{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>13. HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/207 <br>KARAR NO: 2024/341 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I <br>İNCELENEN KARARI VEREN <br>MAHKEME: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ: 27/12/2023 <br>DOSYA NUMARASI: 2023/981 Esas - 2023/1374 Karar <br>DAVA: Şirketin İhyası <br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024 <br>İlk Derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mah., ... Sok., ... Sitesi,... Apt., No:.. Güngören/İstanbul merkez adresinde faaliyette bulunan ... Ticaret Limited Şirketi, Beyoğlu ... Noterliği'nin 08.12.2021 tarih .. sayı ile tasdikli, 30.11.2021 tarihli 13 sayılı genel kurul kararı ile 10.12.2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 10.12.2021 tarih ve ... sayı numaralı sayfa 345’te Türk ticaret kanununa uygun olarak sicilden terkin edildiğini, ilk kuruluşta şirketin iki ortaklı kurulduğunu,  ancak sonradan ortaklardan birinin ayrılmasıyla kuruluşundan yaklaşık 3 yıl sonra şirketin %5 hissesinin şirketin iki ortaklı olması zorunluluğundan kaynaklı, davacının eşi olan ...‘in üzerine geçirildiğini, bu hisse sadece 1 yıl süreyle bu kişinin üzerinde kalmış ve 2012 senesinde de hisselerin tamamı davacı ...’in üzerine geçtiğini, bu hisse devrinin yapılma gerekçesinin, limited şirketlerin ortak yapısından kaynaklı oluşundan usulü bir şirket hisse olduğunu, bu zorunlu şart kalktıktan hemen sonra hisselerin tamamının davacının üzerinde tekrar birleştiğini, ... 'in 2011 yılından 2018 yılına kadar bu şirkette sigortalı olarak şirketin muhasebe kısmına bakmak suretiyle çalıştığını, aile hukukundan kaynaklı halen derdest bulunan Bakırköy 2. Aile Mahkemesi'nin 2023/130 E. sayılı davası kapsamında delillerin celp edilmesi ile ...’in şirkette ortaklığı bulunduğu dönem dahil olmak üzere, çalışmış olduğu 7 yıllık zaman dilimi içerisinde kendi adına 6 ayrı bankada ve 125 adet hesap açtırmak suretiyle tespit edebildikleri kadarıyla günün reel değeri üzerinden 33.000.000.-TL.’nin üzerinde şirketin paralarını kendi üzerindeki hesaplara aktardığını, Şirketin 3. Özel ve tüzel kişilerdeki alacaklarının tamamının muhasebe kontrolünün ...’in elinde olması ve davacının bu kişiyle evli olmasının, bu süreçte davacının en ufak bir şüpheye düşmemiş olması sonucunu doğurduğunu, buna ilişkin belgelerin ekli olduğunu,  şirketin an itibariyle tasfiye edilmiş bulunmasından dolayı, şirkette tespit edilen yolsuzluk ve hırsızlığın yetkili merciler nezdinde hukuk ve ceza dava işlemlerini fiilen yetki alamadıklarından dolayı yapamadıklarını,  davacının bu davayı açmasında üstün hukuki yararının bulunduğunu beyanla  Beyoğlu ... Noterliğinin 08.12.2021 tarih ... sayı ile tasdikli, 30.11.2021 tarihli 13 sayılı genel kurul kararı ile 10.12.2021 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 10.12.2021 tarih ve ... sayı numaralı sayfa 345’te Türk Ticaret Kanununa uygun olarak sicilden terkin edilen ... Ticaret Limited Şirketi’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sicil müdürlüğünün TTK madde 32 ve ticaret sicili yönetmeliği'nin madde 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, mahkememizce dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verildiği takdirde TTK 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu beyanla zorunlu yasal hasım olduklarını, ticaret sicil müdürlüğünün dava açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamalarını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi  27/12/2023 tarih ve 2023/981 Esas - 2023/1374 Karar sayılı kararı ile; \" Dava, ... Ticaret Limited Şirketi’nin ihyası istemine  ilişkindir. Şirket ihyası davalarında yetkili Mahkeme limited şirketler açısından TTK.nın 643. maddesinin göndermesiyle TTK.nın 547/1. maddesinde belirtildiği üzere şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesidir. Bu yetki düzenlemesi kamu düzenine ilişkin olup kesin yetki kuralıdır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/04/2018 tarih ve 2018/1409 E., 2018/2580 K. sayılı ilamı, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesinin 27/06/2019 tarih ve 2018/1577 E., 2019/898 K. sayılı ilamı.) HMK.nın 114/1-ç maddesine göre yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması dava şartlarından olup aynı yasanın 115/2. maddesi gereğince dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususu davanın her aşamasında Mahkemece resen gözönüne alınması gerekir. İhyası talep edilen şirketin merkezinin bulunduğu yerin Merter ilçesinde olduğu, mahkememizin yetkili ve görevli olduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, açılmış bir davanın esasının incelenebilmesi (davanın mesmu, yani dinlenebilir olabilmesi) bazı şartların tahakkukuna bağlı olup bunlara dava şartları denir. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil davanın esasını girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar var olmalıdır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması ya da bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda mahkeme davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddetmesi gerekir. Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmıştır. (HMK 114/1-h) 6100 sayılı HMK`nın 114/1-h maddesine göre \"hukuki yarar\" dava şartı olup mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Bu sayede, iç hukukumuzun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme)`nin 6. maddesi ve 1982 Anayasası`nın 36. maddesinde düzenlenen \"hak arama özgürlüğü'nün dürüstlük kuralına uygun kullanılması sağlanabilecek; bu durum, haksız davalar açmak suretiyle, dava hakkının kötüye kullanılmasına karşı bir güvence oluşturacaktır.Dava açmaktaki hukuki yarar  için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olmalı, bu yarar dava açan hak sahibi ile ilgili olmalı ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmalıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın olduğundan söz edilebilir. Bir mahkeme kararına ihtiyaç yoksa hukuki yarardan söz edilemez (Pekcanıtez H., Atalay, O./Özekes, M.: Medeni Usul Hukuku, Ankara 2011, s.297). TTK. 547. Maddesinde belirtilen ek tasfiyenin ne şekilde yapılacağı, 27/01/2013 tarih 28541 sayılı Ticaret Sicil Yönetmeliğinde düzenlenmiştir. İhya, Hukuka aykırı sona erme, tasfiye veya sicilden silinmenin söz konusu olduğu hallerde, tekrar tüzel kişiliğin kazanılması için yöneltilen bir dava türüdür. İhya tasfiyeden dönme ve ve ek tasfiye olarak ayrılarak şirketlerin belirli durumları için uygulanmaktadır. İhya belirli şartlara bağlıdır. Ek tasfiye, tasfiye sürecinin tamamlanmasından sonra ortaya çıkan sorunlar hakkında şirketlerin tekrar canlandırılarak sorunların ortadan kaldırılması ve devamında eksik işlemlerin tamamlanarak ortadan kaldırılması ve tekrar ticaret sicili nezdindeki tasfiyeden dönerek şirket tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak amacın değiştirilmesi ve faaliyete devamı sağlanır. Dava konusu şirkete ait sicil kaydının celp ve tetkikinde; davacı ...'in ihyası talep edilen şirketin ortağı ve tasfiye memuru olduğu, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 10/12/2021 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.Bakırköy 5. Aile Mahkemesi'nin 2023/155 esas sayılı dava dosyasında davacı ile ihyası talep edilen şirketin ortağı olduğu bildirilen davacının eşi arasında boşanma davasının mevcut olduğu, iş bu dosyanın 31/03/2023 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbire ilişkin karar verildiğinin görüldüğü, davacının ihya sebebi olarak; şirkette tespit edilen yolsuzluk ve hırsızlığın yetkili merciler nezdinde hukuk ve ceza dava işlemlerini fiilen yetki alamamalarından yapamadıklarını bildirdiği ve buna ilişkin talepte bulunduğu anlaşılmıştır.  Davacının eşi olan dava dışı ...'in davaya müdahale talebinde bulunduğu görülmüştür. Talep sonucu ve dava dilekçesi dikkate alınarak müdahale talebinde hukuki yarar bulunmadığından davaya müdahale talebinin reddine karar verilmiştir. Somut olayda; ihyası talep edilen şirketin tasfiye memurunun davacı ... olduğu,  tasfiyede genel kurula dayanak yapıldığı, hukuka aykırı bir sona erme durumunun olmadığı, tasfiyeden dönme veya ek tasfiyeyi gerektirecek bir delil de gösterilmediği, aile şirketlerindeki hukuki durumun, aile hukukuna ilişkin sorunlarla iç içe geçmesi, şirketin ihyasını gerektiren hukuki menfaat durumlarından olmadığı, kaldı ki davacının iddiaları ile ilgili olarak, ihyası talep edilen şirkete ilişkin açılmış olan bir hukuk ve ceza davasının da mevcut bulunmadığı, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçeleri ile;  \"1-HMK 114/1-h maddesi gereğince hukuki yarar şartı yokluğundan davanın REDDİNE, ... \" karar verilmiş ve verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Yerel mahkemenin “  ihyası talep edilen şirketin tasviye memurunun ... olduğu, tasviyede genel kurula dayanak yapıldığı, hukuku aykırı bir sona erme durumunun olmadığı, tasviyeden dönme veya ek tasviyeyi gerektirecek bir delil de gösterilmediği, aile şirketlerindeki hukuki durumun, aile hukukuna ilşkin sorunlarla iç içe geçmesi, şirketin ihyasını gerektiren hukuki menfaat durumlarından olmadığı, kaldı ki davacının iddiaları ile ilgili olarak ihyası talep edilen şirkete ilişkin açılmış olan bir hukuk ve ceza davasının da mevcut bulunmadığı, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı kanaatiyle davanın reddine..”  şeklindeki gerekçeye dayanarak HMK. 114/1-h maddesi kapsamında şirketin ihyası taleplerini reddettiğini, Yerel mahkemenin talepleri ile gerekçe arasında birçok noktada çelişki doğuracak şekilde iş bu kararı ihdas ettiğini, şirketin faal olduğu dönemde çok kısa bir süre için şirketin ufak bir hissedarı konumunda olan ...’in şirket hisse ortaklığı bittikten sonraki süreçte şirketin tasviye sürecine kadar, şirketin muhasebe kısmıyla da ilgilendiği konusunda dava dilekçelerinde bahsedilmiş olduğunu, şirketin tasfiye memuru konumunda olan davacı müvekkil ... ile ...'in bu süreçlerde evli oluşlarından kaynaklı durum nedeniyle, şirketin üçüncü özel ve tüzel kişilerle yaptığı ticaretten kaynaklı gelen paraların esasında ilk günden itibaren ...’in üstün körü bir bilirkişi marifetiyle çıkarttıkları miktarın dahi 33.000.000.-TL gibi bir paranın altı ayrı bankada 125 adet hesap açılmak suretiyle bu paraların bu tarihlerde kendi hesabına şirket tasfiye memuru ...’in bilgisi dışında aktardığına ilişkin, taraflar Bakırköy 2. Aile Mahkemesinin 2023/130 E. sayılı boşanma davası sürecinde istenilen delillerin celbi aşamasında  davacı müvekkil öğrenmiş bulunduğundan, bu aşamadan sonra  iş bu davanın açılma ihtiyacı hasıl olduğunu, yerel mahkemenin şirketin içinin soyulduğunu öğrenmelerinden önceki zaman diliminde, ”şirkete ilişkin açılmış bir hukuki ve ceza davasının da mevcut bulunmadığı” şeklindeki gerekçesinin, bu durum karşısında anlamını yitirmekte olduğunu, zaten burada mağdur konumunda olanın şirketin kendisi olup, soyulan paranın hesabını sormak adına şirketin ihyası ihtiyacını ortaya çıktığını, yoksa şirketin tasfiye sürecine ilişkin herhangi bir usulsüzlükten kaynaklı bir ihya taleplerinin olmadığı hususunun da zaten başından beri belirtilmiş olduğunu, ihya gerekçelerinin HMK. 114/1-h maddesi kapsamında talep edilebileceği gibi, şirketin tasfiyeden önce zarara uğratıldığı bu gibi durumların öğrenilmesi ile birlikte HMK. 114 kapsamı geniş yorumlanmak suretiyle hukuki yarar prensibi çerçevesinde düşünülerek ihyasına karar verilmemesi için de bir sebep olmadığını, Şirket ilk kurulduğunda müvekkili ile aileden olmayan 3. bir şahsın ortak olduklarını, ancak kuruluşundan 3 yıl sonra şirketten ayrılan ortağın yerine, davacının halen boşanmasında olduğu ...’i %5 hisse vererek şirkete ortak ettiğini, ancak 1 yıl sonrasında bu % 5' lik hisse de dahil olmak üzere şirket hisselerinin tamamının davacının üzerine geçtiğini, bu süreçte davacı şirketin özellikle dış işleri ile uğraşmasından dolayı, şirketin tüm gelir ve gider kısmının şirket çalışanı konumunda olan ve aynı zamanda davacının eşi olan ... tarafından yürütülmüş olduğunu, yerel mahkemenin “aile şirketlerindeki hukuki durumun, aile hukukuna ilişkin sorunlarla iç içe geçmesi, şirketin ihyasını gerektiren hukuki menfaat durumlarından olmadığı”  yönündeki gerekçesinin davanın içeriği ve sunulan delillerle en ufak bir paralellik tarafı olmadığını, keza şirketin tüzel kişilik olduğunu, şirkete karşı işlenen suçların şirketin yetkili organları marifeti ile kullanılması gerektiğini, şirketin kesin olarak ... tarafından içinin boşaltıldığı Bakırköy 2. Aile Mahkemesinin 2023/130 E. sayılı dosyasına celp edilen delillerle ortaya çıktığına göre, davacının gerek aile hukukundan kaynaklı hakları olsun, gerekse de şirketin tek yetkili sahibi konumunda olan davacının şirketindeki haklarını talep edebilme adına olsun, hukuki yararı bulunmakta olduğunu, Dava şeklen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yönelik açılmak durumunda olduğundan, esasında davalı konumunda olan idareye ilişkin herhangi bir vekalet ücreti talepleri söz konusu edilmemiş iken ve davalı idarenin 27.10.2023 tarihli cevap dilekçesinde de, davanın reddine ilişkin ve taraflarına vekalet ücreti talebine dair bir beyanları olmadığı hususunun ortada olduğunu, hatta işbu dava şeklen kendilerine açılmış bulunduğunda davalı olarak aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenmemesine taleplerine rağmen, yerel mahkemenin davalının avukat ile temsilinden kaynaklı davacı tarafa 17.900.