{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1912 Esas<br>KARAR NO: 2024/187<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/06/2020<br>NUMARASI: 2015/452 Esas, 2020/195 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Yangın Sigorta Poliçesinden  Kaynaklanan Rücu )<br>KARAR TARİHİ: 08/02/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin, müvekkile sigortalı ... AŞ'nin ... adı ile faaliyette bulunduğu otelin restoran kısmını işleten şirket olduğunu, 01/01/2014 - 31/12/2015 tarihleri arasında olmak üzere iki yıl süreli işletme sözleşmesi ile restoranın işletmesini aldığını, tadilat çalışmaları esnasında restoranda yangın meydana geldiğini, hasar ihbarı üzerine ekspertiz incelemesi yapıldığını restoran/kafeterya bölümünün tüm dekorasyon ve tüm tesisatının tamamen yanarak kullanılamaz duruma geldiğinin tespit edildiğini, yangın sonrasında bina ve muhteviyatın hasardan önceki duruma getirilebilmesi için çalışma yapan ... İnş. San. Tic. AŞ'nin çıkarmış olduğu masraf kalemleri de dikkate alınarak hasarın miktarının belirlenmesi açısından ekspertiz incelemesinin yapıldığını, müvekkilinin müşterek sigortacı olarak sorumluluk payınının %25 olduğunu, bu kapsamda 08/04/2014 tarihinde 14.791,53 USD'nin ... İnş. San. Tic. AŞ'ye; yine aynı tarihte 51.760,59 USD'nin sigortalı şirkete ödendiğini, ödeme yapan müvekkilinin, hasara sebep olan şirkete rücu hakkının doğduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, haksız ve dayanaktan yoksun olarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibinin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  ileri sürülen taleplerin hiçbir şekilde muhatabı  olmadıklarını, dava konusu olayda kusursuz sorumlu sıfatıyla öncelikle davacının sigortalısı ... AŞ ve inşaatı yapan firma veya firmaların sorumlu olduğunu, müvekkili şirket ya da çalışanlarının yangın sebebi ile meydana gelen zarar ile hiçbir ilgisinin olmadığını, haksız fiil failine yöneltmesi gerekirken müvekkili şirkete dava açılması hatalı olduğundan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca somut olayda, uygun illiyet bağının da mevcut olmadığı gibi hukuka aykırılık unsurunun da gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından sigortalısı şirkete ve ... İnş San. Tic. AŞ'ye yapılan ödemelerin fahiş olduğunu, yangının sebep olduğu hasarların giderilmesi için yapılması gereken endüstriyel temizlik ve restorasyon işleri ile ilgili yeterli sayıda firmadan teklif alınarak fiyat karşılaştırması yapılmadığından maliyetin çok çok üstünde bir ödemenin ortaya çıktığını, sigortacının rücu hakkının, ancak ve ancak somut ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, takip talebinde, faizin başlangıç tarihi olarak ödeme tarihi olan 08.04.2014 tarihinin gösterilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, zira faizin başlangıç tarihi, borçlunun temerrüde düştüğü veya halefiyet davasının açıldığı tarih olduğundan takip tarihinden itibaren faiz talep edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; somut olayda, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı ... AŞ lehine 21/07/2013-21/07/2014 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kar Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesi düzenlendiği, poliçe kapsamındaki işyerinin zemin kısmının -aralarındaki işletme sözleşmesine istinaden- davalı tarafından restorasyonu sırasında 14/01/2014 tarihinde yangın meydana geldiği, yangının, davalı çalışanlarının gereken özen ve dikkati göstermemesinden kaynaklandığı, yangın sebebi ile davacının sigortalısının işyerinde meydana gelen toplam gerçek zararın 465.184,01 TL olduğu, davacının müşterek poliçe sebebi ile hasarın %25'inden sorumlu olduğu, davacının, davalıdan gerçek zararı talep edebileceği dikkate alınarak teknik bilirkişiler tarafından tespit edilen hasarın %25'inin kazanın meydana