{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                        T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t\t: 2024/79<br>KARAR NO\t\t: 2024/322<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t  <br>ESAS NO \t\t: 2022/592<br>KARAR NO\t\t: 2023/590<br>DAVA TARİHİ\t\t: 07.07.2022<br>KARAR TARİHİ\t: 12.07.2023<br>DAVA\t\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 22.02.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 27.02.2024<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.07.2023 tarihli 2022/592 Esas, 2023/590 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı ... San. ve Tic. A.Ş vekili 07.07.2022 tarihli dava dilekçesiyle; Dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin 18.06.2013 tarihinde yapılan 2013 yılı Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında sermayesi, ortakları aktif ve pasifi tüm hak ve alacakları tüm borç ve taahhütleri ve tüm mal varlığı ile ... Ticaret Sicil Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı olan, ... ... Bulvarı ... Cad. No: ... .../ ... adresinde mukim Müvekkil ... San. Ve Tic. A.Ş.’ne devir ve iltihak suretiyle birleşmesine karar verildiğini, ... San. Ve Tic. A.Ş.’nin müvekkili şirket ile birleşmesiyle birlikte tüm hak ve alacaklarının da müvekkili şirketçe talep edilebilir hale geldiğini, İzmir 23. Noterliğinin 09/04/2013 tarihli 05567 yevmiye numaralı temliknamesi ile dava dışı ... Sis. A.Ş. tarafından 300.000,00 (üçyüzbin) TL meblağ ... San. Ve Tic. A.Ş. lehine temlik olunduğunu, temlikname gereği müvekkili şirketin alacaklı konumunda olduğunu ve alacağının tahsili için gerekli her türlü hukuki işlemi yapmaya yetkili hale geldiğini, temlik alacağına ilişkin olarak temlikname borçlusu ... A.Ş. Genel Müdürlüğü kayıtlarına temliknamenin düzenlenme tarihi olan 09.04.2013 tarihinde teslim edilmiş olmasına rağmen; şirketin bilgisi olduğu halde temlikin onaylanması kötüniyetli olarak sürüncemede bırakıldığı ve bugüne kadar bu tutarın ödenmediğini,  bu bedelin müvekkiline ödenmesine ilişkin İzmir 28. Noterliğinin 23.03.2022 tarih ve 07729 yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalı yana 29.03.2022 tarihinde de tebliğ edildiğini, ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediğini, tahsil edilemeyen alacağa ilişkin İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2022/5462 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz üzerine durduğunu temliknamenin TBK m. 146 hükmü gereği kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, 09.04.2013 tarihli noter huzurunda yapıldığını, geçerli bir temliknameye dayalı alacağın henüz zamanaşımına uğramadığını belirterek davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı ... Anonim Şirketi vekili 07.09.2022 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; Davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca hak düşürücü sürede talep edilmediğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddini, temlikin, sözleşme gereği ve OLUR tarihinden sonra geçerlilik kazandığını, davacı tarafın, İzmir 23. Noterliğinin 09.04.2013 tarih, 5567 yevmiye numaralı temlikname ile müvekkili şirket ile dava dışı ... Sis. A.Ş. ile yapılan sözleşme nedeniyle ... A.Ş.'nin doğmuş ve doğacak hak edişlerinin temlik sözleşmesi ile taraflarına temlik edildiğini, ancak müvekkili şirketin OLUR sürecini geciktirdiğini ve ödeme yapmadığını iddia ettiğini, müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında yapılan \"Tesis İşi Sözleşmesi\"nin m. 12-Ödeme Yeri ve Şartları başlıklı m. 12.5 hükmü uyarınca yüklenicinin, her türlü hak ediş ve alacaklarını idarenin yazılı izni olmaksızın başkalarına temlik edemeyeceği ve temliknamelerin noterlikçe düzenlenmesi ve idarece istenilen kayıt ve şartları taşıması gerektiğinin kararlaştırıldığını, temlik sözleşmenin gereği idarenin OLUR’unun alınmasıyla geçerlilik kazanacağını, TBK m. 183'e göre 29.05.2013-189 tarih ve sayılı OLUR ile temlik sözleşmesinin 29.05.2013 tarihinde geçerlilik kazandığını, TBK m. 188'e göre borçlunun, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebileceğini, davacının temlik OLUR'unun geciktirildiği yönündeki iddiaları soyut ve mesnetsiz olduğunu, dava dışı ... A.