{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/1577 Esas 2024/154  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2021/1577<br>KARAR NO\t\t: 2024/154<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/06/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/587 Esas 2021/374 Karar <br>DAVACI \t<br>VEKİLİ\t<br>DAVALILAR\t<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 04/07/2019<br><br>KARAR TARİHİ\t: 06/02/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 06/02/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı şirkete kredi kullandırıldığını diğer davalılar  ...'nın sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine hesabın Beşiktaş 26. Noterliği'nin 29/08/2018 tarih ve 59333 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edildiğini, kat ihtarnamesine rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak  Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12345 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ve takibin durdurulduğunu, bu nedenlerle davalıların haksız itirazlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalılara dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap vermedikleri, duruşmadaki beyanlarında davanın reddini istemişlerdir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı banka ile davalı/asıl borçlu ......Ltd. Şti. Arasında 11.04.2017 tarihli 1.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği ve anılı sözleşmeyi diğer davalılar ... ve ...'in müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, her iki davalı/gerçek kişinin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 23.12.2016 tarih ve 9226 sayılı ticaret sicil gazetesinden anlaşılacağı üzere asıl borçlu şirketin ortağı oldukları, bu suretle kefalet sözleşmesinin zorunlu şekli şartları da içermesi karşısında TBK. 583 ve 584 maddeleri uyarınca geçerli olduğu, davacı bankanın akdedilen genel kredi sözleşmesi çerçevesinde 20.04.2017 tarihinde yıllık %13,80 oranında akdi, %39 oranında temerrüt faizi üzerinden 60 ay vade ile asıl borçlu şirkete 6500078367 numaralı ticari kredi kullandırdığı, anılı krediye ait son ödemenin 20.04.2018 tarihli 12.taksit ödemesi olduğu ve 13, 14, 15  ve 16.taksitlerin ödemesinin yapılmaması üzerine davacı banka tarafından Beşiktaş 26. Noterliği'nin 29.08.2018 tarih ve 59333 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, kat ihtarnamesinin asıl borçlu şirkete 03.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 1 günlük atıfet süresi gözetildiğinde asıl borçlu şirket yönünden temerrüt tarihinin 05.09.2018 olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı ... ve ...'e ise ihtarnamenin asıl borçlu şirketten önce 01.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, TBK. 586/1 maddesine göre asıl borçluya tebligat yapılmadan davalı kefillere kat ihtarnamesi tebliğ edilmesi halinde kefilin temerrütünün takip ile başlayacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/18084 Esas 2014/272 Karar sayılı ilamı) nazara alındığında davalı gerçek kişi-kefiller yönünden takip tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, taraflar arasındaki ilişkinin ticari iş mahiyetinde olması sebebiyle TBK. 88 ve TBK. 100 maddelerini somut olayda uygulanamayacağı kabul edilerek, ibraz edilen ek bilirkişi raporu çerçevesinde takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ......Ltd. Şti.'den 513.020,70-TL asıl alacak, 27.081,92-TL işlemiş akdi faiz, 27.945,32-TL temerrüt faizi, 1.485.76-TL BSMV, 1.026,75-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 570.560,45-TL alacaklı olduğu, yine davacı bankanın davalı ... ve ...'den takip tarihi itibariyle  513.020,70-TL asıl alacak, 36.324,84-TL işlemiş akdi faiz, 1.824,02-TL temerrüt faizi, 641,83-TL BSMV, 1.026,75-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 552.838,14-TL alacaklı olduğu anlaşılmakla; <br>\tDavalı ... ... Ltd. Şti. yönünden takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı ......Ltd. Şti.'den 513.020,70-TL asıl alacak, 27.081,92-TL işlemiş akdi faiz, 27.945,32-TL temerrüt faizi, 1.485.76-TL BSMV, 1.026,75-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 570.560,45-TL alacaklı olduğu, asıl borçlu şirketin maliki bulunduğu 5 adet taşınmaz için toplamda 3.050.000,00-TL tutarında davacı banka lehine ipotek tesis ettiği, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu