{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/1060 Esas<br>KARAR NO: 2024/331<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/04/2022<br>NUMARASI: 2020/747 E, 2022/290K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Tic. Ltd. Şti'de yaklaşık olarak 4-4,5 yıl boyunca SGK'lı muhasebeci olarak çalıştığını, müvekkilinin davalı ... Tic. Ltd. Şti tarafından Bakırköy .... Noterliğinin 06/03/2015 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile şirket işlerinin yürütülmesi için yetkili kılındığını, aynı şekilde davalı  ... Tic. Ltd. Şti tarafından da bakırköy ... Noterliğinin 12/11/2014 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile şirket işlerinin yürütülmesi için yetkili kılındığını, müvekkilinin davalı şirketlerin vermiş olduğu vekaletnamelere istinaden mobil bankacılık dahil para aktarma yetkisine olup şirket çalışanlarının gayri resmi harcamaları dışında ortakların da şahsi harcamalarının çıkışlarını yaptığını, davacı müvekkilinin işe girdiği tarihten işten çıkış tarihine kadar davalı şirketler tarafından müvekkilinin şahsi hesabı üzerinden harcamalar yapıldığını, işbu harcamalar gerek otel ücretleri gerekse kredi kartı ödemeleri şeklindeki harcamalar olduğunu, davalı şirketler tarafından davacı müvekkilinin bankalarda işlem yapmaya da yetkilendirildiğini, müvekkilinin ..., ... ve son zamanlarda ... Bankası ile çalıştığını, davalılar ise ..., ... ve ... Bankaları ile çalıştığını, müvekkilinin işe girdiği 2014 yılından itibaren hem müvekkiline hem de davalı şirketlere ait hesap hareketleri ve dava şirketlerin defter ve belgeleri incelendiğinde müvekkilinin suçsuz olduğu ve herhangi bir borcunun olmadığı açıkça ortaya çıkacağını, davacı müvekkili ile davalı şahıs ... arasında da herhangi bir hukuki ticari, fiili iş ilişkisi de bulunamadığını, iş bu durumun davalıların kötüniyetli olarak takip yaptıklarının açıkça ispatı olduğunu, davacı müvekkilinin işten çıkmasından önceki 4 aya ilişkin olarak davalılar tarafından güveni kötüye kullandığına, uhdesine para geçirdiğine ilişkin iddialarda bulunulduğunu, Müvekkiline baskı altına ve uhdesine geçen bir para olmamasına rağmen 31/12/2018 tarihli \"113.153,00 TL zimmetine geçirdiğine ve buna ilişkin olarak 4 adet senet imzaladığının yazılı olduğu\" bir belge imzalatıldığını, bu belgenin imzalamasından sonra davalılar müvekkili ile 20 gün daha çalıştığını ve para çekilmesine imkan verildiğini, davalılar tarafından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/744 E. Sayılı dosyası ile müvekkilinin iş bu olayın mağduru olmasına rağmen yargılandığını, söz konusu ceza dosyasında davalılar tarafından ilk etapta düzenlenen tutanakta 119.000,00 TL zarar belirtilmiş ise de ilk celse de bu zararın 200.000,00 TL olduğu ifade edilmiş ve icra takibine konulan miktarın ise 156.000,00 TL olduğunu, açıkça görüleceği üzere davalılar tarafından çelişkili beyanlarda bulunulduğunu, müvekkilinin suçsuz ve bir borcu olmamasına rağmen davalılar tarafından müvekkili aleyhine farklı mercilerde farklı miktarlarda şikayette ve işlemlerde bulunulduğunu, iş bu durum da müvekkilinin mağduriyetini açıkça ispat ettiğini, davalılar tarafından baskı altında imzalatıldığı iddia edilen söz konusu senetler hakkında müvekkilinin aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyaları ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bir borcu olmamasına rağmen davalılarca başlatılan işbu icra takiplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalılar ile davacı müvekkili arasında ticari ve hukuki hiçbir ilişki bulunmadığını, davanın kabulünü, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyalarında davalılar-alacaklılara borçlu olmadıklarının tespitini, takibin iptalini, davalılar aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.- Mahkemenin 10.12.2020 tarihli ara kararı ile davalı ... ve İstanbyl ... icra dairesinin ... E sayılı takibe ilişkin menfi tespit davası yönünden davanın tefrik edilmesine karar verilmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili lehine 119.153,00 TL bono düzenleyerek müvekkiline verdiğini, vade tarihinde davacının düzenlediği bononun ödenmemesi sebebiyle, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından yapılan icra takibi sonrasında davacı tarafça borcun ödenmediğini, takibe de herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacının bononun sıhhati yönünden bir itirazının olmadığını, imzasını da ikrar ettiğini, davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini iddia ve beyan ederek davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: \"... iş bu davada ispat yükü eşidecisi ..., lehdarı ... olan, 31/12/2018 düzenleme, 10/01/2019 vade tarihli, 119.153,00 TL bedelli bononun üzerindeki