{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1081 Esas<br>KARAR NO: 2024/355 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/04/2022<br>NUMARASI: 2022/2 E.  -  2022/251 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının dayısı olan davalının, 10/01/2019 tanzim ve 30/03/2019 vade tarihli 95.000,00 TL miktarlı ciro silsilesi bozuk olan bononun arka yüzünde adı-soyadı ve imzası bulunan müvekkili davacı Hakan Küçük'ün imzasının altına, sonradan kendisi veya bir başkası tarafından \"aval içindir\" yazmak veya yazdırmak suretiyle dava dışı keşideci ...  ile müvekkili davacı ...  hakkında İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesine müracaat ederek, ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi 05/05/2019 tarih ve 2019/722-729 sayılı kararı ile keşideci  ... yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne, ancak senedin arkasında \"aval içindir\" şerhli imzası bulunan ... bakımından Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 25/5/2016 tarih ve E.2016/1885 K.2016/14824 sayılı  kararı doğrultusunda \"aval kaydı\" senedin arka yüzünde ve kimin lehine verildiği belirtilmediğinden geçersiz olduğu gerekçesiyle müvekkili davacı ...  yönünden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiğini, bunun üzerine davalı alacaklının, İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden sadece keşideci ...  hakkında verilen ihtiyati haciz kararının infazını istediğini, bilahare bonoya dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden hem keşideci ... , hem de davacı ...  aleyhine esas takibe geçildiğini, buna karşı İstanbul 7.İcra Hukuk Mahkemesinde yargılaması süren borca itiraz davası açıldığını, ancak icra takibi durdurulmadığından ...'ün maaşına haciz konulduğunu ve o tarihten itibaren ... maaşının 1/4'nün her ay haciz yoluyla alınıp, davalıya ödendiğini, davacının bu bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığını, davalının oğlu ... eşine ait şirketin benzin istasyonunu 3.100,00 TL bedelle satın alması için ... ile anlaştığını, 100.000,00 TL kaparo  verdiğini, ancak satışın gerçekleşmemesi üzerine bu parayı geri istediğini, ...  da bu nedenle zarara uğradığını belirterek parayı iade etmek istemediğini, daha sonra 5.000,00 TL'yi ...   ... ödediğini, bu kez davacının .... kalan para için senet istediğini, 95.000,00 TL bedelli senedin ... tarafından düzenlenerek davalıya verildiğini, davalının davacıdan olayın tanığı olması için senedi imzalamasını istediğini, davacının tanık olarak imzaladığını düşünerek senedin arkasını imzaladığını, davacının kesinlikle aval vermek amacıyla senedin arkasına imza atmadığını, senetten dolayı davacının hiç bir karşılık almadığını,  icra takibine dayanak yapılan 10/01/2019 tanzim ve 30/03/2019 vade tarihli 95.000,00 TL miktarlı bononun arka yüzüne \"aval içindir\" ibaresi ile \"TC kimlik numaralarını \" sonradan senede eklemek suretiyle senedi tahrif eden davalı ... şikayetçi olduğunu ve bu şikayete binaen  Maçka Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/375 soruşturma numaralı dosyası üzerinden açılan soruşturma dosyası üzerinden alınan uzman bilirkişi raporunda, takibe dayanak yapılan bononun arka yüzünde yazılı olan \"aval içindir\" ibaresinin müvekkili davacının eli ürünü olmadığının  ispatlandığını belirterek, müvekkili davacının mağduriyetinin daha da artmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İstanbul ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilen İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibinden ötürü müvekkilinin davalıya hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine, bu icra dosyaları üzerinden haciz yoluyla müvekkililinden yapılan tahsilatların tahsil tarihlerinden itibaren işletilecek ticari avans faizleriyle birlikte istirdadına, davalının asıl alacağın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin açılmasının üzerinden 3 yıl geçmiş olmasına rağmen asılsız iddialarla açılan davanın, haksız ve hukuka aykırı, kötüniyetli olarak açıldığını ve davanın açılma amacının davacı aleyhine icra takibinden sonra muvazaalı satışlar yapması sebebiyle açtıkları ve karar aşamasına gelen tasarrufun iptali davasını uzatmaya yönelik olduğunu, davalı-borçlunun, kendisinin kefil olacağını söyleyerek dayısı olan müvekkilinden, arkadaşı ...  