alan hüküm uyarınca ortaya çıkan masraflar nedeniyle yansıtma faturasının düzenlendiğini ileri sürmektedir. Ancak taraflar arasındaki kiralama ilişkisi 2015 yılı aralık ayı itibariyle sona ermiş, bu tarihten sonra sözleşme konusu vinç kurulu olduğu yerde asıl iş sahibi olan  ... şirketi tarafından kullanılmaya başlanmış ve 2016 yılı Ocak döneminden 2016 yılı Mayıs dönemi dahil ...  şirketi tarafından kullanılmıştır. Davacıya borç olarak yansıtılan fatura ise, vincin ... şirketi tarafından da kullanımı sona erdikten sonra, 23/07/2016 tarihinde dava dışı  ... şirketi tarafından KDV dahil 35.400,00 TL bedelle düzenlenen faturaya istinaden yansıtma faturası olarak davacı şirket adına 03/08/2017 tarihli ... no.lu KDV dahil 35.400,00 TL bedelli olarak düzenlenmiştir. Sözleşme kapsamında montaj/demontaj bedellerinin fiyata dahil olduğu, sözleşme süresi boyunca sözleşmenin 4.12 maddesinde ifade edildiği gibi ekstra masraf yapıldığı hususunun davalı tarafça ispatlanamadığı, ayrıca dava dışı ... Şirketinden hizmet alındığı sırada vincin davacı şirket tarafından değil dava dışı ... şirketi tarafından kullanılıyor olması da nazara alındığında; davacının 03/08/2017 tarihli ... no.lu KDV dahil 35.400,00 TL bedelli fatura nedeniyle borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere takibe konu bononun taraflar arasında imzalanan kule vinç kiralama sözleşmesine istinaden verilmiş olması ve tarafların 2017 yılı itibariyle birbiriyle uyumlu ticari kayıtlarına göre 13.623,60 TL borç/alacak bakiyeleri olması karşısında, mahkemece toplam bono bedeli olan 80.000,00 TL'den borç miktarı 13.623,60 TL'nin düşümü ile bakiye 66.376,40 TL yönünden davacının borçlu olmadığına karar verilmesinde yine takibe konu edilen bedelden borç miktarı olan 13.623,60 TL düşülerek takip dosyası açısından menfi tespit yönünde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi vekalet ücreti ve harç miktarının  66.376,40 TL üzerinden hesap edilmesi de dosya kapsamına uygundur. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2021 tarihli 2021/10 E. 2021/61 K. sayılı ilamında; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde ifade edilen (1) sayılı tarifenin 1/e bendinde belirtilen işin esasının hüküm altına aldığı kararlardan anlaşılması gerekenin, ilk derece mahkemesi yerine geçilerek verilen ve icra kabiliyeti söz konusu olan kararlar olduğu, ilk derece mahkeme kararlarına dair istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararların ise icra edilebilir karar niteliğinde olmadığı için maktu harca tabi olduğu ifade edilmiştir. Somut dosya yönünden Dairemizce yapılan inceleme neticesinde verilen istinaf başvurusunun esastan reddi kararı icra edilebilir bir karar niteliğinde değildir ve ilk derece mahkemesi kararının geçerliliği devam etmektedir. İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeni bir karar verilmediği için emsal ilamda açıklanan hususlar Dairemizce de uygun bulunarak, davalı yönünden istinaf karar harcının maktu olarak belirlenmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 1.138,00 TL'den mahsubu ile bakiye 710,40 TL harcın talep halinde davalıya iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd1a029d25a65467","SID":"4f4b4b8c67345066"}}