{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/22 - 2024/377<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/22 <br>KARAR NO\t: 2024/377<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/530 E.  -  2023/347 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2023 tarih ve 2022/530 Esas - 2023/347 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 50 yıldan uzun süredir yeni konseptlerin, yüksek kaliteyle birlikte kullanılması nedeniyle “...” markasının herkes tarafından “saygı ve güven” duyulan tanınmış bir marka haline geldiğini, müvekkiline ait “...” markalarının tanınmışlığının kabul edilerek ilgili sicile T/03579 sayı ile şerh edilmiş olduğunu, müvekkilinin “...” markasını ve bu marka ile oluşturulan seri markalarını, uzun yıllardır aralıksız ve kesintisiz olarak kullandığını ve bu markalara ciddi yatırımlar yaptığını, ayrıca bu markalarının davacı tarafından muhtelif gıda ürünlerinde aktif bir biçimde kullanılmakta olduğunu, müvekkilinin dava konusu edilen 2021/091344 başvuru sayılı “... ...” markasının tesciline karşı dosyaladığı itirazların davalı ... tarafından nihai olarak reddedilmiş olmasının haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira müvekkilinin sayıları 100’den fazla olan tescilli markasının esas unsuru olan “...” ibaresinin dava konusu edilen markanın da esas unsuru olduğunu, dava konusu edilen markada geçen “...” ibaresinin cins isim olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ayrıca bu ibarenin varlığının dava konusu markayı müvekkilinin aynı şekilde oluşturulmuş seri markalarına daha da yakınlaştırdığını, tüketiciler nezdinde taraflar arasında bir bağlantı bulunduğu veya müvekkilinin “...”lı markalarının devamı niteliğinde yeni bir marka olduğunu düşünerek seri marka izlenimine kapılmalarına neden olacağını, nitekim 3. şahıslara ait “...” gibi çok sayıda markanın müvekkilinin açtığı davalar neticesinde hükümsüz kılındığını, ayrıca taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, zira müvekkilinin markalarının kapsamına dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 31. Sınıftaki emtiaların da girdiğini, ayrıca müvekkilinin markaların ve tanınmışlığının gıda sektörüne ilişkin olması ve dava konusu markanın kapsamında da gıda ürünleri ile yakından ilişkili malların bulunmasının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açtığını, keza müvekkilinin 100188 sayılı tescilli markasının kapsamına giren “her türlü tohum” ile dava konusu markanın kapsamında yer alan “hayvan yemleri” ve “kedi ve köpek mamaları”nın aynı dükkanlarda yan yana satılan, tüketicilerin birlikte satın aldığı emtialardan olduğunu, müvekkilinin 2004 07771 sayılı markasının da “tarım ürünleri” yönünden tescilli olduğunu, ayrıca müvekkilinin markalarının kapsamında yer alan 40. Sınıftaki “hayvan kesim hizmetleri” ve 43. Sınıftaki “hayvan bakım evleri hizmetleri\"nin de davalının markasının tescil edilmek istendiği emtialar ile ilintili olduğunu, müvekkilinin muhtelif markalarının kapsamına giren 05. sınıftaki “Zararlı bitkileri, hayvanları ve mantarları imha edici maddeler: Fungisitler (mantar öldürücüler), herbisitler; haşereleri yakalayıcı, öldürücü veya kovucu maddeler, hayvan banyo maddeleri (parazitleri öldürmek için); küf giderici ürünler, güve önleyici preparatlar; fare zehirleri” için de aynı tespitin yapılabileceğini, ayrıca müvekkilinin çiftçiler için etkin çalışmalar ve projeler yürüttüğünü, hal bu iken “...” ibareli bir marka ile “hayvan yemi” satılması durumunun tüketicileri iltibasa düşürebileceğini, ayrıca davalının da müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız kazanç elde etmesine yol açacağını ve müvekkilinin markasının ayırt edici niteliğini zayıflatacağını, ayrıca da dava konusu edilen markanın müvekkilinin ticaret unvanının ve www.....com.tr ila www.....com/tr  uzantılı alan adlarının ayırıcı unsurunun aynısını ihtiva ettiğini, davalı firmanın tüm markalaşma süreci izlendiğinde, müvekkilinin markalarına yakınlaşma amacı taşıdığının anlaşılabileceğini, bu durumunda da davalının davacı ile haksız rekabet yapma kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu, huzurdaki davada davalının müktesep hak iddialarına mesnet aldığı markaları hakkında İstanbul Anadolu 2. FSHHM 2022/20 Esas sayılı dosya kapsamında yargılaması devam eden bir hükümsüzlük davasının bulunduğunu, bu davada alınmış olan bilirkişi raporunda davalının bu markaları tescil ederken kötü niyetli olduğu yönünde görüş bildirildiğini, dolayısıyla müvekkilinin huzurdaki davada korunması gereken müktesep bir