{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/9 <br>KARAR NO: 2024/289<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/11/2023<br>NUMARASI: 2021/572 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili aleyhine yaratılan marka tecavüzü - haksız rekabet durumu ve özellikle müvekkilinin davalıya açtığı marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar ve davalının açık kötü niyetinin dikkate alınarak SMK 159, HMK 389, 390 ve 391 maddeleri uyarınca karşı tarafa tebligat yapılmaksızın ve tensip ile davaya konu ürünlerin/hizmetlerin üretiminin, satışının, ithalinin, ihracının, sunumunun, sair kanallarla dağıtımının ve müvekkilinin markalarına tecavüz -  haksız rekabet yaratan markaları taşıyan kartvizit, tabela gibi tanıtım materyalleri ile ticari sunumların kullanımının önlenmesini, davalıya ait ..., ..., ... ve ... numaralar ile tescilli markaların dava sonucu kesinleşinceye kadar 3. kişilere devrinin engellenmesi yönünde takdiren teminatsız olarak gıyapta ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının, müvekkilinin tanınmış \"...\" markalarını aynen iktisap ederek gerçekleştirdiği markasal kullanımları ile müvekkili aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını, müvekkilinin tescilli ... ve ... markalarına benzerlik ve iltibas yaratması, tanınmış ... markalarının  tanınmışlığına vereceği zarar, tanınmışlıktan edineceği haksız yarar ve kötü niyetle tescil edilmiş olması sebebiyle ..., ..., ... ve ... numaralı markalarının tüm mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı SMK uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalıya ait https://...com.tr alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi ve söz konusu alan adının iptalini, davalıya ait http://www...com, http://www...net, http://www...com  ve http:/www...com alan adlı internet sitelerine erişimin engellenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının huzurda görülen davayı açma hakkının bulunmadığını, davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının ... firmasının 1932 yılında kurulduğunu ve 85 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiği iddiasının dava konusu marka hukuku ile ilgili olmadığını, davacının tüm sınıflarda değil bazı sınıflarda ..., ..., ... ve ... markalarını aldığını, bu durumun başkalarının davacının almadığı sınıflarda marka başvurusu yapma ve marka almasına engel oluşturmadığını, İstanbul 2.FSHHM 2018/537 E. sayılı dosyada kararın kesinleşmediğini, söz konusu dosyada istinaf yoluna başvurulduğunu, müvekkili tarafından ... numaralı  \"...\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\" markalarının Türk hukukunun kendisine tanıdığı Borçlar Kanunu, SMK ve diğer yasa hükümleri, ilgili KHK ve yönetmeliklerle kendisine tanınan hakları kullanarak bu marka başvurularını yaptığını ve yasalara uygun şekilde aldığını, davacının markalarının tanınmış marka olmadığı ..., ... aramalarıyla sabit olduğunu, müvekkilinin elektrik süpürgelerini tanıtıp satma girişiminde bulunmadığını ve satıcı izlenimi yaratıp tüketiciyi yanıltacak davranışlarda bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman ... isimli bir binaya ait görseli kullanmadığını, müvekkilinin herhangi bir ürünün satışını ve pazarlamasını yapmadığı için haksız rekabetten bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin hiçbir haksız rekabetin içerisinde yer almadığını, davacının markasının dünya çapında bir marka olmadığını, müvekkilinin marka başvurularında servis hizmetini baz alarak başvuru yaptığını, \"...