{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2022/1958 - 2024/224<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1958 <br>KARAR NO\t: 2024/224<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br>   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2014/1571 Esas 2022/69 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 21/02/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21/02/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı  ... vekili ve  ... tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;\t<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde, 16.08.2012 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkil ...'e çarpması sonucu  yaralanmasına neden olduğunu, sürücü ...'in, trafik işaret ve kurallarına uymayarak ve tek yönlü yolda aracı ile geri gitme manevrası yasakken geri geri giderek, yaya geçidinden geçmekte alan müvekkiline çarptığını, Ankara 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/685 E sayılı dosyasında, davalı ...'in kusurlu bulunduğunu, ...'in, aracın işleteni davalı ...'nda çalıştığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen trafik kazası nedeniyle tüm davacıların maddi ve manevi olarak zarara uğradığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı için şimdilik 1.000,00 TL, tedavi ve ilaç giderleri için 100,00 TL, hastane gidiş geliş masrafı olarak 100,00 TL, refakatçi gideri için 300,00 TL olmak üzere 1.500,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsil olarak ( davalı sigorta şirketi sigorta limitiyle sınırlı olmak üzere)ve olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline,  manevi tazminat olarak, ... için 70.000,00 TL, çocukları ... için 10.000,00 TL,  Taylar ... için 10.000,00 TL,  ... için  10.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın  olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan  (davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. <br>\tDavacı vekili 18/09/2019 tarihli talep arttırım dilekçesinde; müvekkilinin, kaza nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı için 1.000,00 TL olan dava değerini, geçici iş göremezlik için 2.219,40 TL, sürekli iş göremezlik için 39.961,74 TL olmak üzere toplam 42.181,14 TL'ye, hastane gidiş geliş masrafı için 100,00 TL olan dava değerini, 1.414,92 TL'ye, bakıcı gideri için 300,00 TL olan dava değerini 2.821,50 TL'ye sigortanın karşılamadığı muayene, tedavi ve ilaç giderleri için 100,00 TL olan taleplerini 22.158,75 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. \t<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava açmak için yasada öngörülen sürenin mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren iki yıl olduğunu, uyuşmazlığın, haksız fiile dayalı alacak davası olduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacının sağlık sorunlarının, mevcut sağlık sorunlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiğini, meydana gelen kazada, şoförün kusurlu bulunması halinde bunun kişisel kusur sayıldığını, idareleri aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini belirterek; davanın reddini talep  etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davaya karışan  ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, 29.12.2011-29.12.2012 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçeden dolayı sorumluluklarının, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 228.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ZMMS poliçelerinde, manevi tazminat taleplerinin teminat altına alınmadığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Ganel Şartları uyarınca, manevi tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında tutulduğunu, bu nedenle reddi gerektiğini, davacı yayanın, taşıt yolunun karşısına geçişi sırasında, araçların süratle ilerlediği tek şeritli karayolunda, dikkatsizce, dalgınlıkla ve kontrolsüz bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, bu şekilde hem kendi hayatını hem de trafik güvenliğini tehlikeye attığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde, müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, davacı yayanın kusurlu hareketi neticesinde kazanın meydana geldiğini, davacı tarafın, geçici iş göremezlik zararı ile tedavi gideri, ilaç gideri ve ulaşım bedelinin dolaylı zarar olduğunu, KTK ZMSS Poliçesi kapsamında olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını, geçici iş göremezlik tazminatının, tedavi teminatı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini  belirterek; davanın reddini talep etmiştir.