Ş. firması ile yapılan temlik tarihinin 09.04.2013 olduğu, OLUR'un 29.05.2013 tarihinde alındığı, bu sürecin yaklaşık 1-1,5 aylık süreyi bulduğunu ve bunun da ilgili dönemde müvekkili şirketin özelleştirme sürecinin de olduğu dikkate alındığında makul ve uygun bir süre olduğunu, müvekkili şirketin ...'a ait hisselerin devri yoluyla 29.05.2013 tarihinde özelleştirildiğini, bu bakımdan OLUR'un dahi özelleştirme olduğu gün çıktığı dikkate alındığında davacının soyut iddiasının aksine özelleştirme öncesi temlik sözleşmesinin geçerlilik kazanmasının sağlandığını, temlikin geçerlilik kazanmasından önce müvekkil şirkete gönderilen haciz ihbarnameleri sıraya alındığı ve sıraya göre hareket edildiğini, temlik veren dava dışı ... A.Ş'nin 17.04.2013 tarihli hak edişi 157.115,68 TL olup bu hakkedişten 28.910,76 TL şirketin alacağı olan bedelin mahsup edildiğini, ayrıca 4.120,16 TL gelir vergisi stopajı vergi dairesine ödenmek üzere kesildiğini, kalan 124.084,76 TL 18.04.2013 tarihinde dava dışı ... A.Ş.'ye ödendiğini, firmanın 10.05.2013 tarihli hakkedişi 107.362,41 TL'den 2.815,45 TL gelir vergisi stopajı vergi dairesine ödenmek üzere kesildiğini, 23.05.2013 tarihinde 66.297,00 TL, 24.05.2013 tarihinde 38.249,96 TL  olmak üzere toplam 104.546,96 TL İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2013/5274 Esas sayılı dosyasına ödendiğini, 31.05.2013 tarihli 12.902,54 TL hakkediş işçi alacağı kapsamında firma çalışanı ...'e ödendiğini, 10.07.2013 tarihli 495.980,28 TL kesin hakkedişin İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 10.05.2013 tebliğ tarihli 2013/5274 dosyasına 19.11.2013 tarihinde 231.013,05 TL ve İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 08.05.2013 tarihli 2013/5492 sayılı dosyasına 19.11.2013 tarihinde 164.967,23 TL olarak ödendiğini, davacının temlik sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından OLUR verilerek geçerlilik kazanmasından önce müvekkil şirkete gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle dava dışı Yortel firmasının hakkedişleri öncelikle, haciz ihbarnamesi gelmeyen dönemde, gelir vergisi stopajı ve müvekkili şirketin alacağı mahsup edilerek dava dışı ... firmasına ödendiğini, sonrasında ise haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihlerine göre icra dosyalarına ödendiğini, Yargıtay içtihatları da, temlik sözleşmesinin OLUR ile geçerlilik kazanacağını ve OLUR tarihinden önce gelen icra dosyalarına ödeme yapılması gerektiği yönünde olduğunu, davacıya yapılması gerekip de yapılmayan bir ödeme olmaması nedeniyle likit bir alacak bulunmadığını, bu bakımdan olmayan bir alacağın icra inkar tazminatı olmasının mümkün olmadığını belirterek davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 12.07.2023 tarih ve 2022/592 Esas, 2023/590 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Mahkememizce yapılan değerlendirmeler ve toplanan delillere göre; Ek raporda işin niteliğinin “Elektrik Dağıtım Şebekeleri, YG(OG) Dağıtım Hatları ve Kilometrik Bedelli YG (OG) Dağıtım Hatları Yapım Sözleşmesi” olup bu sözleşme incelendiğinde; söz konusu sözleşmenin ve ... A.Ş. üstlendiği işlerin İzmir'in çeşitli bölgelerinde Alçak Gerilim ve Yüksek Gerilim Elektrik Şebekesi yapım işi olduğu, bu Elektrik tesisleri yapımının da  “Eser Sözleşmesi” niteliğinde olduğu, yine  Alçak Gerilim (A.G.) Yüksek Gerilim (Y.G.) Elektrik Tesisleri işinin de elektrik enerjisinin konut ve işyerlerine ulaştırılabilmesi için yapılması gereken direk ve bina tipi transformatör merkezlerinin inşasını, trafo merkezlerinin gerekli elektriksel ekipmanlar ile donatılmasını, bu transformatör merkezleri arasındaki Y.G. (O.G) hatlarının yapılmasını, trafo merkezlerinden konut ve işyerlerine kadar elektrik enerjisinin iletilmesi için gereken havai yada yer altı alçak gerilim tesislerinin yapılmasını ve aydınlatma direk ve tesisatının kurulmasını kapsayan işler olup, yapılacak iş ve işlemlerin tümü “Eser Sözleşmesi” niteliğinde olduğu belirlenmiştir. Bu halde kök raporda da yer aldığı üzere davacının alacağını, muacceliyet tarihini eser sözleşmesi olarak değerlendirilmesi halinde her ay için TBK m. 91/2f’ya göre haziran taksidinin 