\" ibaresinin eklenmesinin sadece İngilizce bir kelimenin kısaltması olduğunu, davacının ve müvekkilinin markalarının farklı sınıflarda olduğunu, bu sebeple haksız rekabet ve haksız kazanç yaratma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin servis hizmetlerinde uzmanlığa sahip olmasından dolayı uzmanlığına ilişkin tescil başvurularının samimi ve gerçek olduğunu belirterek; davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde açılan davanın, davacının dava açma hakkı ve husumeti bulunmadığından, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçtiğinden usulden reddini, müvekkilinin marka hakları TPE nezdinde sabit olmakla ve davacının yaklaşık ispat şartlarını yetirmediği iden ihtiyati tedbir taleplerinin yasal dayanağı bulunmadığından ve davacının telafisi mümkün olmayan zararlara uğrama riski bulunmadığından aksine ihtiyati tedbir kararı verilirse müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağından yasal şartları oluşmadığından ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, davanın tüm taleplerinin marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığının tespit talebinin, marka tecavüzü ve haksız rekabet fiillerine ilişkin tanıtım malzemelerinin kullanılması ve imhası taleplerinin, müvekkilinin markalarının başvuru tarihinden itibaren hükümsüzlüğü talebinin, http://www...com,http:/www...net, http://www...com  ve http://www...com alan adlarının iptal talebinin ve diğer tüm taleplerinin ayrı ayrı esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan  28/11/2023 tarihli yargılama sonunda;\" İhtiyati tedbir talebini inceleyen hakimin davanın esası hakkındaki hükmünü peşinen ihdas ettiğinden söz edilemez. İhtiyati tedbire veya ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verirken hakim dava hakkındaki kanaatini yalnız ihtiyati tedbir talebi ile sınırlı olarak -kanunen gerektiği için- açıklamak durumundadır. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirilebilir. Dava, cevap, cevaba cevap, ikinci cevap dilekçeleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu raporu, taraf vekillerinin bilirkişi raporlarına karşı beyanları, 23/11/2023 tarihli duruşmadaki taraf vekillerinin beyanları  ve  bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İhtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat ve yasal koşulların oluştuğu kanaatine varıldığından, İhtiyati tedbir talebinin takdiren teminat karşılığında kısmen kabulüne \" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -karar vermeye elverişsiz ve kesinleşmemiş bilirkişi raporu gerekçe gösterilerek  \"...\" ibaresini içeren her türlü mal, ürün, hizmet, tabela, ambalaj, ilan, reklam, yayın, broşür, afiş ve sair tanıtım malzemesi, basılı kağıt, online ve sair her türlü ticari evrak dâhil olmak üzere kullanımların önlenmesine ve internet sitelerinin erişiminin engellenmesine karar verilmesinin açıkça hatalı olduğunu, -Davacı tarafından \"...\" ibaresinin tanınmış marka olduğu iddia edilmiş ise de herkes tarafından kullanılabilen ve süpürge hizmetine özgülenemeyecek olan bu ibare gerekçe gösterilerek ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesinin aykırı olduğunu, -müvekkilinin haksız rekabete neden olabilecek kullanımı bulunmadığı gibi fikri ve sınai haklar konusunda usul ve yasalara aykırı kullanımı bulunmadığını, -müvekkilinin telafisi mümkün olmayan zararlara uğrama riskinin bulunduğunun göz ardı edildiğini,  İhtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı yan kendisine ait  https://...com.tr/, http://www...com/ http:// www...net, https:/ /www...com/ ve  http:/ / www...com/ alan adlı internet sitelerinde, işyerindeki tabelada ve kartvizitinde müvekkilinin tanınmış “...”- markasını aynen kullandığını,  davalıya karşı açılan benzer davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2020/1954 E. ve 2022/1866 K. sayılı kararı ile esastan red kararı verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin Ek 1 altında sunulan kararında da aynen “İstanbul Anadolu 22.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/275 Esas, 2018/605 k sayılı dosyada; katılan ...'ın şikâyeti yönünden sanık ... hakkında haksız rekabete dayalı TTK 55/1-a-4, 62/1-a,son md gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, suç tarihinin 13.01.2017 olduğu, sanık ... hakkında ... markasının ... adına tescilli olup sanık tarafından oluşturulan ve kullanılan internet sitelerinde ... markalı ürünlerin servis hizmeti verildiğine dair açıklamalar bulunduğu, taraflar arasında bir süredir marka tecili kapsamında çekişmeler olduğu gerekçesi ile sanığın mahkümiyetine karar verilmiş olup karar miktar itibarı ile kesin niteliktedir.” ifadesiyle ele alınmış ve mahkümiyet kararının kesinleştiği de teyit edildiğini,  02.