{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2021/358 <br>KARAR NO: 2024/244<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2020<br>NUMARASI: 2017/1017 Esas -  2020/612 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/02/2024<br>Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin 25.08.2017 tarihinde dava dışı ...'un sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklette yolcu olarak seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde yaralandığını, sürekli ve geçici iş gücü kaybı bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 21.09.2020 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini 312.741,29-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kusur durumunun ve maluliyet oranının tespiti gerektiğini, geçici iş göremezlik zararının sorumluluk kapsamında olmadığını, davacının koruyucu elbise giymemesi, kask takmaması ve hatır için taşınması nedeniyle tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davacının yolcu olarak bulunduğu motosiklet sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu, kaza nedeniyle davacının %32 oranında maluliyetinin bulunduğu, davacı tarafça geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunulmuş ise de, kaza tarihinde henüz 16 yaşında olduğu için geçici iş göremezlik zararının hesaplanmasına gerek bulunmadığı, davacının yolculuk esnasında kaskının bulunmadığı, aktüer bilirkişi raporuna göre sürekli iş göremezlik zararının 312.741,29-TL olduğu, hatır taşıması nedeniyle tazminat miktarından %20 oranında indirim yapılması sonucunda davacının zararının 250.193,04-TL olduğu, davalının temerrüdünün dava ile oluştuğu, dava dilekçesinde talep edilen 200,00-TL için dava tarihinden bakiye kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği gerekçesi ile; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 200 TL nın 08/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 249.993,04 TL nın ıslah tarihi olan 21/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; davacı tarafça dava açılmadan yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığı, motor gücü 50 cc'nun altında olan motorlu bisikletler bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu olmadığı gibi kazaya sebebiyet veren aracın tescilsiz olması nedeniyle de müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığı, ATK raporunda maluliyet oranı belirlenirken 25.05.2017 tarihli kazanın esas alındığını, 25.05.2017 tarihli kazanın dava ile ilgisi bulunmadığı, maluliyet oranının tespiti için yeni bir rapor alınması gerektiği, davacının hem motosiklet sürücüsünün sürücü belgesinin bulunmadığını bilerek araca binmesi hem de koruyucu ekipman takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. (1)2918 sayılı KTK'nın 91. maddesinde motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Yönetmeliğinin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan  araçların  neden olduğu bedensel zararlar için ...’na başvurulabileceği, motorlu bisikletin tanımının yapıldığı 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde de silindir hacmi 50 cm küpü geçmeyen içten patlamalı motorla donatılmış ve imal hızı saatte 50 km'den az olan bisiklet olduğu, 2918 sayılı Yasanın 103. maddesinde de motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu öngörülmüştür. ...'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde \"Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar\" düzenlemesine yer verilmiş; aynı mahiyetteki düzenleme, ... Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ...'na husumet yöneltilebilmesi için, bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. Davalı ...'na aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğinden, öncelikle davacının yolcu olduğu motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Zira, ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince \"Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar\" teminat dışı hallerden olup, yukarıda değinildiği üzere 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde motosiklet ve motorlu bisikletin tanımı yapılmıştır. Anılan düzenlemeler gereği, davacının yolcu olduğu motosikletin, KTK'nın 3. maddesindeki tanıma uyan 50 cc ve üzeri motor silindir hacmine sahip motosiklet olup olmadığının saptanması, kanun kapsamında motorlu araç olmadığı sonucuna ulaşıldığı takdirde davalı ...'nın bu aracın neden olduğu zarardan sorumlu olmadığı gözetilip sonuca ulaşılması gerekmektedir. Somut olayda, davacının yolcusu olduğu araç kaza tespit tutanağında ... markalı tescilsiz motosiklet olarak belirtildiği, davacı tarafça istinaf aşamasında sunulan fatura ve belgelerin içeriğine göre kazaya karışan motosikletin trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf istemi yerinde değildir. (2)TBK’nın 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; kaza tespit tutanağında kazaya karışan motosiklet sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığının belirtildiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre de motosiklet sürücüsü ...'un 30.04.2002 doğumlu olduğu, kaza tarihi 25.08.2017 itibariyle sürücü belgesinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacının, ehliyeti bulunmayan sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklete bindiği sabit olup, mahkemece, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52. maddesi gereğince davacının sürücü belgesiz kullanılan motosiklete yolcu olarak binmesinden dolayı Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, davalı vekilinin müterafik kusura yönelik savunması üzerinde durulmaması hatalıdır. Tüm bunlardan ayrı; hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen kabul edilmesi halinde indirimden dolayı reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücreti taktir edilemeyeceği göz ardı edilerek, ilk derece mahkemesince hatır taşıması indirimi nedeniyle reddedilen kısım yönünden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı ise de, davacı tarafça bu hususa yönelik olarak istinaf talebi bulunmadığından sadece eleştirilmekle yetinilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen yerinde görülmekle birlikte Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ilk derece mahkemesinin  kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi gereğince, davacı için belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte, Dairece yeni kurulacak hükümde, davacı lehine takdir edilen tazminat miktarından yapılacak olan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi nedeniyle davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmekte ise de, ilk derece mahkemesince hatır taşıması indirimine yönelik olarak davalı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, davalı taraf lehine oluşan usuli kazanılmış hakka riayet edilerek aynen bırakılmasına, karara karşı sadece davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olması ve istinaf başvurusunun haklı görülmesi nedeniyle de davalı taraf aleyhine hüküm kurulamayacağından, davacı yararına ilk derece mahkemesince takdir edilen vekalet ücretinin aynı şekilde hüküm altına alınmasına karar vermek gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2020 tarih ve 2017/1017 Esas-2020/612 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KISMEN KABULÜNE, a-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine, b-)İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, c-)İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2-)İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/10/2020 tarih ve 2017/1017 Esas-2020/612 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, a-)Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, 200,00-TL'nin 08/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile 199.954,43-TL'nin ıslah tarihi olan 21/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin istemin reddine, b-)Alınması gereken 13.672,55-TL karar harcından peşin yatırılan 31,40-TL ile ıslah harcı olan 1.067,50-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 12.573,65-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, c-)Davacı tarafça yapılan 31,40-TL peşin harç ile 1.067,50-TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, ç-)Davacı tarafça yapılan 231,71 TL posta masrafı, 1.600,00 TL bilirkişi ücreti ve 562,00 TL Adli Tıp Kurumu masrafı olmak üzere toplam 2.393,71 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı gözetilerek 1.219,95-TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, d-)Davacı vekili yararına AAÜT uyarınca takdir olunun 25.963,51 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, e-)Davalı vekili yararına AAÜT uyarınca hesap olunan  8.931,27 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, f-)Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayacak olan avansın ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.22/02/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29bb0f96d1503ef4","SID":"0608a56ae2dc584f"}}