{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/92 <br>KARAR NO: 2024/233<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/11/2020<br>NUMARASI: 2018/986 2020/717<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 21/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı  şirket tarafından ... Tic. A.Ş'ye ait mağazının sigortalandığını, tadilat yapılması hususunda davalılardan  ... şirketi ile sözleşme akdedildiğini, davalı ... şirketinin sözleşme gereği yerine getirmeyi üstlendiği tadilat işini diğer davalıya tevdi ederek işin fiilen yerine getirilmesini diğer davalıya bıraktığını,  sözleşmeye göre yüklenicinin kusurundan kaynaklanan zararın yüklenicinin sorumluluğunda olduğunu, davalıların olayın meydana gelmesinde müteselsilen sorumlu olduklarını, oluşan zararın müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini belirterek müvekkili şirketin ödemiş olduğu 35.537,87 EURO hasar bedelinin ödeme tarihi olan 19/02/2018'den itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsiline, davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesine  karar verilmesini talep  etmiştir.<br>CEVAP 1-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili  ... dava dışı ... Tic. A.Ş'ye ait ... Merkezi'nden yer alan ... isimli mağazanın tadilat işlerini üstlendiğini, mağazacılık  alçıpan işleri ise  davalı  ... tarafından gerçekleştirildiğini,  davalılar  tarafından gerçekleştirilen tüm tadilat ve imalata çalışmalarının eksiksiz şeklide iş sahibine teslim edildiğini,  davanın ... ihbarını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2-İhbar Olunan ... A.Ş. vekilinin   cevap dilekçesinde özetle; Davalı  şirket ... AVM’nin 634 Sayılı KMK. ve Yönetim Planının 26. maddesi uyarınca yönetici olduğunu, davalı  şirketin sorumluluğu yalnızca kat maliklerine karşı olduğunu,  davalının  KMK 38. maddesi hükmü uyarınca dava konusu zarardan dolayı sorumlu tutulmasının hukuken imkansız olmasını, bilirkişi raporunda da  şirketin sorumlu olduğuna dair herhangi bir ifadenin yer almadığı da göz önünde bulundurularak,  aleyhlerine  hüküm kurulmamasını, ilerideki muhtemel rücu taleplerine binaen; davanın,  ... A.Ş,.... A.Ş, ...  A.Ş. ve ... A.Ş.’ye ayrı ayrı ihbar edilmesini, kiraya verenin söz konusu zararın meydana gelmesinde herhangi bir dahli bulunmadığını,  yangın söndürme sistemi aktif durumdayken, tadilat yapan davalı tarafın kusurlu davranışları nedeniyle zarar meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... davacı tarafın iddia ettiğinin aksine taşıyıcı sistem ya da profillerde kesim yapıldığına dair bir iz veya işleme rastlanılmadığını, yangın söndürme sisteminin de şartname gereği betonarme sisteme çelik dübelle bağlanacağı yerde hatalı olarak asma tavan konstrüksiyonuna kaynatılmış olması, çökme sonrası mekana su basmasına sebebiyet verdiği, taşıyıcı konstrüksiyonun baştan hatalı imal edildiği ve çökmenin bu sebeple olduğu kanaatine varılarak olayın meydana gelmesinde davalıların bir kusurunun bulunmadığı olayın meydana gelmesinde davacıya sigortalı iş yeri sahibinin kusurlu imalatları fen ve tekniğine göre yaptırması gereken işyeri kiracı veya mülk sahiplerinin iş yerinin inşaat ve tesisatlarının fen ve usullerine göre yapılması gereken tekniğine uygun olarak yapılmamış olduğunun tespit edildiğinden davacının davasının reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; Rapora  yönelik itirazların değerlendirilmediği , dosyanın inşaat mühendisi bilirkişisine tevdi edilmesi yönündeki talepte bulunulduğu, davalının işlemlere başlamadan önce mağazanın  yangın suyunu boşaltması gerektiği, alması gereken önlemleri almadığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede yüklenici kusurundan kaynaklanan zararların yüklenicinin sorumluluğunda olduğunun belirtildiği , dosyanın  inşaat mühendisi bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiği belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca sorumlu davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası içinde söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nin \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Buna göre; davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açabilecek ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabileceğine işaret edilmiştir. ...  no'lu poliçenin incelenmesinde; davacı ile dava dışı  .... A.Ş.  arasında 31.12.2016 /2017  dönemlerini kapsayacak şekilde Ticari Risk  Sigorta Poliçesi düzenlendiği, dava konusu hasarın  02.02.2017 tarihinde meydana geldiği anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda; Yapılan incelemelerde hasarlı sigortalı mağazanın üst katında devam eden geçici inşaat işleri kapsamında yüklenici firma tarafından yapılan asma tavan söküm işleri esnasında asma tavan konstrüksiyonunun çökmesi neticesinde kırılan yangın hattından sızan sular sebebiyle hasarın meydana geldiği , hasarın geçici inşaat işleri esnasında meydana geldiği tespit edilmiş olup , söz konusu hadisenin wordingte yer alan geçici inşaat işleri teminat limiti kapsamında değerlendirilebileceği , bir an için mevcut yapının eksik / hatalı olduğu düşünülse bile hasarlı sebep olan sökü işlemi yüklenici ve/veya taşeron firmalarda geçici inşaat işleri kapsamında teslim edilen bölgede ve bu firmalar tarafından gerçekleştirildiğinden hasarın gerçekleşmesinde yüklenici ve/veya taşeronun kusurunun /dikkatsizliğinin bulunduğu , sözleşmede yazılı bedelin 685.675,82 TL +KDV olduğunun öğrenildiği ve tespit edildiği , sigortalı firmadan alınan bilgiye göre işin bitiş bedeli yüklenici firmaya eksiksiz bir şekilde ödendiği ve  tespit edilen tazminat tutarının ( hasarlı emtia+kuru temizleme emtia) 35.537,87 Euro olduğu ve gerçekleşen rizikonun teminat altında olduğu görüşünde bulunulmuştur. İstanbul 12. Sulh Hukuk Hakimliği'nin 2017/19 D.İş Sayılı dosyasında Mimar/mühendis  bilirkişi tarafından düzenlenen 03.04. 2017 tarihli raporda özetle;  yapılan incelemeler sonucunda mağazanın  üst katında 10,50 x7,70 =80,82 m2 lik asma tavanın  çökmüş olduğu, mevcut olan tavan kontrüksiyonunun döşemeye çok zayıf ve yetersiz   kesitteki elemanlarla bağlandığı, ek  yerlerinde çok zayıf olduğu, bu tavanın  ilave yapılacak bir asma tavanı  taşımayacağı, bu nedenle basit bir müdahaleden çöktüğü, alçı tavanın çökerek yangın hattının patlamasından sebep olduğu, tespit isteyen ... herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. Düzenlenen ek  raporda, kök  rapordaki bilgiler tekrar edilmiştir. İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/13 D. İş dosyasında inşaat mühendisi ,tekstil mühendisi ve mimar bilirkişisi tarafından düzenlenen  09.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda: “\"Bahse konu dükkanın zemin ve çatı kısmından oluştuğu, dükkanın zemin kat alanının iç ölçüler itibariyle yaklaşık 115.00 m2 olduğu, dükkan içerisinden açılan kapı ile çıkılan çatı kısmında çelik konstrüksiyon (demir kutu profillerle Yapılmış) asma tavan kısmının yaklaşık 83.00 m2 olduğu ve asma tavan tadilatı/sökülmesi esnasında demir profil bağlantı elemanlarının tekniğine uygun kesilmediği ve gerekli emniyet tedbirleri alınmadığından kısmen çökme meydan geldiği ve tavan ve duvar kısmında bulunun yangın söndürme amaçlı olan boruların da kopmasına/kırılmasına sebep olunduğu, aşağıdaki tabloda zarar görmüş olan 82 adet ürüne ait