{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/504 <br>KARAR NO\t\t: 2024/422<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09.09.2020<br>NUMARASI\t\t: 2015/625 Esas 2020/327 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Trafik Kazasına Dayalı)<br>KARAR TARİHİ\t: 29.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 29.02.2024<br><br>\tİzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.09.2020 tarih 2015/625 Esas 2020/327 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, 19.04.2013 tarihinde, Erzurum Bingöl Devlet Karayolu üzerinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, karşı yönden gelen davalı ... Sigorta A.Ş'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu, davalı ... Sigorta Ltd. Şti’ne ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkilinin şeridine geçerek çarptığını, müvekkilinin ağır yaralandığını, Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/429 E. sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiğini, kaza tespit tutanağında ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 14.11.2013 tarihli raporunda, davalı ...'in asli kusurlu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin %40'ın üzerinde maluliyetinin meydana geldiğini, müvekkilinin Jeoloji Mühendisi olduğunu, Karadeniz ve Doğu Anadolu'da işletme müdürü olarak çalıştığını, kaza nedeniyle çalışamadığı için şirket tarafından İzmir'de satış sorumlusu olarak görevlendirildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin geçici ve kalıcı maluliyetten kaynaklanan maddi zararları ile tedavi ve bakım giderleri için 150.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... Ltd. Şti. ile poliçe teminat miktarları aşılmamak kaydı ile davalı ... Sigorta A.Ş ve ... Sigorta A.Ş'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müteselsilen tahsiline, ayrıca 400.000,00 TL manevi zararın davalı araç maliki ... Sigorta Ltd Şti. ve davalı sürücü ...'den olay tarihinden, diğer davalı ... Sigorta A.Ş.'den ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı ... Sigorta Ltd. Şti. vekili, kazanın karayolunun mıcır ile kaplı olmasından kaynaklandığını, Karayolları Trafik Kanununa uygun olarak trafik çizgi ve levhalarının tehlike arz edip arz etmediğinin bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunun hukuk mahkemesini bağlamadığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili, davacının talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatının 6111 sayılı Yasanın 59. maddesi ile değiştirilen KTK m. 98 gereği SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının talep ettiği daimi maluliyet tazminat talepleri bakımından sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında müvekkilinin sorumlu olduğunu, Trafik İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili, kazanın meydana geldiği yer olan Erzurum mahkemelerinin yetkili olduğunu, şerit ihlali yapan tarafın davacı olduğundan kusurlu olan tarafın davacı olduğunu, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/429 Esas sayılı dosyasında Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 14.11.2013 tarihli raporda davalı sürücü ...'in asli kusurlu, davacının ise kusursuz olduğunun tespit edildiği, aynı kurumdan alınan 04.08.2016 tarihli raporda da davalı sürücü ...'in kendi şeridini takip etmeyerek karşı yol şeridine girmesi nedeniyle KTK m. 84/b-g hükümleri gereğince %100, davacı sürücünün ise herhangi bir kusuru bulunmadığının tespit edildiği; İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden alınan 24.10.2016 tarihli raporda, davacının çalışma gücünün %49 oranında kaybettiğinin, geçici iş görememezlik süresinin ise 12 ay olduğunun tespit edildiği; davacı tarafın itirazı üzerine İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Genel Kurulundan alınan 27.07.2017 tarihli raporda davacının %46 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğunun, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğunun tespit edildiği; aktüerya bilirkişisinden alınan 25.02.2019 tarihli ek raporda, davacının yaptığı tüm tedavi masraflarının yol masrafı hariç 14.153,74 TL olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin dava açıldıktan sonra 225.000,00 TL maddi tazminat ve ferileriyle birlikte 270.981,00 TL ödediği, davacının kazancının asgari ücretin 4,04 katı olarak kabul edildiğinde 1.321.557,42 TL, ... Sigorta A.Ş. ödemesi (225.000,00 TL) mahsup edildiğinde 1.096.557,42 TL; 7,55 kata göre hesaplanan zararının ise 2.399.579,43 TL olup ... Sigorta A.Ş. ödemesi (225.000 TL) mahsup edildiğinde 2.174.579,43 TL olduğu, Trabzon SGK İl  Müdürlüğünden davacıya iş kazası kapsamında rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulması ve varsa bu gelirin PSD değerinin mahsup edilmesi gerektiğinin belirtildiği; 17.04.2019 tarihli ek raporda davacı tarafın davalı ... Sigorta A.