01.07.2013 – Temmuz taksitinin 31.07.2013, Ağustos taksitinin ise 02.09.2013 tarihinde muaccil olacağı, eser sözleşmesi olması nedeniyle alacağın temliki nedeniyle borçlunun kendi borçlusuna karşı sahib olduğu defilerin alacağın devralana karşı ileri sürübileceğinden (TBK m. 188 – 5 yıllık zamanaşımı süresinin) her taksit için ayrı ayrı değerlendirildiğinde 01.07.2018 – 31.07.2018 ve 02.09.2018 tarihinde zamanaşımına uğradığı belirlenmiştir. Temliknamenin davalı ... AŞ bakımından geçerli olarak hükümle sonuç doğurduğu, 29.05.2013 tarihinden sonra alacağı devreden dava dışı 3. Kişi ... AŞ’nin borçlu ... AŞ’ye gönderdiği, haciz ihbarnamelerinin incelenmesi ile de bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere temliknamenin hükümle birlikte sonuç doğurmasından önceki tarihlerde ... AŞ bakımından alacaklısına ödeme yaptığı ve İİK m. 89’a uygun bir ödeme yapıldığı, yine ...’e işçi alacağı olarak yapılan ödemenin de bu nitelikte olduğu, ... AŞ’nin talimatı ile icra dairlerenin haricinde 3. Kişilere ödeme yapılmasının ödemenin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağı, borçlunun borcunu ödediği, ... AŞ nin haciz ihbarnameliren uygun olarak ödeme yaptığından borçtan kurtulduğu, bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığı ve zamanaşımı definin de süresinde ileri sürüldüğü, tespit edildiğinden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 28.11.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle;  Sözleşmenin hukuki nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, 16.02.2023 uyap yüklenme tarihli bilirkişi raporunun III A 2 no'lu başlığı altında (Sayfa 5) taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki nitelendirmesinin yapılmamış olduğunun açıkça beyan  edildiğini, müvekkili tarafından temlikname kapsamındaki alacağın konusunun salt yapım sözleşmesi olmadığını, sayısız mal ve ürün satışını da içeren karma sözleşmeler olduğunu, karma sözleşmelerdeki ağırlıklı edimin tespit edilerek ona göre bir karar verilmesi gerektiğini, karma sözleşmedeki ağırlıklı edimin kira sözleşmesinin değil başkaca bir sözleşmenin ana edimiyse bu durumda TBK m. 310 hükmü uygulama alanı bulamayacak ve karma sözleşmenin sona erdiğini, karma sözleşmenin ağırlıklı edimini kira sözleşmesinin ana edimi oluşturuyorsa TBK m. 310 hükmü uygulama alanı bulacak ve yeni malik kira sözleşmesine taraf olacağını, temlikname tanzim ve onay tarihleri arasındaki 1,5 aylık sürenin kötü niyet olarak kabul edilmemesinin açıkça kötüniyetin korunması olduğunu, kötüniyetin varlığının halinde zamanaşımı defi dinlenemeyeceğini, temlikname tarihi olan 09.04.2013 ile onay tarihi olan 29.05.2013 tarihleri arasında geçen 1.5 aylık sürenin, davalı yanın iş ve işlemlerindeki rutin uygulamalar ve söz konusu süreçte davalı yanın diğer yüklenici firmaları önceliklemek sureti ile yapmış olduğu ödemeler ile ödeme gücünü kaybetmesine bilinçli olarak yol açılması hususlarının açıkça kötü niyetin varlığını ortaya koyduğunu, davalının beyanında ve ön inceleme duruşmasında \"davacının temlik sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından OLUR verilerek geçerlilik kazanmasından önce müvekkil şirkete gönderilen haciz ihbarnameleri nedeniyle dava dışı ... firmasının hakkedişleri öncelikle, haciz ihbarnamesi gelmeyen dönemde, gelir vergisi stopajı ve müvekkili şirketin alacağı mahsup edilerek dava dışı ... firmasına ödendiğini\" ifade ederek, temliknameden kaynaklanan alacağın olur verilmesine kadar ki süreçte ödeme gücünün tüketilerek haciz ihbarnamelerinin tebliğ ettirilmesine olanak tanıyacak şekilde geciktirildiğini kabul ve ikrar ettiğini, aynı ön inceleme duruşmasında taraflarınca \"olur\" verilmesi sürümcemede bırakıldığından müvekkilim zarar görmüştür denilerek bu hususa vurgu yapıldığını, bu hususta bilgi sahibi olmayan ve gerekli araştırma yapılmaksızın uzaktan fikir beyan eden bilirkişilerce yapılan gerçeğe aykırı yorum ve mülahazalarla hüküm kurulmuş olmasının büyük bir mağduriyet yarattığını, zaman aşımı defini ileri süren tarafın bu hakkını dürüstlük kuralına aykırı olacak şekilde kurulması gerektiğini, hakkın kötüye kullanılmasının söz konusu olmadığını, borçlunun zaman aşımı