<br>\tDavalı ..., süresinde davaya cevap vermemiş katıldığı yargılama oturumunda kusuru kabul etmediğini beyanla, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, Ankara 13. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2013 tarih, 2012/685 E., 2013/730 K. sayılı kararının incelenmesinde; müştekinin ..., sanığın ... olduğu, davanın, sanık ...'in, taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan cezalandırılması talebine ilişkin olduğu, sanığın, taksirle yaralama suçundan eylemine uyan TCK 89/1 maddesi gereğince, asli kusurlu olduğundan adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanığın daha önceden tekerrüre esas bir suçtan mahkûm edilmemiş olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 16.06.2016 tarihli raporunda; şahsın muayenesinin yapıldığı, maluliyetinin hesaplanmasında olay tarihinde yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği esas alındığı, şahsın, vücut genel çalışma gücünden %17,2 oranında kaybettiği, 4 (dört) ay süresince işgöremezlik halinde kaldığının belirtildiği,  dosya üzerinde kusur bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, 29/08/2016 tarihli bilirkişi raporunda; sürücü ...'in %100 oranında kusurlu, yaya ...'in kusursuz olduğunun bildirildiği; 13/09/2017 tarihli ek raporda ise; olay yerinde yayanın yola girdiği yere 20 m uzaklıkta yaya geçidinin bulunması sebebiyle sürücü ...'in %75 oranında, yaya ...'in %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği,\tAnkara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 18/10/2018 tarihli, 6178 sayılı raporunda,  davalı sürücü ...'in, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle %75 oranında kusurlu görüldüğü, davacı yaya ...'in,  %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği,   tedavi giderlerinin belirlenebilmesi için hekim bilirkişiden alınan 12/04/2019  tarihli raporda, meydana gelen trafik kazası sonucunda, yaralanmanın derecesi, doktor raporları ve hastane kayıtları incelendikten sonra SGK'nın sorumluluğu dışında kalan, yapılması gerekli tedavi yol giderlerinin 1.414,92 TL olduğu, tıbbi kırıklarda, hastanın yaşı dikkate alındığında, normal beslenmenin yeterli olduğu, özel bir beslenmeye ihtiyacı olmadığı, bu sebeple herhangi bir hesaplama yapılmadığının bildirildiği, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nin 01/07/2019 tarihli, 5063 sayılı raporunda, hastanın eksik dişlerinin tamamlanması için toplamda 9 adet dental implant ile beraber sağ ve sol maksiller, sinüs bölgelerine sinüs lift operasyonu uygulanması gerektiği, implantların SGK tarafından karşılanmadığı, Türk Diş Hekimleri Birliğinin 2019 asgari fiyat tarifesine göre yapılan hesaplamada; toplam 34.220,00 TL tutar belirlendiği, tüm dosya içeriğine göre; 16.08.2012 tarihinde, sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan, ...İnş. Turizm Ltd. Şti.'ye ait, davalı ... tarafından kiralık araç olarak kullanılan ve davalı ... Sigorta A.Ş tarafından sigortalı bulunan ... plakalı aracın, tek yönlü yolda geri manevra yaptığı sırada, yolun karşısına geçmeye çalışan davacı yayayı görmeyerek çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,  Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan adli tıp raporlarına göre, davacının,  vücut genel çalışma gücünden %17,2 oranında kaybettiği, 4 (dört) ay süresince işgöremezlik halinde kaldığı,  4 ay süresince başkasının bakımına muhtaç olduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının bildirildiği, İstanbul Adli Tıp Kurumundan  alınan adli tıp raporuna göre; davacının, maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından, maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğinin bildirildiği, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumu bakımından alınan bilirkişi raporu ve ek raporu ile Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre;  davalı sürücü ...'in, dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketleriyle %75 oranında kusurlu görüldüğü, davacı yaya ...'in,  %25 oranında kusurlu olduğu, yargılama devam ederken, davacı vekili tarafından 27/07/2020 tarihinde gönderilen feragat dilekçesinde, davacı taraf ile davalı ... Sigorta A.