gelmesinde kusurlu olan davalıdan talep edilebileceği, davacı tarafından tanzim edilen poliçe teminatının USD cinsinden düzenlendiği gerekçelerine istinaden davanın kısmen kabülü ile, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazlarının 53.718,36 USD asıl alacak ve 2.307,68 USD işlemiş faiz olmak üzere 56.026,04 USD için iptaline ve takibin, asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, ayrıca alacak likit olmadığından inkar tazminatı talebinin de reddine dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayın, davalı tarafça yapılan restorasyon sırasında gerekli önlemlerin alınmaması neticesinde meydana geldiğini, dosyadaki delillere göre davalının kusuru ve sorumluluğunun tespit edildiğini, bilirkişilerin gerek kök gerekse ek raporda yer alan, meydana gelen hasara ilişkin hasar bedelinin belirlenmesi hususundaki inceleme ve tespitlerinin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili şirketin sigortalısı olan ... marka değeri olan ve ticari itibarı bulunan bir kuruluş olmakla, böyle bir kuruluşun restorasyon ve temizlik işlerinin sağladığı hizmetin standartlarına ve ticari hayatın gereklerine uymadan, gelişigüzel şekilde yapılmasının beklenmesinin mümkün olmadığını, dava konusu yangın hadisesinin yaşandığı tesis sıradan bir tesis olmayıp zincir otel işletmesi olarak hizmet vermekte, bu sebeple standardın üstünde kaliteye sahip ve marka değeri bulunan bir işletme olduğunu, bu nedenle yangın hadisesinin büyük bir zarara uğrattığı eşyaların bedelinin, piyasa şartları ve sigortalı otelin marka değerine uygun şekilde ödendiğini, ekspertiz raporunda tespit edilen miktarın, gerçek zararı yansıttığını, hükmedilecek zararın hesaplanmasında zarar verici olayın malvarlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında olumlu etkilerinin de değerlendirilmesi ve yarar ile zarar denkleştirilmek suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, hasara uğrayan özel tasarım şeklinde yapılan dekorasyona ilişkin teklifin, yine dekorasyonu yapan firmadan alındığını, yangından önceki haline getirilecek şekilde onarımın yapıldığı, başka bir ifadeyle zarar gören sigortalının mal varlığında gerçekten meydana gelen azalmanın, o miktarda giderildiğini, yapılan onarım kapsamında gerçek zarar miktarına ilişkin ödemenin yapıldığını, bu nedenle raporda belirtilenin aksine gerçek zarara ilişkin yapılan söz konusu ödemenin talep edilebileceğini, hasar miktarının belirlenmesine yönelik gereği gibi inceleme yapılmadan oluşturulan bilirkişi raporlarındaki hususlar dikkate alınmak suretiyle kurulan hükmün hatalı olduğunu, itirazları doğrultusunda hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle hüküm kurulması ve sigortalıya yapılan ödemeye ilişkin, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, dava dışı sigortalıya ödenen sigorta tazminatının hasar sorumlusu olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacının, davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 66.552,12 USD asıl alacak ve 2.846,24 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 69.398,36 USD'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Somut olayda, 21/07/2013-21/07/2014 tarihleri arasında USD üzerinden geçerli Ticari Klasik Yangın ve Yangına Bağlı Kar Kaybı Müşterek Sigorta Poliçesi düzenlenmiş olup poliçede belirlenen riziko adreslerinin sigortalandığı, yangının meydana geldiği ...'nın da riziko adresleri içinde bulunduğu, yangının, teminat kapsamında yer aldığı, davacı sigorta şirketinin sorumluluk payının %25 olarak belirlendiği, 14/01/2014 tarihinde yangın meydana geldiği, akabinde davacı tarafından 08/04/2014 tarihinde ... İnş. San. Tic. AŞ'ye 31.389,11 TL (restorasyon çalışmaları sebebiyle) ve sigortalı şirkete ise 51.760,59 USD ödenmiştir. 