Ş. ile 270.981,00 TL ödeme alması nedeniyle 19.09.2016 tarihli Sulh Protokolünü yaptığı, davacının daimi ve geçici bedensel zararının ve aynı zamanda tedavi giderini talep ettiğinden, davacının kazancının asgari ücretin 4,04 katı kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre 1.035.345,50 TL sürekli maluliyet zararı ve 29.607,50TL geçici iş göremezlik zararında SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsup edilmesiyle (18.894,35 TL kurumlardan gelen cevaba göre mahsup edilecek miktar) = kalan zararının 10.713,15 TL olduğu, davalı araç maliki ... Ltd Şti, sürücüsü ...'in zararın tümünden ve kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’nin ise sorumluluğunun 100.000 TL ile sınırlı olduğundan bu miktar üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği; davacının, davalı ... Sigorta A.Ş.’den 19.09.2016 tarihli sulh protokolü ile alacağını tahsil etmiş olduğu ve bu protokol gereğince davadan feragat edeceğini beyan ettiği, davalı tarafından feragat gereğince yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmeyeceğini beyan ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 1.035.345,50 TL sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat, 10.713,15 TL geçici iş görememezlikten kaynaklı maddi tazminat ve 17.803,74 TL tedavi giderleri olmak üzere (davalı kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe kapsamında zararın 100.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) toplam 1.063.862,39 TL'nin davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den kaza tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açtığı davadan 07.10.2016 tarihli dilekçesi ile feragat ettiğinden bu davalı yönünden davanın reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Ltd. Şti. ve ...'den olay tarihinden itibaren, kasko sigortacısı ... Türk Sigorta A.Ş.'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, (sigorta limiti olan 100.000 TL ile sınırlı olarak) davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta Şirketi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili,  İzmir Adli Tıp Kurumu ve İhtisas Kurulu raporlarında belirtilmesine rağmen müvekkilinin aort damarı zedelenmesi bunun yarattığı etki ve maluliyet oranına etkisinin hükme esas alınan maluliyet raporunda dikkate alınmadığını, ayrıca beyin kanamasına bağlı oluşan hasarlar ve bu hasarların maluliyet oranına etkilerinin de dikkate alınmadığını, müvekkilinin iyileşme süresinin 1 yıldan fazla sürmesine rağmen 9 ay olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin kazacının asgari ücretin 4.04 katı kabul edilerek yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, müvekkilinin maaşının dışında işvereninden her ay 600 TL kira yardımı ve 500 TL prim aldığını, işçi iş veren davalarında maaş bordroları kadar banka kayıtlarına ve tanık ifadelerine de değer verildiğini, müvekkili yararına hükmedilen manevi tazminat tutarının düşük olduğunu, maluliyeti nedeniyle eşiyle boşandıklarını, yüksek lisans eğitimini bırakmak zorunda kaldığını, kaza tarihinde 1,5 yaşında olan oğlunun 16 ay süresince babasını göremediğini, müvekkilinin kazadan sonraki 13-14 aylık dönemi hatırlayamadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 36.000,00 TL ödendiğini, teminatın üstü olan 11.800,00 TL için de müvekkili şirketten talepte bulunulduğunu, müvekkili şirketin 10.09.2013 tarihinde 11.800,00 TL ödeme yaptığını, bu tutarın güncellenmiş değerinin tespiti ve tazminattan düşülmesi gerekirken müvekkili aleyhine hüküm kurulduğunu, ayrıca 11.800,00 TL ödeme sonrası, 88.200,00 TL teminat limiti kaldığını; sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur durumu tespit edilmeden tazminat raporu hazırlanmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının gelirinin somut ve net bir şekilde tespit edilebilmesi için, kişinin anılan mesleği ifa ettiğinin açık olması, önceki iş yerlerinden personel dosyası, sgk hizmet dökümü gibi belgelerin getirilmesi, gerek görülürse iş yeri kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamanın dikkate alınması gerektiğini, davacının yolcu olmasının kusursuz olduğu anlamına gelmeyeceğini, müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, 6111 sayılı kanun kapsamında tedavi ve bakıcı gideri taleplerinin teminat kapsamında bulunmadığını, müvekkili şirketin araç işleteninin sorumluluğundan fazlasına düşen tutardan sorumlu olmayacağını, harç ücretinin de teminat limitleri ve müvekkili şirket tarafından hükmedilen tutar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacı tarafın faiz talebinin haksız olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE\t: Dava, trafik kazası nedeniyle karşı aracın işleteni, sürücüsü, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, ulaşım ve tedavi gideri ile davalı sürücü, işleten ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısından manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını, kusur durumu tespit edilmeden tazminat raporu hazırlanmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının yolcu olması nedeniyle müterafik kusur indiriminin değerlendirilmesi gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de, davacının yolcu konumunda bulunmadığı, aksine ... plakalı aracın sürücüsü olduğu, öte yandan ilk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumundan alınan  04.08.2016 tarihli kusur raporunda davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu oranın ceza dosyasında alınan rapor ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davalı sigorta verilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. <br>\t Davalı ...  