{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/218 <br>KARAR NO: 2024/194<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL  20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>TARİHİ: 20/10/2020<br>ESAS NO: 2019/295 <br>KARAR NO: 2020/508<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 16/09/2019<br>KARAR TARİHİ: 14/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava  dilekçesinde özetle; Davacının davalıya iş güvenliği uzmanı ile işyeri hekimi istihdam ederek hizmet sunduğunu, bu hizmetleri faturalandırdığını,  ilgili faturaların tam olarak tahsil edilemediğini 7.806 TL bakiye ödenmemesi üzerine icra yoluyla talep edildiği, davalı tarafın itiraz ederek ihtarname ile belirttiği üzere herhangi bir borcu bulunmadığını belirttiğini, işyerinde denetim yapıldığını, denetim raporu ile noksanlıklar nedeni ile idari para cezası uygulandığını, rapordaki 3 adet noksanlığın davacı tarafından risk değerlendirmelerinin mevzuata uygun olmaması ile ilgili olduğunu belirterek 9.040 TL alacağın 7.806 TL idari para cezası miktarının düşülerek kalan miktarın ödendiğinin belirtildiğini, davacı tarafından istihdam edilen personelin görevinin rehberlik etmek olduğunu bu görevin yerine getirildiğini, müfettiş tarafından tespit edilen eksikliklerin noter onaylı deftere çok önceden eklendiği davalıya teslim edildiğini, aksaklıkların davalı tarafından giderilmemesi nedeni ile idari para cezası uygulandığını, risk değerlendirmesinin ilgili yönetmelik çerçevesinde işverenin oluşturduğu ekip tarafından gerçekleştirildiğini işveren tarafından oluşturulan ekip tarafından hazırlanan risk değerlendirmesi ile ilgili sorumluluğun iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimine ait olmayacağını, 19.11.2016 tarihli raporda yenilenmesi talep edilen 05.10.2016 tarihli risk değerlendirmesinin 10.11.2016 tarihinde davalıya teslim edildiğini,  davalının 14.11.2016 tarihinde tek taraflı sözleşmeyi sonlandırdığını, ileri sürerek itirazın iptaline, takibin asıl alaca, faiz ve ferileriyle beraber devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından imzalanan OSGB sözleşmesi ile 6331 sayılı kanun ve yönetmelikleri ile ilgili yükümlülüklere uyulmasının işyerinde sağlanacağının taahhüt edildiğini, 05.10.2016 ve 27.10.2016 tarihlerinde işyerinde denetim yapıldığını, denetime ilişkin raporla idari para cezası uygulandığıni, rapordaki 3 adet noksanlığın doğrudan davacı tarafından hazırlanan 05.10.2016 tarihli risk değerlendirmesi ile ilgili olduğunu, bu nedenle davacıdan kendilerinden kaynaklanan durumun sorumluluğunun üstlenilmesinin istendiğini, idari para cezasının ihtirazi kayıtla ödenerek cezanın iptali için hukuki yollara başvurulduğunu, itirazın reddedildiği bu şekilde davacının yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklı 7.806 TL ipc ödenmek durumunda kalındığını, ilk aşamada davacı tarafından sorumluluğun kabul edildiğini ancak başka firma ile yola devam edileceği bilgisi alındığından davacı tarafından bu sorumluluğu üstlenilmediğini, davacı tarafından 9.040 TL fatura kesildiğini, ancak davacının kusurundan kaynaklanan 7.806 TL bakımından takas hakkının kullanıldığını, takas sonrası 1.234 TL nin davacı tarafa ödendiğini, davacı tarafından haksız olarak icra takibi başlatıldığını ileri sürerek davanın reddine, %20 az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \"Davacı tarafından davalı adına tanzim edilen mübrez faturaların usulüne uygun olarak tanzim edildiği, takip konusu faturalara icra takibinden önce davalının herhangi bir itirazının bulunmadığı, davalının teslim ve faturaya ilişkin takip dosyasında da somut bir itirazının da bulunmadığı, davalı tarafın itirazının davacı tarafın sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getirmediğinden 7.806,00 TL idari para cezası ödemek zorunda kaldığından 7.806,00 TL takas mahsup haklarını kullandıklarını beyan etmiş olduğu görüldüğünden taraflar arasında takibe konu faturalar  yönünden bir çekişmenin mevcut olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, idari yaptırım cezası olan  7.806,00 TL'nin  kesilmesinde davacının sorumlu olup olmadığı, davalının takas hakkını kullanmasının mümkün olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.