24/03/2014 tarihli Ekspertiz Raporunda, ... firmasından gelen teklifin en hızlı ve uygun olduğu, ilk teklifin 98.781,25 TL olduğu, bu teklifin, restoran kısmı hariç olarak verildiği, temizlik iyi devam edermen restorandaki onarım çalışmaları işinin de, malzeme dahil 38.278,74 TL + KDV ile yapılması konusunda mutabık kalındığı,  ...'nin yaptığı işin toplamının KDV dahil 125.556,41 TL olduğu, davacı sigorta şirketinin sorumluluk payına göre ödemesi gereken miktarın 31.389,10 TL olduğu, bunlar dışında restorant ve bodrum katlardaki ahşap işleri ve muhtelif onarım çalışmaları için ...'nin 360.407,64 TL teklif verdiği, sigortalı ile yapılan görüşmelerde, tesisin tüm dekorasyonunun, kendi firmaları tarafından çok özel tasarımlar ile yapıldığının bildirilmesi sebebiyle ...'nin teklifinin uygun bulunmadığı, bu işleri yapan firmanın ise, onarım için 528.600,69 TL teklif verdiği, rakamlar birebir karşılaştırıldığında ... firmasının bazı kalemlerde yüksek olduğunun görüldüğü, sigortalı ile yapılan görüşmelerde, firmanın bu işe bazı kalemlerde düşük bazı kalemlerde yüksek ancak toplamda çok daha uygun yapacağını belirttiği için herhangi bir fark uygulanmadan aynı şekilde değerlendirmeye alındığı, bu firma tarafından yapılan işlerin toplamının 465.184,01 TL olduğu (talebin 580.097,90 TL olduğu), bunun 58.128,78 TL'sinin makine ve cihaz hasarına ilişkin olduğu (26.184,14 USD), 407.055,23 TL'sinin ise demirbaş ve dekorasyon hasarına ilişkin olduğu (183.358,21 USD), davacı sigorta şirketinin sorumluluk payına göre ödemesi gereken miktarın 51.760,59 USD olduğu, 3. şahıs zararının ise 3.300,00 TL olduğu ve davacı sigorta şirketinin sorumluluk payına göre ödemesi gereken miktarın 825,00 TL olduğu, gerçekleşen riziko için, poliçede teminat olduğu, hasarın, poliçe vadesi içerisinde gerçekleştiği bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 12/06/2017 tarihli raporda; yangının, davalı şirketin yaptığı restorasyon çalışmaları esnasında gerekli önlemlerin alınmamasından ve çalıştırmış olduğu elemanların kusurlu davranmalarından meydana geldiği görüş ve kanaatine varıldığı, ... firmasının yaptığı iş toplamı olan KDV dahil 125.556,41 TL bedelin heyetlerince de uygun bulunduğu, davacı tarafından sigortalanan işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle oluşan zararın ilk temizlik sonrasında yapılması gereken işler için ilk temizliği yapan ... firmasınca verilen 360.407,64 TL'lik teklifle yaptırmak yerine, davacının sigortalısının talebi üzerine 465.184,01 TL bedelle yaptırıldığı ve bu aşamada davalı firmaya hiçbir şekilde bilgilendirme yapılmadığının anlaşılması sebebiyle heyetlerince dava dosyasında mevcut fiyat teklifleri ve karşılaştırmalı tablolar incelenerek söz konusu tadilatın en uygun bedelle yaptırılması gerektiği görüş ve kanaatine varıldığı, buna göre bu firma tarafından yapılan işler sebebiyle hasar tazminatının 159.845,80 USD olarak hesaplandığı, davacının sorumluluk payının (%25) 39.961,45 USD olduğu (88.714,42 TL), BMS tarafından yapılan iş toplamı 125.556,41 TL olduğundan davacının, sorumluluk payının (%25) 31.389,10 TL olduğu, davacının, sigortalısına yaptığı ödeme sebebiyle halef sıfatını kazandığı ve rücuen talep hakkının bulunduğu, davacının, zarar sorumlusundan sadece gerçek zararı talep edebileceği, buna göre talep edilebilecek toplam miktarın 120.103,52 TL olduğu bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26/02/2018 tarihli ek raporda, önceki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı görülmüştür. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 24/09/2018 tarihli 2. ek raporda ise, Mahkemenin, işlemiş faizin hesaplanmasına yönelik ara kararı bakımından, heyette hesap bilirkişisi bulunmadığından bir uzmanlıklarının bulunmadığı bildirilmiştir. Farklı bir bilirkişi tarafından sunulan 12/02/2019 tarihli raporda; bilirkişi heyetince tespit edilen 120.103,52 TL alacağın 17/11/2014 takip tarihindeki TCMB USD kuru (2,2358 TL) üzerinden dönüştürülmesi neticesinde 53.718,36 USD'nin bulunduğu, ödeme tarihinden takip tarihine kadar geçecek sürede istenebilecek faizin 2.307,68 usd olduğu, TL cinsinden talep edilebilecek faizin ise 8.660,58 TL olduğu bildirilmiştir. Uyuşmazlık, meydana gelen gerçek zarar miktarının ve buna göre davacının talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davacı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/6398 Esas 2020/3595 Karar sayılı ilamı). Somut olayda, davacı taraf, Mahkemece aldırılan bilirkişi heyeti raporunun aksine eksper raporunda tespit edilen miktarın, gerçek zararı yansıttığını ve buna göre yapılan ödemenin rücuen tazmini gerektiğini ileri sürmüştür. Eksper raporunda, hasarın onarımı kapsamında ...'nin yaptığı işin toplamının KDV dahil 125.556,41 TL olduğu yönündeki tespit, bilirkişi heyeti tarafından da uygun bulunmuş olup bilirkişi heyeti, ... tarafından yapılan onarımın dışında kalan restorant ve bodrum katlardaki ahşap işleri ve muhtelif onarım çalışmaları işinin, ... tarafından 360.407,64 TL teklif verilmiş iken daha yüksek teklif veren firmaya verilmesinin uygun olmadığından bahisle eksper raporunda yapılan tespitlere katılmayarak dava dosyasında yer alan mevcut fiyat teklifleri ve karşılaştırmalı tabloların incelendiğinden bahisle söz konusu tadilatın en uygun bedelle yaptırılması gereken miktarı tespit etmiştir. Mahkemece ise, bu doğrultuda karar verilmiştir. Davacı taraf, sigortalısı olan otelin, sıradan bir tesis olmayıp standardın üstünde kaliteye sahip ve marka değeri olan bir işletme olması sebebiyle yangın dolayısıyla oluşan zararın da bu doğrultuda ödendiğini, ayrıca hasara uğrayan özel tasarım şeklinde yapılan dekorasyona ilişkin teklifin, yine dekorasyonu yapan firmadan alındığını ve yangından önceki haline getirilecek şekilde onarımın yapıldığını, bu nedenle gerçek zararın, eksper raporu ile tespit edildiğini ileri sürmüştür. Öncelikle, zarar gören dekorasyonun, sadece bunu yapan firma tarafından onarılıp eski haline getirileceğinden söz edilemez. Kaldı ki bu dekorasyonların özel olup olmadığı ve sadece bunu yapan firma tarafından onarılabileceği belli olmadığı gibi eksper raporunda yapılan işlerin listesi dikkate alındığında onarımın, sadece dekorasyona ilişkin olmadığı da anlaşılmaktadır. Burada önemli olan davacının sigortalısının uğradığı gerçek zararı tespit etmektir. Zira rücu şartlarının oluşması halinde, kusurlu görülen taraf, ancak gerçek zarar miktarından sorumlu olup sigortacı tarafından, gerçek zarar miktarının üzerinde yapılan ödemelerden sorumlu tutulamayacaktır. Daha uygun fiyat teklifi veren firma varken salt öncesinde dekorasyonu yapmış olması o firmaya işin verilmesini gerektirmez. Bu nedenle davacı vekilinin, gerçek zararın, eksper raporunda tespit edilen zarar olduğuna ilişkin gerekçeleri yerinde olmadığından yeniden bilirkişi raporu alınmasına da gerek bulunmamaktadır. Mevcut fiyat teklifleri ve karşılaştırmalı tablolara göre bilirkişi heyetince tespit edilen gerçek zarar miktarı gözetilerek Mahkemece hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan, davacı vekili istinafında, sigortalıya ödemenin yapıldığı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, zaten ilk derece Mahkemesince de, ödemenin yapıldığı tarihten takip tarihine kadar olan süreye göre yapılan faiz hesabına göre karar verilmiştir. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine  dair  aşağıdaki  şekilde hüküm  kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/452 Esas 2020/195 Karar ve 24/06/2020 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,2‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi ile aynı Kanunun 362/1a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 08/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f6add1dc0079f58","SID":"efba83acb25b6b58"}}