{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/79 <br>KARAR NO: 2024/118<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16.09.2020<br>NUMARASI: 2016/226 E. - 2020/580 K.<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2016/414 ESAS<br>VE 2017/137 KARAR SAYILI DOSYASI <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat<br>Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl  davanın kabulüne, karşı davanın ve birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı- birleşen davada davacı ve davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili,  dava dilekçesinde özetle;  gıda ürünleri alım satımı ile iştigal eden müvekkili firmanın ... firmasından 20/08/2015 tarihinde, 2 palet dondurma satın aldığını, bu ürünün Parma/İtalya'dan İstanbul'a taşınması işini sözleşme ile davalı lojistik firmasına verdiğini, davacı firmanın ayrıca davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, taşıma işinin davalı lojistik firması tarafından tırla gerçekleştirildiğini, taşınan ticari emtianın 25/08/2015 tarihinde Beylikdüzü/İstanbul'daki ... A.Ş'ye ait depoya getirilip tahliye edildiği esnada, ürüne ait soğuk zincirin bozulduğunu, bu bozulma nedeniyle kolilerin üzerinde karlanma meydana geldiğini, davalı taşıyıcının bahse konu emtiaları yüksek sıcaklıkta taşıyarak zayi olmalarına neden olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 55.027,34 TL meydana gelen zararın davalı taşıyıcıdan eylemin gerçekleştiği tarihten, davalı sigorta şirketinden ise poliçe miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla kendisine hasar bildiriminin yapıldığı tarihten itibaren geçerli olmak kaydıyla ticari işlerde uygulanan en yüksek faiz oranıyla birlikte tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı sigorta şirketi vekili savunmasında özetle; davaya konu olayda abonman sözleşmesinde bulunan soğutma ve havalandırma aygıtlarında 24 saatlik arıza klozu gereği nakliye aracının 24 saatlik aralıksız arızaya maruz kaldığının ispatlanamadığından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Asıl davada davalı ... şirketi vekili savunmasında özetle; davacı tarafın delillerinin asıllarını örnekleri ile sunmasına ve taraflarına tebliğine, ek beyan ve karşı delil sunma hakkının saklı tutulmasına, davanın husumet yokluğundan reddine, davanın faiz talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 07.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu neticesinde alacak miktarlarını 68.478,86 TL'ye yükselttiklerini belirterek, söz konusu bedelin hasar bildirim tarihinden itibaren ticari faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili ıslah dilekçesine karşı beyanında, ıslah ile artırılan kısmın zamanaşımına uğradığını, söz konusu miktarın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ... AŞ vekili ıslah dilekçesine karşı beyanında, talebin zamanaşımına uğradığını, davanın ıslahla artırılan kısmının zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini bildirmiştir. Birleşen  davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işyerinin 24/08/2015 tarihli 11.357,06 bedelli fatura - cari hesap nedeni ile müvekkili işyerine borçlu olduğunu, yapılan tüm uyarılara rağmen davalı işyerinin borcunu ödememesi üzerine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, ancak davalı işyerinin bu borca yetki itirazında bulunduklarını, 818 sayılı mülga B.K. Madde 73/1 ve 6098 sayılı Yeni Borçlar Hukuku madde 89'a göre söz konusu alacağın para alacağı olduğundan dolayı hukuka aykırı olmadığını, söz konusu ihtilafla ilgili olarak yaptıkları yazışmalarda da iş bu taşıma işleminin yaplması talep edildiğinden ve teslim yeri de müvekkili işyerinin ödeme zamanındaki yeri olan Esenler olduğundan yetkili İcra Müdürlüklerinin Bakırköy olduğunu, davalı tarafından borca ve faize yapılan itirazı da kabul etmediklerini, davalı tarafla yapılan görüşmelerde müvekkilini oyaladıkları için Bakırköy İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile takip başlattıklarını, her iki tarafın tacir olması nedeniyle davalı tarafın yapmış olduğu  faize  itirazın kanunen uygun olmadığını iddia ederek, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamına, alacağın %20'nden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Birleşen  davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili  aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlattığını,  ödeme emrinin 04/03/2016 tarihinde taraflarına tebellüğ edildiğini, süresinde borca, faize, ferilerine ve yetkiye olan itirazları üzerine itirazın iptali için huzurdaki davanın açıldığını davanın haksız olduğunu savunarak,  davanın ve takibin iptaline, haksız ve kötü niyetli olan alacaklının iddia edilen %20'nden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Taşıyıcı hasarsız teslim aldığı malları, varış yerinde hasarlı olarak teslim etmiş durumdadır. Malın ... A.