{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/440 <br>KARAR NO: 2024/155<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 07/10/2020<br>NUMARASI: 2018/665 E. -  2020/620 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraf vekillerince  istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı banka tarafından müvekkili aleyhine 26.05.2004 tanzim tarihli  genel kredi sözleşmesine dayalı olarak ihtarname keşide edildiğini ve akabinde  İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı  dosyası ile icra takibi başlatıldığını,  davacı imkân bulduğunda ve icra dosyasını tetkik ettiğinde, takip dayanağı 26.05.2004 tarihli sözleşmede müşterek müteselsil kefil olarak kendisine atfedilen imzanın eli ürünü olmadığını gördüğünü ve emin olmak için özel bilirkişi incelemesi yaptırdığını, istihsal edilen özel bilirkişi raporunda da imzanın kendisine ait olmadığının belirtildiğini, bunun üzerine davalıya, takip talebi ve özel bilirkişi raporu eklenerek İstanbul ... Noterliğinin  ... yevmiye sayılı ve 29.03.2010 tarihli ihtarnamesinin  keşide edildiğini, 05.04.2010 tarihinde tebligat yapılmış olmasına rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek,  davacının davalıya İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası ve takip dayanağı olan 26.05.2004 tanzim tarihli  genel kredi  sözleşmesinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin dava dışı borçlu ... San. Ltd. Şti.ile 26.05.2004 tarihli kredi genel sözleşmeleri imzaladığını, kredi tahsisi yapıldığını, sözleşmenin davacının tarafından müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, kredilerin geri ödenmediğini, davalıya ve borçlulara ihtarnamesi keşide edilerek hesap özeti gönderildiğini,  ihtarnameye rağmen ödeme yapmayan davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas (eski ... E.) sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının kefalete ilişkin iddialarının  geçersiz olduğunu, davalı ile yazılı şekilde sözleşme yapıldığını, davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak bu sözleşmeyi imzaladığını, dolayısıyla borcun tümünden sorumlu olduğunu, kredilere ilişkin banka kayıtları ve sözleşmeler incelendiğinde itirazların haksızlığının görüleceğini  savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"Mahkememizce tüm deliller toplanmış, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmış, davacı tarafından kendisine ait ıslak imzalı evrak asılları ve dava konusu genel kredi sözleşmesi dosya arasına celp edilmiş, 25/02/2019 tarihli ara karar ile dosyanın dava konusu genel kredi sözleşmesindeki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda imza incelemesine yönelik rapor alınmak üzere Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar verilmiştir. 20/09/2019 tarihli raporunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi; inceleme konusu sözleşmede ...'ye atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nin eli ürünü olmadığı hususlarını bildirir kanaat raporunu mahkememiz dosyasına ibraz etmiştir. Dava, 26/05/2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesindeki müşterek müteselsil kefillik kısmındaki imzanın sahteliği iddiasına dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı davaya konu sözleşmedeki  müşterek müteselsil kefillik kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü, Mahkememizce imza örnekleri toplandıktan sonra dosyanın Adli Tıp Kurumu’na gönderildiği, Adli Tıp Kurumu’nun yapmış olduğu incelemede davacının mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel davacı ...'nin eli ürünü olmadığı sonucuna ulaştığı, raporda, davacının Genel Kredi Sözleşmesindeki kefalete ilişkin kısmın  tanzim tarihinden önceki tarihli samimi imzalarını içeren mukayese konusu belge asılları (10/04/1997 tarihli, düzenleme genel vekaletname, 19/12/2003 tarihli, vekaletname, 19/12/2003 tarihli, imza sirküleri, 01/10/2003 tarihli, düzenleme genel vekaletname, 05/11/1999 tarihli, düzenleme özel vekaletname) üzerinde karşılaştırma yapıldığı,  raporu düzenleyen bilirkişilerin konusunda uzman ve adli tıp ve grafoloji uzmanı olan üyeler oluşu da dikkat alındığında yeniden ATK Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınmasına gerek bulunmaması ve bilirkişi heyeti raporunun olaya, oluşa ve Yargıtay uygulamalarına uygun denetlenebilir gerekçeler içermesi gözetilerek; bu rapor hükme esas alınarak imzanın davacıya ait olmadığı hususunda yeterli kanaate varılmış olup bu itibarla takibe başlayan ve icra dosyasına sunduğu imzaların borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklı olduğundan bu iddiayı ispat külfetinin de davalı alacaklıya ait olduğu, davalının bu iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile takibe konulan 192.578,82 TL tutarlı GKS’den kaynaklı alacaktan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine,  davalı tarafça dava konusu GKS’ye istinaden davacı hakkında icra takibi başlatılmışsa da, yapılan bu takibin kötü niyetle yapıldığının davacı tarafça ispat edilememesi nedeniyle kötüniyet kanıtlanamadığından bu talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... ( ... Eski Esas ) Esas sayılı dosyasında borçlu olunmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup kararın  kaldırılması gerektiğini,  Adli Tıp Kurumuna ait rapor incelendiğinde, davaya konu kredi sözleşmesindeki imzanın “kuvvetle muhtemel”  adı geçen borçlunun eli mahsulü olmadığı yönündeki