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiğini,  dosyanın geldiği aşama itibariyle ihtiyati tedbir kararı bir yana, dosya esas bakımından dahi tamamen aydınlatılmış durumda olduğunu, teminatın yeterli olduğunu,  davalının tedbir kararının kaldırılmasına dair istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacıya ait “...” markalarına benzerlik ve iltibas yaratan ve kötüniyetli tesciller olan, davalıya ait ... numaralı  \"...\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\" markalarının hükümsüzlüğü; Davalıya ait https://rainbowtr.com.tr/ alan adlı internet sitesine erişimin engellenmesi ve söz konusu alan adının iptali, Davalıya ait http:/ / www...com/, http:/ / www...net, ..., https:/ / www...com, ve http:/ /www...com/ alan adlı internet sitelerine erişimin engellenmesi, Davalının “...” markalarını aynen iktisap ederek gerçekleştirdiği markasal kullanımları ile davacı aleyhine yarattığı marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, Davaya konu ürünlerin/hizmetlerin üretiminin, satışının, ithalinin, ihracının, sunumunun ve sair kanallarla dağıtımının ve müvekkilin markalarına marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan markaları taşıyan kartvizit, tabela gibi tanıtım materyalleri ile ticari sunumların kullanımının önlenmesi talepli olarak açılmıştır. 10/09/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle; Davalıya ait olduğu belirtilen https://...com.tr/ alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; site adında ve site içeriğinde \"...\" ibaresinin yer aldığı, sitede firma adının \"...\" olduğu, sitede firmanın, 25 yıldır 287.000 kişinin servis bakımlarını yaptırdıkları ve gerekirse cihazlarını tamamen yeniledikleri, servislerinin 2 yıl garantili oldukları, firma iletişim bilgilerinde; firma adının \"...\", firma adresinin \"... No:... etiler/İstanbul/Türkiye\", firma iletişim numarasının ..., 1irma email adresinin ...@...com.tr olduğu, firma görselinde \"...\" binasının görüntüsünün yer aldığı, site tescil bilgilerinde; alan adının ... San.Tic.A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, alan adı kaydını yapan kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 24.10.2017 tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin 23.10.2023 tarihinde son bulacağı, ... San.Tic.A.Ş. firma bilgilerinde; Adresinin \"... Mah. ... Merkezi No:... Çankaya ... Ankara\",  İletişim numarasının ... olduğu tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen http://www...com alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; site adında ve site içeriğinde \"...\" ibaresinin yer aldığı, sitede firma adının  \"...\"  olduğu, site tescil bilgilerinde; alan adının ... firması tarafından kayıt edildiği, alan adı kaydını yapan kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 06.12.2016 tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin 06.12.2023 tarihinde son bulacağı bilgilerinin yer aldığı, sitede firmanın, 25 yıldır Türkiye'nin tozunu çektikleri ve servislerinin 2 yıl garantili olduğu, firma iletişim bilgilerinde; Firma adının \"...\", firma adresinin \"... No:... EtiIer/İslunbul/Türkiye\", firma iletişim numarasının ..., firma email adresinin ...@...com olduğu, firma görselinde \"...\" binasının görüntüsünün yer aldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen http://www...net alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; site adında ve site içeriğinde \"...\" ibaresinin yer aldığı, sitede firma adının  \"...\" olduğu, site tescil bilgilerinde; Alan adının ... Ltd. firması tarafından kayıt edildiği, alan adı sahiplik bilgisinin yer almadığı, alan adının 10.09.2009 tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin 10.09.2023 tarihinde son bulacağı bilgilerinin yer aldığı, sitede firmanın, 25 yıldır Türkiye'nin tozunu çektikleri ve servislerinin 2 yıl garantili olduğu, firma iletişim bilgilerinde; firma adının \"...