{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1991 Esas<br>KARAR NO: 2024/190<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO: 2017/622<br>KARAR NO: 2020/363<br>KARAR TARİHİ: 01/07/2020<br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, lojistik operasyon uzmanı olduğunu, müvekkilinin, davalı ile 2014 yılı Aralık ayında şifahi bir anlaşma yaptığını, bu anlaşmaya göre, davacının, kendi pörtföyünden davalıya müşteri temin edeceği gibi gerek kendi temin ettiği müşterileri gerekse de davalı şirketin halihazırdaki müşterileri tarafından yurt dışına ihraç olunacak emtiaların müşteri adresinden alınarak yurt dışında ki alıcı şirkete teslimine kadar olan aşamalarda ki lojistik hizmetlerini gerçekleştireceğini, buna karşılık davalının da, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu operasyonlardan elde ettiği yabancı para cinsinden operasyonel kârın % 40'ını müvekkiline ödeyeceğini, bu kapsamda müvekkilinin verdiği hizmete karşılık davalı tarafından, kararlaştırıldığı şekilde ödemeler yapılmış ise de, müvekkilinin 2016 yılı Ocak ayından Mayıs ayı başlarına kadar verdiği hizmetlere ilişkin 1.132,79 İngiliz Sterlini ve 1.032,50 USD tutarındaki alacağının ödenmediğini, bu konuda keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile, iddia edildiği şekilde ne yazılı ne de sözlü bir anlaşmanın yapılmadığını, davacının, kendi temin ettiği müşterilerinin malının ihracı için müvekkilinin işyerini kullandığını, müvekkilinin ünvanı altında gerçekleşen lojistik hizmetlerinden, işlemin nevine göre ve işlem için kararlaştırılan tutarda kar payı aldığı hususu doğru olmakla birlikte, taraflar arasında kar payının %40 olacağı yönünde bir anlaşmanın mevcut olmadığını, müvekkilinin, davacıya ödenmemiş kâr payı borcunun bulunmadığını belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine%20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; sözlü anlaşmanın varlığının kabul edildiği, taraflar arasındaki anlaşmanın 6098 sayılı TBK'nun 502. maddesine göre vekâlet ve iş görme sözleşmesi niteliğinde olduğu, sözleşmenin ücret karşılığı yapıldığı, yapılan bilirkişi incelemeleri ve hazırlanan raporlara göre, davacının, kendi getirdiği müşterilere ya da davalı şirket müşterilerine verdiğini ileri sürdüğü hizmetin doğru olduğu ve davalı şirket tarafından, davacıya ücret ödenmediği, davacı tarafın kâr payı borcu bulunmadığı ve ücret anlaşmasının da % 40 oranında olmadığı itirazının bileşik ikrar niteliğinde olması sebebiyle ücret anlaşmasının % 40 oranında olmadığını ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, bilirkişi raporunda, davacının, yaptığı işlerin davalının kayıtlarında yer aldığının ve ücretin ödendiğine ilişkin kayıt bulunmadığının tespit edildiği, davalı şirket tarafından, davacıya ödenecek ücretin oranı konusunda bir delil sunulamadığından davacının, ücretinin % 40 oranında olduğu yönündeki beyanının doğru kabul edildiği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile itirazın iptaline, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesine  karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar, yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde;  işbu davada talep edilen alacağın hangi işin karşılığı olduğu hususunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, oysa Mahkemece yanılgılı şekilde, işin yapılıp yapılmadığı, tutarın hangi oranda olacağı ve ödenip ödenmediği gibi tüm hususların ispat yükünün müvekkilinde olduğunun kabul edildiğini, içeriklerini bilmedikleri deliller ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflarca imzalanan yazılı bir anlaşma olmamasına rağmen davacının iddia ettiği işlerin yapıldığının ve taraflar arasında %40 kar payı oranının bulunduğunun varsayıldığını, likit olması bir tarafa alacak ispat dahi edilememişken icra inkar tazminatına hükmetmesinin de hatalı olduğunu, ayrıca Mahkemece, hatalı olarak yabancı para cinsinden olan alacağa yabancı para cinsinden icra inkar tazminatının hükmedildiğini belirterek ilk  derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sözleşme ilişkisinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 1.132,79 GBP asıl alacak