{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2297 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2201<br>KARAR TARİHİ\t: 04/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO\t\t: 2022/1166<br>KARAR NO\t\t: 2023/407<br>DAVA TARİHİ\t: 29/12/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 15/06/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t:04/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:04/12/2023<br><br><br>Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 Tarih ve 2022/1166 E. 2023/407 K.sayılı kararının istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelenmenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br><br>       <br>İSTEM:<br>Davacı avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;  davacı şirket ile davalının, ... plakalı traktörün 285.000,00 TL'ye satışı konusunda anlaşmaya vardıklarını, davalı tarafından traktör bedeline mahsuben 213.750,00 TL ödeme yapıldığını, kalan 71.250,00 TL'nin ödenmesi için davacı şirket tarafından davalının defalarca uyarılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı borçlu hakkında Kırkağaç İcra Müdürlüğü'nün 2022/225 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra  takiibi yapıldığını, icra takibine 09.03.2022 tarihinde davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının itirazlarının haksız olduğunu, davalının itirazında kötü niyetli olduğunu, takibe konu 28/04/2021 tarihli, ALC2021000000033 nolu ve 285.000,00 TL bedelli fatura ile davalının borcunun olduğunun sabit olduğunu, davalı ile Kırkağaç Arabuluculuk Bürosunun 2022/9 sayılı dosyası ile 24/08/2022 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalının, icra takip dosyasına sundukları faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalının, itirazında müvekkili olan şirkete borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının, müvekkili olan şirkete belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu,  davalının yetki itirazının da yerinde olmadığını, takibin sebebinin para borcu olması ve müvekkilinin adresinin Kırkağaç olması nedeniyle Kırkağaç  icra müdürlüğünün takipte yetkili olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle, davalının Kırkağaç İcra Müdürlüğü'nün 2022/225 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>YANIT :<br>Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; davalı aleyhine açılan işbu davayı kabul etmediklerini ve reddini talep ettiklerini, davalının davacı alacaklıya 71.250,00 TL borcu bulunduğunu, bu bedeli davalının alacaklıya ... Bankası Çandarlı Şubesi aracılığı ile  29/04/2021 tarihinde ödediğini, bu işleme ilişkin dekontun dilekçe ekinde olduğunu, alacaklının, banka kanalı ile ödemenin yapılmış olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddine ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin kararında özetle; \"...Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK' da yeterli görülmüştür.<br>Davacı hakkında yapılan tacir araştırması neticesinde, davalının, ticaret sicil kaydının, esnaf kaydının ve vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı,  böylelikle, davalının tacir olma niteliklerine sahip olmadığı anlaşılmıştır. <br>Göreve ilişkin bu genel açıklamadan sonra, dava konusu somut olaya bakıldığında; uyuşmazlığın  \"İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)\" istemine ilişkin olduğu, davalı taraf tacir olmadığından, davanın nispi ticari dava niteliği taşımadığı, bu uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'da düzenlenen işlerden olmadığı, yine aynı yasanın 4/1 maddesindeki bentler halinde sayılan yada özel kanunlarında belirlenen mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu nedenle davaya bakmaya görevi Ticaret Mahkemesinin değil, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi olduğundan, Mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>1-Davanın, 6100 Sayılı HMK'nun  114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,<br>2-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ'ne,  görevli mahkemenin MANİSA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA...\" ifadelerini içeren gerekçelerle davanın usulden reddine karar vermiştir. <br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davalı vekili süresi içerisinde istinaf talebinde bulunmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı avukatı tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi 15/06/2023 tarihli kararı ile dava hakkında görevsizlik kararı vererek görevli yargı yerinin Manisa Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verdiğini, icra takibine itirazında  yetki itirazında bulundukları  halde Mahkemece bu hususta bir karar verilmediğini, yetkili mahkemenin Ticaret Mahkemesi sıfatı ile Bergama Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Bergama Mahkemesi'nin yetkili olduğu hususundaki itirazlarının reddi halinde ise, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli yargı yeri olduğuna karar verilir ise de bu kez Manisa değil Kırkağaç Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili yargı yeri olması gerektiğini, davacı yan görevli yargı yerinin  