\" , firma adresinin \"... No:... Etiler/İstanbul/Türkiye\", firma iletişim numarasının ..., firma email adresinin ...@...com olduğu, firma görselinde \"...\" binasının görüntüsünün yer aldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen http://www...com alan adlı web sitesinde yapılan incelemede; site adında ve site içeriğinde \"...\" ibaresinin yer aldığı, sitede firma adının \"...\" olduğu, site tescil bilgilerinde; alan adının ... firması tarafından kayıt edildiği, alan adı kaydını yapan kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ICANN organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı,  alan adının 30/06/2016 tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin 30/06/2023 tarihinde son bulacağı bilgilerinin yer aldığı, sitede firmanın, 25 yıldır Türkiye'nin tozunu çektikleri ve servislerinin 2 yıl garantili olduğu, firma iletişim bilgilerinde; firma adının \"...\", firma adresinin \"... No:... Etiler/İstanbul/Türkiye\", firma iletişim numarasının ..., firma email adresinin ...@...com olduğu, firma görselinde \"...\" binasının görüntüsünün yer aldığı tespit edildiği, davacı tarafın intemet sitesi  (https://www...com.tr ve https://...com) üzerinde ürün detayları incelendiği ve rapora bu bilgiler eklenmdiği, daha sonra, davalı tarafın internet siteleri incelendiği ve aynı ürünlerin internet sitesinde (https://www...com) aynı şekilde marka/model ismi ve görseli ile yer aldığı, davalı taraf, ilgili internet sitelerinde https://www...com dava konusu ürünlerde sadece teknik servis hizmeti verdiğini ve sıfır ürün satışı bulunmadığı duyurusu bulunduğu, davacı firmanın internet sitesinde, Türkiye'de yetkilendirilmiş olan satıcı firma ve teknik servislerin bilgileri bulunduğu, bunların arasında, davalı taraf bilgileri bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın yetkisiz olarak dava konusu markaya teknik servis hizmeti sağladığı anlaşıldığı, davalının eyleminin SMK 29,  7/2b, ve 7/2c maddeleri bakımından davacının ... ibareli marka tescillerinden doğan haklarına tecavüz ettiği, TPMK nezdinde davalı adına tescilli ..., ..., ... ve ... numaralı markaların SMK 25, 6/5 ve 6/9 maddeleri bakımından hükümsüzlüğüne karar verilebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 10/01/2017 tarih ve 29944 sayılı Resmi Gazete yayınlanıp aynı gün yürürlüğe giren  6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun \"İhtiyati tedbir talebi ve ihtiyati tedbirin niteliği\" başlıklı 159. maddesinde; \"(1) Bu Kanun uyarınca; dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir. (2) İhtiyati tedbirler özellikle aşağıda belirtilen tedbirleri kapsamalıdır: a) Davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması. b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması. c) Herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi. (3)İhtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır.\" düzenlemesi yer almaktadır. 6100 Sayılı HMK.'nın \"ihtiyati tedbirin şartları\"na ilişkin 389-(2). maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir\" düzenlemesi bulunmaktadır. Aynı Kanunun 390-(3). maddesinde ise; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır\" hükmü bulunmaktadır. Somut olayda; incelenen dosya kapsamına göre; dosyadaki belgeler ve rapor  dikkate alındığında mevcut deliller itibariyle tüm bu hususların yargılama gerektirmekle birlikte davacı ve davalı tarafından tescili yapılan markaların benzerlik arzettiğinin  tespitinin yapıldığı, tedbir için tam değil yaklaşık ispat arandığı dolayısıyla, olayımızda ihtiyati tedbir kararı için gerekli yaklaşık ispat şartının yerine getirilmiş olduğu anlaşıldığından, davalılar vekillerinin istinaf taleplerinin bu aşamada 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  28/11/2023 tarih ve 2021/572 E. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL  harcın davalı tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af94fb2fe63fe553","SID":"73d0961347a65a0b"}}