Sigorta Şirketi vekili, davacının aracında meydana gelen hasar nedeniyle 11.800,00 TL ödeme yapıldığı, bu tutarın güncellenmiş değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, bu savunmanın süresi içerisinde cevap dilekçesinde ileri sürülmemiş olması nedeniyle istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden, bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. <br>\t01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMSS Genel Şartları'nın A.5-b maddesi gereği, zarar görenin tedavisinin devam ettiği döneme ilişkin geçici bakıcı gideri zararının, geçici işgöremezlik zararının ve tedavi giderlerinin sağlık giderleri içinde yer aldığı ve ZMSS teminatı kapsamında olmadığı kabul edilmişse de, 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanıp sınırlandırılmıştır. KTK'nın 98. maddesi gereği SGK Başkanlığı'nın sorumlu olduğu sağlık giderleri, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarında yapılan tıbbi tedaviye ilişkin sağlık hizmet bedellerinden ibarettir. SGK'nın hangi sağlık giderlerinden sorumlu olduğu kanunla belirlenmiş olup, normlar hiyerarşisinde daha altta olan genel şartlar ile kanun kapsamının değiştirilip genişletilemeyeceği aşikardır.<br>\tAçıklanan maddi ve hukuki vakıalar karşısında; Anayasa Mahkemesi'nin KTK 90/İ maddesinin iptali de göz önüne alınıp TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan geçici iş göremezlik zararından sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. (Yargıtay 4. H.D 10.03.2022 tarih 2021/12001 E, 2022/4532 K ve 24.03.2022 tarih 2021/22793 E, 2022/5790 K sayılı kararları). Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin tedavi giderleri ve bakıcı giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br><br>\tDavacının meydana gelen kaza nedeniyle maluliyetine ilişkin olarak İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Genel Kurulundan alınan 27.07.2017 tarihli raporda davacının %46 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğunun, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay olduğunun tespit edildiği, işbu maluliyet raporunun kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri gereğince usul ve yasaya uygun şekilde tanzim edildiği,  raporda davacının beyin kanamasına ve aort damarı kanamasına ilişkin bulgu ve raporların da değerlendirildiği görülmekle, davacı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf nedenleri isabetli görülmemiştir.<br>\tDavacı vekili müvekkilinin maaşının dışında işvereninden her ay 600,00 TL kira yardımı ve 500,00 TL prim aldığını, bu tutarların gelir hesabında dikkate alınması gerektiğini istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de, bu gelirlere ilişkin herhangi bir belge sunulamadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin bu istinaf sebebi de yerinde değildir. <br>\tDavacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazlarına gelince; manevi tazminat, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarara uğrayan  kişinin  çektiği  acıyı,  duyduğu elem ve üzüntüyü bir nebze olsa da dindiren, zarara uğratan olay nedeniyle oluşan ruhsal tahribatı onarmaya yarayan bir araçtır. Manevi tazminatın kapsam ve miktarını takdir hakkı kural olarak hakime aittir. Hakim, manevi tazminatı hak ve nesafete uygun olarak belirlemeli, bu belirlemede hukuk kurallarının yanında tarafların sosyal, ekonomik ve sosyal yapısı ile özellikle de somut olayın koşullarını gözetmelidir. Manevi tazminat olarak takdir edilecek tutar manevi acıları kısmen de olsa gidermesinin yanında kamuoyu ve sosyal vicdanda da kabul görmeli ve zarar gören açısından da bir zenginleşme aracı olmamalıdır. Somut olayda hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı kazanın oluş şekli, kusur durumu, olay tarihi, sosyal ve ekonomik koşullar, zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi dikkate alındığında makul ve ılımlı bulunmuş olmakla, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçelerinde yer verdikleri itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1- Davacı vekili ve davalı ...  Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... Sigorta Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 6.831‬,00 TL harcın, peşin alınan 18.715,74‬ TL harçtan mahsubu ile bakiye fazla yatan 11.884,74 TL harcın yatırana iadesine, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına, <br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ad327f2e59ea4b3e","SID":"ab9456b6e39a3b2a"}}