tespitinin  kesin, net  bir tespiti içermediğini, bu haliyle söz konusu raporun kabulünün mümkün olmadığını, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan imza incelemesinde kullanılan mukayese belgelerin bahse konu kredi genel sözleşmesinin imza tarihinde mevcut belgeler olmadığı gibi, söz konusu belgelerin imza incelemesi yapılması için yeterli olmadığını, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2019 tarih, 2019/627 Esas,  2019/6023 Karar sayılı kararında ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 26.06.2019 tarih, 2016/25406 Esas,  2019/7780 Karar sayılı kararlarının da bu beyanları yönünde olduğunu,  söz konusu kararlarda da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmadığını, üniversitelerin Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden ( grafoloji alanında uzman ) oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davacı tarafından süresinde imza itirazı yapılmadığını, 10 yıl sonra işbu dava ikame edilerek borç inkarı yapıldığını, süresinde imza itirazı yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın  reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili, katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusu maddi gerçeğe, usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediğinden bahisle  tazminat talebinin reddedildiğini,  ancak dava  açmadan evvel imzanın davacıya ait olmadığı yönünde görüş bildiren  özel bilirkişi raporunun ihtarname ekinde davalıya gönderildiğini, davalının buna rağmen icra takibine devam ettiğini, bu nedenle eldeki davayı açtıklarını, davalı banka olup bankaların bir güven kurumu olduğunu, sahte imzalı evrakın davalının huzurunda imzalanması gereken bir evrak olduğunu, davalının sahte imza ile kefil aldığını, evrakın huzurunda imzalanmadığına dair bir savunma da yapmadığını,  davalının sahteciliğin faillerinden olduğu gibi  tacir olan davalının basiretli  tacir gibi hareket etme yükümlülüğü olduğunu,  bu sebeplerle davalının kötüniyetli olduğunu ve kötüniyet tazminatı şartlarının oluştuğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, davacı müteselsil kefilin genel kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasına dayalı olarak İİK'nın 72.maddesi gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı ile dava dışı ... San. Ltd. Şti.arasında 26.05.2004 tarihli kredi genel sözleşmesi imzalandığı, sözleşmede  davacının  müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu,  kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı yanca kat ihtarnamesi düzenlediği, ardından İstanbul ...İcra  Müdürlüğünün ... Esas (eski ... E.) sayılı dosyasıyla   borçlu şirket ve diğer  müteselsil kefiller ile davacı hakkında  toplam 192.578,82 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davacının kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ederek eldeki davayı  açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacıdan imza örnekleri alınmak suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 20.09.2019 tarihli raporunun alındığı,  davalı yanca bu rapora itiraz edildiği, mahkemece itiraz reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmektedir. Sözleşmedeki imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti bunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK'nın 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 Esas, 2006/231 Karar sayılı ilamı). Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 20.09.2019 tarihli raporunda  \" inceleme konusu sözleşmede ...'ye atfen atılı basit tersimli imzalar ile ...'nin mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel ...'nin eli ürünü olmadığı ...'' şeklinde görüş bildirilmiştir. Bu haliyle, Adli Tıp Kurumundan alınan bilirkişi raporunda, incelemeye konu imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmemiştir. Bilirkişi raporunun Adli Tıp Kurumundan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamayacağından kesin kanaat bildirmeyen mevcut rapora göre sonuca gidilemez. Zira Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin imza incelemesi hususunda son mercii olarak kabul edilmesi gerektiğine dair yasal düzenleme bulunmamaktadır (Yargıtay HGK'nın 13.03.2015 tarih ve 2015/12-49 Esas, 2015/1022 Karar sayılı sayılı ilamı). Bu durumda mahkemece; masrafı ispat yükü üzerinde olan davalı/alacaklı tarafından karşılanmak suretiyle (Yargıtay 12. HD'nin 2016/17864 E., 2017/9308K.) grafoloji ve yazı bilimi dalında uzman bilirkişilerden oluşturularak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kesin kanaat içermeyen ve dolayısıyla uyuşmazlığa çözüm getirecek nitelikte bulunmayan rapor hükme esas alınıp yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir (Yargıtay 19.HD'nin 2016/11495 E., 2017/6297K.; 2014/10549 E.,2014/16523K.; Yargıtay 12 HD'nin 2016/10533 E.,2017/1777K., 2016/17438E.,2017/9480 K., Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 18/03/2021 tarih 2020/2943 Esas 2021/2617 Karar, 20/01/2021 tarih 2020/3521 Esas 2021/212 Karar ve 25/01/2021 tarih 2020/3628 Esas 2021/341 K. ). Bu durumda mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşıldığından taraf vekillerinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinafa konu kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, tarafların işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.08.02.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91996110d7c9c851","SID":"9f690b52d4949023"}}