İş Sağlığı Ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 5. maddesi uyarınca risk değerlendirmesi yapmanın işverenin sorumluluğunda olduğu, risk değerlendirmesinin gerçekleştirilmiş olması; işverenin, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, yönetmeliğin 6. Maddesi uyarınca risk değerlendirmesinin işverenin oluşturduğu bir ekip tarafından gerçekleştirileceği şeklinde düzenlemelere yer verildiği, risk değerlendirilmesinin yapılmasının sorumluluğunun ekip oluşturarak işverene yüklendiği bu noktada davacı tarafından sözleşme çerçevesinde istihdam edilen iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin ilgili mevzuatta risk değerlendirmesi ile ilgili görevine bakıldığında “İş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapılmasıyla ilgili çalışmalara ve uygulanmasına katılmak, risk değerlendirmesi sonucunda alınması gereken sağlık ve güvenlik önlemleri konusunda işverene önerilerde bulunmak ve takibini yapmak.” ifadesinin yer aldığı yani bu şekilde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin risk değerlendirmesi yapılmasıyla ilgili çalışmalara ve uygulanmasına katılması gerektiği anlaşıldığı, alınan bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere;  ....müfettişler tarafından 05-6.10.2016 tarihinde başlayıp tespit edilen noksan hususların giderilmesi için süre verilerek 27.10.2016 tarihinde nihayetlendirilen teftiş sürecinde bahse konu olan risk değerlendirmesinden kaynaklı idari para cezalarının davacı OSGB’nin istihdam ettiği iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin risk değerlendirmesi yapılmasıyla ilgili çalışmalara ve uygulanmasına katılması görevi kapsamında somut olarak kusurlarının hatalarının ortaya konulmadığı (10.11.2016 tarihli iş güvenliği uzmanı ..., işveren, işveren vekili imzalı Risk değerlendirmesinin de bulunduğu), noksan hususlarla ilgili süre verilerek yürütülen teftiş süreci içerisinde risk değerlendirilmesinin istenen şekilde ve sürede müfettişlere sunulmasının ilgili mevzuat çerçevesinde davalı işverenliğin uhdesinde olduğu, bahse konu idari para cezaları açısından davacı tarafa sorumluluk yüklenemeyeceği anlaşılmakla düzenlenen uzman bilirkişi heyet  raporunun da mahkememizce dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle davacı tarafın davalıdan takip konusu faturadan dolayı 7.806,00  TL alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafın başlattığı İstanbul  ... İcra Müdürlüğünün ...  E. sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 7.806,00 TL asıl alacağa  yönelik yapılan itirazın   iptaline, takibin  takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, dosya kapsamında davacı tarafından davalı tarafa gönderilen ihtarname mevcut olsa da tebliğ evraklarının mevcut olmadığı ve bu nedenle temerrüt koşulları oluşmadığından faize yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine hükmolunan asıl alacağın %20'si (1.561,20 TL) oranında icra inkar tazminatı yüklenmesine dair oluşan vicdani kanıya\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle;davacının ticari defterleri incelendiğinde kayıtları birbirini destekleyen ve tutarlı oldukları görülmüştür. davacının lehine dahi delil teşkil edecek defterlerine göre davacı müvekkile mevcut durumda 4.700 tl cari hesap borçlusudur. Çalışma Bakanlığı tarafından  yapılan teftişte 16 adet noksanlık tespit edildiği ve bu eksiklikleri gidermesi için işyerine 19.10.2016 tarihine kadar süre verildiği belirtilmiştir. İşbu tespit davaya cevap dilekçemizdeki savunmalarımızı ve yine davacının kötüniyetli yaklaşım içerisinde bulunduğunu ispatlar mahiyettedir. Keza, davacı huzurda ikame ettiği davasında 29.11.2016 tarihli raporda yenilenmesi talep edilen 05.10.2016 tarihli risk değerlendirmesinin \"personelleri\" tarafından yenilenerek 10.11.2016 tarihinde davalıya teslim edildiğini beyan etmekle kabul anlamına gelmemek kaydı ile Bakanlık tarafından verilen süreden sonra bahsi geçen eksikliği giderdiklerini açıkça ikrar etmiştir. Zira; dosya kapsamında tespit edildiği üzere Bakanlık müfettişleri tespit edilen 16 adet noksanlık için 19.10.2016 tarihine kadar süre vermişken davacının bahsi geçen eksikliği 10.11.2016 tarihinde tamamladıklarını beyan etmeleri abesle iştigaldir. Tüm bu izahatlar çerçevesinde müfettişler