ve 17,60 GBP işlemiş faiz ile 1.032,50 USD asıl alacak ve 32,08 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.150,39 GBP ve 1.064,58 USD'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 29/05/2018 teslim tarihli raporda; davacının, ticari bir kaydının olmaması sebebiyle yaptığı işler karşılığında fatura düzenlemediği ve yasal onaylı defterlerinin bulunmadığı, davacının, yaptığı işlerin bilgilerini ve tahsil ettiği tutarların kayıtlarını çizelge halinde dava dosyasına sunduğu, bu çizelgeye göre 1.132,79 GBP + 1.032,50 USD tutarlarında davalıdan alacaklı olduğunu iddia ettiği, çizelgedeki tutarların, takip talebinde belirtilen tutarlarla uyumlu olduğu, fakat bu belirtilen tutarların, faturalandırılmadığı ve yasal defterlerde tutulmadığı için ispata muhtaç olduğu, davalı tarafın ise, inceleme günü ve saatinde incelemeye iştirak etmediği gibi yerinde inceleme talebinde de bulunmadığından yasal defterlerinin incelenemediği, davacının, yaptığını iddia ettiği hizmetlerin bilgilerini ve bedellerini, sunduğu (davalı tarafından gönderildiği iddia edilen) çizelge ve davalı ile olan e-posta kayıtlarına dayandırdığı, taraf beyanlarına ve e-posta kayıtlarının genel özetine göre taraflar arasında gayri resmi bir iş ilişkisinin olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın, yasal defter kayıtları tutulmadan ve yaptığı hizmetleri faturaya dayandırmadan davalıyı borçlandırdığının kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 09/01/2019 teslim tarihli ek raporda; incelenen davalı şirket defter ve belgelerinin açılış kapanış noter tasdiklerinin ve berat onaylarının zamanında ve usulüne uygun olarak yapıldığı, 2014, 2015 ve 2016 dönemlerine ait davalının yasal defterlerinde, davacı adına kayıtlı herhangi bir hesaba rastlanmadığı, davalı yasal defterlerinin, davacının sunmuş olduğu delil listeleri (davacı tarafından gerçekleştirilen işler ve ödemeler listesi) ile karşılaştırıldığı ve ilgili tarihlerde, davacı adına herhangi bir ödeme kaydına rastlanmadığı, gerçekleştirilen işler listesinde belirtilen tüm kayıtların (13.11.2015 tarih ... ft.nalu “...” kayıt dışında), davalı yasal defterlerinde kaydedildiğinin görüldüğü, netice olarak, davacının yaptığını iddia ettiği işler ile ilgili sunduğu listenin, davalının yasal defterleri ile uyumlu olduğu, fakat davacının, yaptığı işler ve hak ettiğini iddia ettiği kar tutarı için aldığı ücretler ile ilgili, davalı yasal defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafından, alınan kar tutarlarına ilişkin ödeme belgeleri, şayet dava dosyasına sunulur ise, (eğer davalı tarafından ödenmiş ise) bu belgeler baz alınarak davalı yasal defterlerinin tekrar incelenebilineceği bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 19/06/2019 teslim tarihli 2. ek raporda; taraflar arasındaki ticari ilişkinin her iki tarafın kabulünde olduğu, davacı beyanlarında iddia edilen şifahi anlaşma uyarınca, kar payının hesaplanacağı oran konusunda anlaşmazlık olmakla birlikte davacı delil listesindeki e-mail yazışmaları ve eklerinde bulunan iş ve ödeme listelerinden anlaşıldığı üzere kar payının %40 oranında hesaplanarak ödendiği, ödenmemiş tutarlar hesaplandığında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip talebinde davalıdan talep edilen tutarlar (1.132.79 GBP + 1.032,50 USD) ile uyumlu olduğunun görüldüğü, davacının sunduğu delil listesinde bulunan e-mail yazışmaları ve ekinde bulunan iş ve ödeme kayıtlarına yönelik, davalının herhangi bir itirazının olmadığı, yapılan işler ile ilgili detayların, davalı yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı adına kayıtlı bir hesap veya davacıya ödenen herhangi bir ödeme kaydına rastlanmamış olsa da, taraf beyanlarından anlaşılacağı üzere, davacıya yapılan ödemelerin nakit olarak elden verilmiş olabileceği, dolayısıyla yapılan ödemelerin resmi kayıtlara bu yüzden alınmadığının anlaşıldığı, sunulan e-mail yazışmalarından anlaşıldığı üzere, taraflar arasında, gayri resmi bir çalışma yönteminin benimsendiğinin görüldüğü, şayet davacının iddiasında haklı olduğuna karar verilir ise, icra takibinde 30/05/2016 - 12/07/2017 tarihleri arasında 408 gün için talep