Ş ile sulh oldukları, ... Sigorta A.Ş tarafından, davacıya 80.336,44 TL ödeme yapıldığı, bu nedenle açılan davadan ... Sigorta yönünden feragat ettiklerinin bildirdiği, 03/02/2022 tarihli duruşmadaki beyanlarında; diş tedavi masrafı haricindeki maddi tazminat talepleri yönünden; davalı ... yönünden ise diş tedavi masrafı dahil tüm maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, taleplerinin diş tedavi masrafının ve manevi tazminat taleplerinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesi istemi olduğunu bildirdiği, 09/07/2020 tarihli \"İbraname, Feragatname ve Makbuz\" başlıklı belgenin incelenmesinde, tarafların birbirlerinden vekalet ücreti, yargılama gideri taleplerinin bulunmadığının düzenlendiği, diş tedavi masraflarının tespiti amacıyla dosyanın, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine  gönderildiği, 10/03/2020 tarihinde alınan raporun incelenmesinde; davacının, kaza öncesinde, sol üst kanin dişinin şiddetli kemik kaybı ve apikal patolojiden dolayı ve aşırı madde kaybı nedeniyle çekiminin gerekli olduğu, davacının daha öncesinde hassas tutuculu bir parsiyel protez kullandığı, ayrıca hastanın sol ön dişinde kanal tedavisi gerekliliği bulunduğu, hastanın diş kayıplarının sebebinin kaza ile ilişkili olmadığının  anlaşıldığı,  davacıların manevi tazminat talepleri bakımından; trafik kazası nedeniyle davacının yaralanması sonucu duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; 16/08/2012 tarihinde meydana gelen olayda, davacının %25, davalı sürücü ...'in %75 oranında kusurlu olması, davacının %17,2 maluliyet oranı, 4 (dört) ay çalışamama süresi, vücudunda oluşan kemik kırıkları, gördüğü tedaviler, geçirdiği diş operasyonları, iyileşme süresi, olayın meydana geliş şekli, davacı üzerindeki etkisi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurularak davacı ...'e 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği; davacılar ..., ..., ... tarafından, davacı ...'in yaralanmasından dolayı manevi tazminat talep edilmiş ise de; TBK 56. Maddesine göre, yakınların da tazminat istem hakları var ise de; cismani zarara uğrayanın yakınlarına manevi tazminat verebilmek için, TBK m. 56'da belirtildiği şekilde ağır yaralanması gerektiği, davacının %17,2 maluliyet oranı ve 4 (dört) ay çalışamama süresi ağır yaralanma sayılmayacağından (ağır yaralanma ölçütü net olmamakla birlikte uygulamada tamamen malul olma durumu, organ kaybı, koma hali, %40'ı geçen maluliyet, 9 ay geçici iş görememe gibi haller ağır yaralanma kabul edilmektedir) davacılar ..., ..., ... için yasal şartlar oluşmadığından manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği ; diş tedavi masrafı dışındaki maddi tazminat talepleri yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diş tedavi masrafı yönünden açılan davanın  hastanın diş kayıplarının sebebinin kaza ile ilişkili olmadığı gerekçesiyle reddine, davacı ... dışındaki davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatının, 16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle; \"1-Diş tedavi masrafı dışındaki maddi tazminat talepleri yönünden açılan davanın Feragat Nedeniyle Reddine, <br>\t2-Diş tedavi masrafı yönünden açılan davanın reddine, <br>\t3-Davacı ... dışındaki davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine, <br>\t4-10.000,00 TL manevi tazminatının, 16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>\tDavacı ...'