hakkının bulunmadığını beyan ederek, ... YİDK’nın dava konusu edilen 02.11.2022 tarihli ve 2022-M-14693 sayılı kararının iptaline ile 2021/091344 sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ...vekili; somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların görsel, işitsel  ve kavramsal açılardan birbirlerinden farklı olduklarını, ayrıca da dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen 31. Sınıftaki emtialar yönünden davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalarının tescilli olmadığını, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta markalar arasında emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiğinden bahsedilemeyeceğini, bu yüzden de karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca somut olayda davacının SMK m. 6/3, m. 6/5, m. 6/6 ve m. 6/9 hükümlerinin uygulanması koşullarının oluştuğunu da ispat edemediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı şirket vekili; gıda sektöründe 1977 yılından beri faaliyet gösteren müvekkilinin 1994 yılından beri bakliyat, hububat, hazır çorba, ... , lojistik alanlarında “...” markasını kullanmakta olduğunu, müvekkilinin günümüzde Türkiye’nin en büyük ve dünyanın sayılı bakliyat ve hububat firmalarından biri olduğunu, İSO’nun Türkiye’nin 500 büyük sanayi firması araştırması listesinde 207. sırada yer aldığını, yine 100 milyon dolar ihracat rakamı ve 100 ülkeye yaptığı ihracat ile Türkiye’nin en fazla ihracat yapan firmaları arasında bulunduğunu, gıda sektöründe bakliyat, hububat , bulgur, pirinç , hazır çorba, ... ürünleriyle “...” markasının gerçek hak sahibinin 30 yıldır müvekkili firma olduğunu, dünyanın önde gelen pazar araştırma şirketi olan Nielsen’in hazırladığı rapora göre müvekkilinin “...” markasının market markalarında bakliyat ve hububat (pirinç, bulgur ve diğerleri) ürünlerinde ülkemizin en büyük 3. markası olduğunu, müvekkilinin ... nezdinde tescilli “...” markalarının seri marka olduğunu, dava konusu edilen “... ...” markasının da bu serinin bir devamı olarak tescil edilmek istendiğini, zira davalının kurulduğu yıldan bu yana bakliyat, hububat, ..., hazır çorba, bulyon, lojistik sektöründe “...”lı markaları yoğun ve ciddi bir biçimde kullanıyor olduğunu, ayrıca somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markaların benzemediğini, davacının markalarının “salça, ketçap” emtialarında kullanılmakta olduğunu, müvekkilinin ise markalarını “hububat, bulgur, keşkek, pirinç, hazır çorba” emtialarında kullandığını, tarafların yıllarca fasılasız olarak bu markayı farklı emtialarda kullanageldiğini, ayrıca davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalarının hiçbiri müvekkilinin markasını tescil ettirmek istediği emtialarda tescilli olmadığını, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde “tohum” ile ilgili faaliyetlerinden bahsetmiş ise de, bu emtia ile davacının markasını tescil ettirmek istediği “hayvan yemi, kedi, köpek mamaları”nın benzer emtialar olduğundan bahsedilemeyeceğini, zira bu emtiaların tamamen farklı tüketici kitlelerine hitap ettiğini, ayrıca da müvekkilinin somut uyuşmazlıkta önceki tarihli markalarından kaynaklanan ve korunması gereken müktesep bir hakkının bulunduğunu, ayrıca somut uyuşmazlıkta davacının tanınmış marka iddialarının da dinlenemeyeceğini, zira müvekkilinin “...”lı markalarının davacının markalarından önceki tarihlerde tescile bağlanmış olduğunu, zaten de aslı “...” markasının bakliyat, hububat ve ... sektörlerinde müvekkili tarafından tanınmış ve maruf hale getirilmiş olduğunu, zaten de davacı tarafın somut uyuşmazlıkta SMK m. 6/5 hükmü kapsamında yer verilmiş olan şartların gerçekleştiğini de ispat edemediğini, ayrıca davacı taraf dava dilekçesinde www.....com.tr ve www.....com/tr alan adlarından bahsetmiş ise de, www.....com alan adının da müvekkili adına tescilli olduğunu, ayrıca davacının iddialarının aksine Ankara 1. FSHHM’nin 2017/425 Esas 2019/320 Karar sayılı ve Ankara 4. FSHHM’nin 2018/325 Esas 2019/488 Karar sayılı dosyalarda taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda müvekkili lehine kararlar verildiğini, taraflar arasında görülen ve yargılaması biten bir diğer uyuşmazlıkta Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/456 Esas sayılı dosya kapsamında verdiği kararda, davacının müvekkilinin markalarının hükümsüzlüğü için ikame ettiği davada davacının taleplerinin reddine karar verilmiş olduğunu, davacının iddialarının aksine müvekkilinin 2010 77031 sayılı tescilli “... ...” markasını 25 kiloluk çuvallarda seri üretimi yapılan “hayvan