edilen faizin hesaplanması neticesinde GBP alacağı için 36,85 GBP ve USD alacağı için ise 80,79 USD faiz talep edilebileceği bildirilmiştir. Somut olayda, davacı taraf dava dilekçesi ekinde, davalı tarafından e-mail ile kendisine gönderildiğini belirttiği gerçekleştirilen işler ve ödemeler listesini sunmuş olup davalıya ait incelenen ticari defterlerde, 2014-2015 yıllarına ait listedeki kayıtlar (bir kayıt dışında) yer alsa da dava konusu edilen 2016 yılına ait bir kayıt bulunmamaktadır. Ayrıca ticari defterlerde, davacıya ödeme yapıldığına yönelik bir kayda rastlanmamış ise de, ödendiğinden bahisle 2014-2015 yıllarına ilişkin bir alacak talebi bulunmayan davacının talebi, 2016 yılında gerçekleştirilen işler karşılığı alacak talebine dayalıdır. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacının delil listesinde zikredilen delillerin taraflarına tebliğ edilmediğini belirterek cevap verme ve karşı delil bildirme hakkını saklı tutmuş olup yargılama boyunca da bu hususta herhangi bir beyanda bulunmamıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 2. ek raporun içeriğinde, dava dilekçesi ekinde sunulan e-mailler ile birlikte, bu e-mailler ile gönderildiği belirtilen gerçekleştirilen işler ve ödemeler listesi de yer almakta olup davalı taraf artık, kendisine tebliğ edilmediğini ileri sürdüğü delillere bilirkişi raporu ile vakıf olmuştur. Ancak davalı tarafın, rapora yönelik itirazlarında, maillerin kendileri tarafından gönderilmediğine yönelik açık bir itiraz bildirmediği gibi mail yazışmalarını yapan kişinin yetkisine yönelik de itirazda bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nun \"Belge\" başlığı altında düzenlenen 199. maddesinde mail yazışmaları belge olarak kabul edildiğinden söz konusu e-mail yazışmalarına itibar etmek gerektiği değerlendirilmiştir. Somut olayda, mail yazışmaları, taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğunu ortaya koymakta olup zaten davalı vekili de cevap dilekçesi ile, davacının, kendi müşterilerinin mallarının ihracı için müvekkili şirkete ait işyerini kullandığını ve müvekkilinin ünvanı altında gerçekleştirilen lojistik hizmetlerden, işlemin nevine göre kararlaştırılan tutarda kar payı aldığını kabul etmiştir. Ayrıca taraflar arasındaki ticari ilişki, dava konusu olmayan 2014-2015 yıllarına ait gerçekleştirilen işler listesinde yer alan kayıtların, davalıya ait incelenen ticari defterlerde kayıtlı olması ile de sabittir. Davalının itirazı, taraflar arasında kar payının %40 olacağı yönünde ne yazılı ne de sözlü bir anlaşmanın olmadığı ve davacıya ödenmemiş kar payı borcunun bulunmadığı yönündedir. Davacı tarafından sunulan ve dava konusu olmayan 2014-2015 yılına ait gerçekleştirilen işler ve ödemeler listesindeki kayıtlar, davalıya ait incelenen defterlerde kayıtlı olduğundan ve davacının, bu yıllara ilişkin bir ödeme iddiası bulunmadığından, taraflar arasındaki ticari ilişkinin işleyişi ve çalışmanın adet gereği bu şekilde olduğu, buna göre dava konusu olmayan söz konusu yıllara ait listelerde yer alan işlerin karşısında ödenecek tutarın yazılı olduğu dikkate alındığında dava konusu olan dosyaya sunulmuş 2016 yılına ait gerçekleştirilen işler ve ödemeler listesinde de her işin karşılığında ödenecek tutar yazılı olduğundan ve söz konusu tutar ile takip talebinde belirtilen tutar birbiri ile uyumlu olmakla davacının iddiasını ispat ettiği kabul edilmiştir.  Bu anlamda ödenecek miktarın tespit edebilir olması sebebiyle alacak, likit ve belirlenebilir nitelikte olup icra inkar tazminatına ilişkin yasal şartların da oluştuğu anlaşılmakla Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalı tarafın istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/622 Esas 2020/363 Karar ve 01/07/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar  Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL  harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 156,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 271,60 TL  harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi ile aynı Kanunun 362/1a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"371db8e2294aefbd","SID":"2b5c70ba3be918e7"}}