ın fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir \t<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... istinaf dilekçesinde, hastanın diş kayıplarının kaza ile ilişkili olmadığının anlaşıldığını, yargılama esnasında, dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; 29/08/2016 tarihli bilirkişi raporunda; kendisinin  % 100 kusurlu, yaya ...'in kusursuz olduğunun  bildirildiği ; 13/09/2017 tarihli ek raporda ise; olay yerinde yayanın yola girdiği yere 20 m uzaklıkta yaya geçidinin bulunması sebebiyle kendisinin %75 oranında, yaya ...'in %25 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği,  Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 18/10/2018 tarihli, 6178 sayılı raporunun incelenmesinde ise; kendisinin dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketler ile %75 oranında kusurlu görüldüğü, yaya ...'in ise % 25 oranında kusurlu olduğunun  bildirildiği, bu kusur oranlarına katılmadığını, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, kusur oranını kabul etmediklerini,  Savcılık aşamasında alınan trafik kaza tespit raporunda davalı ...'in tek yönlü yolda geri geri gelerek ağır kural ihlalinden dolayı % 100 kusurlu bulunduğunu, mahkemece aldırılan 29.08.2016 tarihli raporda da davalı ...'in tek yönlü yolda geri geri gelerek ağır bir kural ihlali nedeniyle % 100 kusurlu bulunduğunu, her ne kadar 13. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2012/68 Esas sayılı dosyasında yer alan Bilirkişi Makine Mühendisi ... imzalı raporda müvekkile tali kusur verilmiş ise de, söz konusu raporun kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine ya da başkaca bir bilirkişi görüşüne gidilmeden kesinleştiğini, 18.10.2018 tarihli Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, müvekkile % 25, davalıya % 75 kusur verdiğini,  bu raporda müvekkilin 20 metre yakınındaki yaya geçidinden geçmediği için tali kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de müvekkil yaya geçidinin tam üzerinden  geçse bile bu kazanın önlenemeyeceği hususunun  göz ardı edildiğini,  çünkü davalının tek yönlü ve geri gidişi olmayan bir yolda geri vitesle yol aldığını ve  aynı zamanda cep telefonuyla konuştuğunu,   Mahkemenin kararına gerekçe yaptığı bilirkişi raporlarında PMF 31 tablolarına göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, Mahkeme dosyasına gönderilen  09.07.2020 tarihli feragat dilekçesinde,\" davacı taraf ile davalı ... Sigorta A.Ş ile sulh oldukları, ... Sigorta A.Ş tarafından, davacıya  ödeme yapıldığı, bu nedenle açılan davadan ... Sigorta yönünden feragat edildiği bildirilmiş olup  bu davalı hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığını, Müvekkil ...'e verilen manevi tazminatın az olup, diğer davacılara manevi tazminat verilmemesinin  ise açıkça hukuka aykırı olduğunu,  mahkemenin diş kaybı nedeniyle talep edilen  miktarı reddetmesinin  hukuka aykırı olduğunu,  müvekkilde kaza öncesi hareketli diş protezi mevcut olup, hareketli protezi tutan dişlerinin kazada kırılması nedeniyle hareketli protez kullanma imkanı kalmadığı implant yapılmasının doktorca önerildiğini, illiyet bağının bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.  <br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde, Dosyada mevcut iki bilirkişi raporundan biri olan İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu'nun  03/06/2021 tarihli  40798 sayılı raporunda davacı ...'in 16/08/2012 tarihli trafik kazası sebebiyle, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından, maluliyet tayinine mahal olmadığına, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceğine karar verildiğini, daha sonrasında Ankara Üniversitesi  Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığından alınan adli tıp raporuna göre de davacının vücut genel çalışma gücünden %17,2 oranında kaybettiği, 4 ay süresince iş göremezlik halinde kaldığı, 4 ay süresince başkasının bakımına muhtaç olduğu, devamlı surette başka birinin bakımına muhtaç olmadığının belirtildiği, çelişki giderilmeden hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan  davacılar vekili , Davalı  ... vekili ve  ...'in  istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br> \tKusura ilişkin olarak, dosyada alınan ilk kusur raporunda, ... plakalı araç sürücüsü ... 