yemi” satışlarında fiilen kullanmak olduğunu, dava konusu edilen “... ...” markasının da davalı tarafından “kedi ve köpek mamaları”nda kullanılacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,davalı tarafın “... ...” işaretini kendisine marka olarak seçerken spekülasyon, yedekleme, şantaj vs. gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığının ispat olunamadığı, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı 101360, 209929, 2002 29828, 2002 32154, 100188, 2004 07771, 2004 11335, 2011 91314, 2017 00688, 2014 71562, 2016 24368 ve 2020 113916 sayılı markalar özelinde, taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu, Ancak dava konusu edilen markanın kapsamına giren emtialar yönünden, emtia ayniyeti/ benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmediği, dava konusu edilen markanın kapsamına giren emtiaların hitap ettiği tüketici kesiminin, bu emtiaları satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı, ulaşılan bu tespitlere rağmen, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının “gerçek hak sahipliği”, “tanınmışlık” ve “ticaret unvanına/alan adına dayalı hak” iddialarının davalı tarafın markasının, kapsamına giren emtialar yönünden tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı, davacının “kötü niyet” iddiasını ispat edemediğinden davalının kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, ... YİDK'nın 02.11.2022 tarih ve 2022-M-14693 sayılı kararının yerinde olduğu, hükümsüzlük koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalı tarafın kötü niyetinin aşikar olduğunu,  davaya konu markasının da kötü niyetli <br>hareketlerinin devamı niteliğinde olduğunu, davalıya ait markaların, özellikle kötü niyet <br>sebebiyle hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\t<br>GEREKÇE: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHMK'nın 307. maddesine göre davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat ile davacı, dava konusu haktan maddî hukuk açısından geri dönülemeyecek biçimde vazgeçtiğinden, bu konuda artık herhangi bir hak talep etmesi kural olarak mümkün değildir. Feragat, bir inşai hakkın kullanılması niteliği taşır, karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne gerek yoktur ve dosyaya vardığı anda kendiliğinden sonuç doğurur. Kural olarak davacı, her davadan hiçbir kayda tabi olmaksızın feragat edebilir. Kayıtsız ve şartsız olması gereken feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. HMK'nın 311. maddesine göre feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. <br>Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar mahkemece davanın reddine karar verilip, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiş ise de, karardan sonra davacı vekili Av. ... tarafından UYAP sisteminden gönderilen 26/02/2024 tarihli dilekçe ile kayıtsız şartsız olarak davadan feragat edildiği, davacı vekillinin dosyada mevcut vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacı vekilinin feragat dilekçesi dikkate alınarak, Dairemizce HMK.'nun 310/1 ve 2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın  feragat nedeniyle reddine,<br>Davalı şirket vekili tarafından UYAP sisteminden gönderilen 27/02/2024 tarihli dilekçe ile davacı tarafından feragat edilerek sonlandırılan yargılamada vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığı beyanları dikkate alınarak, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.      <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 12/10/2023 gün ve 2022/530 Esas - 2023/347 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>\t3-Davacının davadan feragat etmesi nedeniyle davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacının ilk oturumdan sonra davadan feragat etmesi nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanunu alınması gereken 427,60 TL red harcının 2/3'ü olan 285,06 TL'nin peşin alınan 80,70 TL'den düşümü ile kalan 204,36 TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6--Davalı ...tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t7-Davalı Şirket vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Davalı ...kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1 maddesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalı ... verilmesine, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t11-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, <br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/02/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/02/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6ab2d3e486ab2fc","SID":"fa9a08e97e4ab0f4"}}