{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/267 <br>KARAR NO: 2024/280<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/10/2023<br>NUMARASI: 2023/271 Esas - 2023/714 Karar<br>DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/02/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili ve katılma yoluyla davacı şirket temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı şirket temsilcisi; davacı şirketin genel kurulunda alınan sermaye artışı kararının tescili için İstanbul Ticaret Sicili  Müdürlüğünün ;tescil taleplerini tek pay sahibi belediye  adına görevlendirilen temsilicinin belirlenmesine ilişkin olarak belediye meclisi tarafından bir karar alınmadığı gerekçesiyle red edildiğini ,kesinleşmeyen kararların geçici de olsa ticaret siciline  tesciline yanaşmadığını, davanın her ne kadar basit yargılama usulüne tabi olduğunu ve sürenin kısa olacağı düşünülse de davalı ... Sicil Müdürlüğünün aynı genelgeye dayalı ve aynı gerekçe ile verdiği bir başka ret kararında  İstanbul 7. ATM.'nin 2019/423 Esas - 2019/701 Karar numaralı 01/11/2019 tarihli ilamının kesinleşmediği gerekçesiyle tescil ve ilanı yapmadığını, \"kesinleşmiş mahkeme kararı eklenmeden tescil işlemi yapılamaz\" gerekçesine dayanması ise tedbir taleplerinin haklılığını, kanun koyucu tarafından öngörülen yargılama usulündeki hızlı karar vererek ticari hayatı ve işleyişi devam amacına aykırı olarak TTK hükümlerine tabi bir şirket için önemi görmezden gelindiğini,davalı yargı kararlarına uymamakta görevini kötüye kullanmak pahasına ısrarcı olduğunu, açıklanan işbu sebeple şirkete ait T.C.Bakırköy ... Noterliğince 06/04/2023 tarih ve ... yevmiye sayı ile onaylı 31/03/2023 tarih, 2023/01 sayılı Sermaye Artışı kararının tescil ve ilanına, tescil hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, belediyelerin genel karar organı, belediye meclisi olduğu gibi, dava konusu olayla da ilgisi bulunan belediyelerin şirket kurması ya da ortak olması ile belediyelerin borçlanmasına ilişkin özel düzenlemelerde de, ayrıca belediye meclisinin görevli kılındığını, konuya ilişkin T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı düzenlemesinde de bu husus vurgulanarak, belediye tarafından kurulan şirketler adına hareket edecek gerçek kişinin, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiği talimatlandırıldığını, ihtiyati tedbir müessesi, telafisi güç durumlarda ve gerçekleşmiş hukuki durumların bir süre sonuç doğurmaması amaçlı olarak öngörüldüğünü, dava konusu olayda ancak kesinleşmiş mahkeme kararı ile mümkün olan bir kararın tedbire konu edilmesi, adeta tedbir verilen dosyada karar verilmesi ve kararın kesinleşmesi sonucunu doğuracağını, tedbirin bizatihi kendisinin geri dönülmez sonuçlar doğuracağını ileri sürerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, belediye pay ve hisselerini temsilen şirket genel kuruluna katılma ve oy kullanma konusunda yetki karmaşası olmadığı, belediye meclisine açıkça verilmeyen bu yetkiyi belediye başkanının kullanacağının anlaşıldığı, öte yandan, normlar hiyerarşisi ilkesi uyarınca anayasa, kanun, kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, yönerge, genelge ve diğer alt düzenleyici işlemlerin dikkate alınması gerektiği, uyuşmazlığın çözümünde uygulanması gereken yasa hükümlerinin bulunmaması halinde alt normların sırasıyla uygulama alanı tartışılabileceği, başka bir ifadeyle, yasal bir düzenleme genelge ile ortadan kaldırılamayacağından, ticaret sicil müdürlüğü bakanlık genelgesinden önce kanun hükümleri ile bağlı olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün başvurunun iadesi ve reddine ilişkin 10/04/2023 tarihli kararın iptaline, davacı şirketin 31/03/2023 tarih ve 2023/1 sayılı genel kurul sayılı kararının tescil ve ilanına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: 1- Davalı ... Sicili Müdürlüğü vekili, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, bir ret kararı vermediğini, evrakın geri çevrildiğini, Ticaret  Bakanlığı'nın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı görüşü doğrultusunda hareket edilmesine ilişkin 15.05.2019 tarihli talimat yazısına istinaden, dava konusu edilen tescil başvurusunu reddettiğini, dava konusu edilen genel kurul kararının tescili; genel kurulda dava konusu şirketin tek ortağı  olan belediye adına hareket edecek gerçek kişinin, anılan görüşte (mahiyeti itibariyle düzenleyici işlemde) yer aldığı şekilde, belediye meclisi tarafından belirlenmesi gerektiğinden reddedildiğini, hukuka aykırı olduğu iddia edilen dayanak idari işlem de, her idari işlem gibi, idarenin işlemlerinin hukukiliği karinesinden yararlandığını, idareden aldığı talimata uygun hareket eden ve idarenin işlemlerinin hukukiliğine ilişkin idare hukuku karinesi ve yine, davadaki olaya ilişkin tescil işlemlerinin dayanağı olan ticaret hukuku mevzuatı gereğince, idarenin mevzuattan kaynaklanan ve aynı zamanda idare hukukuna dayanan yetkileri kapsamında değerlendirilecek talimatını uygulamakla yükümlü bulunan müvekkilin; dava konusu idarenin işlemini sorgulama yetkisi, hukuken olmadığını, belediye başkanının, belediye idaresinin tüzel kişiliğinin temsilcisi olmasına ilişkin 5393 sayılı Belediye Kanununun 37. maddesinin, dava konusu olayda doğrudan uygulanabilir hüküm  olmadığını, belediyelerin genel yetkili ve temel karar organı da belediye meclisi olduğunu, müvekkili müdürlüğün davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, hukuka uygun işlem yaparak, idareden gelen talimata uygun biçimde dava konusu tescil işlemini iade eden müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını itirazın reddine karar verilmesini istemiştir. 