olan Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8842 esas sayılı takip dosyası ile davaya konu  6500078367 numaralı ticari kredinin takip konusu yapılmadığı,  İİK 45. maddesi gereği rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahısların olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, ancak rehin tutarı borcu ödemeye yetmez ise alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebileceği nazara alındığında, alacağın ipotekle temin edilmesi sebebiyle asıl borçlu şirket yönünden davanın reddine, davacının icra takibine kötü niyetli giriştiği sabit olmadığında davacının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yer olmadığına, <br>\tDavalı ... ve ... yönünden, her iki davalı yönünden takip tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edildiğinde, davacı bankanın davalı ... ve ...'den takip tarihi itibariyle  513.020,70-TL asıl alacak, 36.324,84-TL işlemiş akdi faiz, 1.824,02-TL temerrüt faizi, 641,83-TL BSMV, 1.026,75-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 552.838,14-TL alacaklı olduğu, alacak miktarını kefalet limiti ve teminat kapsamında kaldığı, ipotek ile kefilin kefaletinin teminat altına alınmadığı, Ankara 29. İcra Müdürlüğü'nün 2018/8873 ve 2018/10360 esas sayılı takip dosyalarında dava konusu kredinin takip konusu edilmediği nazara alınarak, her iki davalının Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12345 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 513.020,70-TL asıl alacak, 36.324,84-TL işlemiş akdi faiz, 1.824,02-TL temerrüt faizi, 641,83-TL BSMV, 1.026,75-TL ihtarname masrafı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV ile takibin devamına, davalının likit olan alacağı haksız olarak itiraz ettiği ve takip tarihi nazara alınarak İİK.'nın 67. maddesi gereğince 110.567,62-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne,  davalı ... ...Ltd. Şti. yönünden davanın reddine, davacının  kötü niyeti sabit olmadığından davacının tazminata mahkum edilmesine yer olmadığına, davalı ... ve ... yönünden her iki davalı yönünden tahsilde tekerrüre yol açmamak koşulu ile davalıların Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12345 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 513.020,70-TL asıl alacak, 36.324,84-TL işlemiş akdi faiz, 1.824,02-TL temerrüt faizi, 641,83-TL BSMV, 1.026,75-TL ihtarname masrafı ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %39 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, İİK'nun 67. maddesi gereğince 110.567,62-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davanın reddedilen kısmı yönünden davacının kötü niyeti sabit olmadığından davacının tazminata mahkum edilmesine yer olmadığına  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, <br>\tDavaya konu kredinin KGF kapsamında kullandırılan kredi olduğunu, davalılar ile bu nedenle ayrı bir genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu kredi yönünden çekilen ihtarnamede ipoteklerden bahsedilmediğini, firmanın bu risk için ipotekli taşınmazlardan sorumlu tutulmadığının görüldüğünü, Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/8842 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını,  Beşiktaş 26. Noterliği'nin 10/07/2018 tarihli kat ihtarında borçlu şirketin riskler için gösterilen kredilerin ayrı ayrı belirtildiğini, davaya konu kredinin bu ihtarda belirtilmediğini, ayrıca ipoteklerin kıymet taktirlerinin yapıldığını, ipotek dosyasının ana parasını dahi karşılamaya yetmediğini, kaldı ki ipotekli taşınmazların işbu dava konusu edilen ilamsız icra takibine konu olan riski de kapsamadığını, borçlu ana firma tarafından dava konusu kredi nedeniyle verilmiş herhangi bir kredi bulunmadığını, bu nedenle asıl borçlu şirket yönünden reddi kararının hatalı olduğunu, davalı kefiller yönünden ise dava konusu kredinin cari hesap şeklinde işletildiğini, müvekkili bankanın tebliğ genelgeleri gereğince 14/08/2018 tarih 2018/43 sayılı genelgede ticari kredi genel faiz oranının %37, temerrüt faizinin ise bu oranın %30 fazlası olan %48,10 olarak öngörüldüğünü, bilirkişi tarafından bu oranlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken eksik hesaplama yapıldığını, ayrıca temerrüt tarihinden takip tarihine kadar da temerrüt faizi hesaplanması gerekirken akdi faiz hesaplanmasının da hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. \t<br>\tDavalılar