için 100.000,00 TL borç istediğini, müvekkilinin, davacı borçlunun borcu ödeyeceğine ve kefil olacağına yönelik taahhüdü üzerine, ... ’ya verilmek ve borçtan hem davacı borçlu ... , hem de ... sorumlu olmak üzere davacı borçlu ... ’e 100.000,00 TL'nin elden verildiğini, ancak müvekkili tarafından verilen borç defalarca istenmesine rağmen ertelenerek ödenmediğini, aradan geçen 3 yıl içerisinde müvekkiline sadece 5.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacı borçlu ... ’ün de borçlu olduğunu gösterir bir bononun ...  tarafından imzalanarak kendisine verilmesini istediğini, davacı borçlu ... tarafından düzenlenen ve imza altına alınan ....’ün aval veren olduğu 10.01.2019 düzenleme ve 30.03.2019 vade tarihli, 95.000,00 TL tutarlı bononun davacı borçlu ... tarafından getirilerek müvekkiline teslim edildiğini, dava dışı ...'nın düzenleyen, davacı borçlu ...'ün düzenleyen lehine aval veren olduğu 10.01.2019 düzenleme ve 30.03.2019 vade tarihli, 95.000,00 TL tutarlı bononun vadesinde ödenmemesi sebebiyle İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibine başlatıldığını ve ihtiyati haciz kararının işleme konulduğu İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinde birleştirilerek takibe devam olunduğunu, davacı tarafından İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/116 E. sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde bono ve bonoya konu borcun kabul edildiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesi ile davacı borçlunun kötüniyetli olarak dava açması sebebiyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminattan sorumlu tutulmasına,yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 20.Asliye Ticaret Mahkemesi 12/04/2022  tarihli  2022/2 E. -  2022/251 K. sayılı kararıyla; \"... yapılan yargılama neticesinde toplanan deliller kapsamında davacı tarafça dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdadı talep edilmişse de; kambiyo senetleri  kural olarak  mevcut bir borcun tasfiyesine yönelik olarak verilmekte olup mücerretlik ilkesi gereğince temelindeki hukuki ilişkiden ayrık olup  dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığı ispat yükü davacıya ait  olmakla, davacının iddiasını kambiyo senedine dayanması nedeniyle yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, bu nedenle tanıkla ispatın mümkün olmadığı, bono üzerindeki aval şerhinin geçerli olduğu ve davacının bonodan dolayı sorumluluğunun bulunduğu,  bu haliyle davacı tarafın dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadığına yönelik iddiasını ispata yarar bilgi, belge ve delilin dosyaya yansımadığı,  imzası açıkça inkar edilmeyen davaya konu bono yönünden, iddiaların taraflar arasındaki borç ilişkisi senede bağlandığından  ancak senetle  ispatlanması gerektiği,  dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacı şirket bu iddiasını ispatlayamadığından davacı tarafça açılan davanın menfi tespit ve istirdat davasının reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının davacıya elden 100.000,00 TL para verdiğini iddia ettiğini, ispat yükünün yer değiştirdiğini, davalının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini, Savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda senedin arkasındaki \"aval içindir\" yazısının davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, davalının savunmalarının kendi içinde çelişkili olduğunu, yazılı delil başlangıcı mahiyetindeki banka dekontları ile doğrulanan ve savcılık soruşturması dosyası ile de ispatlanan iddiaları üzerinde gerekli ve yeterli bir inceleme yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, Müvekkilinin ...  ile davacının oğlu olan ... arasındaki alışverişin tarafı olmadığını, dava konusu bonoyla ilgili herhangi bir karşılık almadığını, davacının bononun arkasını dayısı olan davacının isteği ile ve anlaşmaya tanıklık ettiğini  düşünerek imzaladığını, ...  bu senet borcuna mahsuben 15.000,00 TL'yi davacıya gönderdiğini, davacının da parayı aynı gün davalının oğlu ... banka hesabına havale ettiğini, buna rağmen davalının 15.000,00 TL'yi düşmeksizin senedi icraya koyduğunu, Yazılı delil başlangıcı mevcut olmasına rağmen, taraflar dayı-yeğen olduğu halde tanıkları dinlenmeden davanın reddine karar verildiğini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte hiç bir delil toplanmaksızın reddedilen davadan ötürü AAÜT uyarınca 1/2 oranında vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken tam vekalet ücretine hükmedilmesinin de yanlış olduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Dairesinin .... E.sayılı  dosyasının incelemesinde; alacaklının ..., borçluların ... ve  ... oldukları, 95.000,00 TL asıl