{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                        T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t\t: 2024/29<br>KARAR NO\t\t: 2024/92<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t  <br>ESAS NO \t\t: 2023/865<br>DAVA TARİHİ\t\t: 10.11.2023<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 15.11.2023<br>DAVA\t\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>İSTEM\t\t: İhtiyati Tedbir<br>KARAR TARİHİ                 \t: 18.01.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH    \t: 18.01.2024<br>        <br>İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/865 Esas sayılı dosyasından verilen 15/11/2023 tarihli kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İDDİA VE İSTEK:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; \"Davalı şirket ile dava dışı arsa sahipleri arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak binanın kaba inşaat işlerinin yapılması ile ilgili olarak <br>taraflar arasında 'taşeronluk sözleşmesi\" düzenlendiği, sözleşmeye göre; kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye düşecek olan 2,6,8,9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin satışından elde edilecek paranın %50'sinin taşerona verileceğinin kararlaştırıldığı, davacı taşeronun üzerine düşen edimi eksisiz yerine getirdiği, ancak davalı yüklenicinin edimini ifa etmediği\" iddiası ile, yükleniciye düşen dairelerin rayiç değerlerinin %50'sinin tespit ve tahsiline, anılan bağımsız bölümler üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini istemiştir.<br>SAVUNMA:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: \"Davanın reddine\" karar verilmesini istemiştir. <br>İHTİYATİ TEDBİR RED KARARI:<br>Mahkemece; 15/11/2023 tarihli ara karar ile; \"İhtiyati tedbir konulması istenen taşınmazların uyuşmazlık konusu olmadıkları, buna göre HMK.'nın 389 ve devamı maddelerindeki yasal koşulların oluşmadığı\" gerekçesi ile, ihtiyati tedbir isteğinin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: \"İhtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu\" ifade ederek, ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.<br>DEĞERLENDİRME:<br>İlk derece mahkemesince verilen \"ihtiyati tedbir isteğinin reddi\" kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava; eser sözleşmesi gereğince hak ediş alacağının tespit ve tahsili ile ihtiyati tedbir isteğini içermektedir.<br>Esasa ilişkin uyuşmazlık; eser sözleşmesindeki yüklenici ediminin yerine getirilip getirilmediği, hak ediş alacağının ödenip ödenmediği, buna göre iddia olunan alacağın varlığı ve miktarı hakkındadır. <br>Geçici hukuki korumaya ilişkin uyuşmazlık ise; \"esas hakkındaki uyuşmazlık ile dosyaya sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde, istek konusu ihtiyati tedbirin yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hakkındadır.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1. Maddesinde: \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" Hükmü düzenlenmiştir.<br>Aynı kanunun 392/1. Maddesinde ise: \"İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlananın teminat göstermesi gerekmez.\" Hükmü düzenlenmiştir.<br>Anılan yasal düzenlemelere göre; hukuki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce ya da dava sırasında geçici hukuki koruma olarak istenen ihtiyati tedbir kararının yasal koşulları olarak; \"hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğması\" olasılıkları belirtilmiştir. <br>Hak iddia eden kişinin, bu olasılıkları ifade ederek geçici hukuki koruma istemesi halinde, iddia ettiği vakıaları tam olarak kanıtlaması kendisinden beklenmez. Çünkü, adı üstünde; \"geçici hukuki koruma ve olasılık\" bunu gerektirir. İstek sahibinin, iddialarını yaklaşık olarak kanıtlaması, bunun için en azından iddiaya ilişkin bazı verileri mahkemeye sunması gerekir. Bu durumda mahkemece, iddiacı hak sahibinin muhtemel zararlarını önlemek adına tedbir kararı verilmelidir. Uygulamada genellikle tedbir istekleri mahkemelerce olumlu karşılanmakta olup, yerleşik yargı kararlarında da bunun için yaklaşık ispatın yeterli olduğu yaklaşımı mevcuttur.<br>Ancak; tedbir kararı verilirken, dava sonunda haksız olunduğu takdirde karşı tarafın veya üçüncü kişilerin uğraması olası zararların da mahkemece dikkate alınarak, istek sahibinden uygun bir teminat göstermesi istenmelidir. Kural bu olmakla birlikte, istisnaen bazı özel durumlarda hâkim takdiri ile teminat aranmayabilir. Teminatın niteliği ve miktarı da hâkim tarafından, taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve hakkaniyet dengesine göre uygun ve makul bir şekilde takdir edilmesi gerekir.<br>Ayrıca; bir davada, uyuşmazlığın esasını çözümler nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gibi, kesinleşmiş mahkeme kararının infazını engeller şekilde de tedbire hükmolunmamalıdır.<br>  Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince:<br>Eldeki davada; taraflar arasındaki \"taşeronluk sözleşmesi\" gereğince hak ediş alacağının ödenmediği iddiası ile bunun tespit ve tahsili istenmekte olup, üzerine ihtiyati tedbir konulması istenen bağımsız bölümlerin aynı bizatihi uyuşmazlık konusu değildir. Buna göre HMK.'nın 389. Maddesi gereğince ihtiyati tedbir yasal koşulları oluşmamakla, mahkemece isteğin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu yerinde olmadığından, istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/865 Esas Sayılı dosyası kapsamında verilen 15/11/2023 tarihli \"ihtiyati tedbir isteğinin reddi\" yönündeki ara karar usul ve yasaya uygun olmakla, davacı vekilinin bu karara yönelik istinaf  başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/1.maddesi gereğince ESASTAN  REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle alınması gerekli 704,50 TL tedbir harcından, davacı tarafından yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 434,65 TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde  bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 394/(5) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, 18.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e9a44609050a9d38","SID":"bdc96c3f0efda57d"}}