tarafından tespit edilen noksanlıkların davacı şirket tarafından davaya konu yapılan 3 aykırılık haricindeki kısmının davacı \"personelleri\" tarafından tamamlanması karşısında 3 aykırılık için davacı yanca kusurlu davranıldığı, bu suretle ortaya çıkan zarardan davacının sorumlu olması gerektiği hususu açık ve nettir. Gerekçeli karara dayanak teşkil eden kusur raporunun değerlendirme bölümünde yapılan hukuki tanım büyük bir hatadan ibarettir. Davacı kanunun belli başlı kriterler göz önüne alınarak imtiyaz ile faaliyet yürüten bir şirkettir. Yapmış olduğu işlem iş güvenliği danışmanlığının önüne geçmektedir. Davacının bir vekil gibi sorumlu olması gerekir. 29.11.2016 tarihli raporda yer alan 1, 2-A ve 2-B nolu toplamdaki 3 adet noksanlığın, doğrudan davacı tarafından hazırlanan 05.10.2016 tarihli risk değerlendirme raporunun mevzuata uygun olmaması ile ilgili olduğunun tespiti üzerine, davacı şirket ile iletişime geçilmiş ve kendilerinden kaynaklanan durumun sorumluluğunun üstlenilmesi istenilmiştir.  İlk aşamada davacı tarafından sorumluluğun kabul edildiği ifade edilmişse de müvekkilin başka bir firma ile yola devam edeceği bilgisi öğrenildikten sonra  süreç sürüncemede bırakılarak sonucunda ise olumsuz neticelendirilmiştir. Öyle ki; davacının ticari defter ve kayıtlarında dahi alacaklı görünmemesinin sebebi de budur. Davaya cevap dilekçemizde de belirttiğimiz üzere davacı ilk aşamada sorumluluğu üstlendiğinden dolayı davaya konu edilen faturayı tanzim etme yoluna gitmemişken açıklamalarımız kapsamında anlaşılacağı üzere kötüniyetini sonradan ortaya koymayı tercih etmiştir. Davacının kötüniyetli yaklaşımının himaye görmesi tarafımızca kabul edilebilir mahiyette bulunmamaktadır.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, iş güvenliği uzmanlığı hizmeti sözleşmesinden kaynaklı hizmet bedeline ilişkin düzenlenen fatura alacağının (9.040TL), davalı tarafça İstanbul Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü tarafından kesilen ve ödenmek zorunda kalınan idari para cezasının (7.806,00TL) mahsup edilmesi gerektiği iddiası ile bu kısmın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe  davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından davalı aleyhine 05/11/2016 tarihli ... numaralı  4.520TL bedelli faturanın 3.286,00TL'lik kısmı ve 05/12/2016 tarihli ... numaralı  4.520TL bedelli faturalardan kaynaklanan 7.806,00 TL asıl alacak ve 1.253,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.059,88 TL alacağının tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının süresinde takibe itiraz ettiği ve davanın süresinde açıldığı görülmektedir. Mahkemece bahse konu idari para cezaları açısından davacı tarafa sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesi ile asıl alacak yönünden dava kabul edilmiş, işlemiş faiz yönünden reddedilmiştir. Hüküm davalı tarafça istinaf edilmiştir.Taraflar arasında 02/10/2014 tarihli OSGB Sözleşmesi, işyeri hekimliği, iş güvenliği uzmanlığı, diğer sağlık personeli sözleşmeleri mevcuttur. Dosya içinde 05/10/2016 tarihli iş güvenliği uzmanı ...'nun hazırladığı,  işveren vekili ve işyeri hekiminin imzası bulunanrisk değerlendirmesi revizyon raporu mevcuttur. Çalışma Bakanlığı tarafından davalı işyerinde 05-06.10.2016 ve 27.10.2016 tarihlerinde teftiş yapıldığı buna dair 29.11.2016 tarihli raporun tanzim edildiği  görülmektedir. Bu rapor incelendiğinde; Müfettişler tarafından 05-6.10.2016 tarihlerinde teftiş yapılarak 16 adet noksanlık tespit  edildiği ve işyerine bu eksiklikleri gidermesi için işyerine 19.10.2016 tarihine kadar süre  verildiği görülmektedir. Verilen süre sonrasında 27.10.2016 tarihinde işyerinde tekrar teftiş yapılarak giderilmeyen 5 adet noksanlık tespit edildiği ve bunlarla ilgili idari para cezası uygulandığı görülmektedir. Raporun V. Bölüm alınması gereken tedbirler başlığında tespit edilen ve ceza uygulanan eksiklikler şu şekilde belirtilmiştir; ''1- 05/10/2016 tarihli risk değerlendirme raporu, işyeri güncel koşullarını yansıtmamaktadır. 