{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2106 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2336<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2023/87<br>KARAR NO\t\t: 2023/51<br>DAVA TARİHİ\t: 11/01/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 26/01/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:19/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:19/12/2023<br><br><br>Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2023 Tarih ve 2023/87 E. 2023/51 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>       <br> İSTEM:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacı vekili dava dilekçesi ile 10.09.2020 tarihinde müvekkili şirket ile ... adına vekaleten ... arasında \"Mülk Sahibi ile Alıcı Arasında Gayrimenkulün Satışına Aracılık Yapıldığına Dair Komisyon Akdi\" imzalandığını, bu anlaşma uyarınca; davalıya ait ... İli, ... İlçesi, ... Köyü ... Ada,... parselde kayıtlı petrol istasyonunun 4.840.000TL bedelle davacı müvekkiline satılması, 100.000TL kapora bedeli alınması ve geri kalan ödemenin taşınmazda bulunan kiracının tahliye edilmesinden sonra 30.11.2020 tarihinde yapılması hususunda tarafların anlaştıklarını, sözleşme kapsamında, müvekkili tarafından malik ...’e telefonla bilgi verilerek satış işlemine istinaden 16.10.2020 tarihinde hesabına “...'in ... ... ... .../... parsel petrol satış kaporası” açıklamasıyla 100.000TL kapora ödemesi yapıldığını, vekil ..., ... A.Ş ile 26.10.2017 tarihinde aralarında 10 yıllık kira sözleşmesi yapıldığını, ... A.Ş'nin ise alt kiracı olarak ... Şirketi'ne 26.10.2017 tarihinde 5 yıl süreyle aynı petrolü alt kiraya verdiğini belirtmiş; satış kararı üzerine her iki tarafla görüşerek anlaştıklarını, satış işlemi öncesinde taşınmazın tahliye edileceğini müvekkiline beyan ettiğini, sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık bir ay sonra ise vekil ..., kiracıların kira kontratını erken fesih etmeleri karşılığında para talebinde bulunduklarını ve uzlaşma sağladıklarını belirterek, taşınmaz ödemesinin 150.000TL'lik kısmını kiracılara vermek üzere önden talep etmiş; satış işleminin hızlanması adına müvekkil tarafından 23.10.2020 tarihinde 150.000TL \"... ... ... ... /... ... vekili ...’e kısmi ödeme” açıklamasıyla ...’e ait banka hesabına gönderildiğini, bu ödemeden sonra ..., ... petrole ödeme yaparak 10 yıllık kira kontratının feshini imzaladıklarını ifade ettiğini, bu işlemler esnasında, merkezi Kahramanmaraş'ta bulunan müvekkili .... Şti.'ye ait şube Adana ticaret odasında bağlı olarak açılmış, ... (...) Dağıtım Bayisi ile ön protokol imzalanmış ve davacı tarafça birçok masraf edildiğini, vekil ..., petrol satışına istinaden verilen bu ödemelerden sonra, aracı ... sahibi ...'ın da bulunduğu görüşmede kiracı ... Petrolcülük ile kira fesih protokolü imzaladığını, ancak alt kiracı ... A.Ş.'nin yüksek miktarda para istediğini ve yaklaşık 15 aylık bir kira müddeti kaldığını ifade ederek, bu sürenin beklenmesini talep ettiğini, müvekkili ise iyi niyetli bir yaklaşımla bu talebi de kabul etmiş ve kira bitim tarihi olan 26.10.2022 tarihini beklediğini, 26.10.2022 tarihi geldiğinde ise satış için vekil ... ile ... ofisinde görüşme sağlandığını, görüşmede ... tarafından kiracının süresinin bitmesine rağmen çıkmadığı gerekçesi ileri sürülerek satıştan vazgeçildiği belirtildiğini ancak kiracının tahliyesi için herhangi bir ihtarda veya talepte bulunulduğuna dair hiçbir belge sunulmadığını açıklayarak davanın kabulü ile 16.09.2020 tarihinde ödenen 100.000,00TL'nin ve 23.10.2020 tarihinde ödenen 150.000,00TL'nin -YEKÜN 250.000,00TL- denkleştirici adalet ilkesi gereği güncel değerinin hesap edilerek davacıya verilmesine, davanın kabul edilip denkleştirici adalet ilkesinin uygulanmamasına karar verilmesi halinde ise işletilecek en yüksek faiz ile paranın iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemece \"... Somut uyuşmazlıkta; davanın komisyon sözleşmesinden kaynaklanmadığı, taraflardan davacının alıcı, davalının ise satıcı olduğu, satış sözleşmesi gereğince ödenen bedelin iadesinin talep edildiği anlaşıldığından, bu davada görevli Mahkemenin genel Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine  ait olduğu kanaatine varılmıştır. Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması ve mahkemece resen nazara alınması gerektiğinden, Mahkememizin görevsizliğine, görevli Mahkemenin  Milas 3.Asliye  Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\t<br>1-6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesi delaletiyle 6100 sayılı HMK.nun 115/2 maddesi gereğince davanın DAVA ŞARTI NOKSANLIĞI NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,<br>2-MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,<br>3-6100 sayılı HMK:nun 20/1 maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemenin MİLAS 3.  ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE, ...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddene karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br> İSTİNAF NEDENLERİ<br> Davacı vekili istinaf başvurusunda özetle; Türk Ticaret Kanunu madde 19 uyarınca tüzel kişi tacir müvekkilinin ticari amaç ile almak istediği akaryakıt istasyonuna dair yapılan sözleşmenin de  ticari iş olduğunu  bu nedenle  İlk Derece mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılarak esas hakkında yargılama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Dava; davacı şirket tarafından davalıya ait akaryakıt istasyonunun satın alınması amacıyla vekille yapılan sözleşmenin gerçekleşme ihtimali ortadan kalktığından yapılan ödemenin denkleştirici adalet hükümleri gereğince hesaplanarak davalıdan  tahsili istemine ilişindir. <br> Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılamada; davanın komisyon sözleşmesinden kaynaklanmayıp,satış sözleşmesi gereğince ödenen bedelin  iadesinin talep edildiği bu hali ile  görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile verilen karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.<br>Davacı taraf, görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemesi olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Ticaret Mahkemesinin görev alanını düzenleyen 6102 Sayılı TTK'nın 4 ve 5 maddeleri şu şekildedir: <br>\"MADDE 4- (1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;<br>a) Bu Kanunda,<br>b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,<br>c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447,  yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,<br>d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,<br>e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,<br>f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, <br>öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.<br>MADDE 5- (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.\"<br>6100 Sayılı HMK'nın 2.maddesinde ise Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görev alanı düzenlenmiş olup, bu madde;<br>\" Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.'' hükmünü  haizdir.<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak  yapılan incelemede somut uyuşmazlıkta; davanın komisyon sözleşmesinden kaynaklanmadığı, taraflardan davacının alıcı, davalının ise satıcı olduğu, satış sözleşmesi gereğince ödenen bedelin iadesinin talep edildiği, davanın  mutlak veya nispi ticari dava niteliği taşımadığı  anlaşıldığından, davaya konu uyuşmazlığın genel mahkemede genel hükümlere göre çözülmesi gerektiğinden verilen kararın yerinde olduğu ve istinaf talebinin  HMK 353 (1)-b-1  maddesi gereğince  reddine   dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/01/2023 Tarih ve 2023/87 E. 2023/51 K.sayılı kararının kararı usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davacının karara yönelik  istinaf başvurusunun  HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından 179,90 TL'nin mahsubu ile kalan 89,95 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere 19/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f58c778cd43ae1a","SID":"1809c8b022a8521d"}}