2- Davacı şirket yetkilisi katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, mahkemece itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmediğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Uyuşmazlık; TTK'nın 34. madde uyarınca Ticaret Sicili kararına itiraza ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tescil başvurusunu, T.C. Ticaret Bakanlığının 15/05/2019 Tarih ve E-00044345462 sayılı yazısı ekinde gönderilen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü'nün 21.05.2019 tarih ve ... sayılı görüşü doğrultusunda 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca ortaklıklara ve bağlı kuruluşlara temsilci atama yetkisinin belediye meclisinde olduğu, belediyelerin ortak olduğu şirketlerin genel kurul tescil taleplerinde Belediye Meclis kararı aranmasına ilişkin görüşüne dayandırarak reddetmiştir. İstinaf başvuru dilekçesinde açıkça Bakanlık görüşü doğrultusunda tescil işleminin yapılmadığı belirtildiğinden, ortada itiraz edilecek bir karar bulunmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. 06.04.2023 tarihli yazı ile \"tek pay sahibi adına genel kurula katılan kişinin yetkilendirildiğine ilişkin Meclis Kararı ibraz edilmesi gerektiği\" bildirilerek  red edilmiştir.  5393 sayılı Belediye Kanunu 18. maddesinde belediye meclisinin görev ve yetkileri,  düzenlenmiştir. Belediyenin bağlı kuruluşlarına, ortaklıklarına, şirketlerine temsilci atama yetkisinin belediye organlarından hangisi tarafından kullanılacağı konusunda açık bir hüküm bulunmamaktadır. 5393 sayılı kanunun 18. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinde \"Bütçe içi işletme ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa tâbi ortaklıklar kurulmasına veya bu ortaklıklardan ayrılmaya, sermaye artışına ve gayrimenkul yatırım ortaklığı kurulmasına karar vermek\" hükmü yer almaktadır. Düzenleme ortaklıkların kurulmasına ve ortaklıktan  ayrılmaya ilişkindir. Aynı kanun'un 37. maddesinde ise belediye başkanı; belediye teşkilâtının en üst amiri olarak belediye teşkilâtını sevk ve idare etmek yetkisinin bulunduğu, (p) bendinde ise; kanunlarla belediyeye verilen ve belediye meclisi ve belediye encümeni kararını gerektirmeyen görevleri yapmak ve yetkiler kullanmanın, belediye başkanının görev ve yetkisinde olduğu düzenlenmiştir. Belediye tüzel kişiliği adına vekalet vermek de başkanın yetkisindedir. Belediye meclisine verilen yetkiler dışında kalan hususlarda yetkili bulunan başkanın bağlı şirketin genel kurulunda temsili sağlanmak üzere temsilci atayamayacağını kabul yasal düzenlemelere aykırıdır. Davacı şirketin taraf olduğu  gerekçeli kararda atıf yapılan yargı kararları ile genel kurul kararlarının tescilinin sağlanabildiği, ancak davalı sicilin uygulamayı sürdürdüğü anlaşılmakla, itirazın kabulüne ilişkin kararda isabetsizlik görülmemiştir. Davacı şirket temsilcisi, ihtiyati tedbir kararının devamına karar verilmesini talep etmiş ise de davacı vekilinin ihtiyati tedbir istemine ilişkin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 12/07/2023 tarihli kararı ile incelenip kabulüne karar verildiği, HMK nın 397(2) maddesinde; ihtiyati tedbir kararının etkisi aksine karar verildiği takdirde kararın kesinleşmesine kadar devam edeceğinin düzenlendiği, gerekçeli kararda ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmediğine göre verilen ihtiyati tedbir kararının devam ettiği gözetildiğinde davacı şirket temsilcisinin istinaf başvurusunda hukuki yararı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı kanuna uygun işlem yaptığını savunsa da benzer uyuşmazlıklara ilişkin olarak verilen çok sayıda  emsal yargı kararlarını  dikkate almadan, yasal düzenlemelere aykırı  işlem ile davanın açılmasına sebebiyet veren davalı ...  sicili vekalet ücreti ve yargı gideri ile sorumlu tutulması HMK'nın 326. maddesi gereği olduğundan istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, Davacı şirket temsilcisinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun HMK.'nın 346/1 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, Davalı ... sicilden alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davalı ... sicilden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"625ad964a3dface7","SID":"69be6641de5e1317"}}