{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>                        T.C.<br>                  SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/2613 <br>KARAR NO\t\t: 2024/257<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...                   (...)<br>ÜYE\t\t: ...                   (...)<br>ÜYE\t\t: ...                   (...)<br>KATİP\t\t: ...                   (...)\t<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/09/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/13 Esas - 2022/443 Karar<br><br>DAVACI\t\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... - ...<br>DAVALI\t\t: ... - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ... -...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ  \t: 05/02/2018<br><br>KARAR TARİHİ\t: 15/02/2024<br>KR. YAZIM TARİHİ\t: 01/03/2024<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 25/01/2016 tarihinde TEİAŞ tarafından hazırlanan ve Enerji Piyasası Düzenleme kurumu tarafından onaylanan ve tüm sistem kullanıcıları ile aynı esasları taşıyan iletim sistemi kullanım anlaşması imzalanmış olduğunu, imzalanan sözleşme ve ilgili dönemde geçerli mevzuat çerçevesinde her ay sabit bir sistem kullanım bedeli ödendiğini, EPDK tarafından yayımlanan 25/04/2016 tarih ve 29694 sayılı resmi gazetede yayımlanan yöntem bildirimi ile sistem kullanım bedeli hesaplama yönteminin değiştirilerek sabit ve değişken unsurların bileşimden oluşan bir yöntem belirlendiğini, 01/05/2016 tarihinden itibaren bu yöntem bildiriminin uygulanmaya başlandığını, TEİAŞ tarafından yeni yönetimin hatalı uygulandığını, mülkiyeti TÜPRAŞ'a ait olan İzmit rafineri sahası içerisindeki iki birim (İzmit Rafinerisi ve RUP) enerji aktarımı için kullanılan iletim hattının bedel hesaplamasına dahil edilmiş olduğunu, uygulamaya 13/12/2016 tarihli yazı ile itiraz edilmesine rağmen itirazlarının davalı tarafından olumsuz cevaplandığını, davalının hatalı uygulaması nedeni ile 39 fatura da toplam 3.401.273,26 TL fazla ödeme yapılmak zorunda kalındığını, fazla ödenen miktarın ödeme tarihinden itibaren 6183 Sayılı kanunun 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranı kullanılarak hesaplanacak faizi ile birlikte ödenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından TTK 21/2 maddesi gereğince faturanın içeriğine sekiz gün içerisinde itiraz edilmemiş olduğunu, ödemelerde itirazı kayıt olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, ölçüm yapılan sayaçların ilgili ikincil mevzuata göre belirlenen yerlerde bulunduğunu ve bu düzenlemelerin üretim ve tüketim ölçümlerinde mahsuba ilişkin herhangi bir hüküm içermediğini, davalıya yansıtılan iletim bedellerinde mevzuata aykırılık bulunmadığını, fazla tahsil edilen bir bedel bulunmadığını beyan ederek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... Davanın KABULÜ ile; 3.401.273,26 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ... \" karar verilmiştir. <br>Mahkemece 02/11/2022 tarihli Tashih Şerhi ile \"... Mahkememizin 28/09/2022 tarih 2022/13 Esas, 2022/443 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 2 numaralı bendinin ''Alınması gereken 174.255,73 TL harcın davalı tarafça 24/01/2020 tarihinde ödendiği anlaşılmakla,karar tarihi itibari ile  başkaca harç alınmasına yer olmadığına'' şeklinde  tashihine ... \" karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan rapordaki tespitin aksine yasal dayanağı sayaç tebliği olan, sayaç ölçüm noktaları ve bu ölçüm noktalarındaki sayaçlardan elde edilen sayaç ölçümleri ve EPDK Kurul Kararı ile onaylanan Yöntem Bildirimi hükümlerine göre iletim sistemi üzerinden enerji naklinden yararlanan tüm iletim sistemi kullanıcılarına iletim bedelleri yansıtılmış olup ilgili dönemlerde yürürlükte olan mevzuatta, iletim bedeli faturalarına esas enerji değeri hesabında üretim/tüketim netleştirmesi yapılması yönündeki davacı şirket talebini karşılayan herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığını; istinaf talebine konu kararda hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi raporları her ne kadar usul ve yasaya uygun olarak hazırlanmış ve denetime elverişli olduğu gerekçesi ile hükme esas alınmış iseler de söz konusu ek bilirkişi raporu, yukarıda ayrıntısı ile açıklandığı üzere dava konusu olaya uygun düşmeyen bir düzenlemeye atıf ile mevcut olan hukuka aykırılığı sayın mahkemenin dikkatinden kaçırdığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi yalnızca uyuşmazlığa konu maddi vakıayı aydınlatmak adına rapordaki teknik değerlendirmelerden yararlanmak suretiyle bizzat kendisi hukuki bir değerlendirme yapmış ve buna göre bir hüküm tesis ettiğini; TEİAŞ’ın da EPİAŞ gibi aynı prensip ile hareket ederek hesaplama yapması mümkün iken Davalı tarafından yapılan hatalı hesaplamalar neticesinde TEİAŞ’ın tekel konumundan kaynaklı elektrik iletimini kesme hakkı ve sözleşmedeki cezai koşullarından kaynaklı diğer talep hakları göz önünde bulundurularak ihtirazi kayıt konularak ödenen fazla tutarların Şirketimize iadesi hakkaniyetin gereği olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz.<br>   DELİLLER: Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2022 Tarih - 2022/13 Esas - 2022/443 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>DAVA; alacak istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br>Dosyanın incelemesinde; taraflar arasında 25/01/2016 tarihli İletim Sistemi Sistem Kullanım tip sözleşmesi imzalandığı, EPDK'nın 25/04/2016 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak tarafları bağlayıcı hale gelen 01/05/2016 tarihinden itibaren uygulanması gereken Yöntem Bildirimi Kararı uyarınca bedelin hesaplanmasında değişken yönteme geçildiği, davalının bu yöntemi yanlış uygulayarak fazla tahsilat yaptığını belirterek tahsil edilen fazla bedelin istirdadını talep ettiği, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince bilirkişi kurulundan 10/10/2019 tarihli rapor alındıktan sonra davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 02/12/2021 tarih 2021/309 esas 2021/2080 karar sayılı kararı ile; \" ... Eldeki uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporuna davalı vekilinin süresinde itiraz ettiği, ilk derece mahkemesince itirazın gerekçesiz bir şekilde reddedildiği; oysa uyuşmazlığın mahiyeti gereği rapora yönelik itirazların hakimin uzmanlık alanı dışında kalan ve hukuk bilgisi ile çözülemeyecek teknik konulara ilişkin ciddi itirazlar olduğu, bu durumda bu itirazların bilirkişi kurulunda cevaplanması için ek rapor alınması gerektiği, yine fazla ödeme yapıldığının tespitine yönelik hesap tablosunun da teknik bilgi içermesi ve hukuk bilgisi ile çözümü mümkün olmadığından hesap yönteminin ve itirazların bilirkişi kuruluna açıklattırılması gerektiği, uyuşmazlığın temelini oluşturan davacının kendi ürettiğini belirttiği elektrik enerjisinin sistem kullanım bedeli tahsilini gerektiren sisteme dahil edilip edilmediği, davacının bu elektrik enerjisini davalının sistemini kullanarak mı yoksa kullanmadan mı kendi rafinerisinde dağıttığı hususlarının yeteri kadar açıklanmadığı, her iki durumda dahi anılan yöntem bildirim kararına göre hesaplamalara dahil edilip edilmeyeceği hususlarının yeterince tartışılmadığı anlaşıldığından, belirtilen eksikliklerin giderilmesi için bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi için kararın kaldırılması gerekmiştir ...\" şeklinde kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>Uyuşmazlık sistem kullanım bedelinin EPDK kararları uyarınca doğru hesaplanıp hesaplanmadığı ve davacıdan fazla tahsilat yapılıp yapılmadığı noktasındadır.<br>Taraflar arasında sistem kullanım sözleşmesi olduğu, bu sözleşme gereğince davalının sistem kullanım bedeli tahsil edeceği, bu bedelin EPDK kararlarına göre hesaplanacağı anlaşılmaktadır. EPDK'nın 01/05/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 25/04/2016 tarihli Resmi Gazetede yeni bir yöntem bildirim kararı yayınladığı, bu kararın her iki şirketi de bağladığı açıktır. Taraflar ise faturaların bu yöntem bildirim kararına uygun bir şekilde hazırlanıp hazırlanmadığı konusunda uyuşmazlık içerisindedir. Temel uyuşmazlık noktası ise davacının kendi rafinerisinde üretip kullandığını ileri sürdüğü elektrik enerjisinin, davacının sisteminin kullanılmadığı gerekçesi ile hesaplamaya dahil edilmemesini ileri sürmesinden kaynaklanmaktadır.<br>Yukarıda açıklandığı üzere; uyuşmazlığın temelini oluşturan davacının kendi ürettiğini belirttiği elektrik enerjisinin sistem kullanım bedeli tahsilini gerektiren sisteme dahil edilip edilmediği, davacının bu elektrik enerjisini davalının sistemini kullanarak mı yoksa kullanmadan mı kendi rafinerisinde dağıttığı konularının açıklığa kavuşturulması için dairemiz kaldırma kararı sonrasında bilirkişi heyetinden alınan 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda, davacının kendi rafinerisinde üretip kullandığı ve davalının iletim hattına girmeyen elektrik tüketimi bulunduğu belirlenerek bu elektrik tüketim bedeli  ile fatura bedellerine yansıtılan fazla ödemenin hesaplandığı, ilk derece mahkemesince de fazla tahsil edilen bedelin davalıdan tahsiline karar verildiği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 232.340,98 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 58.085,25 TL'nin mahsubu ile bakiye 174.255,73-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>15/02/2024<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır.<br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır. <br><br><br><br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"249e521dc00a851c","SID":"e867047a0839c55e"}}