{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1394 <br>KARAR NO\t\t: 2024/394<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/133 Esas 2023/408 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordato<br>KARAR TARİHİ\t: 23.02.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23.02.2024<br><br>\tİzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 26.05.2023 tarih 2023/133 Esas 2023/408 Karar  sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/12 esas sayılı konkordato dosyasına 31.05.2019 tarihinde müdahale talebinde bulunulduğunu, 130.507.49-TL alacağın borçlu şirket tarafından kabul edilememesi nedeniyle İİK nun 308/b md. uyarınca çekişmeli alacak olarak kabulüne karar verildiğini, borçlu ile banka arasında genel kredi sözleşmesi ve şirket kredi kartı üyelik sözleşmesi akdedildiğini, teminat olarak ... Plakalı  aracın rehin alındığını ve rehin sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeden doğan borcun ödenmemesi nedeniyle ihtarname gönderildiğini, ihtar sonrası İstanbul Anadolu 18. İcra Müd. 2019/15414 esas sayılı dosyasından rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davalı tarafın kabul edilmeyen 130.507.49-TL'nin konkordato projesi kapsamında değerlendirilerek alacak kaydı oluşturulmasına karar verilmesi talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalı vekili, İzmir 2 ATM'nin 2019/12 esas sayılı dosyasında açılan konkordato talepli davada 05.02.2019 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 03.07.2019 tarihinde ise bir yıllık kesin mühlet kararı verildiğini, 23.12.2020 tarihinde mahkemenin konkordato talebini kabul ederek konkordatonun tasdikine karar verdiğini, mahkeme tarafından davacının talepte bulunduğu konkordato alacağının 130.507.49-TL kısmının çekişmeli alacak olarak değerlendirildiği, davacıya dava açmak için süre verildiğini, konkordatoya kabul edilen alacağın 58.537.89-TL olduğunu,  geçici mühlet kararı sonrası davacı bankanın keşide ettiği ihtardaki 184.004515.87-TL kredi kartları ve 52.871.96-TL ile bankaca 05.02.2019 tarihinden önce sorumluluk miktarı kapsamında ödenen çek bedelleri dışında müvekkilinin bankaya hiçbir borcu olmadığını, 05.02.2019 tarihinden sonra tahakkuk etmiş borçlar konkordato kapsamında olmadığı için işbu davanın konusu olmadığını, dava dilekçesinde sözü edilen icra takibine konu .... plakalı araç için yapılan 04.10.2012 tarihli rehin sözleşmesinden dolayı bankaya hiçbir borcu bulunmayıp  taşıt rehnine konu kredi borcunun tamamen ödenip kapandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile, davacının İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2020 tarih ve 2019/12 E-2020/794 K sayılı dosyasında kabul edilen 58.537,89 TL dışında 84.941,91 TL banka alacağı olduğunun tespiti ile, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2020 tarih ve 2019/12 E-2020/794 K sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesi kapsamında 3 yılda  36 eşit taksitte her yıl %10 faiz ilavesi  ile eşit tutarlarda davalı tarafından davacı bankaya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı taraf  vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ :Davacı vekili, borçlu ile müvekkil Banka arasında 02.10.2012 tarihli Genel Kredi sözleşmesinin teminatı olarak ... plakalı araç üzerine rehin konulduğunu, borçlunun sözleşmeden doğan sorumluluklarını yerine getirmemesi üzerine İstanbul Anadolu 18.