{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2399 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2408<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t  <br>ESAS NO \t\t:  2023/290<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 26/07/2023<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAİRE KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 27/12/2023<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/07/2023 Tarih ve 2023/290 E. sayılı ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili  tarafından istinaf edilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br> <br>İSTEM:<br>Davacılar avukatı tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; 03.03.2017 günlü 3041 Seri Nolu 155.176,15 TL bedelli Çeke ilişkin 171.465,58 TL takip çıkışlı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2022/8058 E. (2017/3348 Eski Esas), 26.05.2017 günlü 3047 Seri Nolu 99.540,03 TL bedelli çeke ilişkin 110.203,26 TL Takip Çıkışlı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/7874 Esas, 27/01/2017 Keşide Tarihli 125.000,00 TL bedelli Çeke ilişkin 137.269,03 Takip Çıkışlı İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2019/16189 Esas (2017/2099 Eski Esas), 155.390,96 TL bedelli çeke ilişkin 171.872,85 TL Takip Çıkışlı İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/2065 Esas, 12/05/2017 günlü 3046 Seri Nolu 154.043,56 TL bedelli çeke ilişkin 170.176,76 TL Takip çıkışlı İzmir  4. İcra Müdürlüğünün 2017/7433 Esas, 14/04/2017 günlü 3029 Seri Nolu 248.590,00 TL bedelli Çeke ilişkin 274.370,53 TL Takip çıkışlı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/6036 Esas, 31.03.2017 günlü 3043 Seri Nolu 153.886,03 TL bedelli çeke ilişkin 170.208,80 TL Takip çıkışlı İzmir  4. İcra Müdürlüğünün 2022/8056 Esas (2017/5449 Eski Esas), 17.03.2017 Günlü 3042 Seri Nolu  153.748,51 TL bedelli çeke ilişkin 169.810,74 TL Takip Çıkışlı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2022/8057 Esas (2017/4380 Eski Esas) sayılı, 07.12.2016 tanzim tarihli 1.250.000,00 TL bedelli 28/02/2017 vade tarihli senede ilişkin  1.253.194,33 TL takip çıkışlı  İzmir 4. İcra Dairesinin 2022/8059 E. (2017/3341 Eski Esas) sayılı icra dosyalarında davalı tarafından hukuka ve usule aykırı olarak icra takipleri başlatılmış olduğundan  davacıların davalıya borcunun olmadığının tespiti ile müvekkiller aleyhine olan icra takiplerinin ayrı ayrı iptalinin gerektiğini,  icra dosyalarına konu icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ayrı ayrı ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>YANIT :<br>Davalı avukatı tarafından verilen yanıt dilekçesinde özetle; Davacıların defalarca haksız ve kötü niyetli bir şekilde davalıya karşı tefecilik suçlamalarıyla şikâyette bulunduğunu, en son yapmış oldukları şikâyet neticesinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tarafından 2023/39098 Soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma yürütülmüş ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/468 Esas Sayılı dosyasıyla İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca bu defa vade konkordatosu talep ettiklerini, 2022/633 Karar Sayılı ilamı ile karar verildiğini, İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, Kambiyo senedi niteliğindeki bononun tefecilik sebebiyle düzenlenip, karşı tarafa verildiğini ispat edebilmek için davacının ikrarı bulunmaması gerektiğini ve davalı hakkında açılmış ve mahkumiyetiyle sonuçlanmış bir ceza mahkemesi kararı bulunması gerektiğini, ancak dava konusunda davacı borçlu borcunu ikrar ettiğini, ayrıca müvekkili davalı adına tefecilik suçlamasıyla açılmış ve mahkumiyet ile sonuçlanan herhangi bir dava dosyası da bulunmadığı gibi bu hususta verilen bir kesinleşmiş takipsizlik kararları mevcut olduğunu, davacılardan vade farkı yansıtılarak herhangi bir para alınmadığını, alacaklar konusunda davacılar ile dövize endeksli ödeme olarak anlaşma sağlandığını belirterek tedbir talebinin şartları gerçekleşmediğinden reddine, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>  İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 26/07/2023 Tarih ve 2023/290 Esas sayılı kararında özetle;\"...belirtilen menfi tespite konu icra takiplerinin davadan önce başlatılmış olduğu, davacı talebinde icra takiplerin durdurulmasına yönelik ayrı ayrı ihtiyati tedbir talep etmiş ise de İİK m. 272/3 gereğince takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine...\" ifadeleri içeren gerekçelerle karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN:<br>Davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar avukatı tarafından verilen 02/08/2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;  müvekkiller haksız icra ve satış tehdidi altında olduğundan dava sonuna kadar davaya konu icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, davalının hangi hukuki ilişkiden dolayı müvekkillerden alacaklı olduğunu ispat etmekle mükellef olduğu dikkate alınarak aslında müvekkillerin davaya konu icra takiplerine ilişkin davalıya herhangi bir borcu olmadığından davamızın kabulü ile takiplerin iptalleri gerektiğini, davaya konu tüm icra takiplerinin konusu tefecilik, nitelikli dolandırıcılık ve bedelsiz senetleri kullanma suçlarıyla oluşturulduğunu, müvekkilce davalıdan icra takiplerine konu edilen kısım kadar para alınmadığı gibi müvekkil eline geçmemiş olup, buna rağmen geçmese dahi gerçekte verilen tüm paralar müvekkiller tarafından ödenmiş olduğundan aslında müvekillerin davalıya borcu kalmamıştır ki bu durum başka mahkeme dosyasında davalı vekilince sunulan belgeyle ikrar edildiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>GEREKÇE<br> Dava ; menfi tespit davasıdır. İstinafa konu istem ise 26/07/2023 tarihli ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararının istinafen incelenmesi talebine ilişkindir. <br>İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.<br>İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir.<br>İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir.<br>Somut olayda davacı vekili; 03.03.2017 günlü 3041 Seri Nolu 155.176,15 TL bedelli Çeke ilişkin 171.465,58 TL takip çıkışlı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2022/8058 E. (2017/3348 Eski Esas), 26.05.2017 günlü 3047 Seri Nolu 99.540,03 TL bedelli çeke ilişkin 110.203,26 TL Takip Çıkışlı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/7874 Esas, 27/01/2017 Keşide Tarihli 125.000,00 TL bedelli Çeke ilişkin 137.269,03 Takip Çıkışlı İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2019/16189 Esas (2017/2099 Eski Esas), 155.390,96 TL bedelli çeke ilişkin 171.872,85 TL Takip Çıkışlı İzmir 8. İcra Müdürlüğünün 2017/2065 Esas, 12/05/2017 günlü 3046 Seri Nolu 154.043,56 TL bedelli çeke ilişkin 170.176,76 TL Takip çıkışlı İzmir  4. İcra Müdürlüğünün 2017/7433 Esas, 14/04/2017 günlü 3029 Seri Nolu 248.590,00 TL bedelli Çeke ilişkin 274.370,53 TL Takip çıkışlı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2017/6036 Esas, 31.03.2017 günlü 3043 Seri Nolu 153.886,03 TL bedelli çeke ilişkin 170.208,80 TL Takip çıkışlı İzmir  4. İcra Müdürlüğünün 2022/8056 Esas (2017/5449 Eski Esas), 17.03.2017 Günlü 3042 Seri Nolu  153.748,51 TL bedelli çeke ilişkin 169.810,74 TL Takip Çıkışlı İzmir 4. İcra Müdürlüğünün 2022/8057 Esas (2017/4380 Eski Esas) sayılı, 07.12.2016 tanzim tarihli 1.250.000,00 TL bedelli 28/02/2017 vade tarihli senede ilişkin  1.253.194,33 TL takip çıkışlı  İzmir 4. İcra Dairesinin 2022/8059 E. (2017/3341 Eski Esas) sayılı icra dosyalarında davalı tarafından hukuka ve usule aykırı olarak icra takipleri başlatılmış olduğundan  davacıların davalıya borcunun olmadığının tespiti ile müvekkiller aleyhine olan icra takiplerinin ayrı ayrı iptalinin gerektiğini,  icra dosyalarına konu icra takiplerinin durdurulmasına yönelik ayrı ayrı ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br><br><br>İlk derece mahkemesi dava dilekçesinde belirtilen menfi tespite konu icra takiplerinin davadan önce başlatılmış olduğu davacı tarafın icra takiplerinin durdurulmasına yönelik talepte bulunduğu İcra İflas Kanunu 272/3 maddesi gereğince takibin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermiştir.<br>Ara karara karşı davacı vekili kararın haksiz olduğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulmuş, icra takiplerinin durdurulmasına ilişkin ayrı ayrı ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>İcra iflas kanunu 72/3 maddesi gereğince dava tarihinden önce açılan icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesi mümkün değildir. Dava menfi tespit davası olup taraflar arasındaki alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklandığından senede karşı senetle ispat gereği ispat yükü davacı taraftadır. (Yargıtay 11.HD 2020/2978 Esas 2021/2837 Karar sayılı kararı aynı yöndedir.)<br>Öte yandan dosya kapsamında Cumhuriyet Savcılığındaki soruşturma dosyasında takipsizlik kararı verildiği görülmektedir. Dosya kapsamı itibariyle ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu ihtiyati tedbir isteminin reddi kararı usul ve yasaya uygun nitelikte görülmekle davacı vekilinin istinaf isteminin 353/(1)-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Mahkemenin yargılama sırasında iddianın taraflar arasındaki borç ilişkisine dayanılması sebebiyle görev hususunu da davacı tarafın tacir sıfatının olup olmadığını araştırarak değerlendirmesi gerekir. Ancak bu aşamada davacıların tacir sıfatı ile ilgili bir araştırma mevcut olmadığından ve tedbir istemi ile ilgili işler acil işler kapsamında bulunduğundan bu konu heyetimizce kararın görevli mahkeme yönünden kaldırma sebebi olarak görülmemiştir.)<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/07/2023 Tarih ve 2023/290  E. sayılı ara kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK 353/(1)-b-1 maddesi uyarıncan ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf talebinde bulunan davacılar tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf karar harcı yeterli olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,<br> İlişkin, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6bf6c7a5b3a6331f","SID":"70ced7ab631924a2"}}