{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>  <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi\t: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi: 08/11/2021 <br>Davanın Türü: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesi) (Antalya 14. İcra .... E.)<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacının davalı borçlu .... ile yaptığı sözleşme gereği davalının ... İlindeki ... İnşaat ... Grup  projesinde alt yüklenici olarak ahşap doğrama, çelik gövdeli merdiven yapım işini üstlendiğini, edimini eksiksiz ifa ettiğini, iş bedelinin 300.000,00 TL civarında olduğunu, davacının 300.192,00 TL'lik fatura düzenleyerek davalı ...a gönderdiğini, 12/10/2017 tarihinde davalı ... ın işletmesinin nevi değiştirerek Anonim Şirket olduğunu, ödenmeyen bakiye iş bedeli alacağının 90.192,00 TL olduğunu, Antalya 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığını, davalı ... ın takibe ticaret ünvanının tür değiştirerek Anonim Şirket olduğundan borcun tamamına davalı .... A.Ş.'nin 48.828,00 TL'lik asıl alacağı kabul ettiğini, kalan 41.651,61 TL'sine itiraz ettiğini, alacağın likit olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. CEVAP<br>Davalılar vekili cevabında,  davacı ile sözleşme tarihinde şahıs işletmesi olarak iş yapan davalı ... arasında 15/11/2016 tarihli 249.600,00 TL + KDV bedelli merdiven işleri yapım sözleşmesi imzalandığını, davalı ... ın projenin yüklenicisi olduğunu, davacının alt yüklenici olduğunu, davacının düzenlediği faturanın sözleşmeye aykırı olup usulünce tebliğ edilmediğini, sözleşme hükümlerine göre hak ediş ve tasfiye işlemleri ile kesin hak edişin yapılması gerektiğini, iş teslimi ve hak ediş kabulü yapılmadığı için fatura tanzim edilemeyeceğini, davalı ... ın tür değişikliği sonucu ... A.Ş.'ye dönüştüğünü, tüm hak ve borçların bu şirkete geçtiğini, davacıya 210.000,00 TL'lik ödeme yapıldığını, sözleşmenin 35. maddesine göre kesin hak edişin yapılmasından sonra davacının fatura düzenleyebileceğini, sözleşmenin 21. maddesine uygun ilave iş bildirimi ve zeyilnamesi yapılmadığından ilave iş iddiasının hukuka aykırı olduğunu, toplam iş bedelinin 294.528,00 TL olup, kesintiler toplamının 23.220,00 TL olduğunu, önceden yapılan ödemeler de mahsup edildikten sonra bakiye kalan borcun 48.828,00 TL olup, bu kısmın da ödendiğini, yapılan kesintilerin 2.160,00 TL yemek kesintisi, 3.540,00 TL davalı yükleniciye ait iş makinesi kullanım bedeli kesintisi, 1.000,00 TL iş yerinin temizlenmeden bırakılması sebebiyle kesildiğini, 16.520,00 TL'nin davacının imalatını yaptığı ve boyaması gereken merdivenin tarafların anlaşması sonucu dava dışı 3. kişiye boyatılması sebebiyle kesinti yapıldığını ileri sürerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatı karar verilmesini istemiştir. <br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, uyuşmazlığın davacının yaptığı iş miktarında olmadığı, yani davalının da davacının 32 adet merdiven ve 1 adet ilave iş yaptığına itiraz etmediği, itirazın davacının yaptığı işin eksik ve ayıplı olduğunu, yine davacı tarafından karşılanması gerekirken karşılanmadığını belirten ve talep edilen temizlik masrafına ve davacı işçilerinin çalıştıkları süre içinde şantiyede kendilerine verilen yemek bedeline ilişkin olduğu, dinlenen tanık beyanlarında da davacının üzerine aldığı işi yaptığı, ancak ayıplı yapıldığı iddiasının söz konusu olduğu, fakat davalının bu iddiasını Ticaret Kanunundaki usule uygun olarak davalıya ihbar etmediği, davalının düzenlediği 15/12/2017 tarihli cevabi ihtarnamede de açık bir ayıp ihbarı yapılmadığı, sadece sözleşmeye atıfla “işin kontrolünün yapılmasından sonra ayıp eksiklerinin giderilmesi” ibaresinin geçtiği, dolayısıyla davacının üzerine aldığı işi yaptığı ve ilave işi de yaptığının kabul edildiği, bu iş için ayrıca 3. bir kişiye 16.520,00 TL ödeme yaptığı iddiası ile mahsup talebinin yerinde olmadığı, davacının işçilerinin şantiyede yemek yemedikleri iddiasının söz konusu olmadığı, davalının ileri sürdüğü 2.160,00 TL'ye davacının kendi işçilerinin yemek bedellerinin kendisi tarafından ödendiği gerekçesi ile itiraz edildiği, bu durumda davacının işçilerinin yemek bedellerini davalının kendisinin ödediğini ispatlaması gerektiği, zira hayatın olağan akışı her işverenin kendi işçisini doyurduğuna dönük olduğu, bu yüzden davalının hakedişinden yemek bedelinin mahsubunun uygun olmadığı, davalı temizlik için de 1.000,00 TL masraf ettiğini belirtmekte olup aralarındaki sözleşmenin 43. maddesinde de temizliğin davacı tarafından yapılacağının açıkça düzenlendiği, bu yüzden miktarına itiraz edilmeyen bu 1.000,00 TL'nin de mahsubu gerektiği, 3.540,00 TL'lik iş makinesi çalıştırma bedeli de böyle bir makine çalıştırılmadığı yönünde bir savunması da söz konusu olmadığı, bu yüzden davalının ayıp eksik iş bedeline dayalı 16.520,00 TL ve yemek bedeline dayalı 2.160,00 TL'lik iş bedelinden mahsuba ilişkin talebi yerinde bulunmadığı, yalnızca makine çalıştırma