İcra Müdürlüğü'nün 2019/15414 E sayılı dosyasıyla taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibi kalemlerin toplamı olarak 189.045,38 TL talep edildiğini, ancak mahkemece 130.507,49 TL'lik kısmın çekişmeli alacak olarak kabul edildiğini, bilirkişi raporunda yapılan alacak hesaplamasında, alacağın tamamı rehinle temin edilmiş olmasına rağmen geçici mühlet kararının verildiği tarihten dava tarihine kadar herhangi bir faiz işletilmediğini, İİK 294 maddesine göre rehinle temin edilmiş alacaklar bakımından kural olarak konkordato mühleti içinde de faiz işlemeye devam edeceğini, taraflar arasında imzalanan Taşıt Rehin Sözleşmesinde rehinli aracın davalının tüm borçlarının teminatı olacağının kararlaştırıldığı, rehinle temin edilmiş alacağın tamamına dava tarihine kadar temerrüt faizi işletilmesi gerektiğini, ayrıca davalı tarafından, konkordatoya dahil edilen alacağın da ödenmediğini, bu sebeple İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/499 E. sayılı dosyası ile konkordatonun müvekkili banka yönünden feshedilmesi talebiyle dava açıldığını, bu davanın İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/511 E. Sayılı dosyasında devam ettiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tDavalı vekili, davacı banka tarafından talep edilen alacak kalemlerinden kredi kartları (184,00 TL+515,87 TL) ve kredi borcu (52.871,96 TL) ile bankaca 05.02.2019 tarihinden önce sorumluluk miktarı kapsamında ödenen çek bedelleri dışında müvekkilinin bankaya borcu bulunmadığını, 05.02.2019 tarihinden sonra tahakkuk etmiş borçların konkordato kapsamında olmadığı için işbu davanın konusu olmadığını, davalı adına kayıtlı ... plakalı aracın  04.10.2012 tarihli taşıt rehin sözleşmesi kapsamında rehin verildiğini, bu araç kredisinin 01.12.2014 tarihinde ödenerek tamamlandığını, sonrasında rehnin kaldırılması için birkaç kez bankaya başvuru yapılmasına karşın rehnin kaldırmadığını, yani 2012 yılında ilgili bankaca kullandırılıp 2014 yılında borcu sona eren araç kredisi ile bu kredinin bir bağlantısı bulunmadığını, konkordato dosyasında talep edilen kredinin işbu araç rehin verilerek kullanılan bir kredi olmadığını, bu hususun konkordato sürecinde verilen komiserler heyeti raporlarında da vurgulandığını, bilirkişi raporunun gerek araç rehin sözleşmesi gerek banka kayıtları gerekse konkordato mevzuatı iyi incelenmeden verilmiş bir rapor olup, hüküm kurmaya elverişli olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür.<br>\tGEREKÇE :Dava, İİK'nun 308/b.maddesi uyarınca konkordato yargılaması sırasında çekişmeli hale gelen alacak miktarının konkordato nisabına dahil edilmesi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t Davalı tarafından konkordato talebiyle İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/12 esas sayılı dosyasında açılan davaya davacı tarafça müdahalede bulunulduğu, mahkemece; alacaklı banka tarafından talep edilip, borçlu şirket tarafından kabul edilmeyen 130.507,49 TL tutarındaki alacağın İİK'nun 308/b maddesi uyarınca çekişmeli alacak olarak kabulüne karar verildiği, davacı tarafından süresi içerisinde İİK'nun 308/b.maddesi uyarınca konkordato yargılaması sırasında çekişmeli hale gelen bu alacak miktarının konkordato nisabına dahil edilmesi talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucunda, aldırılan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında imzalanan Taşıt Rehin Sözleşmesinde rehinli aracın davalının tüm borçlarının teminatı olacağının kararlaştırıldığı, davacının İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/12 E-2020/794 K sayılı dosyasında kabul edilen 58.537,89 TL dışında 84.941,91 TL alacağı daha bulunduğu tespit edilerek, bu dosyada tasdik edilen konkordato projesi kapsamında alacağın konkordato projesine dahil edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmesigerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75‬ TL'nin davacıdan tahsiline,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 5.802,38 TL'den peşin alınan 1.451,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.351,38 TL'nin davalıdan tahsiline,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeni ile tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23.02.2024<br>\t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d5fc1024d002799e","SID":"6c2157b861c5e576"}}