{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2061 <br>KARAR NO: 2023/1382<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/06/2020<br>NUMARASI: 2017/49 Esas - 2020/296 Karar<br>DAVA: Sözleşmenin İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların 12/11/2020 tarihinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketini kurduğunu, şirketin amacının elektrik pazarlamak değil pazarlama bahanesi ile network temsilcileri bularak saadet zinciri oluşturduğunu ve dolandırmak gayesinde kurduklarını, müvekkili ile ... Bayilik Sözleşmesi imzalamaya ve web sitesi kurulacağı vaadi ile 550,00 TL bedel tahsil etmeye başladıklarını, davalıların bu tür sözleşmeyi yaklaşık olarak 60 kişi ile yaptıklarını, bu network sözleşmeleri imzalandığı halde ortada elektriği pazarlanacak bir elektrik şirketi olmadığını, müvekkillerinin bu sözleşme gereği abone çalışmalarına başladıklarını ve birçok abone bulduklarını ancak bunları faaliyete geçiremedikleri için birçok sıkıntılar yaşadıklarını, ceplerinden de birçok harcama yaptıklarını müvekkillerinin yaşamış oldukları sıkıntıyı davalılara bildirmesinden sonra davalıların türlü bahaneler ürettiklerini ve şirket hisselerinin %60'ını müvekkili ...'e sözde devrederek 40.000,00 TL tahsilat yaptıklarını, davalıların müvekkillerini şirket ortağı ve şirketin büyük hissedarı gibi göstererek şirkete girdikten sonra şirket ile ilgiliyapılmamış birçok ödemeyi de müvekkillerine yaptırdıklarını, bu ödemelerden sonra davalıların şirketten el ayak çekerek adeta sır olduklarını, müvekkillerinin işleri yoluna koyabilmek için gerekli basiret ve özeni göstermelerine rağmen ortada elektriği pazarlanacak bir şirketin olmadığını gördüklerini, işyerinin küçültüldüğünü, yeni iş sözleşmeleri imzalandığını ve çevrenin harekete geçirildiğini ancak resmi ortak olunmadığı için hiçbir şeyin değişmediğini, şirket hisse devri sözleşmesinin noterde yapıldığını ancak esas sermaye payının devrinin ortaklar genel kurulu onayıyla yapılmasının TTK md 595/2 gereğince şart olduğunu ve bütün girişimlere rağmen ortakların hisse devri sözleşmesine muvafakat etmediklerini beyan ederek fazlaya ilişkin her türlü hak ve alacaklar saklı kalmak üzere, Kartal ... Noterliğinin ... yevmiye nolu 14/03/2014 tarihli limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptaline/feshine, şirketin %60 hissesi için ödenen toplam 40.000,00 TL bedelin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsiline, şirket faaliyeti çerçevesinde müvekkillerince harcanan ve uğranılmış bulunan zararlar için 100.00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, her bir müvekkil için 1.000 TL manevi olmak üzere toplam 2.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ile herhangi bir hisse devir sözlemesi imzalanmadığını, sadece davacı ... ile Limited Şirket Devir Sözleşmesi imzalandığını ve bu nedenle davacı ...'in sözleşmenin iptali gerekçesi ile davacı olmasını gerektiren bir husus olmadığını, davacıların iddia ettikleri suçlamalarla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açtıklarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacıların ortada elektrik pazarlanacak bir şirket olmadığının iddialarının iyi niyet dışında iftiralar olduğunu, şirketin kuruluş aşamasında ve devamı sürecindeki işletme sermayesini diğer davalı ... karşıladığı için şirket hisse devri karşılığında ödenen 15.000,00 TL ...' nın banka hesabına ödendiğini, 14/03/2014 tarihinde şirketteki hissesini davacı ...'e devrederek ayrıldığını, hisse devri kararı alındığı 07/03/2014 tarihinde davacı ... adına şirket hesabına şirketin işletme sermayesi olarak kullanılmak üzere 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, dava dilekçesinde belirtilen 14.03.2014 tarihli 10.000,00 TL ve 19.03.2014 tarihli 10.000,00 TL tutarındaki ödemelerin şirkete ait banka hesabının kontrolü davacıya ...'e geçtikten sonra şirket hesabına aktarıldığını,  beyan ederek haksız ve yasal dayanaktan yoksul davanın reddine söz konusu şirketin davacı ... adına tescil edilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesine talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ile herhangi bir hisse devir sözlemesi imzalanmadığını, sadece davacı ... ile Limited Şirket Devir Sözleşmesi imzalandığını ve bu nedenle davacı ...'in sözleşmenin iptali gerekçesi ile davacı olmasını gerektiren bir husus olmadığını, davacıların iddia ettiklerisuçlamalarla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında soruşturma açtıklarını, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacıların ortada elektrik pazarlanacak bir şirket olmadığının iddialarının iyi niyet dışında iftiralar olduğunu, şirketin kuruluş aşamasındaki ve devamı sürecindeki işletme sermayesini karşıladığı için ... tarafından şirketteki hisselerini davacı ...'e devri