'in 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 67/b, 844 ile Trafik Yönetmeliğinin 137/b ile 157/a-10 maddelerine aykırı hareketleri nedeniyle %100 (yüzde Yyüz) oranında kusurlu olduğu, yaya davacı ...'in trafik kazasına bir katkısının bulunmaması nedeniyle kusursuz olduğu belirtilmiş olup, alınan ek raporda ise, dosyanın içerisinde bulunan trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri krokisi ile tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda yapılan inceleme ve değerlendirmeler çerçevesinde taraflara kusur isnat edildiği, dosyada bulunan 16.08.2012 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ile olay yeri krokisinde, yayanın zorunlu olarak geçmesi gereken yaya geçidinden söz edilmediği  ve olay yeri krokisine işaretlenmediği, ancak, dosyaya kazandırılan Ankara (kapatılan) 13. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/68 esas sayılı dosyasında bulunan ve bilirkişi makine mühendisi ... tarafından 22.03.2013 tarihinde olay yerinde yapılan keşfe dayanarak düzenlenen bilirkişi raporunda olay yerinin 20 (yirmi) metre uzağında bir yaya geçidinin bulunduğu ve yayanın yaya geçidinden geçmemesi nedeniyle 2.derecede kusurlu bulunduğunun  belirtildiği, trafik kazasının meydana geldiği 16.08.2012 tarihinde bilirkişinin belirtmiş olduğu olay mahallinin 20 metre yakınında/uzağında yaya geçidinin bulunuyor olması halinde, sürücü  davalı ...'in  asli ve %75 oranında kusurlu olacağı, yaya ...'in yukarıda açıklanan kanun maddesini ihlali ile dikkatsiz ve tedbirsizliği nedeniyle tali ve % 25 oranında kusurlu olacağının belirtildiği anlaşılmıştır.<br>\tAdli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda ise, davalı sürücü ...’in %75(yüzdeyetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...’in %25(yüzdeyirmibeş) oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiş olup, raporların birbirini teyit ettiği anlaşılmakla, kusura yönelik istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. <br>\tMaluliyete ilişkin olarak ise raporlar arasındaki oran farkının uygulanan yönetmeliklerden kaynaklandığı ve olay tarihi itibarıyla Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca düzenlenen  maluliyet raporunun hükme esas alındığı anlaşılmakla bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tFeragate ilişkin olarak, <br>\tMüşterek müteselsil borçlulardan ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi, işletenin sorumluluğunu üstlendiğinden, sigorta şirketi ifâda bulunsun ya da bulunmasın bu sigorta yönünden feragat edilmesi işletenin yararına olduğundan işletene de sirayet edecek olup, işleten de sigorta teminat limiti ile sınırlı olarak (sigorta limitini aşan zarar varsa bu kısım hariç) borcundan kurtulacaktır.<br>\tDavadan feragat borcu sona erdiren bir irade beyanı olup, kural olarak feragat edilen borçlu yönünden hüküm ifade etmekle birlikte, borçluların müteselsil sorumluluğunun bulunduğu hallerde, müteselsil borçlular ancak durumun ve borcun niteliği elverdiği ölçüde  veya feragat ile borçlulardan birinin durumunu diğerlerinin zararına iyileştirmiş ise feragatten istifade edebilirler. Aksi takdirde, feragat ancak yapılan kişi lehine sonuç doğurur.<br>\tSürücü açısında ise, sigorta şirketi sürücünün sorumluluğunu üstlenmediğinden, sigorta şirketi hakkında davadan feragat edilmesi halinde, sürücü kusurundan kaynaklanan zararlarında, sürücünün zararına sigorta şirketinin durumunun iyileştirilmesi mahiyetinde olmadığından, sigorta şirketi hakkındaki davadan feragat edilmiş olması durumunda, sürücü yapılan ödeme var ise ancak ödeme yapılan miktar ile sınırlı olarak borcundan kurtulur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/5845E. 2020/3050 K., 2016/18007 E. 2019/7784 K.).<br>\tSomut olayda ise, vekaletnamesinde feragat yetkisi bulunan davacılar vekilinin,  9/12/2021 tarihli celsede, “diş haricindeki maddi tazminat talebimizden tüm davalılar yönünden feragat ettik, davalı ... yönünden  diş de dahil tüm maddi tazminat taleplerimizden feragat ettik, bizim manevi tazminat talebimiz devam etmektedir” beyanında bulunduğu, bir sonraki celsede ise “diş tedavi masrafı haricindeki maddi tazminat talebimiz yönünden davadan feragat etmiştik, davalı ... yönünden ise diş tedavi masrafı dahil tüm maddi tazminat taleplerimizden feragat etmiştik, bizim talebimiz, diş tedavi masrafının ve manevi tazminat talebimizin sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ediyoruz” beyanında bulunduğu  anlaşılmakla, davacılar vekilinin maddi tazminat hesabına yönelik istinaf sebepleri incelenmemiştir.