Ş katılımı ile imha edilmiştir.  CMR konvansiyonunun 23 maddesi uyarınca  taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat yükün taşınmaz üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Malın kıymeti, ticaret borsası fiyatına göre saptanır. Eğer böyle bir fiyat yoksa geçerli piyasa fiyatlarına göre, eğer ne ticaret borsası  fiyatı ne de geçerli piyasa fiyatı mevcut değilse tespit, aynı cins ve kalitedeki  malların piyasa rayicine göre belirlenir. Bununla beraber taşıyıcının  sorumluluğu, eksik brüt  ağırlığın kilogramı başına 8.33 hesap birimini aşmayacaktır. Dosyada emtianın brüt ağırlığı esas alınarak yapılan hesap sonucunda oluşan hasarın sınırlı sorumluluk üst limitinin altında olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu taşımaya  ilişkin davalı taşıyıcının  kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketinin emtia sigortacısı olarak eksik teselsülle sorumlu olduğu, davalı karşı davacının ise kusuru nedeniyle navlun bedelini isteyemeyeceği kanaat oluşmuş, asıl davanın kabulü ile karşı ve birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş, mahkememiz kısa kararında davalı sigorta şirketi yönünden hüküm verilmesi hususu göden kaçmakla gerekçeli kararda tamamlanmakla...\" gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 55.027,34 TL'nin hasarın  öğrenildiği 31/08/2015 tarihinden, 13.052,74 TL'nin ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile davalı ...'dan ve poliçe limitiyle sınırlı olarak davalı ... sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, karşı ve birleşen davanın reddine, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminat taleplerinin reddine  karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı/birleşen dosya davacısı ve davalı sigorta şirketi  vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... Dış Tic. AŞ. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine karar verildiğini, savunmalarının, zarara ilişkin tazminat taleplerine  dayanak delillerinin dikkate alınmadığını, hükme esas alınmaya elverişli bulunmayan rapora dayanılarak karar verildiğini, uyuşmazlıkta iddianın aksine müvekkilinin fiili taşıyan olmadığını ,davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taşımayı yapan aracın maliki ile kullanımının farklı firmalara ait bulunduğunu, taşınan malların üzerinde aracın elverişsizliğine dayalı bozulma gerçekleştiği iddia edilse dahi müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, CMR Hamule Senedinde ise açıkça yükleme ve istiflemeden dolayı oluşacak hatalardan taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı kaydının mevcut olduğunu, araç şoförü tarafından düzenlenen tutanakta dondurma paletlerinden üstündeki iki kolinin patlak olduğu, kolilerin yükleyici tarafından araca ters bir şekilde yüklenmiş olduğu ve henüz yükleme aşamasında dahi kolilerde buzlanma olduğu hususlarının beyan edildiğini, bu tutanağın dikkate alınmadığını, söz konusu ürünlerin genel olarak -20/-25 C'de taşındığını, bu sıcaklığın yüklerin taşınması için ideal bir ısı aralığında olduğunu, müvekkili taşıma şirketinin ilgili yükleri gerekli koşullarda muhafaza ettiğini, faiz ve tazminat tutarının fahiş olduğunu, CMR Konvansiyon hükümlerine aykırılık oluşturulduğunu, bilirkişi raporuna göre hüküm tesis edildiğini, raporun yetersiz olduğunu, davanın özüne ilişkin esaslı noktaların aydınlatılmadığını, somut olayda iddia olunan hasarların kamyon soğutucusunun layıkıyla çalışmasına rağmen, yükleyicinin hatalı istiflemesi sonucu yeterli sirkülasyonunun olmamasından dolayı meydana gelmiş olduğunu, somut olayda gümrükte beyan edilen tutar ile mal değeri ile diğer değerler arasında fark bulunduğunu, ıslah talebinin zamanaşımına uğradığını, CMR Konvansiyonunun 32/1.maddesi gereğince bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, 25.08.2015 tarihinde tamamlanmış olan taşımanın TTK ve CMR uyarınca bir senelik zamanaşımına tabi olduğundan, bir sene geçtikten sonra yapılan ıslah talebinin zamanaşımana uğramış olmasına rağmen kabulünün isabetli olmadığını, karşı davanın red kararının ise haksız ve yersiz olduğunu, navlun alacaklarının borçlu tarafından ödenmesinin yasa ve usul gereği olduğunu, red kararının