karşılığında 15.000,00 TL' nin kendisine ait banka hesabına ödendiğini, hisse devri kararı alındığı 07/03/2014 tarihinde davacı ... adına şirket hesabına şirketin işletme sermayesi olarak kullanılmak üzere 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, dava dilekçesinde belirtilen 14.03.2014 tarihli 10.000,00 TL ve 19.03.2014 tarihli 10.000,00 TL tutarındaki ödemelerin şirkete ait banka hesabının kontrolü davacıya ...'e geçtikten sonra şirket hesabına aktarıldığını beyan ederek haksız ve yasal dayanaktan yoksul davanın reddine söz konusu şirketin davacı ... adına tescil edilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesine talep etmiştir. Davalı ...'ya mahkememiz tarafından usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Davacılardan ...'in davalılar ile  Limited şirket hisse devir sözleşmesi imzaladığı ancak TTK 595/2 maddesi gereği ortaklar genel kurulunun onayı olmadığını ve devrin geçerli olmadığından bahisle ödenen hisse bedelinin iadesi ile maddi ve manevi tazminat istemli eldeki davayı açmıştır. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. TTK 595/2 maddeye göre hisse devir sözleşmesinden sonra ortaklar kurulu onayının alınmadığı, bu şekilde devrin geçersiz hale geldiğinden davacının ödediği hisse bedelinin iadesini talep etme hakkı vardır. Taraflar hisse devir sözleşmesinde ...'in hisse bedeli için 5.000,00 TL, ...'nın  hisse bedeli için 500,00 TL, ...' nın hisse bedeli için 500,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL üzerinden anlaşmışlar ise de davacının hisse bedeli karşılığında ...' nın hesabına 15.000 TL ödediği, diğer davalılara ödeme yapmadığı, geri kalan 25.000,00 TL'yi  şirket hesabına aktardığı tarafların kabulündedir. Bu durumda davacının şirket hesabına aktardığı 25.000,00 TL'yi davalılardan talep edemeyeceği mahkememizce değerlendirilmiştir. Davacının, hisse bedeli olarak davalı ... hesabına 15.000,00 TL ödediği taraflar arasında ihtilafsız ise de davacı vekilinin 26/02/2020 tarihli dilekçesindeki talebi ile bağlı kalınarak 3.333,00 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Diğer yandan davacı ... tarafından hisse bedelinin iadesi yanında maddi ve manevi tazminat isteminde de bulunulmuştur ancak maddi zararı ilişkin belge sunulmadığı gibi, taraflar arasındaki uyuşmazlık nedeniyle davacının kişilik değerlerinin ihlal edildiğine dair delil de dosyaya sunulmamıştır. Açıklanan nedenlerle davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Kartal ... Noterliği' nin 14/03/2014 tarihli, ... yevmiye numaralı Limited Şirket Hisse Devri sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ... şirketinin %60 hissesi için yapılmış bulunan şirket hisse devri sözleşmesin DE, Hisse devri için toplam da 40.000-TL bedel ödendiğini, ... Hiz. San. Tİc. Ltd Şti' nin son tesclinin 12/11/2013 tarihinde yapıldığını, sicil gazetesinde davalıların il 5 yıl için şirket müdürleri olarak seçildiklerini, hisse devri bedeli, hisse devri sözleşmesi geçersiz olduğunu, gerekçesi ile davalılara  ve şirkete boç olarak verilmediğini, hisse devri  için verilmiş olduğu dava dosya içeriği ile sabit olup davamızın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmi kabul ve red kararı verilmesi hatalı olduğunu, bu nedenle mahkemece kararının kaldırılması gerektiğini, davacı ...in davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi de hatalı olduğunu, davacı müvekkil hisse devir sözleşmesinin tüm aşamalarında bulunmuş ve şirketin çalışanı olarak bir çok masraf ve faaliyetlerde bulunduğunu, oğlunun şirketin ortağı sanarak bir çok ödemeler yaptığını, bu nedenle davanın aktif husumet nedeni ile reddi kararı kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebimizin reddi de hatalı olduğunu, hisse devir sözleşmesinden sonra davacı müvekkiller kendilerini şirketin büyük hissedarı olarak görüldüğünü, şirketin faaliyetlerine katılarak bir çok ödemeler yaptığını, bu ödemelere ilişkin makbuzlar dosya içeriğinde olduğunu, bunun yanında davalılar, müvekkiller davacılara, gerçek dışı beyanlarla işlemeyen ve reel olarak faalieyet göstermeyen bir şirketin, hisselerini onları aldatarak devir ettiğini, bu geçersiz devir nedeni ile müvekkiller maddi ve manevi olarak zarara uğradığını, kişilik hakları ihlal edildiğini, bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat talebimizin reddine dair kararın kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle; İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/06/2020 Tarih ve 2017/49 E. 2020/296 K. Nolu ilamının kaldırılmasına, davamızın kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinin iptali ile şirketin %60 hissesi için ödenen bedelin yasal faizi ile ödenmesi ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe doğrultusunda davacı ...'in açtığı davaların aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ...'in