{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>19. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/350 <br>KARAR NO: 2024/403<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/05/2022<br>NUMARASI: 2022/264 Esas - 2022/515 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 26/02/2024<br>BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnin 10/05/2022 tarihli, 2022/264 Esas, 2022/515 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı. Dosya incelendi. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı şirket ile yurtta kalma anlaşması yaptığını, müvekkilin 2-3 gün kaldıktan sonra şartları beğenmediğinden yurttan ayrıldığını, müvekkile farkında olmadan bono imzalatıldığını, aradan uzun zaman geçtikten sonra işverene maaş haczinin geldiğini, böylece Kayseri ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında aleyhine kambiyo senendine mahsus başlatılan icra takibinden haberdar olduğunu, ödeme emrinin usulsüzlüğüne ilişkin Kayseri 2. Hukuk Mahkemesinde şikayetlerinin 2018/771E.-2019/186K. Sayılı dosyada reddolduğunu, bu nedenle icra baskısı altında borçlu olmadığı halde Kayseri ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında takip başlatılan 01/10/2011 düzenleme, 30/06/2012 ödeme tarihli, 3400 TL bedelli söz konusu borcun ödendiğini, bononun geçersiz olduğunu, bonodaki imzanın davacıya ait olmadığını, bu nedenle icra baskısı altında ödenen kısmın ticari faiziyle istirdatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle arabuluculuğa ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, huzurda görülen davanın mutlak ticari davalardan olması nedeni ile ticaret mahkemesinin görevli olduğuna, yetkili mahkemelerin Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığına, davacının dava konusu bononun teminat senedi olarak verildiğini ispatlamakla yükümlü olduğuna; açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 10.05.2022 tarih,  2022/264 Esas,2022/515 Karar sayılı \"Davacı vekili tarafından ileri sürülen iade sebeplerinin kanunda yazılı sebeplerden olmadığı anlaşılmakla HMK'nın 379/1-c ve 379/2. Maddeleri uyarınca davanın esasına girmeden yargılamanın iadesi talebinin reddine\" kararı .davacı  tarafından istinaf edilmiştir. Davacı, eldeki davayı 2019 tarihinde açtığında arabuluculuğa başvurma şartı olmadığını,Tüketici mahkemesince verilen görevsizlik kararından sonra arabuluculuğa başvurduğunu ve 24.02.2022 tarihinde arabuluculuk süreci tamamlandığını, ancak kargo nedeniyle arabuluculuk tutanağını mahkemeye ibraz edemediğini ,yargılamanın iade sebebi olduğunu, kabul kararı verilmesi gerekirken red kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunmuştur. Dava,  kambiyo senedine dayalı icra takibine haksız ödeme iddiasından kaynaklanan istirdat davasıdır. Mahkemece, dava konusunun, haksız olarak icra dosyasına ödendiği iddia edilen paranın istirdatı istemine ilişkin olması nedeni davanın açıldığı 23/08/2019 tarihinde davanın araculuculuğa tabi olduğu; davacı tarafından arabulucuya başvuruda bulunulmadan davanın açıldığı anlaşıldığından davanın 7155 Sayılı yasa ile değişik 6102 Sayılı TTK'nun 5/A ve aynı sayılı yasa ile değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin birinci fıkrası uyarınca arabulucuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından  red kararı üzerine verilen 16/03/2022 tarihli dilekçesi ile yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunduğu,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesine göre; \"Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\" Söz konusu maddeye göre yargılamanın iadesi sebepleri tek tek ve sınırlı olarak sayıldığı, yargılamanın iadesi talebi üzerine tarafları belirlediği duruşmaya davet edip dinledikten sonra iade talebinin mesmu olup olmadığını araştırdığı, Mahkeme, burada genel dava şartlarından başka, yargılamanın iadesi davacısının davayı süresi (HMK.m.377) içinde açıp açmadığını, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenilen hükmün kesin veya kesinleşmiş olup olmadığını ve kanunda yazılı (HMK.m.375) bir yargılamanın iadesi sebebine dayanıp dayanmadığını kendiliğinden incelediği, Mahkeme, bu şartlardan birini mevcut olmadığı kanısına varırsa yargılamanın iadesi davasını mesmu olmadığından dolayı(esasa girmeden) reddeder.(HMK.m.379)(Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medenî Usul Hukuku, 23.Baskı, Ankara 2012, S:701) somut uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından tüketici mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi üzerine arabulucuya başvurulduğu; arabuluculuk sürecinin tamamlandığı ancak tutanak aslının kendilerine kargo yolu ile ulaştırılmasının zaman aldığı; bu nedenle arabuluculuk tutanak aslının mahkememize sunulamadığı beyan edilerek yargılamanın iadesi talep edildiği , Her ne kadar davacı vekili tarafından arabuluculuk tutanak aslının kargo ile ellerine ulaşmasının zaman alması nedeni ile HMK'nın 375. maddesinin 1/a-ç bendine dayanarak yargılamanın yenilenmesi talep edilmiş ise de bu sebebin söz konusu madde kapsamında kabul edilmesi mümkün olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin yargılamanın iadesi talebinin, HMK'nın 379/2. maddesi uyarınca esasa girilmeden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına,  mahkemece verilen kararın yerinde bulunduğu anlaşılmakla davacının tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, İstinaf kanun yolu başvurusu için alınması gereken harcın mahsubu ile eksik yatırılan 157,75 TL harcın ilk derece mahkemesince hazine adına davalıdan tahsiline, Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan için vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin kanun yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, artan kısmın talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak verilen karar, açıkça okundu. 26/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"870decc7bee0aead","SID":"606725668abb9110"}}