bedeli ve temizlik bedeli olmak üzere toplam 4.540,00 TL'nin mahsubunun gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalı hakkında Antalya 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden girişilen takibe davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin, 37.111,61 TL toplam alacak üzerinden takipte belirtilen diğer şartlar ile aynen devamına, fazlaya dair talebin reddine, alacak likit olmadığından tarafların karşılıklı tazminat taleplerinin reddine karar vermiştir. <br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı vekili, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, tanık beyanlarına itibar edilerek karar verilemeyeceğini, sözleşmeye göre makine temininin taşeronun sorumluluğunda olduğunu, bu hususun yerine getirilmediğine dair yazılı bildirim yapılmadığını ve bu konuda herhangi bir fatura düzenlenmediğini, afaki olarak bu bedelin iddia edildiğini, temizlik işlerinin yapılmadığına dair yazılı bildirim bulunmadığını, davacının işi eksiksiz şekilde yaptığını, makine kullanım ücreti ve temizlik giderinin mahsub edilmesinin hatalı olduğunu,  alacağın likit olduğunu, davacı lehine inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Davalılar vekili, davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerekirken, bu yönde değerlendirme yapılmadan hüküm kurulduğunu, davacının yaptığı işin içeriğine itiraz edildiğini, mahkemenin iş miktarında uyuşmazlık bulunmadığına dair belirlemesinin doğru olmadığını, ilave işe itiraz ettiklerini, boya işinin dava dışı 3. Kişi tarafından yapıldığını, sözleşmenin 35. Maddesine göre hak ediş tutanağı düzenlenmeden fatura düzenlenemeyeceğini, tek taraflı olarak faturaya dayalı talepte bulunulduğunu, tür değişikliğinin dikkate alınmadığını, davalı tarafından yapılan hak edişe göre kesintiler sebebiyle davacının hiçbir alacağının bulunmadığını, toplam iş bedelinin KDV dahil 294.528,00 TL olup, 210.000,00 TL avans ödemesi yapıldığını, 2.160,00 TL yemek kesintisi, 3.540,00 TL iş makinesi kesintisi, 1.000,00 TL temizlik kesintisi, 16.520,00 TL boya işi nedeniyle yapılan kesinti olmak üzere toplam 23.220,00 TL kesinti yapıldığını, hak edişte 12.480,00 TL'lik bedeli teminat olarak sunduğunu, kalan 48.828,00 TL'nin icra dosyasına ödendiğini, herhangi bir borcun kalmadığını, davadan önce cevabi ihtarname ile davacının sözleşmeye aykırı davrandığının ihtar edildiğini, davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, İcra İflas Kanununun 67. maddesine göre açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava bir yıllık hak düşüm süresi içerisinde açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı alt yüklenici, davalı taraf asıl yüklenici / iş sahibidir. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.6100 Sayılı HMK'nun 297. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Somut uyuşmazlıkta, her iki davalıya karşı 41.651,61 TL'lik ödenmemiş takip konusu alacak yönünden dava açılmış olup, mahkemenin her iki davalı hakkında mı yoksa bir davalı yönünden mi hüküm verdiği konusunda  tereddüt oluşmaktadır. Bu nedenle verilen karar HMK'nın 297. maddesine uygun düşmemektedir.  <br>3.2. Davacı 300.192,00 TL'lik fatura düzenlemiştir. Taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre ise, KDV'li iş bedeli 294.528,00 TL'dir. Davacı, asıl iş yanında ayrıca 4.800,00 TL'lik ek iş yaptığını belirterek bu bedeli de faturaya eklemiştir. Davalı tarafın cevabına göre, ilave iş iddiası kabul edilmemektedir. Dolayısıyla ilave iş bedeli alacağı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmasına rağmen mahkemece uyuşmazlık bulunmadığı kabul edilerek sonuca gidilmesi doğru olmamıştır. Davacının ilave iş iddiası ile ilgili tüm delilleri toplanmalı, bunlar değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Ayrıca mahkemece kabul edilen alacaktan 3.540,00 TL makine kullanım bedeli ve 1.000,00 TL temizlik gideri mahsup edilmek suretiyle sonuca gidilmiş ise de, mahsuba konu bu alacağın varlığı ispatlanmış değildir. Dolayısıyla bu alacak kalemlerinin mahsup edilerek alacağın belirlemesi de doğru olmamıştır. <br>3.3. Davalı taraf davacının işçilerinin yemek giderlerini kendilerinin karşıladığını savunmuş ve bu hususta dosyaya delil listesinin ek 6 bendinde irsaliyeli yemek faturaları sunmuştur. Dinlenen davalı tanığı da, yemek bedeli ile ilgili beyanda bulunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşmenin 17. maddesindeki düzenlemede de yemek bedellerinin davacı taşeron şirketin hak edişlerinden kesinleşeceği belirtilmiştir. Bu sebeple davalı tarafın yemek bedelleriyle ilgili mahsup talebi de değerlendirilerek belirlenecek yemek bedelinin davacının hak edişinden mahsup edilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. <br>3.4. Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-a/4,6 maddeleri uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 08/02/2024 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef3a2315951ad855","SID":"dc10f7083f165db2"}}