defini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olmadığı sürece hakkın kötüye kullanılması yasağı gündeme gelmeyeceğini, kötü niyetin varlığının tespiti açısından ve taraflar arasındaki sözleşmelerin hukuki niteliklerinin farklılaştığı hususlarında delil dilekçelerinde yer aldığını, tanık dinlenmediğini, kötü niyetin varlığı açısından tanık ve sair delillerin toplanması zorunluluğuna rağmen eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olup bozma nedeni olduğunu, istinaf dilekçesi ile belirttikleri gerekçelerle sair nedenlerle taleplerinin kabulüne kararın icrasının tehir edilmesi taleplerinin kabulünü, yerel mahkemenin kararın bozulması ile dava dilekçelerindeki taleplerinin çerçevesinde karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>Somut olayda, temliknameye konu alacak haklarının kaynaklandığı sözleşme dava dışı ... A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilmiş bir yapım sözleşmesidir. İlgili sözleşmede sözleşmenin türüne ilişkin açık bir eser sözleşmesi nitelendirilmesi yapılmamış olsa dahi Türk Borçlar Kanunu'nun eser sözleşmesine ilişkin “...yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin. de bunun karşılığımda bir bedel ödemeyi üstlendişi sözleşme” tanımı karşında taraflar arasındaki yapım sözleşmesi de bir eser sözleşmesi niteliğindedir. Dava dışı ... A.Ş. ve davacı ... San. ve Tic. A.Ş. ile devir suretiyle birleşen ... San. ve Tic. A.Ş. arasında “Temlikname” isimli belgede “doğmuş ve doğacak olan hakkedişlerimizden Haziran/Temmuz/Ağustos aylarında 300.000,00 (Üçyüzbin) TL lik kısmının üç eşit parça halinde… devir ve temlik ettim.” ifadelerine yer verilmiştir.   TBK m. 183 gereğince, sözleşme ile alacağın devrinin kısıtlanmasının  mümkün olduğu, dava dışı ... A.Ş. ile davalı arasında sözleşmenin 11.5. maddesi uyarınca alacağın devri davalı idarenin yazılı iznine bağlanmıştır. <br>Davalı tarafça,  “Temlikname” tarihi olan 09.04.2013 ile onay tarihi olan 29.05.2013 tarihi arasındaki sürede, kötü niyetin bulunduğu iddia edilmiş ise de,  sözleşmenin 11.5 maddesine göre yasaklanan alacağın devrine sonradan onay vermeyi engellemediği gibi onay vermeme veyahut belirli bir süre sonra onay verme konusunda herhangi bir sınırlama da getirmediği görülmektedir.  Bu durumda, dava konusu “Temlikname”nin geçerlilik kazandığı tarihin borçlu/davalı ... A.Ş. tarafından alacağın devrine onay verildiği tarih olan 29.05.2013 tarihi olarak kabulü gerekir. Devreden ... A.Ş'nin devir tarihi itibarıyla doğmuş veya doğacak alacak haklarından toplam 300.000 TL'yi devreden ile borçlu arasındaki muacceliyet tarihinden bağımsız olarak Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında ödenmek üzere davacı ... San. ve Tic. A.Ş.'ye devrettiğinin kabul edilebilecektir. TBK m. 91/2f  uyarınca her bir ay için ödenmesi gereken eşit 100.000-TL tutarındaki taksit tutarı ilgili ayın son günü devralan davacı bakımından muaccel olacağından,  Haziran taksiti 01.07.2013 (30 Haziran'ın Pazar günü olması sebebiyle ve TBK m. 93 uyarınca); Temmuz taksiti 31.07.2013 Ağustos taksiti ise, 02.09.2013 (31 Ağustos'un Cumartesi günü olması sebebiyle ve TBK m. 93 uyarınca) tarihinde muaccel olmuş kabul edilebilecektir.  “Temlikname”ye konu alacak haklarının kaynaklandığı  sözleşmenin niteliği eser sözleşmesi olduğundan,  bu sözleşmeden kaynaklanan borçların ifası için düzenlenen zamanaşımı, hükümlerinin bu sözleşmeden kaynaklanan alacakların devri hâlinde de geçerli olacaktır.  Borcun muacceliyet tarihlerinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin Haziran taksiti 01.07.2018, Temmuz taksiti 31.07.2018, Ağustos taksiti ise 02.09.2018 tarihinden sonra zamanaşımına uğradığı anlaşıldığından davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12.07.2023 tarihli 2022/592 Esas, 2023/590 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 427,60 TL istinaf  karar ve ilam harcından, peşin alınan toplam 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 157,75 TL harç bedelinin bu davacıdan alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361/(1) maddesi gereğince, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37a03b3aed8046b7","SID":"d0e788439ae9e284"}}