2- A)  05/10/2016 tarihli risk değerlendirme raporunda belirtilen alınacak önlemler işyeri özelinde detaylandırılmamıştır. Risk, tehlike, mevcut durum alınacak önlemler ile ilgili kavram karmaşıklığı mevcuttur. Raporda belirtilen işyerindeki tehlike kaynaklarından bazılarının mevcut durumları belirtilmemiştir.2-B) 05.10.2016 tarihli risk değerlendirme raporunda işyerindeki tehliklerin tümü (havalandırma tesisatının yeterliliğine dair değerlendirme sonuçları, kimyasal malzemelerin malzeme güvenlik bilgi formlarında bulunan tehlike ibarelerinin değerlendirilmesi vb.) değerlendirilmemiştir. 3-Boyahanede bulunan fırın için havalandırma sisteminin periyodik kontrol raporu yoktur. Havalandırma tesisatının 17.10.2016 tarihli periyodik kontrol raporlarında projeye uygunluğu belirtilmiştir. Ancak, işyerinde havalandırma tesisatına yeni ek kanallar yapılmış olup, tesisatın mevcut duruma göre projesi bulunmadığından periyodik kontrol raporlarındaki değerlendirmenin mevcut durumu yansıtmadığı tespit edilmiştir. 4- ... isimli çay ocağı personelinin iş hijyeni eğitim belgesi yoktur.'' Bu belirtilen eksikler sebebi ile davalıya 2.602,00TLx5=13.010,00TL idari para cezası kesilmiştir. Karara karşı davalı tarafından yapılan itirazın İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından reddedildiği görülmektedir. Davalı, 2.602 x 3 = 7.806 TL lik para cezalarının Risk Değerlendirmesi raporundaki eksiklikler ile ilgili olduğu (raporun güncel koşulları yansıtmaması, alınacak önlemlerin işyeri özelinde detaylandırılmaması, tehlikelerin tümünün değerlendirilmemesi) ve bu hususta davacının kusurlu olduğunu  iddia ederek mahsup talebinde bulunulmuş ve kısmi ödeme yapılmıştır.Davalı tarafça düzenlenen Kadıköy ... Noterliğinin 07/02/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; dava konusu iki faturanın da şirket kayıtlarında yer aldığı kabul edilerek TBK 139 ve devamı maddeleri gereği idari para cezası miktarı olan 7.806,00TL için takas hakkının kullanılacağı, bakiye 1.234,00TL nin ödeneceği bildirilmiştir.Mahkemece sözleşme uzmanı iş güvenliği uzmanı ve mali müşavir bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Raporda ; \"davacının 2016-2017 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının incelenen ticari defterlerinde, takibe konu edilen  05.11.2016 tarihli ... no.lu 4.520,00 tutarlı faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak 05.12.2016 tarihli ... no.lu 4.520,00 TL tutarlı faturanın kayıtlı olmadığı, 31.12.2016 tarihi itibariyle davacı yanın kendi ticari defterlerinde davalı yana 4.700,00 TL cari hesap borçlu olduğu, 2016 yılı borç bakiyesi olan 4.700,00 TL 2017 yılı ekstresine yansıtılmamış olup, 31.12.2017 tarihinde oluşturulan dönem sonu cari hesap bakiyesi ile davalı yanın 9.040,00 TL borçlandırılmış olduğu, 31.12.2017 tarihli Dönem sonu açıklamalı 9.040,00 TL tutarlı kaydın içeriğinin ne olduğu ve bu kayda ilişkin mali veriler sunulmadığından hesaplama dışı bırakılmış olduğu ,bu duruma göre davacı yanın kendi ticari defterlerinde davalı yana 4.700,00 TL cari hesap borçlu olduğu, davalının belirlenen inceleme gününde ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, Çalışma Bakanlığı tarafından davalı işyerinde 05-06.10.2016 ve 27.10.2016 tarihlerinde teftiş yapıldığı buna dair 29.11.2016 tarihli raporun tanzim edildiği, rapor incelendiğinde; raporda teftişte görüşülen kişiler arasında iş güvenliği uzmanı Şekura Tunaboylunun da yer aldığı, müfettişler tarafından 05-6.10.2016 tarihlerinde teftiş yapılarak 16 adet noksanlık tespit edildiği ve işyerine bu eksiklikleri gidermesi için işyerine 19.10.2016 tarihine kadar süre verildiği, verilen süre sonrasında 27.10.2016 tarihinde işyerinde tekrar teftiş yapılarak giderilmeyen 5 adet noksanlık tespit edildiği ve bunlarla ilgili idari para cezası uygulandığı, davalı tarafından davacıdan kaynaklandığını belirttiği 2.602 x 3 = 7.806 TL lik para cezalarının Risk Değerlendirmesi ile ilgili olduğu(raporun güncel koşulları yansıtmaması, alınacak önlemlerin işyeri özelinde detaylandırılmaması, tehlikelerin tümünün değerlendirilmemesi şeklinde olduğu), müfettişler tarafından 05-6.10.2016 tarihinde başlayıp tespit edilen noksan hususların giderilmesi için süre verilerek 27.10.2016 tarihinde nihayetlendirilen teftiş sürecinde bahse konu olan risk değerlendirmesinden kaynaklı idari para cezalarının davacı OSGB’nin istihdam ettiği iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekiminin risk değerlendirmesi yapılmasıyla