nakden kaydını talil eden ve temel borç ilişkisini değiştiren davacı taraftadır. Davacı tarafın iddiası kapsamında ispata elverişli herhangi bir yazılı delil sunmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf irade bozukluğu kapsamında korkutma iddiasına ilişkin olarak tanık dinletmiş ise de bu tanıkların görgüye dayalı bir beyanlarının bulunmadığı sabittir. Bu nedenle duyuma dayalı tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. Davacının sanık olarak yer aldığı Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/744 Esas 2020/1216 Karar sayılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan dolayı yapılan yargılamanın iş bu dava konusu bono ile ilgili olmaması nedeniyle ilgili ceza dosyası mahkememiz dosyasını etkileyecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır. Dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanılmadığından davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Davacı taraf bononun üzerindeki nakden kaydının aksine gerek bononun zorla yani korkutma yoluyla alındığını gerekse de bedelsizlik iddialarını ispatlayamamıştır. Tüm bu nedenlerle davacının sübut bulmayan davasının reddine dair karar verilmiştir...\" şeklindeki gerekçe ile neticeten;   \"-Davanın reddine, -Davacı tarafın tazminat talebinin reddine, -Davalı tarafın tazminat talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  Müvekkilinin, ... TİC. LTD. ŞTİ. ve ....TİC. LTD. ŞTİ. isimli şirketlerde işçi olarak çalıştığını, şirketler tarafından müvekkilinin bankalarda işlem yapmaya da yetkilendirildiğini, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/744 Esas 2020/1216 no'lu kararıyla 'Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma'' suçundan müvekkilinin beraat ettiğini, Yerel mahkemenin ceza dosyası işbu dosyayı etkileyecek nitelikte olmadığı kanaatine varmışsa da ilgili gerekçe açıkça olayın özüne ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Müvekkiline baskı altında ve uhdesine geçen bir para olmamasına rağmen  31.12.2018 tarihli ''113.153,00 TL zimmetine geçirdiğine ve buna ilişkin olarak 4 adet senet imzaladığının yazılı olduğu'' bir belge imzalatıldığını, Ceza mahkemelerinde yapılmış olup yargılama sonucu alınan karar hukuk mahkemelerinde de bağlayıcı özellikte olduğunu, müvekkiline baskı altında imzalatılan senetlerin hukuken bir karşılığı bulunmadığını,  kambiyo senedinin (bono) ihdasına neden olan temel alacağın mevcut olmaması nedeniyle bedelsiz olduğunu, Müvekkili ile davalı ... arasında herhangi hukuki, ticari ve fiili bir ilişki bulunmadığını, senedi tanzim eden dava dışı şirketlerin yetkilisi ...  olduğunu, bu kişinin de haksız bir şekilde alınan senedi ...'a verdiğini, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/747 Esas dosyasının 17/03/2022 tarihli 4. Celsesindeki müvekkilinin beyanının dikkate alınması gerektiğini, tanık beyanları ve müvekkilinin beyanları incelendiğinde haklılığın ortaya çıkacağını, tanıkların müvekkilinin hayatlarındaki en yakın insanlar olmasına rağmen davalıyı tanımamalarının hayatın olağan akışına uygun görünmediğini, Senetlerin zorla baskı ile alındığını, TBK'nın irade sakatlıklarını düzenleyen 37. maddesi uyarınca müvekkilinin işbu senetler ile hukuken bağlı olmadığını, Somut uyuşmazlıkta yazılı delil ile ispat kuralı bulunmadığından gerekçenin yerinde olmadığını, Y.H.G.K. 13.06.2018, E. 2017/19-1627, K. 2018/1187 dikkate alınması gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alındığı takdirde senet üzerindeki yazılar ile müvekkilinin imzası karşılaştırıldığında söz konusu yazıları müvekkilinin yazmamış olduğu, dolayısıyla takip dayanağı olan kambiyo senetlerinin hukuka aykırı şekilde doldurulmuş olduğu ortaya çıkacağını, belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, davalı ile herhangi bir borç ilişkisi olmadığını, dava konusu bononun önceki işverenleri tarafından zorla imzalatıldığını, lehtar hanesinin ise dava dışı üçüncü kişi tarafından doldurulduğunu, davalının kötüniyetli olduğunu iddia etmiş, davalı ise iddiayı kabul etmemiştir.Somut uyuşmazlıkta; davacının dava konusu bonodaki keşideci imzasını inkar etmediği, tanık beyanlarına göre davacının senedin zorla alındığına yahut davalının kötüniyetli olduğuna yönelik iddiasının ispatlanamadığı, davacı boş senedin sonradan doldurulduğunu, davalı ile arasında herhangi bir borç ilişki olmadığını ileri sürmüş ise de; bu yöndeki iddianın kesin delille ispatı gerektiği, Bakırköy 39. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/744 Esas, 2020/1216 Karar sayılı dosyasında davalının taraf olmayıp iş bu dava yönünden esasa etkili nitelikte olmadığı dikkate alındığında mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ac556dea6b0ea1c","SID":"7d88120d794e239b"}}