-TL. avukatlık ücretinin tahsilini karar altına aldığını, bu yönü ile de mahkemenin kararının yasa ve usule aykırı olduğunu beyanla;  Açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre;  Somut veriden yoksun dosya içeriği ile uyumlu olmayan yerel mahkemenin ihya talebinin reddine dair kararının, usul ve esastan bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:  HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; 6102 sayılı TTK nın 643 maddesi delaleti ile aynı yasanın 547.maddesine dayalı olarak açılan şirketin ihyası talebine ilişkindir. Mahkemece davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. TTK'nın 547 maddesine göre; Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.  Somut uyuşmazlıkta ihyası talep edilen ... Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin tasfiyesine karar verilmiş ve tasfiye işlemleri bizzat davacı tasfiye memuru tarafından yapılmıştır. Dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmasına müteakiben ve tasfiye memurunun talebi üzerine 10/12/2021 tarihinde tasfiyenin sona erdiği tescil ve ilan edilmiştir. TTK'nın 547 maddesine göre ticaret şirketlerinin tasfiye edilmesinden sonra, ek tasfiyeyi gerektirecek bir zorunluluğun ortaya çıkması halinde, bu ek tasfiye işlemlerinin yapılması için şirketin ihyası talep edilebilir ve yapılacak ihya işleminin ek tasfiye amacıyla sınırlandırılması gerekmektedir. Belirli bir ek tasfiye işlemi için ihya edilen şirket, sadece o ek tasfiyenin amacıyla sınırlı işlemler yapabilecek, bunu dışında iş ve işlemler yapamayacaktır. Davacı tasfiye memuru tarafından, şirketin ortağı ve çalışanı olan aralarında derdest boşanma davası bulunan dava dışı eşinin şirkette yaptığını iddia ettiği usulsüz işlemler için hukuki ve cezai sorumluluğuna gidileceğinden bahisle dava konusu şirketin ihyası talep edilmiştir. Davacı tasfiye memuru şirketin tasfiye işlemlerini bizzat kendisi yapmış ve şirketin terkinini talep etmesi üzerine terkin edilmiştir. Tasfiye memuru tarafından şirketin tasfiye dışı kalan ve tasfiye edilmesi gereken bir malvarlığı bulunduğu ileri sürülmediği gibi, şirkete karşı açılmış bir dava ve takip de bulunduğu ileri sürülmemiştir. Bunun yanında davacının eşinin yolsuzluk yaptığına ilişkin ek tasfiyeyi gerektirecek bir delil sunulmadığı gibi, isnat edilen eylemler şirkete karşı açılacak hukuk ve ceza davalarında değil, yasal mevzuatın tasfiye memuruna veya ortaklara tanıdığı yasal haklar çerçevesinde hukuki veya cezai sorumluluk gerektirecek eylemleri yaptığı iddia edilen kişiye karşı ileri sürülecek olup, ayrıca ileride açılacak soyut ve belirsiz davalar için de ihya kararı verilemeyeceğinden davacı tasfiye memurunun dava konusu şirketin ihyası talebinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususlar gözetilmek suretiyle davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  HMK'nın 332/1 maddesinde yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği hüküm altına alınmıştır. Mahkemece yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hüküm altına alınması için tarafların açıkça talepte bulunmalarına gerek yoktur. Taraflar özellikle lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmedikleri sürece Mahkemece resen HMK'nın 326 maddesine göre yargılama giderleri ve vekalet ücreti hüküm altına alınacaktır. Mahkemece davacı aleyhine hüküm kurulduğundan ve davalı vekili tarafından vekalet ücreti talepleri bulunmadığı açıkça beyan edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu sebeple davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.  Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup, kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından istinaf aşamasında peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,  5-Artan gider avansı bulunması halinde, karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 22/02/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. \t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"03af1a9625dd5690","SID":"6aa417370b8f8b01"}}