ilgili çalışmalara ve uygulanmasına katılması görevi kapsamında somut olarak kusurlarının hatalarının ortaya konulmadığı (10.11.2016 tarihli iş güvenliği uzmanı ..., işveren, işveren vekili imzalı Risk değerlendirmesinin de bulunduğu), noksan hususlarla ilgili süre verilerek yürütülen teftiş süreci içerisinde risk değerlendirilmesinin istenen şekilde ve sürede müfettişlere sunulmasının ilgili mevzuat çerçevesinde davalı işverenliğin (“İşveren; çalışma ortamının ve çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama, sürdürme ve geliştirme amacı ile iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır. Risk değerlendirmesi, işverenin oluşturduğu bir ekip tarafından gerçekleştirilir.) uhdesinde olduğu anlaşılmakla bahse konu idari para cezaları açısından davacı tarafa sorumluluk yüklenemeyeceği\" mütalaa olunmuştur.6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır. Her ne kadar davalı vekili, bilirkişi raporunda takibe dayanak yapılan 05.12.2016 tarihli ... no.lu 4.520,00 TL bedelli ikinci faturanın davacı defterinde dahi kayıtlı olmadığının tespit edildiğini ileri sürmüş ise de; yukarıda da belirtildiği gibi  davalı vekilinin düzenlediği Kadıköy ... Noterliğinin 07/02/2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde dava konusu iki faturanın da müvekkili şirket kayıtlarında yer aldığı kabul edilmiştir. Davalı tarafça kayıtlara işlenen faturalara süresinde itiraz da söz konusu olmadığından taraflar arasında takibe konu faturalar ve alacak miktarı yönünden bir çekişme söz konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği, davalının ödemek zorunda kaldığı 7.806,00 TL idari para cezasının kesilmesinde davacının sorumluluğunun olup olmadığı, davalının takas hakkını kullanmasının mümkün olup olmadığıdır.Somut olayda; davalının ödemek zorunda kaldığı ve davacının alacağından mahsup ettiği idari para cezası yukarıda da belirtildiği davacının düzenlediği risk değerlendirme raporunun işyeri güncel koşullarını yansıtmaması, raporda belirtilen alınacak önlemlerin işyeri özelinde detaylandırılmaması, raporda işyerindeki tehlikelerin tümünün değerlendirilmemesinden kaynaklanmaktadır. Her ne kadar risk analiz raporu davalı işyerinin sorumluluğunda düzenlenmekte ise de; raporun hazırlanmasının teknik ve uzmanlık gerektirmesi sebebi ile davacı iş güvenliği ve sağlığı danışma şirketince düzenlendiği, davalı işyerinin onaylayan konumunda olduğu, raporun içeriği ile ilgili eksiklerin davacının sorumluluğunda olduğu ve davacının kusurlu olduğu anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı taraf, kötüniyet tazminatı talep etmiş ise de; davacının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Açıklanan tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1.b.2 maddesi uyarınca davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nun 353/1.b.2 bendi uyarınca İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/295 E. 2020/508 K. sayılı 20/10/2020 tarihli kararının KALDIRILMASINA ve YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,2- Davanın REDDİNE,3- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,4-İlk derece mahkemesi yargılama giderleri yönünden,a-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 191,24-TL harcın mahsubu ile bakiye 236,36 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,c-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince 9.059,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-HMK'nın 333. maddesi gereğince, taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,5-İstinaf yargılama giderleri yönünden,a-Davalı tarafça yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,b-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı tarafça yatırılan 133,31-TL harcın mahsubu ile bakiye 294,29 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,c-Davalı tarafından sarfedilen 262,98-TL (İstinaf karar ve başvurma harcı)istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,ç-Davacı tarafından sarfedilen 54,50 TL (posta masrafı) davacı üzerine bırakılmasına,d-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya karar kesinleştğinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/02/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"71c731a81e71f0bc","SID":"f3aa1340a0b7ea25"}}