{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">                        T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t<br>ESAS NO\t: 2024/111<br>KARAR NO\t: 2024/238<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t\t: 2023/1056  <br>KARAR NO\t\t: 2023/1009<br>DAVA TARİHİ\t\t: 28/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 29/12/2023 \t<br>DAVA\t\t: Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 13.02.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 14.02.2024<br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.12.2023 tarih ve 2023/1056 Esas, 2023/1009 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ... için üretilecek iş kıyafetlerinin imalatında kullanılmak üzere \"...'' marka 10.925,1 metre  kumaşın tedariki için anlaşmaya varıldığı davalının kumaş numunesi gönderdiği, bunun hem davacı hem de 3. Kişi konumundaki ... tarafından uygun görüldüğü ancak davalının ilk başta gönderilen numuneden farklı bir kumaş göndermesi sebebi ile uyuşmazlık başladığı, kumaşların  yıkama ve dikim gibi işlemlere tabi tutularak 3. Kişi konumundaki şirkete satılmak üzere hazır hale getirilerek gönderildiği, ... tarafından davacıya gönderilen mail ile numune ve işlenip gönderilen kumaşlar arasında fark olduğunun belirtilmesi üzerine davacı tarafça ürünlerin incelenmesinde boya akması tespit edildiğinden davalıya İzmir 38. Noterliğinin 14/07/2023 tarihli ve 21202 no.lu ihtarnamesi ile durumun bildirildiğini, kumaşlar arasında fark olduğunun DEU'dan alınan rapor ile anlaşıldığı, davalı yana teslimde önce bir kısım ödeme yapıldığı ancak ürünlerin ayıplı çıkması sebebi ile dava dışı firma  ile aralarında problem ortaya çıktığı, davalının edimini gereği gibi yerine getirmediği, bedelin ve ürünün işlenmesi için yapılan masrafların davacıya iade etmediği,  davacının bu husus ile alakalı ekonomik yaptırımlara maruz kaldığı, dava dışı firmaya zamanında teslimat yapılamadığı belirtilerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ayıplı hizmet sebebi ile uğranılan şimdilik 150.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik talebin yanı sıra davalı aleyhine teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br>YANIT:<br>İlk derece mahkemesince davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmeden karar verildiğinden, davalı yanca herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 29.12.2023 tarih ve 2023/1056 Esas, 2023/1009 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davanın 6102 sayılı TTK.' nun 5/A maddesi aykırı olarak açıldığından 6100 sayılı HMK' nun 114/2 ile 115/2 maddeleri gereğince DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 03.01.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; taraflarınca dava dilekçesinde sehven arabulucuya başvurulduğuna yönelik bir ibareye yer verilmediğini, ancak arabulucuya başvurulduğunu, (EK-1 Taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmesine ilişkin anlaşmama son tutanağı) bu itibarla yerel mahkeme tarafından öncelikle taraflarına arabuluculuk son tutanağının sunulması için süre verilmesi gerekirken, iş bu süre verilmeden davanın usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve yargılama yapılmak dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, davalıdan tedarik edilen kumaşların ayıplı olduğundan bahisle alacak istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince; tensiben arabulucuya başvurulmadan dava açıldığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine dair karar verildiği, verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği  görülmüştür.<br>Somut olayda tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. Maddesi uyarınca ticari dava olduğu, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden 6102 sayılı yasanın 5/A maddesine göre dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının da dava şartı olduğu; davacı tarafça dava açılmadan önce 07.06.2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu ve tarafların arabuluculukta anlaşamadığı ancak davacı tarafça arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesine eklenmediği ve mahkemece tensiben arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre arabuluculuk tutanağının aslını veya onaylı bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa  uyulmaması halinde  mahkemece  davacıya son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilerek ihtarın gereği yerine getirilmez ise davanın usulden reddine karar verileceğinin ihtarına karar verilmesi gerektiği bu ihtar yapılmaksızın arabuluculuk dava şartı yerine getirildiği halde davanın tensiben usulden reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmüştür.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli olmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>2-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.12.2023 tarih ve 2023/1056 Esas, 2023/1009 Karar sayılı kararının, 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Verilen kararın niteliği gereğince harç alınmasına yer olmadığına,<br>5-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf peşin karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davacıya iadesine, <br>6-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>7-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-g maddesi gereğince, kesin olmak üzere, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"997056859ead74bd","SID":"d390e80c77ad60d7"}}