<br>\tDiş tedavi giderlerine ilişkin olarak ise, Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığından alınan raporda, “Hastanın yapılan intra-oral muayenesinde 47,45,43,41,31,32,33, ve 34 nolu  dişlerinde dentin çürükleri tespit edilmiştir. İlgili dişlerin kompozit dolgular ile tedavilerinin yapılması gereklidir. 13,11,21 ve 44 ileri derecede kron harabiyeti tespit edilmiş olup ilgili dişlerin çekilmesi gerekmektedir. 42 nolu dişin kökünde izlenen apikal paradontitis nedeniyle, dişe kanal tedavisi yapılması gerekmektedîr. Yukarıda sayılan tedavilerin tamamı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde karşılanmaktadır. Ancak eksik dişler nedeniyle sinüs bölgelerine sinüs lift operasyonu (kemik grefti ve membran) uygulanması gerekmektedir. İmplantlar SGK tarafından karşılanmadığı için marka tercihine göre hastanın kuruma ödeme yapması gerekmektedir.” denildiği, konuyla ilgili Adli Tıp Kurumundan alınan raporda da, diş kaybının kazayla illiyetinin saptanmadığı anlaşılmakla, bu yöne ilişkin istinaf sebeplerine de itibar edilememiştir.  <br>\tHükmedilen manevi tazminat miktarına ilişkin olarak;<br>\t6098 sayılı TBK'nın 56. maddesinde bedensel zararlardan doğan manevi tazminat düzenlenmiş ve bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, Hâkimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde ise zarar görenin veya ölenin yakınlarının da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini talep edebileceği hüküm altına alınmıştır.<br>\tBu bağlamda manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Bir kişinin cismani zarara uğraması sonucu onun yakınlarının manevi tazminat davası bakımından hak sahipliği durumunun ön şartı \"ağır bedensel\" zarar koşulunun sağlanmasıdır. Bu koşul mevcut olmadıkça aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyan yakınlar, yansıma yoluyla manevi tazminat isteyemezler.<br>\tAncak TBK. m. 56/f. 2’de yer alan ağır bedensel zarar ifadesinin hangi tür zararları kapsayacağı ise madde metninden açık bir şekilde anlaşılmamaktadır. TBK. m. 56/f. 2’de anılan ağır bedensel zararlardan ne anlaşılması gerektiği konusunda ise 6098 sayılı Kanunu’na dair Adalet Komisyonu raporundan faydalanılabilir. Zira Komisyon raporunda bu hususun netliğe kavuşmasına imkân tanıyan açıklamalar mevcuttur. Buna göre “ağır bedensel zararın takdirinde”, zarara uğrayan organların önemi, oluşan iş-görmezlik derecesinin oranı, uğranılan ruhsal zararın niteliği ve diğer durumlar gözetilecektir. (Adalet Komisyonu Raporu, s. 267. http://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem23/yil01/ss321.pdf)<br>\tSomut olayda ise davacı ...’ın  yaralanmasının maluliyet oluşturduğu ve ağır bedensel zarar niteliğinde değerlendirilebileceği gözetilerek,  davacı ...  lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, ayrıca diğer davacılar lehine yansıma yoluyla manevi tazminata hükmedilebileceği değerlendirilmekle, karar bu yönlerden isabetsiz bulunmuştur. <br>\t Belirtilen bu hususlar ve özellikle somut olayda kaza tarihi, olayın gerçekleşme biçimi, tarafların kusur durumu, sosyal ve ekonomik durumu, davacıların yaşadığı ve ömür boyu yaşayacağı üzüntü, elem ve ıstırabın ağırlığı, manevi tazminatın davacılar için zenginleştirici, davalılar yönünden fakirleştirici olmaması gerektiği ilkesi, paranın satın alma gücü, ülkenin ekonomik koşulları, hakkaniyet ilkesi ve tüm dosya kapsamı birlikte gözetildiğinde;  davacı ... lehine hükmolunan manevi tazminat bir miktar az olup, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı   ... lehine 30.000,00   TL, diğer davacıların    her biri için 10.000,00'er TL olmak üzere toplam 60.000,00TL manevi tazminatın  kaza tarihi 16.08.2012 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki  davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesi gerekmektedir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına, HMK.353/1-b.2. maddesi gereğince, yeniden hüküm kurulmasına, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI-Davalı  ... vekili ve  ...’in istinaf taleplerinin HMK 353-1/b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\tII-Davacılar vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 03/02/2022 tarih, 2014/1571 Esas- 2022/69 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, \t\t\tBuna göre;\t<br>\t1-Diş tedavi masrafı dışındaki maddi tazminat talepleri yönünden açılan davanın Feragat Nedeniyle Reddine, <br>\t2-Diş tedavi masrafı yönünden açılan davanın reddine, <br>\t3-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, <br>\t4-Davacı  ...  