vekili istinaf başvuru dilekçesine karşı vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının müvekkilleri yönünden davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi nedeniyle verilen kararın hatalı olduğunu, kararın bu yönüyle kaldırılması gerektiğini ve ayrıca davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalılar vekili adli yardım talep dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ekonomik durumunun iyi olmadığını, müvekkilleri adına kayıtlı menkul ve gayrimenküller üzerinde hacizler bulunduğunu, tasarruf hakkı bulunmadığını  bu nedenle adli yardım talep etmiş, Dairemizce 15/01/2024 tarihli ara kararı ile davalılar vekilinin adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.  <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\t Beşiktaş 26. Noterliği'nin 29/08/2018 tarih ve 59333 yevmiye alacaklısının ..., borçlularının  ... ...Ltd. Şti.,  ... ve ... olup, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan  borcun 1 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiği, ihtarnamenin davalı şirkete 03/09/2018 tarihinde, ... ve ...'e ise 01/09/2018 tarihinde tebliğ edildiği, <br>\tAnkara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/8842 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlularının  ... ...Ltd. Şti. olup, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla toplam 1.720.198,34 TL alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, <br>\tAnkara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/12345 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ..., borçlularının  ... ...Ltd. Şti.,  ... ve ... olup, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan  6500078367 nolu kredi için 513.020,70-TL asıl alacak, 60.577,00-TL işlemiş akdi faiz, 42.917,85-TL temerrüt faizi, 3.440.18-TL BSMV, 1.026,75-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplamda 620.982,48-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazları üzerine takibin durdurulduğu görülmüştür. <br>\tBankacı bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda özetle;  davacı banka ile davalı ... ...Ltd. Şti. arasında 11/04/2017 tarihinde 1.000.000,00  TL limitle kredi sözleşmesi imzalandığını ve  kredi kullandırıldığını, diğer davalılar ... ve ...'in aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğunu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, kat ihtarının asıl borçlu şirkete  03/09/2018 tarihinde, ... ve ...'e ise 01/09/2018 tarihinde tebliğ edildiğini, asıl borçlu şirketin 05/09/2018 tarihinde temerrüte düştüğünü, dava konusu kredinin ödeme planına göre akdi faiz oranının %13,8, temerrüt faizinin ise taraflarca %39 olarak kararlaştırıldığını, bu oranlar dikkate alındığında ve davalı kefillerinde davalı şirketle birlikte aynı tarihte temerrüte düştüğünün kabulü halinde 513.020,70 TL asıl alacak, 27.081,92 TL işlemiş akdi faiz, 27.945,32 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.485,76  TL %5 BSMV, 1.026,75 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 570.560,45 TL alacağı bulunduğunu, davalı kefillerin kat ihtarının asıl borçluya tebliğinden önce tebliğ edilmesinden ötürü takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğünün kabulü halinde ise davalı kefillerin takip tarihi itibariyle 513.020,70 TL asıl alacak, 36.324,84 TL işlemiş akdi faiz, 1.824,02 TL işlemiş faiz, 641,43 TL %5 BSMV,  1.026,75 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 552.838,14  TL alacağı bulunduğu belirtilmiştir. <br>\tSomut olaya gelince;  davacı banka ile davalı ... ...Ltd. Şti. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı ve  kredi kullandırıldığı, diğer davalılar ... ve ...'in aynı limitle sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarına rağmen  borcun ödenmemesi üzerine borçlu ve kefiller hakkında Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2018/12345 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğu, süresi içerisinde eldeki dava açılmıştır. <br>\tTürk Borçlar Kanunu'nun 586. maddesinde müteselsil kefalete ilişkin düzenleme yapılmış olup adı geçen maddenin 1. fıkrası; \"Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.\" düzenlemesini içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01/11/2016 tarih 2016/12120 esas 2016/8556 karar sayılı emsal içtihadında da; \"...borçlunun  ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir...\" denilmiştir.  <br>\tDavalı kefiller yönünden davacı yanın istinaf dilekçesinin incelenmesine gelince, alacaklı davacı banka tarafından davalı asıl borçlu şirketin kullanmış olduğu krediyi ödememesi üzerine hesabın kat edildiği, kat ihtarının asıl borçlu ve davalı kefillere tebliği gözetildiğinde dosya kapsamına uygun, gerekçeli, denetime uygun bankacı bilirkişinin raporunda da belirtildiği üzere davalı kefillerin takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü, bu nedenle davacı bankanın davalı kefillerden temerrüt faizi talep edemeyeceği gibi dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin ödeme planında taraflarca akdi faizin %13,80, temerrüt faizinin ise %39 olarak kararlaştırmaları nedeniyle bu oranlar dikkate alınarak dosya kapsamına uygun gerekçeli ve denetime elverişli bankacı bilirkişinin ek raporu gereğince davalı kefillerden davacı bankanın  takip tarihi itibariyle 513.020,70 TL asıl alacak, 36.324,84 TL işlemiş akdi faiz, 1.824,02 TL işlemiş faiz, 641,43 TL %5 BSMV,  1.026,75 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 552.838,14  TL alacağı bulunduğu anlaşıldığından davalı kefiller yönünden açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur.<br>\tİİK'nın 45.maddesi gereğince; rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir. Ancak rehin tutarının borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir. İİK'nın 45.maddesine göre; alacak, rehinle temin altına alınmış ise alacaklı öncelikle rehine müracaat etmeli, buradan alacağını tahsil edemez veya rehnin teminat altına aldığı miktarı aşan bir kısım olursa bu miktar için ilamsız icra takibi yapılabilir. Somut olayda ise, davacı banka tarafından genel kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredinin geri ödenmediğinden bahisle alacağın tahsiline yönelik ilamsız icra takibi  yapılmış olmasına rağmen, dava konusu kredi yönünden herhangi bir ipotekli takip yapılmadığı,   bankacılık alanında uzman bilirkişiden alınan rapor ve ek rapora göre takip tarihi itibariyle davalı şirketin 513.020,70 TL asıl alacak, 27.081,92 TL işlemiş akdi faiz, 27.945,32 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.485,76  TL %5 BSMV, 1.026,75 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 570.560,45 TL borcu bulunduğu, davalı şirket lehine  3.050.000,00 TL limitle taşınmaz rehini verildiği, verilen rehin bedelinin asıl borcu karşıladığı ve davalı asıl borçlu şirket lehine verilen ipotek resmi senetlerinin dava konusu alacağı da kapsadığı anlaşıldığından davacı bankanın davalı asıl borçlu şirket yönünden İİK'nın 45.maddesi gereğince ilamsız icra takibi yapması mümkün olamayacağından davalı borçlu şirket yönünden açılan davanın reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur (Emsal mahiyette Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 11/04/2016 tarih 2016/1866 esas 2016/6263 karar sayılı içtihatı).<br>\tDiğer yandan, davalılar vekilinin kötü  niyet tazminatına yönelik istinaf başvurusuna gelince; kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için borçlu aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olarak başlatılması gerekir. Bir başka anlatımla alacaklının alacaklı olmadığını bilerek borçlular aleyhine icra takibi başlatması gerekir. Somut olayda ise, davacının davalı aleyhine icra takibi başlatmakta haksız ise de, kötü niyetli olduğuna ilişkin davalı tarafça herhangi bir iddia ve delil sunulmadığından davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin reddine yönelik verilen ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygundur. \t<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı  esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin  vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı bankadan alınan 59,30 TL peşin harç ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacı bankaya iadesine, <br>\t3-Alınması gerekli olan 1.169,40 istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile  37.764,37 TL nispi harcın Davalıların adli yardım talebi kabul edilmiş olmakla karar kesinleştiğinde davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/02/2024<br><br><br><br><br>Başkan-             Üye -                      Üye \t                 Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1772729d0ff64ce6","SID":"c8862d17a9049ec6"}}