haksız olduğunu iddia ederek, mahkeme kararının kaldırılmasını, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olarak kabulüne karar verildiğini, olayda abonman sözleşmesinde bulunan soğutma ve havalandırma aygıtlarından 24 saatlik arıza klozu gereği nakliye aracının 24 saatlik aralıksız arızaya maruz kaldığı ispatlanamadığından müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, davacı sigorta şirketi tarafından İtalya'daki firmadan satın alınan emtianın İtalya -Türkiye arasında davalı taşıma firması tarafından temin edilen araç ile taşınmakta iken, araç içi sıcaklığının düzensiz periyotlarla yükselmesi neticesinde hasarlandığı ve bunun üzerine dava açıldığını, arıza klozu incelendiğinde, ısı farkının 24 saat veya daha fazla süre arızalanması husususun görüleceğini, kesintisiz olarak 24 saat arıza olup olmadığının değerlendirilmediğini, düzenlenen ekspertiz raporunda sıcaklık kayıt çıktılarının mevcut diğer bulgu ve belgelerden aracın 24 saatlik aralıksız arızaya maruz kaldığının ispatlanamadığının belirtildiğini, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davalı taşıyıcı ile birlikte müşterek, müteselsil sorumlu olmadıklarını, müteselsil hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,  ıslah aşamasında zamanaşımına uğradığını, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını iddia ederek, kararın kaldırılmasını davanın  reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Asıl dava uluslararası kara yolu ile eşya taşımasından kaynaklanan hasarın tahsili istemine, birleşen dava ise  navlun bedeline dair fatura alacağının  tahsili istemiyle başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, karşı ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davalı/birleşen dosya davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında davacının ithalatçı firma olduğu, davalı şirketin akdi taşıyıcı firma olduğu, davalı sigorta şirketinin asıl davalı şirketin nakliyat abonman sigorta şirketi olduğu, İtalya'dan ithal edilen ürünlerin hasarlandığı konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, CMR Konvansiyonu hükümleri kapsamında davalıların sorumlu olup olmadığı, davalı taşıyıcıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davalı sigorta şirketinin meydana gelen hasardan dolayı sorulu olup olmadığı , hasarın poliçe teminatında olup olmadığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olup olmadığı, davacının ıslahla artırmış olduğu miktarının zamanaşımana uğrayıp uğramadığı ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına dairdir. Dosya kapsamından, davacı  şirket tarafından, İtalya'da yerleşik ... Firmasından 2432 koli, 3280 Kg, hindistan cevizli ve limonlu dondurma emtiasını teslim şekli Ex Works olarak satın  aldığı, söz konusu emtianın İtalya -Türkiye nakliyesini davalı ... Ltd. Şti. tarafından temin edilen .../... plakalı soğutucu tertibatlı frigorifik dorseli tır aracına, İtalya firmasına soğuk hava deposu hizmeti veren firma tesislerinden 18.08.2015 tarihinde yüklendiği,  25.08.2015 tarihinde sigortalıya soğuk hava hizmeti veren depoya vardığında yapılan kontrollerde, -16 C sıcaklık tespit edildiği, hasar ile ilgili CMR üzerine şerh düşüldüğü, ayrıca araç sürücüsünün imzasının alındığı, 25.08.2015 tarihli antrepo hasar tutanağında ürünlerin -18 C olması gerekirken -16 C olduğunun tespit edildiği, ürün kolilerinin üstünde buz parçalarının olduğunun görüldüğü ifadelerinin yer aldığı, teslim alan ve teslim eden bölümlerinin imzalı olduğu, sigorta poliçesinin soğutma ve havalandırma aygıtlarından 24 saatlik arıza klozu başlığı ile sigorta taşıyıcı aracın soğutma ve havalandırma aygıtının aralıksız ve en az 24 saat veya daha fazla bir süre  arızalanması nedeniyle oluşan ısı farkı sonucu malların bozulmasını temin eder ifadelerine yer verildiği, hasarla ilgili olarak 09.102015 tarihli ekspertiz raporunun düzenlendiği, ekspertiz raporunda satıcının ..., alıcının davacı şirket emtia cinsinin hindistan cevizli ve limonlu dondurma olduğu, hasar tutarının 55.027,34 TL olarak bildirildiği, ekspertiz raporunda istif şeklinin hasarın oluşumunda etkisi olmadığının belirtildiği, ambalaj malzemesinin ahşap palet, oluklu mukavva, streç film, baskılı plastik teklik paketler, tekli pakelerde bulunan dondurmalar gerçek hindistan cevizinden yapılan kabukların içerisinde dondurma kısmı baskılı filim ile kapatılmış halde bulunduğu, ambalajlanmanın hasarın oluşumuna etsinin olmadığı, sigortalı tarafından emtia zararının  tamamen talep edildiği, emtianın dondurulmuş gıda ürünü