ise davalı ... aleyhine açtığı hisse devir bedeli iadesi ve maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile diğer davalılar aleyhine açılan hisse bedel iadesi, maddi ve manevi tazminat davalarının reddine karar verilmiş, bu karara karşı, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı, davalıların ortak olduğu dava dışı ... şirketinin ortakları olduğunu, Kartal ... Noterliği'nin 14/03/2014 tarihli ... yevmiye numaralı limited şirket hisse devri sözleşmesinin ortaklar genel kurulunun onayı olmadığından geçersiz olduğunu, hisse devri amacıyla ödediği bedelin tarafına iadesi ile şirket için yapılan ödemeler için maddi ve manevi zarara uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebinde bulunmuş, davalı ... davacının hisse devri için 15.000,00-TL ödemenin davalı ...'ın hesabına yaptığını, 5.000,00-TL lik ödemenin şirket hesabına yapıldığını şirket için kullanıldığını, diğer ödemelerin ise hisse devri sonrasında davacı ...'in şirket banka bilgilerini eline aldıktan sonra şirkete gönderildiğini savunmuş, diğer davalı ... da aynı şekilde savunmada bulunmuştur. ... Hiz.San. Tic.Ltd. Şti'nin 07.11.2013 tarihinde Kartal ...Noterliğinin ... yevmiye numarasi ile onaylanan şirket ana sözleşmesinin 12.11.2013 tarihinde tescil edilerek 18.11.2013 tarih 8445 sayılı TTSG'nin 449 sahifesinde yayınlandığı ve şirketin son tescilinin 12.11.2013 tarihi olduğu belirtilmiştir. Kurucu ortak davalı ...'in 5.000.000,00-TL, davalı ...'nın ve  ...'ın her birinin  2.500.000,00-TL olmak üzere toplam 10.000.000,00-TL sermaye payı ile şirketin kurulduğu, anlaşılmaktadır. Davalılar ile davacı ... arasında imzalanan 14.03.2014 tarihinde Kartal ...noterliğinin ... yevmiye numarası ile “Limited Şirket Hisse Devri” sözleşmesine  göre ... adı geçen şirketteki 5.000.000,00-TL hissesini, ... 2.500.000,00-TL hissesinin 500,00.-TL'sini ... 2.500.000,00-TL hissesinin 500,00-TL'sini bütün aktif ve pasifiyle, hukuki ve mali yükümlülükleri birlikte ...'e toplam 6.000.000.-TL bedel karşılığında devir etmişlerdir. Sözleşmede ... hisseleri 6.000.000.-TL bedelle devir aldığını ve devir aldığı hisseleri adına şirket pay defterine Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve ilgili diğer kurumlara kayıt ve tescil ettirmeyi kabul ve beyan ettireceğini belirtmiştir. Dava konusu  hisse devrinin  14.03.2014 tarihinde yapılmasına göre, devre ilişkin koşulların 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK hükümlerine göre değerlendirilmesi gerekmekte olup, limited şirket hisse devri 6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca, esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır. Somut olayda,davacı ... ile davalılar arasında  imzalanmış bir hisse devir sözleşmesi bulunmadığından mahkemece bu davacı yönünden davanın aktif husumet nededniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Hisse devir sözleşmesi diğer davacı ... arasında imzalanmış, TTK'nın 595/2. maddesine göre dava dışı şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmemiş olduğundan hisse devir işleminin geçerli olabilmesi için  ortaklar kurulunca onaylanması gerekli olduğu halde  davacı tarafça şirkete başvuru yapılmadığı gibi şirket ortaklar  kurulunca da böyle bir karar alınmadığı anlaşılmaktadır. Hisse devir sözleşmesinde toplam 6.000,00 TL üzerinden anlaşmış ise de davacı ...'in   hisse bedeli karşılığında ...' nın hesabına 15.000 TL ödediği, diğer davalılara ödeme yapmadığı, geri kalan 25.000,00 TL'yi dava dışı hisse devrine konu  şirketin  hesabına ödediği ihtilafsızdır.Davacı  davalılara ödemediği  şirket hesabına aktardığı  25.000,00 TL'nin iadesini davalılardan talep edemeyecektir.  Davacının gerçekleşmeyen hisse devri nedeniyle davalı ...a ödediği  15.000,00 TL idaesini talep edebilecek olup,mahkemece  3.333,00 TL'nin tahsiline karar verilmesi doğrudur. TBK 114/2. Maddesinde haksız fiil  sorumluluğuna  ilişkin  hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacağı düzenlenmiştir. TBK 58. Maddesi uyarınca kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara  karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Manevi zarar mal varlığında  bir azalmayı  değil  ve fakat kişilik haklarına yapılan tecavüz nedeniyle duyduğu  cismani ve manevi acı,  ızdırap  elem ve böylece yaşama zevkinde  meydana gelecek azalmayı ifade  eder. Dosya kapsamındaki delillerden davacı maddi  zararını ve   kişilik haklarınn  ihlal edildiği  hususu  ispatlanamadığı da gözetildiğinde  istinaf edenlerin sıfatına göre mahkeme kararının sonucu itibariyle yerinde olduğu görülmüştür.  Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda  davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.07/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85ac40d15d61ee31","SID":"e924647ad74d0a2f"}}