alacak, 1.725,00 TL işlemiş faiz, 285,00 TL bono komisyonu, 685,00 TL ihtiyati haciz olmak üzere toplam 97.696,12 TL alacak için 03/05/2019 tarihinde kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı, takip dayanağının10/01/2019 düzenleme tarihli, 30/03/2019 vade tarihli bono olduğu tespit edilmiştir.Takibe konu bono incelendiğinde; 10/01/2019 düzenleme tarihli, 30/03/2019 vade tarihli, lehdarı ..., borçlusu ... olduğu, arka yüzünde davacı ... ’ün adı, TC kimlik numarası, imzası ve “Aval içindir” ibaresinin mevcut olduğu, bedelinin nakden ahzolunduğunun yazıldığı tespit edilmiştir. İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/722 D. İş sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı ...  tarafından davacı  ... ve dava dışı ...  aleyhine 10/01/2019 düzenleme  ve 30/03/2019 vade tarihli 95.000,00 TL bedelli  bonodan kaynaklı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunduğu, 03/05/2019 tarihli ve 2019/729 K. Sayılı ilamı ile ...  bakımından aval kaydının arka yüzde ve kimin lehine verildiği belirtilmediğinden ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, istinaf incelemesi sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2019/1163 E. 2019/1187 K. Sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Maçka CBS'nin 2019/375 soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde;  ... şikayet dilekçesi ile dava konusu bonoda  ... tahrifat yaptığı iddiasına dayalı olarak suç duyurusunda bulunduğu, soruşturma aşamasında kriminal laboratuvarından alınan uzmanlık raporunda senet arkasında bulunan imzanın ...'ün eli ürünü olduğu ancak senedin arka yüzünde bulunan aval içindir ibareli yazıların ... elinden çıktığı yönünden tespitin yapılamadığı, 26/01/2022 tarihli 2022/48  Karar numarası ile senet üzerinde tahrifat yapıldığı yönünde yeterli delil bulunmaması nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/116 E.sayılı dosyasının incelemesinde;  davacılar ...  ve ...  tarafından dava konusu bononun konu edildiği İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine konu borca senet karşılığında 14.990,00 TL ödeme yapıldığı bu nedenle ödenen miktar yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettikleri, 15/02/2022 tarihli 2022/159 K. Sayılı ilamı  ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>G E R E K Ç E: Dava, İİK’nun 72. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve istirdat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı vekili Maçka C. Başsavcılığınca alınan bilirkişi raporu ile davaya konu bonoda müvekkilinin imzasının yanında yazan \"aval içindir\" ibaresinin müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin bonoyu aval vermek için imzalamadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacının imzasını inkar etmediği, \"aval içindir\" yazısının kendisi tarafından yazılmamış olmasının senedi aval için imzalamadığını ispata yeterli olmadığı, senedi sözleşmenin tanığı olarak imzaladığı iddiasını ispatlayamadığı, banka dekontunun yazılı delil başlangıcı olduğunu ve tarafların dayı-yeğen olması nedeniyle tanıklarının dinlenmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşa da, banka dekontunun davacının senedi avalist olarak imzalamadığı konusunda yazılı delil başlangıcı olmadığı, HMK’nun 2003/1-a maddesi uyarınca ancak altsoy ve üstsoy, kardeşler, eşler, kayınbaba, kaynana ile gelin ve damat arasındaki işlemlerin senetle ispat zorunluluğunun istisnası olabileceği, davacı ile davalı atasındaki akrabalığın bunun dışında kaldığı, ayrıca alacakla ilgili senet düzenlenmiş olması nedeniyle artık aksinin tanıkla ispatının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiği, bonoda bedelinin nakden alındığının yazılı olduğu, davalının da senedin ...’ya borç olarak verdiği 100.000,00 TL karşılığında alındığını savunmakla, ispat yükünün yer değiştirmediği, davacının kısmi ödeme iddiasıyla ilgili olarak da, İstanbul 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/116 Esas, 2022/159 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi davacı tarafından delil olarak bildirilen banka dekontları ile  ...’a para gönderildiği, dava konusu bononun alacaklısının  ... olduğu,  ...’ın takibe konu bonoya karşılık borçlular tarafından kısmi ödeme yapıldığını kabul etmediği, davacının bu hususu da yazılı delille ispatlayamadığı, bu nedenle mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 22/02/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"017df16203df2690","SID":"88cec87553d2d9aa"}}