ticaret mahkemesi olduğu sebebiyle Manisa Asliye Ticaret Mahkemesinde davayı açtıklarını, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını ve dosyanın görevli ve yetkili Bergama Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini aksi halde Kırkağaç Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Dava; itirazın iptali  davasıdır. <br>İstinafa konu karar görevsizlik kararının isitnafen incelenmesi talebine ilişkindir. <br>Somut olayda; davacı şirket ile davalının, ... plakalı traktörün 285.000,00 TL'ye satışı konusunda anlaşmaya vardıklarını, davalı tarafından traktör bedeline mahsuben 213.750,00 TL ödeme yapıldığını, kalan 71.250,00 TL'nin ödenmesi için müvekkili olan şirket tarafından davalının defalarca uyarılmasına rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı borçlu hakkında Kırkağaç İcra Müdürlüğü'nün 2022/225 Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra  takiibi yapıldığını, icra takibine 09.03.2022 tarihinde davalı tarafından itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının itirazlarının haksız olduğunu, davalının itirazında kötü niyetli olduğunu, takibe konu 28/04/2021 tarihli, ALC2021000000033 nolu ve 285.000,00 TL bedelli fatura ile davalının borcunun olduğunun sabit olduğunu, davalı ile Kırkağaç Arabuluculuk Bürosunun 2022/9 sayılı dosyası ile 24/08/2022 tarihinde arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, davalının, icra takip dosyasına sundukları faturadan dolayı borçlu bulunduğunu, davalının, itirazında müvekkili olan şirkete borcu olmadığından bahisle borca itiraz ettiğini, ancak icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının, müvekkili olan şirkete belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu,  davalının yetki itirazının da yerinde olmadığını, takibin sebebinin para borcu olması ve müvekkilinin adresinin Kırkağaç olması nedeniyle Kırkağaç  icra müdürlüğünün takipte yetkili olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle, davalının Kırkağaç İcra Müdürlüğü'nün 2022/225 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı aleyhine açılan işbu davayı kabul etmediklerini ve reddini talep ettiklerini, müvekkilinin davacı alacaklıya 71.250,00 TL borcu bulunduğunu, bu bedeli müvekkilinin alacaklıya ... Bankası Çandarlı Şubesi aracılığı ile  29/04/2021 tarihinde ödediğini, bu işleme ilişkin dekontun dilekçe ekinde olduğunu, alacaklının, banka kanalı ile ödemenin yapılmış olmasına rağmen haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını, açıklanan nedenlerle; davanın reddine ve takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nın 2.maddesine göre dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu düzenlemeye göre malvarlığı hakları ile şahıs varlığı haklarına ilişkin davalarda genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemeleri olup özel görevli mahkemelerin görevleri özel düzenlemeler ile belirlenmektedir.<br>Uyuşmazlığa konu dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.<br>Ticari davaları mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olması durumunda ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gurupta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.<br>Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.<br>Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK' da yeterli görülmüştür.<br>Davacı hakkında yapılan tacir araştırması neticesinde, davalının, ticaret sicil kaydının, esnaf kaydının ve vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı,  böylelikle, davalının tacir olma niteliklerine sahip olmadığı anlaşılmıştır. <br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın usulden reddine görevli mahkemenin Manisa Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna ve mahkemenin görevsizliğine dair karar verilmiştir. Bu ara kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf gerekçesinde görevli mahkemenin ticaret mahkemesi sıfatıyla Bergama Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu belirtilmiştir. <br>Davalı tarafın gerçek kişi olduğu tacir olmadığı, davanın mutlak ticari dava niteliği taşımadığı, yetkili mahkeme hususunda ise ancak görevli mahkeme tarafından karar verilebileceği, yetki konusundaki  itirazların ise ancak görevli mahkeme tarafından  değerlendirileceği bu sebeple Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya uygun nitelikte bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf isteminin HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca  esastan reddine, karar verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2023 Tarih ve 2022/1166 E. 2023/407 K.sayılı kararının  usul ve yasal düzenlemelere uygun olduğundan davalının karara yönelik  istinaf başvurusunun  HMK 353(1)-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davalı taraftan alınması gerekli harç maktu harç olup, peşin alındığından yeniden tahsiline yer olmadığına,<br>3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından karşılanan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince, kesin olmak üzere 04/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"420e798d8bdbb548","SID":"70d2931d49dadb19"}}