lehine 30.000,00 TL manevi tazminatın  16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’e  verilmesine, \t<br>\tDavacı  ...   lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın  16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a  verilmesine,<br>\tDavacı  ...  lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın  16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, <br>\tDavacı  ...   lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın  16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a   verilmesine,<br>\tVekalet Ücreti: <br>\t5-Maddi Tazminat Talepleri Yönünden (Diş tedavi masrafı dışındaki); taraf vekillerinin beyanları ve dosyada mevcut ibraname uyarınca, taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-Diş tedavisi masrafı yönünden; Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak, kendisini vekille temsil ettiren davalı ...'na ödenmesine, <br>\t7-Manevi Tazminat Talepleri Yönünden; kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan davacı ...  İşçiler kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 17.900,00   TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’e  ödenmesine,  <br>\tDavacı ...  kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren  10.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a ödenmesine, <br>\t...  kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 10.000,00  TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...   ödenmesine, <br>\t...  kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren  10.000,00  TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...’a   ödenmesine,<br>\t8- Davalılar ...  kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen davacı ... yönünden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalı Sağlık Bakanlığına ödenmesine,\t<br>\tYargılama Giderleri ve Gider Avansı\t: <br>\t9-Maddi ve manevi tazminat talepleri bakımından, davacı  tarafından yapılan; başvuru ve vekalet harcı  31,50 TL, bilirkişi ücreti  1.400,00 TL, posta ve tebligat gideri  1.289,00 TL, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi fatura bedellerinin toplamı 1.384,50 TL, tedavi ücret masrafları toplamı 800,00 TL olmak üzere toplam 4.905,00  TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 2943,00 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t10-Arta kalan gider avansının, karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, <br>\tKarar ve İlam Harcı :<br>\t11-Maddi tazminat yönünden; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereği; alınması gereken 53,80 TL harcın, peşin ve ıslahla alınan 1.173,70  TL harçtan düşümü ile fazla alınan 1.119,90 TL harcın, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana iadesine, <br>\t12-Manevi tazminat yönünden; alınması gerekli  4.098,6 TL harçtan peşin alınan 318,97 TL harcın düşümü ile arta kalan 3.779,63 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>\t13-Manevi tazminat yönünden peşin alınan 318,97 TL harcın, davalı ... Sigorta A.Ş dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\t1-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  683,10 -TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 171,7-TL'nin mahsubu ile kalan 511,4-TL harcın davalı ...’den tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine,<br>\t2-Davacılar vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 205,00-TL yargılama giderlerinin davalı  ... ve ...’den  tahsili ile davacılara ödenmesine, <br>\t4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, <br>\t5-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 21/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"78658de3a4ed9e60","SID":"8678ad5eb189977f"}}