maliyet fiyatları bulunmaktadır. Ürünlerin tamamı ithal olduğundan ithal edildiği fatura bedeli ile maliyeti baz alınmıştır. Genel olarak toptan ve perakende fiyatı arasında 1 e 3 oranı bulunmaktadır. Örneğin 1.sırada bulunan bayan yelek barkod etiketinden satış fiyatının 86.430,00 TL olduğu, maliyetinin 27.538,80 TL olduğu, 2.sırada bulunan bayan panço barkod etiketinden satış fiyatının 45.672,00 TL olduğu, maliyetinin 15.953,56 TL olduğu, 3.sırada bulunan bayan yelek barkod etiketinden satış fiyatının 27.175,00 TL olduğu, maliyetinin 9.652,10 TL olduğu yani satış fiyatıyla uyumlu bir değere sahip olduğu tespit edilmiştir. Tablodan da görüleceği üzere zarar gören tekstil ürünlerinin toplam maliyetinin 171.954,07 TL olduğu tespit edilmiştir. Zarar gören halı maliyetinin 5.617,48 Euro olduğu .... Firmasından 12.02.2015 tarihinde 037/2015 numaralı fatura ile ithal edildiği tespit edilmiştir. TCMB nın Döviz satış kuru baz alındığında 5.617,48 Euro'nun 1 € = 2.8257 TL olarak hesaplandığında ithal edildiği tarihte 5.617,48 x 2,8257 = 15.873,31 TL olduğu tespit edilmiştir. Buna göre emtia ve halı maliyetinin toplam 171.954,07 + 15.873,31 = 187.827,38 TL olduğu tespit edilmiştir. Değerlendirme sonucu  Zarar gören tekstil emtialarının maliyetinin 171.954,07 TL olduğuna, Zarar gören halı maliyetinin 5.617,48 Euro olduğuna, güncel kur hesabı ile 15.873,31 TL'ye karşılık geldiğine”  yönünde tespitte bulunulmuştur. Mahkemece mali müşavir ve Makina. Yük. Mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, 11.05.2019 tarihli raporda özetle;  “... davacı tarafın iddia ettiğinin aksine taşıyıcı sistem ya da profillerde kesim yapıldığına dair bir iz veya işleme rastlanılmadığını, Yangın söndürme sisteminin de şartname gereği betonarme sisteme çelik dübelle bağlanacağı yerde hatalı olarak asma tavan konstrüksiyonuna kaynatılmış olması, çökme sonrası mekana su basmasına sebebiyet verdiği, taşıyıcı konstrüksiyonun baştan hatalı imal edildiği ve çökmenin bu sebeple olduğu kanaatine varılarak olayın meydana gelmesinde davalıların bir kusurunun bulunmadığı  olayın meydana gelmesinde yukarıda açıklanmaya çalışılan kusurlu imalatları fen ve tekniğine göre yaptırması gereken işyeri kiracı  veya mülk sahiplerinin iş yerinin inşaat ve tesisatlarının fen ve usullerine göre yapılması gereken  tekniğine uygun olarak yaptırması gerektiğini, bunun yapılmamış olduğunun tespit edildiğini, açıklanan bu nedenlerden dolayı işyeri kiracı  veya mülk sahiplerinin olayın meydana gelmesinde kusurlu ve sorumlu bulunmadığından davacı yanın sigortalısına ödediği bedelin rücuen davalılardan istenemeyeceği,” belirtilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup , davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur .Dava dışı  sigortalı mağazanın depo olarak kullanılan üst katının bir bölümünün satış bölgesi olarak kullanılabilmesi için üst katta 23.01.2017 tarihinden itibaren tadilatın davalılar tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. Dosyada düzenlenen bilirkişi raporu ile sunulan tespit dosyalarındaki bilirkişi raporları incelendiğinde taraftarın kusurunun gereği gibi tespit edilemediği anlaşılmaktadır. Nitekim dava  sigortalı firma vekilleri tarafından İstanbul 12.Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla düzenlenen 03.04.2017 tarihli rapora yönelik sunulan itiraz dilekçesinde, mevcut yapının kusurlu yani eksik tesis  edilmesi nedeniyle olayın meydana geldiğini belirtildiğinden iddia edilen yapı kusurunun ne olduğu, bu olayın gerçekleşmemesi için yapının hangi standartlarda olması gerektiği gibi teknik detayların raporda düzenlenmediği ileri sürülmüştür .Anılan  dosyada 03.08.2017 tarihli itiraz dilekçesinde ise,  yüklenicinin her koşulda söküm sırasında güvenlik tedbirlerini almış olması gerektiği ve fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere tüm alçıpan ve taşıyıcılarının söküldüğü, tavandaki taşıyıcı sistemin açık halde olduğu ve  söküm sırasında oluşabilecek hatalarla ilgili olarak her türlü su baskınını  engelleme adına , hasara sebep olan yangın hattındaki suyun boşaltılması ile ilgili tedbir alınmadığı iddia edildiğinden  bu hususların araştırılması ve itirazların karşılanması gerekmektedir. İleri sürülen itirazlar tarafların kusur durum ve oranını açıklığa kavuşturulmalıdır.  Aynı zamanda sigortalı firma söküm işlemine başlamadan önce gerekli kontrolleri yaptığı ve güvenlik tedbirlerini aldığı belirtildiğinden bu kontrol ve güvenlik tedbirlerinin de nelerden oluştuğunu açıklattırılması , teknik bilirkişi tarafından açıklanan unsurların değerlendirilmesi de  önem arz etmektedir.  Sigortalı ve yüklenici arasındaki sözleşmede konu hasarla ilgili aşağıdaki maddelerin  yer aldığı belirtilmiştir. Madde 3.7.2: Yüklenicinin kusurundan dolayı iş ile ilgili her türlü kaza, hasar, zarar, ziyan, yangın, hırsızlık vs hukuki ve cezai sorumluluğu, mali ve cezai yükümlülükler Yükleniciye aittir.Madde 3.7.6: Yüklenici inşaatta işçi ve malzeme kusurundan kaynaklanan kaza, hasar ve zarara karşı tüm hukuki ve cezai sorumluluğu münhasıran üstlenmiştir.Madde 3.22.1: Yüklenici işçilerinin sebep olacağı bilimum hasarlardan mesuldür. Yüklenici işbu hasarları İşverenin kabul edeceği şekilde düzeltmeye ve yenilemeye mecburdur.Madde 3.23.1: Yüklenici işyerini daima temiz tutacak, ikmal edilmiş mahallerde ve işlenmiş döşeme ve duvarlar üzerinde bunları bozucu işlem yapmayacaktır. Yüklenici çalışmaları sırasında inşa edilen karkas binayı zedeleyici, tahrip edici işlem yapmayacak. Askı, delme vs işlemleri için önceden yöntem onayı alacaktır.'' Dava dışı sigortalı ile yüklenici arasında  geçici inşaat işi nedeniyle  yukarıda maddeleri belirtilen sözleşmenin de eksiksiz bir şekilde dosya arasına alınması ve sözleşme hükümlerinin mahkemece değerlendirilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere uyuşmazlığa konu hasarın meydana gelmesinde davalıların kusurunun bulunup bulunmadığı , alınan /alınması gereken önlemlerin neler olduğu ve  önlemlerin  alınıp/alınmadığı,  yapılan imalatların tekniğe uygun olarak yapılıp/yapılmadığı  nazara alınarak ,uyuşmazlığa konu ve hasara neden olan  çökmenin meydana gelmesinde tarafların (dava dışı sigortalı ve davalıların) kusur durumunun hiçbir şüpheye mahal bırakılmaksızın ve sunulan itiraz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler karşılanarak açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. İş bu nedenle mahkemece daha önce rapor düzenlemiş bilirkişiler dışında , inşaat , sigorta uzmanı  ve tekstil mühendisinden oluşan bilirkişi heyeti oluşturularak , rapor alınmalıdır.  Ayrıca, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına yapılan ödeme belgeleri dosya arasında alınarak  varılacak sonuç dairesinde karar verilmelidir . Bu hususlar gözardı edilerek ve tarafların sunduğu itirazlar karşılanmadan hüküm tesis edilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nin 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2018/986 E., 2020/717 K. sayılı ve 10/11/2020 tarihli kararının HMK'nin 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine iadesine,4-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye GELİR KAYDINA, istinaf karar harcının talep halinde davacıya İADESİNE, 5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8fd523bc6672f21","SID":"591905cf5a5e5ba9"}}