{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/419 - 2024/248<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/419 <br>KARAR NO\t: 2024/248<br>KARAR TARİHİ\t: 22/02/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/11/2020<br>NUMARASI\t\t: ... ESAS ... KARAR<br>DAVACI\t: ... MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ<br>VEKİLLERİ\t:  Av...<br>\t  Av...<br>\t  Av...<br>DAVALI\t: 1 -...  <br>VEKİLİ\t: Av...  <br>DAVALI\t: 2 -... ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ LTD. ŞTİ.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 22/02/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 22/04/2024<br><br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>İDDİALARIN ÖZETİ                                                                                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile;müvekkil kurum ile davalılar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında, yüklenici firmanın işçisi olan dava dışı  ... ...'a özel güvenlik görevlisi olarak müvekkil kurumda çalıştığını, 18/09/2015 - 25/07/2016 ile 01/09/2016 - 10/05/2017 tarihleri arasında özel güvenlik görevlisi olarak çalışmakta iken 10/05/2017 tarihinde iş yerinin tasviye olması nedeniyle yüklenici firmaya iadesi yapılan özel güvenlik görevlisi ... ...'a çalışmış olduğu 1 yıl 6 ay 1 günlük hizmetinin karşılığı olarak 11.804,45.TL kurum tarafından 20/06/2017 tarihinde ödeme yapıldığını, özel güvenlik görevlisi dava dışı ... ...'a kıdem tazminatının müvekkil kurumca ödendiğini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla 11.804,45 TL’nın dava dışı işçi ... ...'a ödeme tarihi olan 20/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalıların sorumlu olduğu dönemlere ilişkin olarak, davalılardan tahsiline ve adi ortaklık dönemlerine denk gelen kısımlar için ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... Güvenlik....Ltd.Şti. vekili cevap dilekçesi ile; davacının açmış bulunduğu işbu davanın esasa girilmeden görev yönünden reddi gerektiğini görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi değil Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu bu nedenle davanın esasına girilmeden görev yönünden reddini talep ettiklerini, müvekkilinin şirketlerinin adreslerinin Uşak olduğunu davanın Uşak'ta açılması gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre dava davalının yerleşim yerinde açılması gerektiğini, davacı ile yetki sözleşmesi yapıldığını ve yetkili yer Ankara olarak belirlendiğini, yetkisiz yerde açılan iş bu davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ve davacı arasında imzalanan sözleşmelerin ya da teknik ve idari şartnamelerin hiç birisinde asıl işverenin işçilik alacakları yönüyle müvekkili şirkete rücu edebileceği yönünde bir düzenleme bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin şirket ihale ile iş aldığını ve ihale şartnamesinde yazmayan hiç bir kalemi işçilere ödemesinin mümkün olmadığını, ihale makamı kıdem tazminatı yönünden müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenle söz konusu alacağın ihale makamı olan davacı tarafından ödenmesi gerektiğini, aksi durum ihale şartnamesine de aykırılık oluşturduğunu, davacının ödediği vergileri de talep ettiğini, oysa ki davacının ödediği vergi müvekkilinin şirketi ilgilendirmeyip, iş bu dava sonunda haklı çıkmaları şartıyla vergi dairesinden geri ödenmesi ya da mahsubu için talepte bulunabileceğini, kaldı ki ödenen verginin iadesinin talep edileceği görevli mahkemeninde huzurdaki mahkemenin olmadığını, ayrıca davacının yaptığı ödemeden huzurdaki dava ile haberdar olunduğunu, alacaklının zararını tanzim eden davacının taraflarına rücu ettiğini ancak herhangi bir ihbar ve bildirimde bulunmadığını, bu durumun dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmekte olup hakkın kötüne kullanılması olduğunu, taraflarına hiçbir ihtarda bulunmayana davacının davasının dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olup reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                        :<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davacı kurumun , aradaki sözleşme gereği davalı şirkete kıdem tazminatı ile ilgili rücu etme hakkının sadece 01.01.2014-31.12.2015 fasılalı çalışma dönemlerini kapsadığı,  dava dışı işçinin çalıştığı diğer dönemlerde kıdem tazminatı sorumluluğunun davacı asıl işverende olduğunun sözleşmede açıkça belirtildiği, davalıların tazminat sorumluluğunun 665,67 TL olduğu, bu miktardan davalıların müteselsilen