olduğu, nakliye sırasında sıcaklık yükselmesi sebebiyle soğuk zincir kırılmasına maruz kaldığı, hasara konu emtia miktarının tamamı olacağı, söz konusu şoförün beyanında, dondurma paletlerinin ikişerli olduğu, tek sıra olarak yükleme yaptırıldığı, üstteki iki paket kolilerin patlak olduğu, malı yükleyen kişilerin kolileri ters şekilde yüklediğini, yüklediği yerde kolilerde buzlanma olduğunu, görevlinin -25 C derece dediğini, CMR -22 C yazdığını, kendisinin -25 C derece olarak malı getirdiğini ifade ettiği, ancak taraflarına iletilen araç içi sıcaklık kayıtlarında düzensiz aralıklarla -11 C ile -15 C aralığında sıcaklık yükselmelerinin olduğunun görüldüğü, ayrıca 22.08.2015 saat 18.30 'da +29,4 C olarak görüldüğü, soğuk zincir kırılmasına maruz kalan gıda ürünlerinin tüketiciye sunulmasının yasaklanması ile ilgili mevzuatın dikkate alınması gerektiğini, emtianın tamamının hasarlı olarak değerlendirildiği, toplam tazminat tutarının muafiyet tenzili neticesinde 55.027,34 TL  olduğunun belirtildiğini, davacı şirketin, davalı sigorta şirketine hasar bedelinin ödenmesi amacıyla talepte bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından 27.10.2015 tarihli cevabi yazıda mevcut hasarın araç içerisinde derece farklılığı nedeniyle bozulma sonucu meydana geldiğinin belirlendiği, poliçede 24 saat arıza klozunun mevcut olduğu, 24 saat aralıksız bir arızaya maruz kaldığının belirlenmediği belirtilerek teminat dışı olarak değerlendirildiği ve ödemenin gerçekleştirilmediği, davacı şirket tarafından davalılardan ... şirketine 27.08.2015 tarihli Beyoğlu ...Noterliğinde düzenlenen ihtarnameyi keşide ederek ürünlerin antrepoya alımı sırasında -18 C olması gerekirken, - 16 C olduğunun tespit edildiği ve yine mail ve tutanaklarda,- 12 C, -13 C 'lere kadar çıktığının belirtilerek, mağduriyetlerinin giderilmesinin istendiği, davalı ... şirketi tarafından Bakırköy ...Noterliğinde düzenlenen 31.08.2015 tarihli cevabi ihtarnamede iddia edilen hasarın kabul edilmediği, herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı belirtilmiştir. Bunun üzerine davacı şirket tarafından 10.03.2016 tarihinde dava açılmıştır. Mahkemece bilirkişi raporu ve ek raporları alındıktan sonra hüküm tesis edilmiştir. Kısa kararda;\"...1-Asıl davanın KABULÜNE, 55.027,34 TL'nin hasarın  öğrenildiği 31/08/2015 tarihinden, 13.052,74 TL'nin ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karşı davanın REDDİNE, koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,...\" şeklinde karar oluşturulduğu; gerekçeli kararda ise \"...1-Asıl davanın KABULÜNE, 55.027,34 TL'nin hasarın öğrenildiği 31/08/2015 tarihinden, 13.052,74 TL'nin ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile davalı ...'dan ve poliçe limitiyle sınırlı olarak davalı ... sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine,...\" şeklinde hüküm tesis edilmiştir. Görüldüğü üzere mahkemenin kısa kararında davalılardan ... Sigorta şirketi aleyhine herhangi bir karar verilmemiş iken gerekçeli kararda bu hususun gözden kaçırıldığı belirtilmek suretiyle, her iki davalı yönünden hüküm tesis edilmiştir.  HMK'nın 298/2. maddesi gereğince gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olmuştur. Yasanın düzenlemesi emredici niteliktedir. HMK'nın 294 vd. maddesinde  hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açık yargılamada belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi, dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı açıkça gösterilmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da olanaksız kılmaktadır (Yargıtay 11.HD 2017/4371 E- 2019/4071 K sayılı, 22.05.2019 tarihli kararı. Aynı dairenin 2019/639 E- 2019/1537 K sayılı ve  25.02.2019 tarihli kararı. Yargıtay HGK'nun 2009/19-109 Esas- 2009/123 Karar sayılı, 29.04.2009 tarihli kararı). Kabule göre ise; her iki davalı vekili tarafından davacının ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı definde bulunulmuş olmasına rağmen, bu konunun gerekçede değerlendirilmemiş olması isabetli görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esasına dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı  veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harçlarının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine, 4-İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran taraflara iadesine, 5-Taraflarca  yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve  kesin olarak karar verildi.01.02.2024<br>KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc2b09e32e7c1fbb","SID":"b48ccf8b32392bbd"}}