sorumlu olacağı, kalan kısmın ise davacı asıl iş verinin sorumluğu kapsamında kaldığı gerekçesi ile  davanın kısmen kabulü ile, 665,67.TL'nin 20/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf talebi ile; Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, kabul edilen miktar yönünden bir diyecekleri olmamakla birlikte reddedilen kısım yönünden verilen kısım yönünden verilen kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ihale makamı olan müvekkili kurumun hizmet alımı için ihaleye çıkarak söz konusu güvenlik işini ihale usulü gereği en uygun teklifi veren firmaya bıraktığı ve bu firmanında kendi çalıştırdığı işçileri ile bu hizmeti verdiği, kendi işçileri açısından doğacak sorumluluklarında bu firma tarafından yerine getirilmesi gerektiği müvekkil kurum tarafından işçiye ödenen 11.804,45.TL'nin tamamının 20/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddedilen kısmı yönünde verilen kararının kaldırılarak davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER                                                                                                                     :<br>Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,<br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>  Dava, taraflar arasında düzenlenen hizmet alımı sözleşmesi kapsamında asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen bedelin alt işverenlerden rücuen tahsili talebine ilişkindir.<br>    Davacı tarafından, davalı şirketler ile özel güvenlik hizmet alım sözleşmesi yapıldığı, davalı şirket çalışanlarından olan dava dışı işçi ... ...'a, işcilik alacakları için 20/06/2017 tarihinde 11.804,45.TL ödeme yapıldığı belirtilerek, bu miktarın davalılardan rucuen tahsiline karar verilmesi  talep edilmiş, davalılar ise,  dava dışı işçinin işçilik alacaklarından sorumlu olmadıklarını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın  kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. <br>İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davacı vekili tarafından İstinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.<br>İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 15.HD'nin 2021/933-2926 EK sayılı bu mahiyettedir)<br>Davalı alt işverenin asıl işveren olan davacıya karşı işçilik alacaklarından kendi dönemi ile sınırlı olarak sorumlu olup, davalının işçiyi çalıştırmadığı dönemlerden dolayı sorumluluk altına sokulması doğru değildir.(Yargıtay 13. HD'sinin 2016/1699-2018/3248- Yargıtay 23. HD'sinin 2014/700-2015/709 EK sayılı karaları benzer mahiyettedir)<br>Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. <br>İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. <br>Somut olayda dava dışı işçinin 18.09.2015- 11.05.2017 tarihleri arasında alt işveren olan davalılar nezdinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı,  davalıların ortaklık olarak girdikleri ihalelere ait 01.01.2014 ve 31.12.2015 tarihleri arasında geçerli sözleşmede, çalıştırılan işçilerin özlük ve sosyal haklarından dolayı alt işverenin sorumlu olduğuna dair hüküm bulunduğu,  taraflar arasındaki 01/01/2016 tarihinden sonra düzenlenen sözleşmelerde ise, kıdem tazminatı hariç olmak üzere diğer işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olduğunun belirtildiği bu nedenle 01/01/2016 tarihinden önce yapılan sözleşmelerde davalıların, sözleşmelerin geçerli olduğu dönemler dikkate alınarak kıdem tazminatının tamamından sorumlu oldukları  mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dışı işçinin hangi işveren nezninde ne kadarlık bir çalışmasının olduğunun tespit edilerek  dosya kapsamı  uygun olarak davacının rücu edebileceği miktarın hesaplandığı, mahkemece verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                        :<br>1)-Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/11/2020 tarih ve ... Esas, ... sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 59,30.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 368,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde  İADESİNE,<br>6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 378.290,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 22/02/2024 tarihinde karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>  <br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>  <br> <br>Üye<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>  <br> <br>Katip<br> <br>¸e-imzalıdır\t<br> <br>  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c43b4b0f5775f12e","SID":"c09a44ec301c63fe"}}